banner54

 “Ülkemizde tarım toprakları tehdit altındadır”

Bayraktar, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla TZOB merkezinde düzenlediği basın toplantısında, gıdanın önemi, açlık ve yoksullukla mücadele, tarımsal üretimde aile çiftçiliğinin yeri, gıda üretiminin sürdürülebilirliği açısından tarım toprakları, mera ve çayırların korunması gibi konularda değerlendirmelerde bulundu. Tarım arazileri açısından Türkiye’nin önemli merkezi olan Şanlıurfa’da da topraklar risk altında bulunuyor.

Dünya Gıda Günü’nün her yıl 16 Ekim’de, eş zamanlı olarak dünyanın birçok yerinde, çeşitli etkinliklerle kutlandığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Gıda önemli. Yaşamın temel ihtiyacı. Kutlamanın amacı da dünyada yaşanan yetersiz beslenmeye ve özellikle açlığa duyarlılığı artırmak; dünyada gıda güvenliğine dikkat çekmektir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, Dünya Gıda Günü için bu yıl, ‘Aile Çiftçiliği: Dünyayı Besle, Yeryüzünü Önemse’ sloganını ana tema olarak benimsendi.

Aile çiftçiliği; hem gelişen, hem de gelişmekte olan ülkelerde, gıda üretiminde tarımın en temel unsurudur. Açlık ve yoksullukla mücadele, gıda güvenliğinin ve beslenmenin sağlanması, geçimin kolaylaştırılması ve doğal kaynakların yönetimi, çevrenin korunması ve özellikle de kırsal alanlarda sürdürülebilir kalkınma açısından, aile çiftçiliği son derece önemli.

Hem dünyada hem de ülkemizde tarımsal üretimin büyük bölümü, aile çiftçiliği ve küçük ölçekli çiftçilik yoluyla yapılmaktadır. Ülkemizin gıda güvencesinin devamı açısından aile çiftçiliğinin vazgeçilmez bir konumda olduğu unutulmamalıdır. Önceliğimiz aile çiftçiliğimizi desteklemek olmalıdır.”

Büyük tarım işletmelerinin, tek başlarına ülkemizin gıda güvencesini sağlayamayacaklarını bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:

“Kar amacıyla çalıştıkları için yeterince kar elde edemedikleri durumda tarımdan çıkarlar. Sadece dünya piyasalarına dönük ve tek ürüne dayalı üretim yapan büyük uluslararası firmalar tarım için büyük risktir. Bunun örnekleri, Afrika, Latin Amerika, Güney Asya ülkelerinde görülmüştür. Tek ürüne dayalı üretim, bu ülkelerde açlık ve yetersiz beslenmenin ana nedenlerinden biridir. Aile çiftçiliğimiz, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, istikrarın devamı açısından hayati konumdadır. Büyük işletmelerden çok daha fazla desteği hak etmektedir. Aile çiftçiliğimizi geliştirirsek, tarım topraklarının parçalanmasını önlersek, tarımda toplulaştırma yaparsak, verimliliği yakalarız, gelecekte de gıda güvencemiz riske girmez.

Her insan, kaliteli ve yeterli miktarda sağlıklı gıdaya ulaşabilmelidir. Bu onun hakkı, devletin de bunu sağlamak görevidir. Dünyada nüfus artışı ve tüketim alışkanlıklarının değişmesi sebebiyle beslenme ihtiyacı artarak devam ediyor. 

Son yıllarda yaşanan gelişmeler, dünyamızın çok zor bir süreçten geçtiğini açıkça ortaya koyuyor. Tarım alanlarının giderek daraldığı, küresel ısınmanın önemli bir tehdit olduğu günümüz dünyasında, yeterli ve güvenli gıdaya erişim, tüm ülkelerin öncelikleri arasında bulunması şarttır.” Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER