banner54

 Ağalık Sisteminde Devletin de Suçu Var;

Feodal sistemin ülkemizde özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi illerinde özellikle de Şanlıurfa’da  sık karşılaşılan bir uzantısı olan ağalık sistemi, yaygınlığını yitirse de varlığını sürdürüyor. Yrd. Doç. Dr. Yaşar Zorlu, bölgede hâkimiyet süren monarşik düzende devletin de suçu olduğunu savunuyor.

Ağa sözcüğü başlangıçta askeri ve idari makam adlarıyla bir¬leştirilerek yeniçeri ve sipahilerdeki belli rütbeleri, padişah ailesine mensup kimi kişileri ve padişahın haremini denetleyen görevlileri belirtmek için kullanılırdı. Sonra daha alt rütbelerdeki subaylara ve saygı belirtisi olarak aile reislerine, köy yöneticilerine, büyük top¬rak sahiplerine verilen bir ad oldu. Cumhuriyet döneminde resmi bir unvan olmaktan çıktıysa da halk arasında kullanılmaya devam etti. Özellikle ülkemizin Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi gerek sosyo-ekonomik yapısı, gerekse geçmişten getirdiği gelenekleri doğrultusunda hala aşiret sistemini bünyesinde barındırıyor.  Ağalık sistemiyle yönetilen topraklarda her ne kadar geç¬mişe göre daha rahat bir yapı söz konusu olsa da, sistem varlığını halk üzerinde hissettirmeye devam ediyor. 

“Ağalığın etkisi olmasa temsilcilerimiz haklarımızı daha çok savunabilirdi”

Ağalık sistemiyle ilgili bölge halkının çeşitli şikâyetleri var. Aşiretin önde gelenlerinin temsilci olarak seçildiklerini ancak, hiçbirinin bu istekleri yerine getirmediğinden yakınıyor. Bölge de sarraf olan Seyfettin Ataseven; “Evet ağalık sisteminin eski diktatörlüğü yok, ama ağalığın etkisi olmasa temsilcilerimiz haklarımızı daha çok savunabilirdi. Sizin de görebildiğiniz gibi hiçbir milletvekilimiz mecliste çıkıp memleketi hakkındaki sorunları dile getirmiyor. Yol¬larımız bozuk, elektriklerimiz doğru düzgün gelmiyor, işte bunun da temel nedeni ağalığın bölgede hala hâkim olmasıdır.” diyor. Ataseven’e göre ağalık sistemi demokrasinin düzgün işlemesine engel oluyor. Demokrasinin ve adaletin yerinin bulması içinse parti lider¬lerinin, milletvekili ve belediye başkanı adaylarını seçerken seç¬men sayısına değil, adayın eğitim durumunu göz önünde bulun¬durması gerekiyor. Bu konuda hükümete büyük görev düştüğünü ifade eden Seyfettin Ataseven; “Şanlıurfa bölgesi toplamda on iki tane milletvekili çıkartıyor, bunun on tanesi iktidar partiden milletve¬kili oluyor. Milletvekili olup, bizi temsil edenlere bakacak olursak hepsi de bir aşiretin önde gelen lideridir. Durum böyle olunca da memleketimiz haliyle geri kalır.” diyerek asıl görevin hükümete düştüğünü belirtiyor. 

“Yeni nesil özgürlüğünü yaşayamaz ve toplum geri 

kalmış olur”

Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yaşar Zorlu, ağalık sistemini sosyolojik açıdan değer¬lendirerek; “Doğu ve güneydoğu bölgele¬rinde ağalık sisteminin devam etmesinin temel sebebi sosyoekonomik nedenlerdir. Toprak mülkiyetinin geniş ailelerin hâkimiyetinde ol¬ması, geriye kalan halkın ağalık sistemine olan bağlılığını artırıyor. Sıradan vatandaşın burada tapu hakkı yok, dolayısıyla aşiretin ağasından yararlanmak için ağanın söylediklerine uymak zorunda. Ağalık sisteminin devam etmesinin bir diğer nedeni ise eğitim oranın düşük ol¬masıdır. Eğitim seviyesi arttıkça aşirete olan bağlılık azalır, aşiretler arası iletişim arttıkça tek kalıp düşünceden arındırılır.” diyor ve ekli¬yor; “Ekonomik kaynaklar ağanın çocuklarına pay edilmediği ve bütün ekonominin ağanın tekelinde olması sebebiyle ağalık sistemi etkinliğini sürdürüyor. Ağayı, ailenin reisine benzetebiliriz. Çünkü ağa, kendini daha güç¬lü hissetmek için aşiretin diğer üyelerini kendine bağlamaktadır. Kişilerde bir olayda tek başına olmaması için kendini bir aşire¬tin veya ağanın himayesinde olma mecburiyetinde hissediyor.” Zorlu; “Ağalık sisteminde devletin de suçu var aslında; devlet insanların hakkını zamanında koruyamadığı için insanlar belli çetelere ve suç örgütlerine karışıyor veya çareyi ağanın hima¬yesine sığınmakta buluyor. Ağalık sisteminin devam etmesi ha¬linde kadınlar iş sahibi olamaz bu da toplumun geri kalmasına neden olur. Çünkü eğitimli bir kadın çocuklarını iyi yetiştirebilir, bu da eğitimli bir neslin yetişmesine olanak sağlar. Ağalık gibi katı bir sistemin çocuklar üzerinde büyük bir etkisi var. Çünkü çocuk hayatı boyunca birilerinin himayesinde yaşamaya alışır. Böyle olunca da yeni nesil özgürlüğünü yaşayamaz ve toplum geri kalmış olur.” diyerek bölgeye tedirginlikle yaklaşan yönetici¬lere seslenmiş oluyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER