banner54

“72 ay öncesi çocukların ilkokula zorlanması anlamsızdır”

Hürriyet Caddesi üzerindeki İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün önündeki parkta toplanan grup adına basın açıklamasını okuyan Eğitim-Sen Şube Başkanı Abdulkadir Kak, “Bilindiği gibi 1. sınıfların uyum eğitimine alınmasıyla 2013-014 eğitim ve öğretim yılı başladı. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın yaptığı açıklama ile 60 ve 66 aylık öğrencilerin kayıtlarından vazgeçildiği anlaşılmakta ancak 69 aylıklardan başlanarak 1. sınıflara kayıt alınmıştır. 72 aylık çocukların zihinsel, fiziksel, sosyal ve psikolojik olarak ilkokula hazır olduğu gerçekliğine rağmen hala 72 ay öncesi çocukların ilkokula zorlanması anlamsızdır. Kaldı ki tüm uyarılarımıza rağmen uygulanan 60. aydan itibaren okula başlama uygulamasının yanlışlığı görülüp, uygulamadan geri adım atılmıştır. Bu uygulamaya maruz kalmış çocuklar ise bu uygulamaya kurban edilmişlerdir. 69-72 ay arası çocukların da benzer sorunları yaşayacağı ortadadır. Hükümet bu yanlıştan vazgeçmelidir. Velilere 72 ay öncesi çocuklarını ilkokula değil, anaokuluna göndermelerini öneriyoruz. Diğer taraftan eğitimde 4+4+4 dayatması ile daha da derinleşen eğitimde piyasa odaklı dönüşüm sürecinde ilkokul ve ortaokullarda kaosa sebep olmuştur. İlçemizde de okul dönüşümleri sonucunda birçok öğretmen ve öğrenci mağduriyet yaşamaktadır. Kimi öğrenciler evlerine çok daha uzakta okullara gitmek zorunda kaldı ve bu durumda okulunu değiştirmek durumunda kaldı. Buna bağlı olarak da öğretmenleri değişti ve okula uyum sorunlarıyla karşı karşıya kaldılar. Buna paralel olarak ortaöğretimde yapılan değişikliklerle yüz binlerce öğrenci göz göre göre mağdur edilmektedir. Bu yıl son kez yapılan ve ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin girdiği Seviye Belirleme Sınavı (SBS), AKP’nin eğitimin bütün kademelerinde olduğu gibi ortaöğretimde de yeni bir kaosun kapıları aralanmıştır” dedi.
2013-2014 eğitim yılından itibaren düz liselerin kaldırıldığını hatırlatan Abdulkadir Kak, “Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tıpkı eğitimde 4+4+4 dayatmasında olduğu gibi liselerin dönüştürülmesi konusunda da okul kayıtlarının yapılmaya başlandığı bir dönemde yeterli altyapı çalışmaları yapmadan atmış olduğu adımlarla yüz binlerce gencimizi mağdur etmiştir. MEB’in 2012-2013 örgün eğitim istatistiklerine göre geçtiğimiz yıl 8. sınıfta okuyan ve bu yıl 9. sınıfa başlayacak olan 1 milyon 270 bin 74 öğrencinin 363 bin 872’si Fen, Anadolu, Anadolu Öğretmen ve Sosyal Bilimler Liseleri’nde okuma fırsatı bulurken, 184 bin 707 öğrenci SBS sonucuna göre Anadolu türü mesleki teknik eğitim okullarına, 64 bin 170’i ise Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne kayıt yaptırabilecektir. Bu yıl 9. sınıfa başlayacak öğrenci sayısından sınav puanı ile bir ortaöğretim kurumuna yerleşen öğrencilerin sayısını çıkardığımızda geriye herhangi bir okula yerleşme imkanı bulamayan 657 bin 325 öğrenci kalmaktadır. Bu öğrencilere özel okul, meslek lisesi, İmam Hatip Lisesi, Çok Programlı Lise ya da Açık Lise’den birisini tercih etme zorunluluğu gündeme getirilmiştir. İlçemiz Siverek’te geçen yıl 8. sınıftan mezun olan yaklaşık 5 bin 300 öğrencinin yaklaşık bin 102’si akademik eğitim yapabileceği Fen, Anadolu, Anadolu Öğretmen, Sosyal Bilimler, Anadolu Meslek liselerine yerleşme fırsatı bulabilmiş, geriye kalan 4 bin 200 civarında öğrenci herhangi bir okula yerleşememiştir. Bu da geriye kalan 4 bin 200 öğrencinin zorla Açık Lise, İmam Hatip Lisesi, Meslek Lisesi ve özel okullara gönderilmesi anlamına gelmektedir. Yine 4+4+4 uygulamasına herhangi bir alt yapı olmadan başlanmasından dolayı ilçemizde birçok okul başka okulların binalarına taşınmak durumunda kalmıştır. Zaten yetersiz olan okul binaları bu şekilde sıkıştırılarak daha da kullanılamaz hale getirilmektedir. Bu da eğitim ve öğretimdeki başarısızlığı daha da arttıracaktır. Yapılan yeni derslikler zorunluluktan değil de lütufmuş gibi kamuoyuna aktarılmaktadır. Halbuki ilçemizde hala derslik başına düşen öğrenci sayısı ilköğretimde 67, ortaöğretimde 52, mesleki ve teknik eğitimde 53’tür” diye konuştu. 
Özel öğretimi teşvik adı altında bugüne kadar yapılan teşvikler sonucunda kamu okullarına sağlanmayan olanakların özel okullara sunulduğunu kaydeden Kak, “Son olarak eğitimde 4+4+4 dayatması ile birlikte çok sayıda öğrenci velisi çocuklarını özel okullara göndermek zorunda kalmış, 2012-2013 eğitim öğretim yılında özel okula kayıtlarda belirgin bir artış yaşanmıştır. Hükümetin özel meslek liselerine yönelik öğrenci başına 4 bin 500 TL teşviki daha mürekkebi kurumadan etkisini göstermiş, geçtiğimiz yıl 45 olan özel meslek lisesi sayısı neredeyse 3 kat artarak 126’ya çıkmıştır. Özel meslek liselerine teşviklerin sürmesiyle birlikte başta özel sağlık liseleri olmak üzere özel liselerin sayısında ciddi bir artış yaşanması beklenmektedir” şeklinde konuştu.

“MEB’in çözüm önerileri hiç gerçekçi değildir”
İlçede ciddi bir öğretmen eksikliği bulunduğunu kaydeden Kak, şunları söyledi:
“MEB, genel liselerin kaldırılması nedeniyle mağdur olan yüz binlerce öğrencinin durumundan kaynaklı olarak yapılan yoğun eleştiriler üzerinde meslek lisesine gitmek istemeyen ve resmen “ortada” kalan öğrencilerin meslek ve Anadolu liseleri bünyesinde açılacak olan “düz lise programı” ile sorunlarının çözüleceği iddiası gerçekçi değildir. Bu okulların altyapısının bu kadar öğrenciyi “genel lise programı” içine alması teknik olarak mümkün değildir. Tüm bu sorunların yanında genel olarak eğitim sisteminde yıllardır yaşanan sorunların aşılması, Türkiye’de eğitimi hak ettiği noktaya taşımak, ancak eğitimin eşit, parasız ve kamusal niteliğini arttırmayı hedefleyen bir anlayışla mümkündür. Türkiye genelindeki öğretmen açığı yüz binlerle ifade edilirken sadece 40 bin öğretmen alınması eğitime verilen değeri ortaya koymaktadır. Tüm Türkiye’de olduğu gibi ilçemizde de ciddi bir öğretmen eksikliği bulunmaktadır. Ücretli öğretmen alımıyla hem atanması gereken öğretmenler hem de düzenli bir şekilde ders görmesi gereken öğrenciler mağdur edilmektedir. Hâlbuki herkesin eşit ve eksiksiz bir eğitim alma hakkı vardır. Bu nedenle eğitim sistemi sermaye ve piyasa yararına düzenlemelerle değil, halktan, yoksul ve emekçi sınıflardan yana değişikliklerle gündeme gelmelidir.” 
Anadilinde eğitim konusuna da değinen Abdulkadir Kak, “Yeni okula başlayacak olan yüz binlerce öğrenciye bilmedikleri ve anlamadıkları bir dille bir şeyler öğretilmeye çalışılacaktır. Eğitimde ayrımcılığın ve dayatmaların olmamasını, örgün ve kamusal eğitim süreçlerinden zorunlu din derslerinin kaldırılmasını, ilkokullarda okutulmaya devam edilen andımızın bir an önce kaldırılmasını ve herkesin anadilinde eğitim alma hakkına kavuşmasını talep ediyoruz. Öğrencilerin özgür seçim hakkını elinden alan ve açık bir dayatma olarak karşımıza çıkan böylesi bir uygulama kabul etmediğimiz bilinmelidir. Eğitim Sen olarak MEB’i ciddiyete davet ediyor, herkesi çocuklarımızın eğitim hakkına ve geleceğine sahip çıkmaya davet ediyoruz” dedi.(İHA)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER