Gazeteciler Cemiyeti Basın Evi açıldı

Gazeteciler Cemiyetince yürütülen ve Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen “Demokrasi için Medya / Medya için Demokrasi Programı” kapsamında tasarlanan Basın Evi (Press House) açılışı gerçekleşti. Açılışa çok sayıda büyükelçi, yabancı misyon temsilcileri, üst düzey bürokrat ile gazeteciler katıldı.

Gazeteciler Cemiyeti Basın Evi açıldı

Bilgin, “Basın Evi, işsiz bırakılmış bütün gazetecilere fener olacak”

Gazeteciler Cemiyeti tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen “Demokrasi için Medya / Medya için Demokrasi Programı” (M4D) kapsamında, gazetecilerin kullanabileceği, konferans salonu ve stüdyo imkânlarına sahip, sekretarya hizmeti içeren tam donanımlı Basın Evi (Press House) açıldı. Cemiyet bünyesinde kurulan Basın Evi, medya kuruluşları ve gazetecilerin, medya alanında faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri, gazetecilik faaliyetlerini devam ettirmeleri, kapasitelerini güçlendirmeleri ve Türkiye’deki çoğulcu medyanın oluşumunu desteklemeyi amaçlıyor.

Basın Evi’nin açılış konuşmasını yapan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen proje direktörü Yusuf Kanlı ve direktör yardımcısı Seva Ülman ile tüm proje ekibine desteklerinden dolayı teşekkür etti. Bilgin, Basın Evi’nin tasarımı ve yapımındaemeği geçen Yüksek Mimar Ragıp Buluç, müteahhitliğini üstlenen Kaya İnşaat’ın sahibi Muhyettin Kaya, Mühendis Hazal Battaloğlu, proje yapım sorumlusu Sami Mert’e ve açılıştaki mini konseri düzenleyen Ethem Atınç’a da teşekkürlerini sundu. Bilgin teşekkürlerinin ardından projenin işsiz gazetecilere sunacağı imkânlara değinerek şöyle konuştu:

Bilgin, “Buraya gelen gazeteciler bilecekler ki Cumhuriyetin kurucusuna yakınlar”

“Avrupa Birliği, demokrasiye giden bu yolda ihtiyacımız olan desteğini esirgemedi. Sizler buradabir açılışa gelmediniz. Ankara ve Türkiye’nin her yerinde demokrasiye, insan haklarına ve basın özgürlüğüne inanmış ancak herhangi bir nedenden dolayı işsiz bırakılmış arkadaşlarınıza ışık veren bir yapının açılışındasınız. Burası işsiz bırakılmış bütün gazetecilere fener olacak. Bu açılış ayrıca bir başka önemde taşıyor. Çankaya’da yaşamak bir ayrıcalıktır, bu basın evinin de Çankaya’da açılması ayrıca bir gurur kaynağıdır. Buraya yürüyüş mesafesinde Cumhuriyet tarihinin en önemli iki yapısı, İsmet İnönü’nün evi Pembe Köşk ve Çankaya Köşkü bulunuyor. Ben bu cemiyete gelirken kahramanların burada yaşamasından büyük bir güç alıyorum. Buraya gelecek işsiz bırakılmış ve çaresiz gazetecilerin de hem Pembe Köşk hem de Çankaya Köşkü’nün kendilerine verdiği güçle mesleğine devam edeceklerine inanıyorum. Ve bilecekler ki Cumhuriyetin kurucusuna çok yakınlar…”

Berger, “AB için basın özgürlüğü demokratik bir toplumun vazgeçilmez unsurudur”

Açılışta konuşan AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, projenin toplam süresi olan üç yılın sonunda tarafsız gazetecilik konusunda gelişmelerin oluşumu ile projeden de yararlıçıktılar elde etmeyi umduklarını belirtti. Berger, “AB için, basın özgürlüğü demokratik bir toplumun vazgeçilmez unsurudur. Bilgi akışının ve şeffaflığın kesin güvencesine her zaman ihtiyaç duyulur. Hükümet de bu hususlara dikkat etmek durumunda olmanın yanı sıra açık ve şeffaf olmalıdır. Türkiye son yıllarda bu konularda büyük ilerleme kaydetmiştir. Ancak, son zamanlarda, Avrupa Komisyonu Türkiye’nin bu konuda geriye doğru bir kayma yaşadığını gözlemlemektedir. Bu geriye kaymanın nedenlerinden biri Türkiye’deki medya çoğulculuğunun eksikliği veya daralmasıdır. Diğer sebep ise oto sansür gibi görünmektedir. Türkiye’deki OHAL durumunun sona ermesiyle, umarım böyle bir projeyle medyadaki çoğulculuğu artırabiliriz ve gençlere gazetecilik normlarını göstermekte ilham olabiliriz. Umarım dünya genelinde gördüğümüz olumsuz eğilimlere karşı koyabiliriz, insanlar gittikçe basının yayınladıklarına daha az inanıyor; gittikçe sosyal medyada, bloglarda veya Facebook’ta gördüklerine inanıyor. Kişilerin eğitim seviyesi arttıkça, medyaya olan inançların azaldığını görüyoruz. Bu proje ile umarız bu durumun önüne geçebilir ve daha fazla insanı gazeteci olmaya ve gerçekleri temel alan ve insanları bilgilendiren gazeteciliği yaymaya teşvik edebiliriz. Umarım bu projenin sonunda, üç yıl içinde güzel sonuçlar göreceğiz ve daha yüksek standartlarda tarafsız gazetecilik izleyebileceğiz” dedi.

Türk basınının aydınlık günlere kavuşmasına destek

Demokrasi için Medya/ Medya için Demokrasi Program Direktörü ve Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcılarından Yusuf Kanlı proje hakkında bilgiverdi. Kanlı üç yıl boyunca gazetecilerin kişisel ve kurumsal yapılarını güçlendirmeyi hedefleyeceklerini ifade ederek, “Bu merkezin Türk basınının daha aydınlık günlere kavuşmasında küçük de olsa bir yol açmasını umuyoruz” dedi. Kanlı, devamla:

“Basın Evi Destek Aracının yanı sıra genç gazetecileri teşvik ve mesleğin önde gelenlerini takdir anlamında bir paketimiz de olacak. Özgün, araştırmacı ve sosyal konulara duyarlı gazeteciliği canlandırma maksadıyla 35 yaş altı gazeteciler için her yıl üç dalda üç adet farklı toplam 12 ödül vereceğiz. Buradaki meslektaşlarımıza nakdi destek yerine mali ekipman desteği ve mesleki takdir ödülü vereceğiz. Basın Evi’nin girişinde bir duvarda Avrupa barış özgürlüğü şartları diğer tarafta ise katılımcı demokrasinin simgesi olan eller yer alıyor. Bu iki duvar ‘Demokrasi için Medya / Medya için Demokrasi Programı’nın da özeti. AB desteğiyle hayata geçirdiğimiz bu merkezin Türk basınının daha aydınlık günlere kavuşmasında küçük de olsa bir yol açmasını umuyoruz” şeklinde konuştu.

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Türkiye Koordinatörü Caroline Stockfordda Viyana’dan görüntülü konferans bağlantısında, projenin önümüzdeki yıllarda Türkiye’de gazetecilik alanında önemli geri dönüşlere katkı sağlayacağını umduklarını söyledi. Stockford devamla, “IPI 1950’de basın özgürlüğü ve kaliteli gazeteciliği sürdürmek amacıyla kuruldu. Dünya çapında 80 ülkede bağımsız komitelerimiz var. Türkiye komite başkanımız saygın gazeteci Kadri Gürsel’dir. IPI olarak Avrupa Birliği’ne büyük bir minnet borçluyuz. Sizin içinde bu desteğin önemini anlayabiliyoruz. Ankara’daki meslektaşlarımızla birlikte çalışmaktan çok memnunuz. Son beş yıldır Türkiye’de pek çok gazeteci davasını gözlemleme imkanımız oldu. Yurt dışında basın özgürlüğüne inanan kuruluşlar olarak Türkiye’deki gazeteci arkadaşlarımızı destekleme konusunda kararlıyız. Son iki yılda 53 gazete kapatıldı, medyanın çoğu şu an bağımsız sayılamayacak düzeyde. Fakat öte yandan iyi ki sizler varsınız, dayanışmanın ne demek olduğunu anlayabiliyor ve demokrasi için medya için mücadele ediyorsunuz. Türkiye’de çok kaliteli ve tecrübeli gazeteciler var. Hepinize başarılar diliyorum” dedi.

Basın Evi açılışına Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyeleri ile çok sayıdaki cemiyet üyesi katıldı.

KUTU

Basın Evi’nin açılışında19 elçiliğin temsilcileri bulundu. Katılan diplomatlar arasında İrlanda Büyükelçisi Brendan Ward, Letonya Büyükelçisi Peteris Karlis Elferts, Litvanya Büyükelçisi Audrius Bruzga, Lüksemburg Büyükelçisi Georges Faber, Malta Büyükelçisi Carmel Vasallo, Hollanda Büyükelçisi Marjanne de Kwaastenıet, Slovenya Büyükelçisi Igor Jukıc, İsviçre Büyükelçisi Dominique Paravıcını’nın yanı sıra Yunanistan Büyükelçiliği’ni temsilen Basın Müsteşarı Athanasia Papatrıantafyllou, Rusya Basın Ataşesi Irina Kosimovo, ABD Büyükelçiliği’ni temsilen Amy Lıllıs, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni temsilen Huriye Hançerli, AB Delegasyon Program Yöneticisi Seda Erden, AB Basın Müşaviri Miray Akdağ ile Alexander Fricke, İtalya Büyükelçiliği Politika Danışmanı Duygu Toprak ve Almanya Büyükelçiliği Basın Danışmanı Elmas Coşkun yer aldı.

Açılış törenine ayrıca Anayasa Mahkemesi eski başkanlarından Yekta Güngör Özden, eski milletvekili Gülsün Bilgehan, Konya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sefa Özdemir, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Abdülrezzak Altun, Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Gökhan Durmuş ile Ankara şube başkanı Sinan Tartanoğlu eski başkanlardan Ercan İpekçi, gazeteci Faruk Bildirici, Cem TV Ankara Temsilcisi Emin Varol, Sivil Toplum Geliştirme Merkezi’nden Tezcan Eralp Abay, Etkiniz sitesinden Ayça Haykır, Rahmi Aygün, Lale Özan Arslan ve Semra Topçu gibi çok sayıda gazeteci katıldı.

Açılışın ardından düzenlenen mini konserde ardından Hacette Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı’ndan Mezzo Soprano A.N. NihanTurnagöl, Tenor Oğulcan Gökalp ve Piyanist Robert Sield katılımcılara bir dinleti sundu.

Proje hakkında

Üç farklı içeriğe sahip olan “Demokrasi için Medya / Medya için Demokrasi Programı”nın (M4D) önemli ayaklarından biri olan Basın Evi Destek Aracı, gazetecilerin kapasitelerinin iyileştirilmesi, mesleklerini sürdürebilecek kanalların oluşturulması, gazeteciler arasındaki iletişim ve işbirliğini artırmaya ve gazetecilik mesleğini güçlendirmeye yönelik faaliyetleri içeriyor. Projenin diğer ayakları arasında ise İnternet Sitesi Teknik Destek Aracı ile Serbest Çalışan Gazetecileri Güçlendirme Destek Aracı yer alıyor. Basın Evi Destek Aracı başvuruları ise Nisan ayı içerisinde yapılabilecek. Program kapsamındaki üç farklı destek aracına yönelik başvuru rehberleri, formlar ve ayrıntılı bilgiye www.media4democracy.org internet sitesi üzerinden ulaşılabilecek. Basın sektöründe örgütlülüğü ve mesleki dayanışmayı teşvik etmek amacıyla başvuracak kişilerin cemiyet, sendika, dernek vb. medya sivil toplum kuruluşlarına üye olması şartı da aranacak.

HABER MERKEZİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER