banner112
banner54

KESK cinsel istismara sesiz kalmadı

Umut DELİ

 SES binası önünde toplanan sendika üyeleri burada basın açıklaması gerçekleştirerek durumu protesto etti. Grup adına konuşan KESK Şanlıurfa Sosyal Hizmetler Uzmanı İbrahim Halil Aydın: “ Son günlerde basın ve yayın organlarında sıklıkla yer alan çocuklara yönelik cinsel istismar vakaları kamuoyunu olduğu gibi Sivil Toplum Örgütleri olarak bizleri de derinden etkilemiş ve kaygılandırmıştır. Karaman'da bakım hizmeti veren kurumlarda kalan 45 çocuk akıl almaz bir biçimde cinsel şiddet gördü, sömürüldü ve yine, yeniden nesneleştirildi. Karaman Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tecavüze uğradığı iddia edilen 45 çocuktan durumu belgelenen 10 çocukla ilgili hazırladığı iddianame kabul edilmiş ve ilk duruşma tarihi 20 Nisan saat 09.00 olarak belirlenmiştir. Karaman'da Ensar Vakfı ile bağlantılı, 10'u doktor raporuyla kesinleşen ve toplamda 45 çocuğa yönelik cinsel saldırılar kadar, bu saldırıların ana akım medyada ele alınma biçimi, yetkililerin hukuksal süreci doğrudan yönlendirme çabaları. Saldırının siyasal karakterinin yok sayılarak şahsi alana çekilmek istenmesi, mağdur çocukların ailelerine yönelik baskılar Türkiye'de hem hukukun hem de onurlu bir toplumsal yaşamın felç duruma getirildiğinin en önemli göstergesidir.

Tüm bunlara ek olarak, bu saldırılar yurt açma yetkisi olmayanların açtığı yurtlarda gerçekleşmiştir. 5661 sayılı Yasa ve 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye göre tüzel kişilikler ve şahıslar ilkokul ve ortaokul seviyesinde yurtlar ya da bu tür evler açamazlar. Yasa dışı biçimde açılan yurtlara sahip olan bir vakfa hangi sıfatla sahip çıktığınızı kamuoyuna açıklamak zorundasınız! Yasadışı biçimde yurt açan bir vakfın etkinliklerinde MEB yöneticilerinin neden yer aldığı konusu da derhal açıklığa kavuşturulmalıdır.

Türkiye'nin taraf olduğu Çocuk Haklarına dair Sözleşme Madde 34 der ki; "Taraf Devletler, çocuğu, her türlü cinsel sömürüye ve cinsel suiistimale karşı koruma güvencesi verirler." ASPB'nın kuruluş ve görevlerinin belirtildiği KHK’nin 2. Maddesinde de Çocukların her türlü ihmal ve istismardan korunması ve diğer görevleri yanında kamu kurum ve kuruluşları, gönüllü kuruluşlar ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yürütülen sosyal hizmet ve yardım faaliyetlerinin, belirlenen ilke, usul ve standartlar çerçevesinde denetimini yapmak görevi bulunur.

 Mevzuat açıkça göstermektedir ki, çocukları her türlü cinsel sömürüye ve cinsel suiistimale karşı koruma sorumluluğu birinci dereceden Bakanlık adına Bakan'a aittir. Görevleri yasada düzenlenmiş bulunan Bakanlığın, 45 çocuğun cinsel istismara maruz kaldığının iddia olunduğu; 10 çocuk yönünden cinsel istismar olgusunun C. Savcılığı tarafından tespit edildiği ve sanığın tutuklandığı bir gerçeklik içinde,

‘tecavüz olayının bir kez yaşanması kurumun karalanmasına gerekçe olamaz’ şeklindeki açıklaması tek kelimeyle bir ‘skandal’ dır. Bakan'a hatırlatıyoruz! ‘Gönüllü kuruluşların Bakanlığınızca denetlenmesi sizin görevinizdir, bu kuruluşlarda meydana gelen ihmal ve istismar olayında denetleme görevini yerine getirmediğiniz için doğrudan doğruya sorumluluğunuz bulunmaktadır!’

Bir bakanın, yaşanan ve ciddi bulguları olan cinsel istismar olayını ‘bir kereden bir şey olmaz’ mantığı içinde açıklaması, korumakla yükümlü olduğu çocukları değil, denetlemekle yükümlü olduğu ve yasadaki denetleme görevini yerine getirmediği için hukuken sorumlu olduğu. Bir özel vakfın itibarını korumaya çalışması kabul edilemez. Yapılan bu açıklamanın devlet koruması altında olan ve ‘olması gereken’ çocukların bulunduğu kurumlarda cinsel istismara, tacize, şiddete ‘meşruiyet’ kazandıracağı ve cesaret vereceği açıktır.

Anayasa'nın 41'inci maddesine göre devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirler almak zorundadır. Oysa ASP Bakanı cinsel istismara uğrayan çocukları değil Ensar Vakfın, korumakla yetmezmiş gibi 28.03.2016 tarihinde pazartesi günü Van'da yaptığı konuşmada ‘ihmal, istismar ve tacize uğrayan çocukların cezalandırılması konusu da gündeme alacağımız konulardan bir tanesi’ dedi.

Yaptığı açıklamalardan; ASP Bakanının cinsel istismara uğradığı öne sürülen çocukların korunması ve desteklenmesine yönelik bir kaygı taşımadığı ve buna yönelik planı olmadığı anlaşılmaktadır. Ulusal ve uluslararası düzenlemelere göre çocuğun ve ailenin korunmasından birinci derecede sorumlu olan Bakanın bu görev ve sorumluluklarının gereğini yerine getirememesi nedeniyle ve bu olayda tüm sorumluların istifasını talep ediyoruz. Özelde 45 çocuğu toplamda ise tüm çocukları ve toplumu etkileyen bu olaya ve bu tür olaylara sessiz kalınmaması, olayın görmezden gelinmemesini ve böylesi bir olayın bir daha asla tekrarlanmamasını talep ediyoruz!” ifadelerini kullandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER