10 Mart 2017 Cuma 20:38
FETÖ'nün sözde "askeri imamı" iddialara "tesadüf" dedi

İzmir'de Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında 270 sanığın yargılandığı davaya ilişkin duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, darbe planının yapıldığı Ankara'daki villadaki toplantıya örgütün üst düzey yöneticisi olarak katıldığı iddia edilen tutuklu sanık Hasan Coşkuner, savunmasını yaptı.

Aliağa Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü'ndeki salonda, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşmaya bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.

Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile kaydedilen duruşmada tutuklu sanık Coşkuner, iddianamede yer alan "Kuzgun kod adlı gizli tanık, canlı teşhis sonucu Hasan Coşkuner'in "İhsan" kod adlı şahıs olduğunu tespit edilmiştir. Coşkuner, İzmir'deki darbe girişiminde FETÖ/PDY üyelerine talimatları veren Adil Öksüz ile bağlantı ve koordinasyonu sağlayan abidir. Gizli tanık 'Kuzgun'un ifadesinde bu husus tüm netliği ile anlaşılmıştır. Coşkuner, FETÖ/PDY üyesidir ve darbe girişiminde aktif rol almış, yönlendirme yapmış, talimatlar vermiştir." suçlamalara ilişkin yaptığı savunmada, iddiaları kabul etmediğini açıkladı.

Fizik öğretmeni olarak Ankara'da örgütün kapatılan kolej ve dershanelerinde çalıştığını, 2014'te İzmir'e gelerek özel bir danışmanlık şirketinde görev aldığını ileri süren sanık Coşkuner, eşi Hülya Coşkuner'le 1 Eylül 2016'da tutuklandığını, haklarında FETÖ'nün darbe girişimiyle ilgili suçlamaları görünce uzun süre şaşkınlık yaşadıklarını belirtti.

Gizli tanık "Kuzgun" olarak ifade veren ve mahkemede kimliğini açıklayan tutuklu sanık eski Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanı Tuğamiral Halil İbrahim Yıldız, eski Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanı Tuğamiral Halil İbrahim Yıldız ve tutuklu sanık eski Ege Deniz Bölge Komutanı Tuğamiral Süleyman Manka'yla "İhsan" kod adıyla örgüt abisi olarak görüştüğü iddialarının gerçeği yansıtmadığını ileri süren sanık Coşkuner, sanık Yıldız'la Ankara'daki villada yapılan darbe planı toplantısına katılmadığını, sanık Manka ile İzmir'de görüşmediğini öne sürdü.

Sanık Coşkuner, gizli tanık ile tanıkların kendisi hakkında verdiği ifadelerin çelişkili ve tutarsız olduğunu görünce bunlara cevap verecek değerde bulmadığını dile getirerek, darbe girişiminin halkın üzerinde travma oluşturduğunu ancak cumhuriyet savcısının darbe girişimine ilişkin hazırladığı iddianamede sanık olarak yer aldığını avukatından öğrenince şoka girdiğini anlattı.

"Anladım ki birileri darbenin sivil ayağıyla beni bağdaştırmak istiyor. Onun için ben de böyle bir mevzuya dahil edildim diye düşünüyorum. Hakkımda ifade veren gizli tanık ve tanıklar tezatlık oluşturuyor. Tanımadığım gizli tanık, benim 7 Temmuz'da Ankara'da olduğumu söylüyor ancak o tarihte memleketim olan Trabzon'daydım. Sanık Manka, 10 Temmuz'da saat 17.00'da İzmir'de görüştüğüne dile getirmesine rağmen ben o saatte Ankara'dan İzmir'e gelmek için uçakla havadaydım." diye savunma yapan sanık Coşkuner, hakkındaki "İzmir'deki TSK imamı" ve Adil Öksüz'ün emir ve talimatlarını askerlere ileten kişi olduğunu suçlamasına ilişkin olarak şunları anlattı:

"Benim bir kod adım yok, fizik öğretmeniyim, Hasan Coşkuner'im. Örgütün imamı da değilim, abisi de değilim. Hasan Coşkuner olarak askerlerle temasım, bedelli askerlik yaptığım sürede kurduğum temas kadardır. Evimdeki aramada örgütle bağlantılı olduğuma ilişkin herhangi bir delil de bulunmadı. Dolayısıyla huzurunuzdayım, bugünlerin çabuk biteceğini düşünüyorum. Adaletin kısa sürede tecelli edeceğini umuyorum. 15 Temmuz'da suç teşkil edecek bir eylemde bulunmadım. Adil Öksüz'ü hayatımda bir kez dahi görmedim. Darbe girişiminin ardından basından çıkan haberlerden sonra Öksüz'ü gördüm. Öksüz'le hiçbir şekilde bir araya gelmedim, temasım olmadı ve görüşmedim. TSK imamı olduğum iddiasını da reddediyorum, buna verecek cevap dahi bulamıyorum. Gizli tanıkların beni teşhis ettiğini emniyette bana söylediler ancak bunun nasıl olduğunu bilmiyorum."

SORULARA "TESADÜF" DİYE CEVAP VERDİ

Sanık Coşkuner'in sanık Yıldız'ı ("Kuzgun" kod adlı gizli tanık) hayatında hiç görmediğini, ilk kez cezaevinde gördüğünü iddia etmesi üzerine, mahkeme başkanının söz hakkı verdiği Yıldız, "2014'ün ortalarında 'Ahmet' kod adlı kişi beni 'İhsan' kod adlı bu şahısla, Hasan Coşkuner ile tanıştırdı." dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanının "Bu bir tesadüf müdür?" sorusuna Coşkuner "Tesadüf olabilir. Yıldız'ın ifadelerinde tutarsızlık vardı, hangisinin doğru olduğunu bilmiyorum." diye cevap verdi.

Sanık Yıldız'ın, darbe teşebbüsünden önce tutuklu sanık Manka ve Coşkuner'i birlikte gördüğünü iddia etmesi üzerine söz alan Manka, "Kendisiyle üç kere görüştüm, üçünde de sakallıydı. Şimdi burada sakalsız olarak, traşlı görüyorum. O olduğunu değerlendiriyorum. 15 Temmuz'dan önce görüştüğümüzde de sakallıydı." dedi. Sanık Coşkuner, mahkeme başkanının "Bu da bir tesadüf müdür?" sorusunu "15 Temmuz'dan önce sakalım vardı ama şimdi benim olduğumu değerlendirdiğini söylüyor. Bu da tesadüftür." şeklinde cevapladı.

İddia makamı, "Şapka" kod adıyla ifade veren tutuklu sanık Albay Hakan Bıyık'ın bugün yaptığı savunmasında "Darbe planının yapıldığı Ankara Çukurambar'daki üç katlı villanın bahçe girişindeki tabelada üzerinde etüt ve danışmanlık merkezi yazan bir ofise gittik. Bu bir tesadüf müdür?" sorusu üzerine sanık Coşkuner, "Tesadüf olabilir. Öyle düşünüyorum. Bahsi geçen villa ile ilgili hiçbir malumatım yok." cevabını verdi.

Sanık Coşkuner son olarak, iddia makamının "Örgütün İzmir'deki TSK imamı iddiasına ne diyorsun?" sorusuna ise "İddiayı kabul etmiyorum. Nasıl bir pozisyon olduğunu bilmiyorum. Bana açıklar mısınız" cevabını verdi.

Mahkeme heyeti, öğleden önceki oturumda savunma yapan tutuklu sanık Bıyık ile Coşkuner'in tahliye taleplerini reddederek, duruşmaya pazartesiye kadar ara verdi.

İDDİANAME

İzmir'de FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında İzmir Cumhuriyet Savcısı Berkant Karakaya tarafından hazırlanan bin 300 sayfalık iddianame, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.

İddianamede, Fetullah Gülen'in "birinci" şüpheli olduğu 267 sanığa "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı terör örgütüne üye olma, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs" suçlamaları yöneltilmişti.

Daha sonra hazırlanan ek iddianameyle 3 kişinin daha dosyaya eklenmesiyle sanık sayısı 270'e yükselmişti.

Yargılananlar arasında tamamı Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) ihraç edilen, "Yurtta Sulh Konseyi"nce Manisa ve İzmir'de sözde "sıkıyönetim komutanı" ilan edilen tutuklu sanıklar Ege Ordusu Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Memduh Hakbilen, NATO Kara Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Salih Sevil, Bornova 57. Topçu Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmed Nuri Başol, Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanı Tuğamiral Halil İbrahim Yıldız, Foça Batı Görev Grup Komutanı Tuğamiral Yaşar Çamur, Hava Teknik Okulları Komutanı Tümgeneral Ahmet Cural, Ulaştırma Personel ve Eğitim Komutanı Tümgeneral Mustafa İlter, İstihkam Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanı Tuğgeneral Osman Nadir Saylan, Ege Deniz Bölge Komutanı Tuğamiral Süleyman Manka, Hava Eğitim Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğgeneral Veyis Savaş ile Gaziemir Hava Sınıf Okulları Komutanı Tuğgeneral Ersal Ölmez de bulunuyor.

Son Güncelleme: 09.05.2017 17:36
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.