banner54

Öcalan PKK’ya Silah Bırak Çağrısı Yaptı

 

Öcalan terör örgütüne silahları bırakın sınır dışına çıkın çağrısı yaptı..

 

 

Abdullah Öcalan’ın Nevruz mesajını Pervin Buldan Diyarbakır’daki kutlamalarda açıkladı. Öcalan PKK’ya silah bırakıp sınır dışına çekilin ççağrısı yaptı.

 

İşte Öcalan’ın mesajının satır başları

 

Savaşımız cehalete, adaletsizliğe, gericiliğe, her türlü zorbalığa oldu Bugün yeni bir Türkiye’ye yeni bir Ortadoğu’ya uyanıyoruz. Bugün yeni bir süreç başlıyor. Biz kendimizi bu halk için yıllarda feda ettik Bu fedakarlık, bu mücadele, sebepsiz değildi. Kürtler kişiliklerini yeniden yarattı. Arap, Fars, Türk ve Kürt halkına birbirini boğazlatmaya çalıştılar. Savaş ve kirli düzene artık yeter diyoruz. Ben bugün milyonlarca kişinin şahitliğinde yeni bir süreç başlatıyorum Silah değil siyaset öne çıksın Bu bir sonuç değil yeni bir sürecin başlangıcıdır Dicle ve Fırat nehri Sakarya ve Meriç’in kardeşidir. Cudi ve Gabar dağı Kaçkar ve Erciyes’in dostudur. Anadolu ve Kürt topluluklarının barış içinde yaşabileceği bir süreçtir bu. Beni dikkatle dinleyenler, bugün yeni bir dönem başlıyor. Demokratik haklar, özgürlük ve eşitlik dönemi başlıyor. Artık silahlar sussun. Türk halkı ve Kürt halkının akan kanı duracak. Silah değil siyaset işleyecek. Silahları bırakın ve sınır dışına çıkın. Silahlı mücadeleden demokratik mücadeleye geçiş yapıyoruz.

 

 

Sırrı Süreyya Önder ÖCalan’ın mektubunu Türkçe okuyor:

 

Sayın Öcalan savaş dönemini sonlandıracak, onurlu bir barışı yeşertecek bir mektup kaleme aldı. Şimdi sizinle bu mektubu paylaşacağım;

 

Mazlumların özgürlük ve nevruzu kutlu olsun. Selam olsun bu uyanış ve canlanış günü olan nevruzu en geniş katılımla kutlayan Orta Doğu ve Orta Asya haklarına selam olsun. Selam olsun yeni bir dönemin millatı olan nevruzu kutlayan bu kardeş halklara. Zağros ve Toros dağ eteklerinden Fırat ve Dicle nehir vadilerine, Anadolu medeniyetlerine analık eden halkların en eskisinden olan kürtler sizlere selam olsun. Binlerce yıllık bu medeniyeti dinlerle mesheple birlkite yaşayan birlikte inşaa eden Kürtler için Dicle ve Fırat Sakarya ve Gediz’in kardeşidir. Bu büyük medeniyet bu akrdeş topluluklar siyasi baskılarla harici baskılarla birbirine düşürülmeye çalışılmış, eşitliği esas almayan düzenler esas alınmaya çalışılmıştır. Baskıcı anlayışılar ARabi Farsi toplumları suni problemlere gark etmiştir. Ortadoğu ve Ortaasya halkları artık uyanıyor. Kendilerine ve aslına dönüyorlar. Köreltici çatışmalara artık dur diyor. Meydanları dolduran yüzbinler artık barış diyor kardeşlik diyor çözüm istiyor. İçinde doğduğum çaresizliği karşı başlattığım mücadale bir ruhu oluşturmayı amaçlıyordu. Bugün görüyorum ki bu haykırış bir noktaya ulaşmıştır. Bizim isyanımız hiç bir dine mezhebe yönelik olamaz. Bizim isyanımız her türlü baskı ve ezilmeye karşı olmuştur.

 

Bugün artık yeni bir Türkiye’ye yeni bir dünyaya uyanıyoruz. Söylemlerimi baş göz üstüne diye kabul eden dostlar bugün yeni bir dönem başlıyor. Bizim fedakarlıklarımızın hiç biri boşa gitmedi. Kürtler aslını kimliğini yeniden kazandı kutlu olsun. Artık silahlar sussun fikirler konuşsun noktasına geldik. Yok sayan dışlayan modernist paradigma yerle bir oldu. Akan kan lazına kürdüne bakmadan bu coğrafyanın ta bağrından akıyor. BEn milyonların şahitliğinde diyorum ki artık yeni bir dönem başlıyor silah değil siyaset öne çıkıyor. Yine diyorum ki artık silahlı unsurlarımızın sınır ötesine çekilmesi aşamasına gelinmiştir. Bu davaya inanan herkesin sürecin hassasiyetlerini gözeteceğine inanıyorum. Bu bir son değil yeni bir başlangıçtır. Bu daha farklı mücadeleyi başlatmak demektir. Kürdistan ve Anadolu tarihine yakışır şekilde tüm halkların ve kültürlerin eşit ve demokratik ülküsünün oluşması için bize büyük bir sorumluluk düşüyor. Ermenileri Türkmenleri Asurlarını da yakılan ateşlerden kaynaklı kendi özgürlük ışıkları olarak görmeye çağırıyorum. Saygıdeğer Türkiye halkı; Türk halkı bilmelidir ki Kürtlerle bin yıla yakın İslam bayrağı altındaki kardeşlik hukuku ortadadır. Bu akrdeşlik hukukunda zorla asimilasyon ret yoktur olmamalıdır. Kapitalist moderniteye dayalı politikalar dar bir seçkinci elitin çabalarını ifade etmektedir.

 

Zaman ihtilagın çatışmanın birbirlerini horlamanın değil kucaklaşmanın helalleşmenin zamanıdır. 1920 meclisini birlikte açtık. Ortak geçmişimiz ortak geleceğimizi de birlikte kurmamız gerektiğini ortaya koyuyor. 

 

Ezilen mezhepleri tarikatları, işçi sınıfı temsilcilerinin temsilcilerini, sistemden dışlanan herkesin demokratik modernitede yer tutması için bir çağrı yapıyorum. Herkesin özgürce kardeşçe yaşayacağı yeni bir model arayışı ekmek kadar somut bir ihtiyaç haline gelmiştir. 

 

Son 90 ılın tüm hata ve eksikliklerine rağmen bir kez daha yanımıza mağdur edilmiş büyük felaketlere uğramış halkları ve sınıfları da alarak bir model inşaa etmeye çalışıyoruz. Bu toprakların tarihselliğinde önemli bir yer tutan biz kavramının manası teke indirgenmiştir. Biz kavramına eski ruhunu vermenin zamanıdır. Biz bölmek isteyenlere karşı birleşeceğiz. Ayrıştırmak isteyenlere inat birleşeceğiz. Zamanın ruhunu okuyamanlar tarihin çöp sepetine giderler. Suyun akışına direnenler uçuruma sürüklenirler. Ortadoğu hakları kökleri üzerinde yeniden doğmak ayağa kalkmak istiyorlar. Bu nevruz hepimize yeni bir müjdedir. Hz İsa Hz. Musa ve Hz. Muhammed’in mesajları ortaktı. Batının çağdaş uygarlık değerlerini toptan yok saymıyoruz. Yeni mücadelenin zemini fikir ve demokratik siyasettir.

 

Selam olsun bu sürece büyük destek vernelere. Selam olsun halkların kardeşliğine. Yaşasın nevruz yaşasın halkarın kardeşliği. 

 


Ayrıntılar gelecek..ensonhaber.com

 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER