Dün Karaköprü üst bölgeleri bir dolaştım, şaşakaldım. Bir Urfa bu Güzelşehir civarları…

Güzel olmasına güzel de öyle dik bölgeler var ki binanın bir tarafı birinci kat arkası altıncı yedinci bilmem kaçıncı kat. Arkadaş arabayla bazı yollara girmedi neden dedim, orası 45 derece dik oradan birçok araba çıkamaz dedi.

Manzara çok güzel temiz hava falan hatta çok büyük bir park da yapılıyor ama bu imar projeleri çizilirken keşke hesaplamalar daha iyi yapılsa. Allah korusun umarım ilerde ciddi bir yağış veya deprem durumunda sorunlar yaşanmaz...

İşlek yollar bir gidiş bir geliş, kimi binanın otoparkı da yok. Yolların bir süre düz gitme ihtimali pek az. Dağınık ve çarpık bir binalaşma.

Ayrıca bir bina dört katlı diğeri on dört… Zaten bahçe ve sosyal alanları da yeterince değil.

Bu sorunu bir tarafa bırakıp garip, sahipsiz Akçakale-Harran yolu istikametine bir göz atalım. Öylesine düzgün ve de merkeze daha yakın bir muhit iken neden hep yok sayılıyor buralar anlamak mümkün değil. Eski hal pazarından Eyyübiye Devlet Hastanesine kadar ve tüm Eyyübiye bölgesinde bir tane dahi çok katlı bina veya bir site yok malesef.

Eski Zirai Donatım'ın yerinden ileriye doğru izleyelim; karşısı eski sanayi bölgesi, devamla Beykapısına doğru Kamberye, Sinekli, spot pazarı, et balık, fidancılar mevki, Kuyubaşı ve hastaneye kadar sağlı sollu yolu düşünün derli toplu hiçbir yer yok.

Rampa yok, merkeze mesafe daha az ama imar durumu sadece konut dışı işyeri... Bu üzücü bir durum değil mi?

Tarım arazisi desem o da kalmadı, acayip işyerleri ve gecekondu türü evler ile dolu yolun her tarafı. Aynısı stadyum yolundan Kuyubaşı’na olan mevkiye gelene kadar ki yer içinde geçerli…

Biliyorum orda vakıf alanlar da var olabilir. Vakıflar müdürlüğü, TOKİ vs. ile projeler geliştirilerek oralara güzel katlı evler ve işyerleri ile geleceğini açabilir ama maalesef araba çıkmaz rampaların popülaritesinden vazgeçilemiyor ilginç…

Şehircilik uzmanı değilim, insanların iknası da zordur biliyorum ama şehrin bir bölgesi gelişip lüksleşirken diğer bölümlerinin arkalarda kalması dengeli bir görüntü oluşturmuyor. Ki bu durum şehir içinde, kültür ayrışmalarının da oluşmasına sebebiyet verecektir.

Bu problem bugün oluşmadı elbet, 30-40 yıl veya daha gerisinden bu güne kadar hep gözardı edilmiş bir vizyon durumdur. Ne kadar zorda olsa şehircilikte bu toplam vizyon anlayışının iyice irdelenmesinin önemi inşallah bundan sonraki zamanda anlaşılır…

Saygılarımla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.