banner54

'Doğru politikalar sorunun temsilcileriyle görüşülerek yapılır'
Demirtaş, "Ülkenin başbakanları Abdullah Öcalan kadar bu konuda samimi olsalardı bin defa bu sorun çözülmüş ve barış gelmişti. Çünkü kendisinin oy kaygısı, rant kaygısı, koltuk kaygısı yok. 'Hayattayken Türkiye'ye barış getirmek istiyorum' diyor" dedi. 

"DOĞRU POLİTİKALAR SORUNUN TEMSİLCİLERİYLE GÖRÜŞÜLEREK YAPILIR"
HDP grup toplantısında konuşan Demirtaş, çözüm sürecine değinerek doğru politikaların sorunun temsilcileriyle görüşülerek yapılacağını söyledi. İmralı'da 8 aydır tecrit olduğunu savunan Demirtaş, "Başbakan İmralı, Kandil, HDP yok diyor. Kimi muhatap alacakmış? 18 yıldır bütün imkansızlıklara rağmen barış için mücadele eden siyasi şahsiyet, lider var. İmralı'da 2.5 yıl görüştük. Oslo'da görüştük ondan önce. 1993'de Turgut Özal'ın girişimleriyle görüştük. Erbakan, Ecevit döneminde görüşmeler yaptınız. Ve hiç birinde asla kötülük görmediniz. Kendisi çözüm noktasında olağanüstü çaba sarf etti. İddia ediyorum, uç bir iddia gibi gelebilir. Ülkenin başbakanları Abdullah Öcalan kadar bu konuda samimi olsalardı bin defa bu sorun çözülmüş ve barış gelmişti. Çünkü kendisinin oy kaygısı, rant kaygısı, koltuk kaygısı yok. 'Hayattayken Türkiye'ye barış getirmek istiyorum' diyor. Sen bu liderle görüşmeyip Suudi, Katar, Araplarla görüşüyorsun. Çözüm ittifakı senin etrafında dönüp baksan. Sen çözümü neden binlerce yıllık kardeşim dediğin Kürtlerde aramıyorsun? Bütün dünya Suriye'de etkili bir aktör olarak Kürtleri görürken doğru politikalar sorunun temsilcileriyle görüşülerek yapılır. 8 aydır İmralı'ya tecrit var. Kime faydası var. Bir yıldır yaşadığımız savaşı yaşamak yerine 5 yıl daha müzakere etseydik" ifadelerini kullandı.

"Kürtleri basamak, İmralı'yı sıçrama tahtası yapacaklar"


HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, grup toplantısında Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Mardin'de açıkladığı 'Terörle Mücadele Eylem Planı'nı eleştirerek "Başbakan İmralı, Kandil, HDP yok diyor. Kimi muhatap alacakmış? 18 yıldır bütün imkansızlıklara rağmen barış için mücadele eden siyasi şahsiyet, lider var. İmralı'da 2.5 yıl görüştük. Oslo'da görüştük ondan önce. 1993'de Turgut Özal'ın girişimleriyle görüştük. Erbakan, Ecevit döneminde görüşmeler yaptınız. Ve hiç birinde asla kötülük görmediniz. Kendisi çözüm noktasında olağanüstü çaba sarf etti. İddia ediyorum, uç bir iddia gibi gelebilir: Ülkenin başbakanları Abdullah Öcalan kadar bu konuda samimi olsalardı bin defa bu sorun çözülmüş ve barış gelmişti. Çünkü kendisinin oy kaygısı, rant kaygısı, koltuk kaygısı yok. 'Hayattayken Türkiye'ye barış getirmek istiyorum' diyor" dedi

"APARTMANDAKİ İNSANLARIN HEPSİ ÖLDÜRÜLDÜ, KANAATİMİZ ODUR"
HDP Grup Toplantısında konuşan Eş Genel Başkan Selahattin Demirtaş, parlamentonun geçtiğimiz hafta çalışmamasının nedeni olarak başkanlık sistemine razı etmek olduğunu ileri sürdü. Cizre'de bir apartmanın bodrum katında olduğu ileri sürülen yaralıların kurtarılmaması için çeşitli senaryolar üretildiğini söyleyen Demirtaş "Senaryoların bize göre temelde iki amacı var. Birincisi hükümet orada bu 70-90 kişi içinde PKK'lıların olabileceğini düşünüyor. Şırnak Valisi 'Ne yapalım kurunun yanında yaş da yanacak' demiş. Bu insanlar çıkmak istiyorsa hastaneye götüreceğiz. Kimlikleri belli, parmak izleri belli. Hukuk işliyorsa böyle olması lazım. Çünkü hükümet şu kararı vermiş durumda: Yereldeki operasyon güçleri tam yetkilidir. Bu operasyonları yaparken acımasız olacaksınız. Kimse bunlara inanmak istemiyor. Türkiye toplumu buna inanmak istemiyor. Bir hükümetin 2016 ' ahlakını bu kadar ayaklar altına alınabileceğine inanmak istemiyor. Biz sağlık ekipleriyle gidersek hep birlikte çıkacaklarını söylüyorlar. Sadece 300 metre ana caddeye yürüyecekler. Ne diyor bu ahlaksızlar: HDP'liler gidip üst düzey PKK'lıları alıp gidecekler. Hükümet bir ilçede herkesin gözünün içine baka baka katliam yapıyor. Bu insanların hepsi öldürüldü, kanaatimiz odur. 32 dakikalık kayıt var çığlıkları var. Toplu bir katliam yaptılar ve açıklayamıyorlar. O nedenle halkın tepkisini azaltmak için sivil katliamı örtmek için günbegün açıklıyorlar. Cenazeleri şimdi sokaklara dağıtıyorlar. Toplu halde katlettikleri insanları evlere binalara dağıtıp o cenazeler oradaymış gibi yapıyorlar" diye konuştu

"HERKESİ ÇİVİ GİBİ GÖREN BİR ÇEKİÇ ANLAYIŞI" 
Cizre ve Silopi'deki operasyonları eleştirmeye devam eden Demirtaş şöyle dedi: "Hükümet çılgınlığa erişmiş bir faşizm, paranoya yaşıyor. Zannediyorlarki kendilerini etrafı düşmanlarla çevrili. Ankara'ya, parlamentodaki zihniyete bakıyoruz tüm Türkiye'yi düşmandan ibaret görüyor. Bu anlayış herkesi çivi gibi gören bir çekiç anlayışı. AKP'ye itiraz eden herkese bu muameleyi yapıyorlar. Cizre'de yaşanan vahşet İzmirli kardeşlerimiz için bir tehdit. İtiraz edene bak bunu yaparız demek. Biat edip birşey istemeyeceksiniz. AKP' li olmak yetmiyor bizzat saraya biat ettiğinizi açıklayacaksınız. Cizre'de yıkıntıya uğrayan stratejik ittifak geleceğimizi birlikte kurma idealleridir. Ya AKP'nin şemsiyesi altında bir araya geleceğiz yada hiçbir şekilde biraraya gelmemize izin vermiyorlar. HDP altında da bulaşamayız bütün Türk ve Kürt halkı. Tek bir partinin altına sığmayacak kadar renkli çoğulcudur halklar. Bir parti altında buluşamayınca eğer vatan haini oluyorsak en büyük bölücülüğü o partinin kendisi yapıyor. Hendek barikat dediğimiz işin en kolay çözülecek kısmıdır. Hükümet basiretsizliği, yeteneksizliği, cesaretsizliği ve art niyeti nedeniyle bu sorunu barış ve diyalog içinde çözmek yerine savaşla çözmeyi politika edinmiştir." 

"KÜRTLERİ BASAMAK, İMRALI'YI SIÇRAMA TAHTASI YAPACAKLAR"
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun kendisiyle ilgili söylediği sözleri anımsatan Selahattin Demirtaş konuşmasını şöyle sürdürdü: "Başbakan müzakere masasını deviren Demirtaş dedi. Ne yapmışım ben peki? Nasıl bir girişimde bulunmuşum. Bir tek cümlem var; Seni başkan yaptırmayacağız. İşte Davutoğlu Dolmabahçe mutabakatının inkarından bu yana ilk defa konuştu ve doğru konuştu. Bu yüzden müzakere süreci bitti. Bir huzur ortamı yaratıp bunun üzerinden oy devşirip bir an önce 330 vekili bulduktan sonra başkanlığı getirmek için Kürtleri basamak, İmralı'yı sıçrama tahtası yapacaklar. Başkan isterse özgürlük gelir. Kendisi başkan olduktan sonra demokrasi gelecek dediğinde gelir. Bize vaat ettikleri böyle bir gelecek. Ortada başkanlık falan yok. Diktatörlük var. Faşizan anlayışı görüyorsunuz. AKP'nin içerde ve dışarda felakete sürüklediğini gören herkes el ele vermek zorundayız. Karşımızda artık bir savaş cephesi var. İşçi partililer, Ergenekoncular, eski Büyük Birlik Partililer hepsi sarayda ittifak yaptılar." 

YİNE CUMHURBAŞKANININ SÖZLERİNİ DİNLETTİ
Selahattin Demirtaş geçen hafta olduğu gibi yine kürsüden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanken yaptığı konuşmalarını dinletti. Erdoğan'ın İşçi Partisiyle ilgili yaptığı konuşmayı dinleten Demirtaş "Bunları çözüm süreci devam ederken söylüyor. Geçmiş dönemde barış arayışı içindeyken devletin kirli odakları olarak suçladıklarını barışı bozmak için nasıl ittifaklar yaptığını alan alan anlatıyor. Gençlerin neyin uğruna öldürtüldüğünü mikrofonlara anlatıyor. Peki bu zat bilmiyor mu gençlerin niye öldürüldüğünü? Hafıza kaybı yaşamamışsa geçen yıla kadar biliyordu. Devran döndü dengeler değişti. Yeterki koltuğumu koruyayım iktidardan düşmeyim mantığıyla gücünün bir kısmını bunlara verdi" dedi.

"ÜLKENİN BAŞBAKANLARI ABDULLAH ÖCALAN KADAR BU KONUDA SAMİMİ OLSALARDI BİN DEFA BU SORUN ÇÖZÜLMÜŞ VE BARIŞ GELMİŞTİ" 
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Mardin'de açıkladığı 'Terörle Mücadele Eylem Planı'nı eleştiren Demirtaş, 1937 yılında Son Posta Gazetesinin Dersim meselesiyle ilgili attığı manşeti okudu. Demirtaş, "Sayın Davutoğlu bu manşeti okuyarak mı Mardin'deki konuşmayı yaptı. Çok benziyor. Silahlar nasıl susacak insanlar Mardin'de onu duymak istedi. Açıkladıkları paket savaş politikalarını ı örtmeye dönük sahteciliği dayatma paketidir. İmralı, Kandil, HDP yok diyor. Kimi muhatap alacakmış? 18 yıldır bütün imkansızlıklara rağmen barış için uğraşan siyasi şahsiyet, lider var. 2.5 yıl görüştük. Oslo'da görüştük ondan önce. 1993' de Turgut Özal'ın girişimleriyle görüştük. Erbakan, Ecevit döneminde görüşmeler yaptınız. Ve hiç birinde asla kötülük görmediniz. Kendisi çözüm noktasında olağanüstü çaba sarf etti. İddia ediyorum. Uç bir iddia gibi gelebilir: Ülkenin başbakanları Abdullah Öcalan kadar bu konuda samimi olsalardı bin defa bu sorun çözülmüş ve barış gelmişti. Çünkü oy kaygısı, rant kaygısı, koltuk kaygısı yok. 'Hayattayken Türkiye'ye barış getirmek istiyorum' diyor. Sen bu liderle görüşmeyip Suudi, Katar, Araplarla görüşüyorsun. Çözüm ittifakı senin etrafında dönüp baksan. Sen çözümü binlerce yıllık kardeşim dediğin Kürtlerde niye aramıyorsun? Bütün dünya Suriye'de etkili bir aktör olarak Kürtleri görürken doğru politikalar sorunun temsilcileriyle görüşülerek yapılır. 8 aydır İmralı'ya tecrit var. Kime faydası var. Bir yıldır yaşadığımız savaşı yaşamak yerine 5 yıl daha müzakere etseydik" dedi. 

"KENDİ DEĞERLERİNİZİ ÇİĞNEYEREK Mİ TÜRKİYE'Yİ AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE YAPACAKSINIZ" 
Almanya Başbakanı Angelina Merkel'in Türkiye'yi ziyareti ve mülteciler hakkındaki açıklamalarına değinen Demirtaş şöyle devam etti: "Bu coğrafya hepimizin ortak vatanıdır. Suriye'den buraya gelen Arap, Türk, Kürt, Şii, Ermeni hepsi Türkiye'nin asli yurttaşları gibi. Katliama sürülecek, kapıda kalacak halleri yok. 10 milyar dolar harcadıklarını söylüyorlar. Külliyen yalan 1 milyar dolar bile harcanmadı. Halk sahip çıkıyor. Bu insanlar halk içine dağıldılar. 280 bini kamplarda kalıyor. Devletten tek kuruş almıyorlar. 10 milyar dolar harcamışlar bütçede var mı yok. Nereye harcadıkları belli değil. Bunun Avrupa'yla kirli pazarlığını yapıyorlar. Alman Başbakanı Türkiye ziyaretini yaptı. AB kurumlarını eleştirdiğimiz insan hakları meselelerini pazarlık haline getirdikleri için eleştiriyoruz kendilerini. Sırf mülteciler Türkiye'ye dönsün diye pazarlık yapanlar kendi değerlerini çiğniyorlar. Kendi değerlerinizi çiğneyerek mi Türkiye'yi Avrupa birliğine üye yapacaksınız. Kirli pazarlıklara karşı çıktığımızı ifade etmek istiyorum." 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER