banner112
banner54

Adliyelerde güvenlik arttırılmalı
  [caption id="attachment_28491" align="alignnone" width="191"]bulent-kurt Av. Bülent KURT[/caption]   Gülizar Gülebak -  Berkin Elvan soruşturmasını yürüten Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın ölümüyle sonuçlanan rehine krizinde DHKC'li üyelerin avukat kimliği ile Çağlayan Adliyesi'ne silah soktuklarının ortaya çıkması üzerine Adliyelerde güvenliğin suiistimal edildiği gündemde yer alırken Şanlıurfa’da da adliyelerde güvenlik zafiyeti olduğu söyleniyor.   Alınan güvenlik önlemlerinde hakim ve savcıların bir aramaya tabi tutulmadığını ve avukatların aramaya tabi tutulmasının yasal olmadığını belirten avukatlar ve Şanlıurfa Baro Başkanı Hikmet Delebe, “Normal koşullarda yargının üç tane temel öznesi var avukatlık, hakimlik ve savcılık yasa gereğince de hakim, savcı ve avukat eşit statüye tabidir yani bu yargının süjelerinden bir tanesi hangi uygulamaya tabise öteki süjelerinde aynı uygulamaya tabi tutulması gerekiyor” dedi.   Devletin tepe yöneticilerinden aramalar konusunda bazı çıkışların olduğuna değinen Delebe, hiçbir zaman güvenlik tedbirlerinden rahatsızlık duymayacaklarını vurgulayarak şunları söyledi:   “Devletin tepe yöneticilerinden aramalarla ilgili bazı çıkışlar oldu ama öncelikle şunun altını çizmek gerekiyor. Türkiye’de 78 bin avukat var ve 79 tanede baro var. Avukatlar barolar hiçbir zaman güvenlik tedbirlerinden rahatsızlık duymazlar. Çünkü adliyelerdeki güvenlik zafiyeti herkesten önce avukatları etkiler ve avukatlar hedef tahtası haline gelir. Bundan dolayı hakim, savcı yürüttüğü meslekten dolayı ne kadar risk altındaysa keza avukatta aynı risk altındadır. Bu nedenle adliyelerdeki güvenlik tedbirlerinin üst düzeye çıkartılmasında avukatlar hiçbir şekilde rahatsızlık duymazlar.”   Bazı adliyelerde hakim ve savcılara faklı bir statü avukatlara farklı statü uygulandığı haberlerin medyada yer aldığını kaydeden Delebe, “Bunlardan bir tanesi Gaziantep barosu bir tanesi Van barosu bir tanesi ise İstanbul barosu özellikle Çağlayan Adliyesine saldırı gerçekleştirildikten sonra orası biraz daha hassas bir bölge oranın düzelmesi ve normalleşmesi gerekiyor ama özelikle Van adliyesinde avukatların üstünün, başının, çantalarının ve cübbelerinin altlarına dahil arandığının haberleri çıktı. Ben baro başkanıyla bu konu hakkında görüştüm onlarda bu olayı başsavcılıkla çözmeye çalıştıklarını ve gerekirse bir eylem yapacaklarını söylediler. Daha sonra görüştüğümüzde ise olayın kısmen çözüldüğünü söyledi. Bizde bunu duyunca memnuniyet duyduk” dedi.   “AVUKAT’IN ÜSTÜ ARANAMAZ”   Avukatlık yasasının 58’nci maddesine değinen Delebe, ağır suçüstü ve mahkeme kararı hariç bir avukatın üstü, arabası ve ofisinin aranamayacağını belirtti. Delebe, “Bir avukatın aranabilmesi için mahkeme kararı olması gerekiyor ayrıca ağır suçüstü hali olması gerekiyor. Aramada ise cübbe savcısı ile barodan bir temsilci bulunması gerekiyor. Bu çerçeve dışındaki hiçbir aramayı baro kabul etmez yasal olmayan hiçbir uygulamayı bizim avukatların kabul etmesi mümkün değil elbette ki çifte standart uygulamalarda zaten hukukun kendisine zarar verir” dedi.   “KART OKUYUCU KAPIMIZ UZUN ZAMANDIR ARIZALI”   Avukatların adliyeye giriş yapabileceği özel bir kapının olduğunu belirten Delebe, Çipli kartla kullanılan kapının uzun zamandır arızalı olduğuna değinerek şöyle konuştu: “Avukatların belli bir kapısı duruyorken başka kapılardan giriş yapmaları sıkıntılara yol açabiliyor. Bu bakımdan şuanda meslektaşlarımız baroya ayrılan özel kapıdan giriş yapıyorlar burada da zaten hiçbir engelleme söz konusu değil. Bizim aslında bütün avukatlara verilen çipli kartımız var bu çipli kartla geçmek isteğimizde makineye okutuluyor ve makine isim, soy isim ve avukatın bilgilerini çıkarmak suretiyle otomatik olarak açılıyor. Meslektaşlarımızda bu şekilde rahatça içeriye girebiliyor. Ancak hem Viranşehir adliyesindeki duyarlı kapımız hem de Şanlıurfa adliyemizdeki manyetik kart okuyucu kapımız uzun süredir bozuk. Türkiye barolar birliğine iki defa yazı yazdım hem de birlik yönetimiyle görüştüm. En yakın zamanda manyetik kapımız aktif hale getirilecek. Böylece oradaki x-ray cihazı da kaldırılmış olunacak.”   “AVUKATLAR ŞİDDETE DAHA AÇIK”   Adliyelerin sorun yaşayan insanların uğrak yeri olduğunu her gün binlerce insanın giriş ve çıkış yaptığını söyleyen Delebe, “Adliyelerdeki güvenlik zafiyeti asla avukatlara mal edilemez çünkü avukatlarda saldırılardan muzdarip çok yakın zamanda Gaziantep’te 63 yaşındaki meslektaşımız müvekkili tarafından ofisinden öldürüldü yani şiddetse avukatlar şiddete daha açıktır. Çünkü avukatların arkasında bir defa kamu gücü yok. Hakim ve savcının arkasında kamu gücü var ama avukatın arasında kamu gücü yok. Dolayısıyla avukatlar saldırıya çok daha açık aslında adliyelerde güvenlik zafiyeti olduğu söylenebilir çünkü önceki dönemlerde özellikle bıçakla içeriye geçenler silahla içeriye geçenler sopayla içeriye geçenler olmuştu. Tabi ki güvenlik tedbirlerinin biraz daha üst seviyeye çıkarılmasında fayda var. Çünkü adliyeler problem yaşayan insanların ve karşı karşıya gelen insanların uğrak yeri avukatların tek şikayeti hakim ve savcıların farklı bir prosedüre Avukatların farklı prosedüre tabi olması” dedi.   “OLAYDA GÜVENLİK ZAFİYETİ VAR”   Adliyedeki güvenlik açığının sebebi olarak avukatların gösterilmeye çalışıldığına tepki gösterdiklerini belirten Av. Bülent Kurt ise konunun avukatlarla hiçbir ilgisinin olmadığını vurguladı.   Kurt, “Bu olay ciddi bir güvenlik zafiyetidir. Avukatlık cüppesi her isteyen şahısça piyasada gayet kolaylıkla temin edilebileceğinden dışarıdan adliyeye giren bir şahın elinde avukat cüppesi bulunmasının o kişinin avukat olduğuna dalalet etmez” dedi.   Adliyelerin avukatlarında iş yeri olduğuna dikkat çeken Kurt, sözlerine şöyle devam etti: “Adliyelerde güvenliğin sağlanmasını bizlerde talep ediyoruz. Fakat hakim ve savcılara hangi tedbirler uygulanıyorsa avukatlara da ancak bu tedbirler uygulanabilir.” [embed]https://www.youtube.com/watch?v=f8465GK5Ml4&feature=youtu.be[/embed]
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER