banner54

BAYDEMİR'DEN ÇARPICI AÇIKLAMALAR; "ÇELİK'İN POLİTİKASI SURİYE POLİTİKASI GİBİ ÇÖKMÜŞ POLİTİKADIR"
Gülizar Gülebak

 Baydemir, Urfanatik okuyucuları için muhabirimizin sorularını yanıtladı. Suriye savaşının en büyük yükünü 4 yıldır Urfa halkının sırtında olduğunu belirten Baydemir, Eski Sosyal ve Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in politikasını eleştirdi.

Baydemir; "Bugün Ankara'nın ve AKP'nin Suriye politikası nasıl çökmüş bir dış siyasete sahipse Sayın Faruk Çelik'in Urfa politikası da aynen Türkiye'nin Suriye politikası gibi çökmüş politikadır" dedi.

Şanlıurfa'yı ve Şanlıurfa halkını değerlendiren Baydemir, HDP'nin 7 Haziran seçimlerinde Şanlıurfa'da kazandığı zaferi tekrar kazanacaklarını vurguladı.

Hakların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Osman Baydemir ile gerçekleştirdiğimiz röportaj şöyle:

 

-SEÇİME SAYILI GÜNLER KALDI BU SÜREÇTE HDP SEÇİM ÇALIŞMALARINI NASIL SÜRDÜRÜYOR? 

 

"Artık son kulvara girmiş bulunuyoruz Urfa'nın Urfa halkının kendi yakın geleceğini tahin edeceği 1 Kasım 1 haftadan az kaldı. Bütün ülke genelinde özellikle  Urfa'da kazasız belasız bir seçim olmasının temennisini dilemek istiyorum. Öyle bir noktadayız ki demokrasi seçim olmazsa olmazıdır ancak maalesef 1 Kasım seçimleri  demokrasinin gereği olarak yapılan bir seçim değil demokrasinin sonucunu halkın iradesinin sonucunu benimsememe seçimidir. Demokrasiye müdahale seçimidir aslında 1 Kasım seçimi bu itibarla da bizim yürütmüş olduğumuz bütün çalışma sabahın erken saatlerinden gecenin geç saatlerine kadar yurttaşlarımıza ulaşma çabası demokrasinin özünü koruma çabasıdır. Bu ülkede barışın hayat felsefesi haline dönüşmesi çabasıdır. Tehditle şantajla zorla baskıyla halkın idaresinin değiştirilmesinin önüne geçme çabasıdır HDP'nin yürütmüş olduğu seçim çalışması bir kardeşleşme çabasıdır. Ben inanıyorum ki 7. Haziranda halkın iradesini benimsemeyenler 1 Kasım seçimlerinde 2 Kasım sabahı çok daha büyük bir hezimetle karşılaşacaklar zira Urfa halkı kim barışı istiyor kim istemiyor bunu çok açık ve net farkındadır Urfa halkı kim Urfa'ya hizmet ediyor kim sömürüyor bunun çok iyi farkındadır 13 yıl boyunca Urfa'nın desteğini almış AKP'nin Urfa'yı getirmiş olduğu nokta artık Urfa halkının kabul etmediği bir noktadadır. Bıçağın kemiğe dayandığı bir noktadadır Urfa ve Urfa minnetsizdir AKP'nin tehditlerine de minnet etmeyecektir yalan vaatlerine de minnet etmeyecektir bu itibarla da ben 1 Kasım seçim sonuçlarının HDP açısından 7 Haziranı aşan oranda bir teveccühle karşılaşacağına dair bir şüphe duymuyorum.En az 6 - 7 vekille HDP inşallah Urfa da 1. Parti konumundadır"

 

-SİZCE ŞANLIURFA NASIL

BİR MİLLETVEKİLİ İSTİYOR?

 

"Her şeyden önce Türkiye'nin temel ihtiyacı olan milletvekili profilinin aynısını Urfa'da istiyor. Yani milletvekili hayatını yaşamını ekonomik olanaklarını bir kenara bırakacak Urfa'nın selameti için Urfa'nın hakkına hukukuna kavuşması için yaşamına 4 yıllık zaman dilimi için Urfa'ya vakfedecek bir Milletvekilini hak ediyor. Milletvekili olduğu için ailesini kayıran yakın çevresini kayıran kendisi zenginleşen ve bunu babadan oğla vekilliği bir aile hakkıymış gibi sürdüren politik çizgiden Urfa halkı bıkmıştır usanmıştır Urfa halkı ihalelerden pay alan bir milletvekili istemiyor. Urfa halkı Ankara'ya emret Bakanım, emret Başbakanım diyen vekil istemiyor. Urfa halkı nerede benim hastanem, nerede benim okulum, nerede benim doktorum, nerede benim yolum, nerede benim elektriğim sorusunu soran Milletvekilini istiyor.  Açık ve net ifade edelim Türkiye'nin Suriye politikası Suriye'de AKP hükümeti ateşe benzin döktü, barut döktü ve Suriye'de dökülen her damla göz yaşında AKP hükümetinin payı vardır katkısı vardır rolü vardır Suriye savaşının en büyük yükü 4 yıldır Urfa halkının sırtındadır. Bugün Ankara'nın ve AKP'nin Suriye politikası nasıl çökmüş bir dış siyasete sahipse Sayın Faruk Çelik'in Urfa politikası da aynen Türkiye'nin Suriye politikası gibi çökmüş politikadır. Şimdi aracılığınızla sormak istiyorum sayın Çelik Urfa'da 763 proje vaadinde bulunan ve tarafınızdan Belediye Başkanlığı koltuğuna getirilen Belediye Başkan nerede? Bu sizin politikanızdı sizin Urfa'ya dayatmanızdı nasıl ki Suriye politikası çöktüyse sizinde Urfa'ya dair politika çökmüştür. 400 proje vaadinde bulundunuz 2 dönem Bakanlık yaptınız nerede bu 400 proje 1700 yatak kapasiteli hastane vaadi var şehir hastanesi şehir efsanesine dönmüş durumda  A'dan Z'ye bütün politikalar artık çökmüştür. Hileyle, tehditle, şantajla içi doldurulmuş vaatlerle artık Urfa halkını kandıramazsınız.

Urfa'nın en büyük sorunu Türkiye'nin en büyük sorunundan bağımsız değildir. Urfa'nın da Türkiye'nin de en büyük sorunu barıştır. Barışımızı huzurumuzu tek başına iktidar olamadığı için elimizden alanlar 1 Kasımda halkın dersiyle karşılaşacaklar. Türkiye'nin en büyük sorunu AKP'nin tek başına iktidar ısrarı için insanların kanını dökmesidir yani demokrasiyi kabul etmemesidir. Bir soru daha sormak istiyorum 13 yıl boyunca kim iktidardadır? Bu ülkeyi bu kenti sömürenler iktidardadır. Eğitimde Urfa kaçıncı sıradadır? Sağlıkta Urfa kaçıncı sıradadır 81 vilayet içerisinde yaşanılabilinir kentler içerisinde Urfa kaçıncı sıradadır 2 dönem Çalışma ve sosyal güvenlik bakanı kim olmuştur  Urfa işsizlikte Türkiye'de kaçıncı sıradadır işte bütün bunların yanıtı AK Parti iktidarından hesap sorma günün olacaktır 1 Kasım. Urfa halkı kendine milletvekili seçmeyecek kendine hizmetkar kendisine avukat seçecek bizlerde Urfa halkının avukatlığına adayız. "

 

-SEÇMEN 1 KASIM'DA

NEDEN HDP'YE "EVET" DESİN?

 

"Her şeyden önce barış için evet diyecek, her şeyden önce kardeşlik hukuku için evet diyecek yeni bir sayfa açılsın diye evet diyecek şüphesiz AKP'nin sen beni iktidar yapmazsan ben seni kaosa götürürüm tehdidine boyun eğmeyeceği için evet diyecek ve şüphesiz ki sağlıkta bu hale getirildiği için AKP'ye ders vermek için HDP'ye evet diyecek eğitimde 78 sıraya geriletildiği için HDP'ye evet diyecek işsizlikte Urfa Türkiye'nin  81 iller içerisinde 5. sıraya kadar yükseltildiği için AKP ye ders vermek için evet diyecek, yani hakkını hukukunu savunan yegane siyasi parti olduğu için HDP'ye evet diyecek."

 

-SANDIK GÜVENLİĞİNİ NASIL

DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

 

"Sandık bütün demokratik rejimlerde demokrasinin hasiyetidir bize verilememiş bir ray'ın hanemize yazılmasını biz ret ediyoruz ama bize verilen bir rayın başka bir partiye yazılmasını haram ederiz. Birincisi her yurttaş kendisi sandık başına gitmeli kendisi oyunu kullanmalıdır. Blok oy kullanılmamalıdır 60- 70 köyün listesi var elimizde bütün bunları Cumhuriyet Savcılığına, İl Seçim Kulu Başkanlığına, Vilayet, Kamu oyuna paylaştık paylaşmaya devam edeceğiz. Eğer blok oyu kullanmaya tekerrür olursa mutlaka sorumlular adalet zemininde hesap verecekler oylar kullanıldı sandıklar açıldı sayım işlemine başlandı buradan ilan ediliyor elektrik giderse bunun mesulü AKP olacaktır karanlıkta oy sayma işlemi yapılmamalıdır.  Bunun enerji alt yapısı mutlaka suretle garanti altına alınmalıdır. İkincisi trafolara iki ayaklı kedilerin girmesine asla izin vermeyeceğiz.  iki ayaklı kediler mutlak suretle yakalanacak ve yargıya teslim edilecektir. Bütün müsaitlerimizin bu manada o gün yanlarında mutlaka bir aydınlatma cihazı olacak sandıklar sayıldıktan ıslak imzalı tutanaklar alındıktan sonra torbaların seçim kuruluna yetiştirilmesi esnasında herhangi bir torbanın değiştirilmemesi konusundan müşahitlerimiz söz konusu sandıkları seçim kuruluna kadar takip edecek."        

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER