banner54

HDP'li 80 vekilden FLAŞ karar
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında konuştu.
Demirtaş, "Partileri halk açar, halk kapatır. Bugün bize yüzde 13 oy vermiş olanlar yarın yüzde 1 de verebilir, saygı duyarız, partimizi kapatılmış sayarız. Ama bugüne kadar hiçbir mahkeme kararı, yeryüzünde hiçbir partiyi kapatamamıştır. Takdir sizindir. 'Dokunulmazlık' mı diyorsunuz? 80 milletvekili arkadaşımla birlikte yarın dokunulmazlıklarımızın kaldırılması için biz kendimiz dilekçe veriyoruz Parlamentoya. Siz var mısınız? Korkmuyorsanız sizin de dokunulmazlıklarınızı hep birlikte kaldıralım" dedi. Demirtaş, "Milletin iradesinin üzerinde beşeri irade yoktur diyenler, 'Biz milletin iradesiyle geldik, milletin iradesiyle gideriz' diyenler, 13 yıldır, 'millet, sandık' diye her yerde bunu temcit pilavı gibi tekrar ısıtıp önümüze getirenler, bugün halkın tercihi karşısında bir darbe, bir cunta devleti, hükümeti kurmak yolunu tercih etmişlerdir" dedi. "7 HAZİRAN SANDIK SONUÇLARINA AÇIKÇA DARBE YAPMIŞLARDIR" Demirtaş, "Türkiye 7 Haziran'dan alnının akıyla çıktı ve toplum üzerine düşeni yaptı. Fakat 13 yıldır, 'Ben darbelerle, 28 Şubat'la mücadele ettim, ordu içinden, dışından her türlü vesayete karşı mücadele ederek geldim' diyenler, HDP'nin başarısı karşısında bugüne kadar savunduğunu zannettiği ilkeleri bir tarafa bırakıp ülkeye darbe yapmışlardır. 7 Haziran sonrası halkın iradesine açıkça bir Recep Tayyip Erdoğan darbesi yapılmıştır. Şu anda sivil cunta yönetimi Türkiye'de hükümete, devlete açıkça el koymuştur. Yetkisiz, hukuksuz, gayrimeşru. Nereden alıyorlar yetkilerini? Şu anda aldıkları kararların, ülkeyi savaşa götürecek kararların, üst düzey bürokratik atamaların, yaptıkları olağanüstü, gizli, örtülü ödenekten yaptıkları harcamaların yetkisini nereden alıyorlar? 7 Haziran'da bu yetki elinizden alındı. Siz artık tek başınıza iktidar değilsiniz. Artık bu ülkede kararları tek başınıza veremezsiniz. Bunu yapmaya çalışanlar 7 Haziran sandık sonuçlarına açıkça darbe yapmışlardır" diye konuştu. "BAK, BİLAL'İ ALAMADINIZ, HİLALİ VERDİNİZ" Demirtaş, "Darbenin bir de kuyrukçuları vardır, kendilerine 'Milliyetçiyim' diyenler. Şimdi bu darbenin ortağı olmaktan utanç, sıkıntı duymadan şakşakçılığını yapmaktadırlar. Hatırlarsanız ne diyordu? 'Partimizden saraya gideni partiden atarım diyordu' değil mi milliyetçiler. Bak, dün sarayda el pençe divandılar. Hani Bilal'i istiyordunuz? Bak, Bilal'i alamadınız, hilali verdiniz" dedi. "BİZE ATFEDİLEBİLECEK TEK BİR SUÇ YOKTUR" Parti olarak suçlarının yüzde 13 oy almak olduğunu halkın taleplerini parlamentoya yansıtmak belirten Demirtaş, "Bunun dışında tırnak içerisinde, bize atfedilebilecek tek bir suç yoktur. Biz demokrasi gelişsin, ülkede adaletsizlikler giderilsin, eşitlik, özgürlük bizim kalıcı sistemimiz, yaşamımız, yeni yaşamımız olsun diye mücadele ettik" diye konuştu. "DOLMABAHÇE AÇIKLAMASI VATANA İHANET DEĞİL KARDEŞLEŞME ÇAĞRISIYDI" Dolmabahçe mutabakatı ile ilgili olarak Demirtaş, "O açıklama Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinin en önemli siyasi işlerinden biridir. Küçümsenecek bir belge, bir açıklama değildir. Çok kutsal, saygın, ahlaki bir iştir. Dolmabahçe açıklaması vatana ihanet değil, bölünme, parçalanma beyannamesi değil, bir kardeşleşme, özgürlük, demokrasi manifestosu, yol haritası ve silahsızlanmanın da çağrısıydı" dedi. "NEDEN VAZGEÇTİNİZ, BUNU NEDEN KAMUOYUNA AÇIKLAMIYORSUNUZ?" Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü, "Sayın Cumhurbaşkanı'nı gerçekten anlayabiliyorum. Bir sarayı var, saraylar yaptırmış kendine, içini döşetmiş, daha oturamamış, hevesi var, koltuğu, iktidarı, parayı seviyor. Dolayısıyla çözüm, barış, demokrasi demek, bunların kaybedilmesi demek. Ben onu anlıyorum, ben o mutabakatın altına fiilen imza atan, orada oturan, açıklamayı yapan, bizatihi bu çalışmaların içerisinde gece gündüz emek harcayanları anlayamıyorum. Onlar niye sahip çıkamadılar? Bizim kadar siz de uğraştınız. Ahlaksız, gayrimeşru bir iş yapmadık. Beraber Türkiye toplumuna barış sözü verdik, kamuoyunun gözleri önünde. Bir hafta sonra bu iş bitiyordu artık. Şimdi bize çağrı yapanlar, 'Gelin deklarasyon imzalayalım', bize 'Şunu, bunu kınayın', 'Siz silahtan, savaştan kandan besleniyorsunuz' diyen AKP cenahına, sözcülerine, Sayın Başbakan'a, Sayın Cumhurbaşkanı'na Dolmabahçe mutabakatını hatırlatmak istiyorum. Türkiye'nin en büyük sorunu, 40 yıllık akan kanın kati suretle, kalıcı olarak duracağı günlere sadece bir hafta, 10 günümüz vardı. 2,5 yıl çalıştık, önümüzde bir hafta, 10 gün kalmıştı. Neden vazgeçtiniz, bunu neden kamuoyuna açıklamıyorsunuz? Niye vazgeçtiniz?" "BİZE 'VATAN HAİNİ, TERÖRİST, BÖLÜCÜ' DİYE SESLENEN ZATLAR, BİZATİHİ BU ÜLKEYİ ATEŞE ATMIŞLARDIR" Demirtaş, "Kardeşlerimiz, yurttaşlarımız, Türkiye'de yaşayan herkesin bunu iyi anlaması, idrak etmesi lazım, bu ülkenin Cumhurbaşkanı PKK'nın silahsızlanmasını durdurmuştur, önlemiştir. Çünkü önüne gelen anketler, kamuoyu araştırma sonuçları bu sürecin ona başkanlık getirmeyeceğini görmüştür. 'Ben başkan olmayacaksam, bu işten bana hayır yoksa süreç, masa, mutabakat niye olsun' noktasına gelmiştir. Bize 'vatan haini, terörist, bölücü' diye seslenen zatlar, bizatihi bu ülkeyi ateşe atmışlardır. Bunu bütün inançlarım üzerine, kutsallarım üzerine yemin ederek ifade ediyorum. Durum bu kadar nettir. Bütün toplum bu yalın gerçeği bilerek hareket etmelidir. Evladını askere yollamış annelerim, evladı polis olan, güvenlik gücü olan annelerimiz, onların babaları, bunlar bizim evlatlarımız, kardeşlerimiz. Bu topraklarda birlikte kardeşçe yaşamak zorunda olduğumuz insanların evlatları, bizim kardeşlerimiz. Biz tek birinin ölümünden asla ve asla üzüntü, kahrolma dışında bir şey hissetmeyiz, edemeyiz. Ama o anneler, babalar da şunu bilmeli ki bu evlatlarımızı vatan savunması için ölüme gönderemiyorlar, saray savunması için bu çocukların cenazeleri, Türk bayrağına sarılı tabutlar içerisinde geri geliyor. Saray için, vatan için değil" diye konuştu. "BUNLAR ALDATMACADIR" Demirtaş, "Vatanımız düşman saldırısı altındaysa, tarihte bunu defalarca yaptık, 1071'de yaptık, 1920'lerde yaptık, bugün yine yapalım birlikte, vatan savunmasını birlikte yapalım ama kimse bize bir partinin çıkarlarını, hele hele bir kişinin saltanatı, iktidarı için evlatlarımızı kurban vermemizi istemesin. Sizler de sesinizi yükseltmelisiniz. Bu çocuklar, evlatlar kolay yetişmiyor. Birçoğumuz ana babayız. Evlatlarımızın nasıl zorluklarla yetiştiğini görüyoruz. Onları sarayın çıkarlarına, hırsına, iktidarına kurban etmeyelim. Ortada bir vatan savunması yok. Ortada bir tehdit yok. Bunlar aldatmacadır. Bir adım uzağımızdayken barış, o adımı atmak, barışı yakalamak, tutmak yerine bu yöntemi tercih etmişlerdir" dedi. "ASIL BÜYÜK OPERASYON HDP'YE" Ceylanpınar'da 2 polisi şehit olması ile ilgili olarak, "Kirli bir olaydır, kim ne derse desin. O da provokasyonun bir parçasıdır. Adıyaman'da öldürülen asker, aydınlanmamış karanlık bir olaydır. Bunlar, aynı gün veya peş peşe günler içerisinde oluyor. Bunlardan yola çıkarak daha önceden tezgahlanmış, hazırlığı yapılmış askeri siyasi operasyonun düğmesine basılıyor. IŞİD'e göstermelik bir iki sorti yapılıyor. Dünyaya 'Biz, IŞİD'in mağduruyuz ve IŞİD'le savaşıyoruz' verme adı altında bir iki göstermelik operasyon ama asıl HDP'ye dönük operasyonun kılıfı olarak bunu kullanıyorlar. Asıl büyük operasyon HDP'ye. 'Kandil'e savaş uçakları ile bombardıman, onlar da nasıl olsa misilleme yaparlar. Nasıl olsa onlar da savaş tahrikimiz karşısında herhalde bir şeyler yaparlar umuduyla savaşı kışkırtalım, kızıştıralım ve bunlardan çıkan sonuçların faturasını HDP'ye keselim. Olası erken genel seçimde de Türkiye toplumuna şunu diyelim: 'Teröristlere oy verdiniz. Askerimizi, polislerimizi katledenlere siz oy verdiniz, bakın bunlar ülkeyi savaşa sürükledi.' Tezgah bu kadar açık. Türkiye toplumu, bu açık tablo karşısında tavır koymazsa, koyamazsa, sesimizi barıştan yana yükseltme cesaretini gösteremezse, bu birliği gösteremezsek bu çirkin oyun sürecek. Ama hep birlikte 'Biz savaş istemiyoruz, biz sana savaş yaptırmayacağız' dersek, derhal hiç uzatmadan karşılıklı iki taraflı çatışmasızlık pozisyonuna derhal geçilmeli. 'Biz, evlatlarımızı yerde bulmadık. Sizin saray saltanatınıza kurban olsunlar diye de büyütmedik' dersek bu biter, durur bu. Oy kaybettiklerini görürse vazgeçerler. Oydur oy, onların şu andaki yaşam damarları oydur. Serumla bağlanmış gibidir o oylar. Çektiğiniz an, tehlike biter" diye konuştu. "BİZ, SANA BU ÜLKEDE SAVAŞ YAPTIRMAYACAĞIZ" Demirtaş, "Barış mı istiyorsunuz? Bir günlük iş. Barış için savaş uçaklarının değil İmralı kosterinin kalkması gerekir. "Tek başına iktidar olmalarının yolu HDP'nin tasfiyesinden geçiyor.Partileri halk açar, halk kapatır. Bugün bize yüzde 13 oy vermiş olanlar yarın yüzde 1 de verebilir, saygı duyarız, partimizi kapatılmış sayarız. Ama bugüne kadar hiçbir mahkeme kararı, yeryüzünde hiçbir partiyi kapatamamıştır. Takdir sizindir. 'Dokunulmazlık' mı diyorsunuz? 80 milletvekili arkadaşımla birlikte yarın dokunulmazlıklarımızın kaldırılması için biz kendimiz dilekçe veriyoruz Parlamentoya. Siz var mısınız? Korkmuyorsanız sizin de dokunulmazlıklarınızı hep birlikte kaldıralım. Bizim korkacak, çekinecek bir şeyimiz yok. Çalmadık, çırpmadık, öldürmedik, ihanet etmedik. Neysek ortadayız. Yargı, senin elinde. Buna rağmen, hadi hep birlikte 550 milletvekilinin dokunulmazlıklarını kaldıralım. Biz, evet oyu vereceğiz. Kendi dokunulmazlıklarımızın kaldırılmasına evet oyu kullanacağız. Sizden korkan sizin gibi olsun. Azrailin can dağıttığını nerede gördük ki zaten. Biz, halkımıza bel bağladık, umut bağladık. Her zaman dedik ya, Allahımız var, bir de halkımız var. Bu da bize yeter. Biz, buna dayanarak mücadele ettik, bugünlere böyle geldik ve böyle direnerek bu savaşı durduracağız. Biz, sana bu ülkede savaş yaptırmayacağız" dedi. "TÜRKİYE'NİN BARIŞ DUYGUSU KAZANACAK" HDP'nin parlamento grubu Türkiye'nin vicdanını temsil ediyor" diyen Demirtaş, "Bu vicdanı ayaklar altına aldırmayacağız. Bedel neyse biz ödeyeceğiz. Halkımıza, gençlerimize, kardeşlerimize bedel ödetilmesine izin vermeyeceğiz. Biz, ne dağdakinin ne askerdekinin ne polisin öldürülmesine izin vermeyeceğiz. Hiçbirini normal karşılamayacağız. Onlar bedel ödemesin. Biz, bedel ödemek için halkımızdan yetki aldık. Bize bunun için oy verdiler. Ne bedel ödenecekse biz hazırız ama bizimle mücadele edenler de, bize düşmanlık yapanlar da en az bizim kadar cesur olmalılar. Yoksa kaybederler, kaybedecekler. Bunu hep beraber göreceğiz. Onlar bu direniş karşısında yenilecekler. Türkiye'nin barış duygusu kazanacak" diye konuştu. "VERDİĞİ SÖZDEN CAYAN AKP'NİN KENDİSİDİR" HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Demirtaş, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması için dilekçeleri yarın hazırlayacaklarını söyledi. "PKK tarafından bir anlamda ihanete uğradığınızı düşünmüyormusunuz?" sorusuna, Demirtaş, "Bu ülkeyi ihanete uğratan AKP'nin kendisidir. Verdiği sözden cayan AKP'nin kendisidir. Biz, bize oy vermiş insanların iradesini temsil ediyoruz" dedi.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER