banner54

Başkanlık Sistemi

 BAŞKANLIK SİSTEMİNİ VATANDŞLAR BİLMİYOR, MUHALEFETİN SÖZÜNDEN HAREKET EDİLİYOR”

“BAŞKANLIK SİSTEMİ DETAYLI BİR ŞEKİLDE HALKA ANLATILMALI VE BAŞKANLIK SİSTEMİNİ DESTEKLİYORUM”

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun görevi bırakacağım açıklamasının ardından gündeme gelen Başkanlık sisteminin püf noktalarını Şanlıurfalı Akademisyen ve aynı zamanda Toplumsal Uzlaştırma ve Barış Derneği Genel Başkanı olan Kenan Karataş’a sorduk. Başkanlık hakkında bilinmeyen ve getirilerinin yanı sıra zararlarını da ele aldığımız özel röportajımız.

Sayın Karataş, ilk olarak sizi tanıyabilir miyiz?

Ben Kenan Karataş, Toplumsal Uzlaştırma ve Barış Derneği Genel Başkanı Akademisyen ve aynı zamanda siyaset bilimcisiyim.

 Kenan Bey, malumunuz son 2 gündür Türkiye’nin gündeminde Sayın Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun görevi bırakacağını açıklaması ve ardından Başkanlık sisteminin yer alması. Sizde siyasette araştırmacı ve akademisyen olarak neler söyleyeceksiniz gündeme dair?

 Şimdi gündemi uzmanlık alanımız olduğu için yakından takip etmek zorundayız. Gerek Türkiye, gerek orta doğu, gerek ise Dünyadaki bütün süreçleri yakından takip eder ve ona göre bütün verileri ele alıp masaya yatırarak analizlerde ve yorumlarda bulunuruz. Bu kapsamda, gerek bizleri gerek ise bütün siyasi camiayı tamamen şaşırtan şok diyebileceğimiz ile karşı karşıya kaldık. Bundan 10 gün önce sormuş olsaydınız böyle bir gelişmenin olacağını, sanırım sizlerde tahmin edemezdiniz. Bizlerde böyle bir gelişmenin olabileceğini tahmin etmedik. Ama ben hep şunu söylerim, AK Parti bir kadro partisi. Yani O kadar düzenli işleyen bir çarkı var ki Muhalefetin kaybetmesine sebep olan AK Parti’nin şuanda ki çalışma sistemi. Şuanda yapılan Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun görevden alınması veya istifası onu nasıl değerlendirirseniz bilmiyorum, oradan ayrılması tamamen siyasi bir hamledir. Hemen Davutoğlu’nun istifa etmesinin ardından gerek muhalif yazarlar, gerek muhalefet parti liderleri AK Parti’de bir çatlamanın olduğunu, işte dağılmak üzere olduğunu hatta bir köşe yazısında şunu da gördüm Ana Vatan Partisi’nin kaderini yaşayacaklarını iddia ediyorlardı. Bende bir siyaset bilimci olarak bunların tam aksini iddia ediyorum. AK Parti’de her hangi bir çatlama yok, bölünmede yok, ayrışmada olmayacak. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim AK Parti bu hamlesinin arkasına almış olduğu yüzde 49’u olası yarın olacak bir seçimde yüzde 55’e çıkarabilecektir. Yani her hangi bir problem yaşandığından dolayı Ahmet Davutoğlu istifa etmedi, farklı bir düşünceler vardı buda siyasi bir hamledir ve AK Parti’nin kadroları arasında oturularak, düşünülerek, planlama yapılarak böyle bir karar verildi. Şimdi kimin geleceği konusunda inanın kimin geleceğini bizlerde tahminde bulunamıyoruz. Hani dolaylıda olsa, Sayın Cumhurbaşkanımızın AK Parti üzerinde bir etkinliği var bunu kimse inkar edemez. Bu nedenle Sayın Cumhurbaşkanımızın aklını okumak o kadar zor ki, bunu doktora programımızda da konuştuk Akademisyen arkadaşlarla. Sordular, hangi siyasetçinin ne yapacağını ön göremiyorsunuz veya tahmin edemiyorsunuz? Yüzde 80 tek isimde birleştik, Recep Tayip Erdoğan. Yani onun ne karar vereceğini inanın tahmin edemiyoruz ama bizim tahmin ettiğimiz bazı isimler var. 3 tane isim ön plana çıkıyor Başbakanlık konusunda, 3 isimden 1’i’nin gelme ihtimali yüksek. Bana kalırsa şuanda ki mevcut AK Parti kadrolarının içerisinde Başbakanlık yapacak isimlerden en güçlüsü Numan Kurtulmuş bana sorsanız. O olacak mı demiyorum veya olacak ta demiyorum. Ama bilgi birikimi liderlik vasfı olarak kesinlikle Türkiye’yi yönetecek bilecek bir kapasiteye sahip bir siyasetçi. Fakat onun geleceğini zannetmiyorum, AK Parti kadrosu öyle zeki düşünülen hareketler yapıyor ki, Numan Kurtulmuşun gelmesi durumunda belki de biraz daha açık söylemek istiyorum. Kurtulmuşun öne geçmesi sağlanacaktır ve bunu manevi olarak yöneten isim pek taraftar olmayacaktır. O yüzden manevi olarak hükmeden isme biat edecek bir simler gerekiyor. Bekir Bozdağ olabilir veya Albayrak olabilir, hatta bugün köşe yazımda da belirttim Faruk Çelik’in olmasını isterim. Ne bir tanıdığımdır, ne bir arkadaşımdır, ne de bir yakınlığım vardır. Ama eğer, Numan Kurtulmuş Başbakan yapılmayacaksa onun yerine Faruk Çelik’in olmasını isterim. Çok iyi bir siyasetçi ve Türkiye’yi yönetecek bir siyasetçi vasfında.

Kenan Bey, şuan sizin uzmanlık alanınızda olan ve Akademisyenliğe baktığımızda Başkanlık sistemi nedir? Vatandaşlarımız bunu bilmiyor.

Bu konuyla ilgili yakında bir seminer var beni oraya davet ettiler, konuşmacı olarak katılacağım orda. Şunu iddia ediyorum, Urfa’da Başkanlık sistemini benden iyi anlatacak kimse yoktur. Sadece Başkanlık değil, Hükümet sistemleri, seçim sistemleri konusunda kendimi uzman görüyorum. Şimdi halka Başkanlık sistemini sorduğunuz zaman, inanın bir cümle dahi cevap verebilecek durumda değil ve bilmiyorlar. Neye bakıyorlar? İşte diğer Muhalefet partilerinin söylemiş olduğu seni Başkan yaptırmayacağız. Ee neden yaptırmayacaksın? Yani bunu halka anlatmıyorlar. İşte ben Muhalefet bir Parti Başkanıyım, ben seni Başkan yaptırmayacağım dediğim için halkta bana uyuyor, benim seçimime. Ama iyisi ne? Yani Başkanlık sistemlerinin zararları ney? Faydaları ney? Bunu açıklayanlar yok, kimse bunu konuşmuyor. Şimdi ben bunu yüksek lisansta 20 sayfalık bir tez konusu yaptım, bitirme tezi değil bir çalışma diyelim. Yarı Başkanlık sistemi, Başkanlık sistemi ve Parlamenter sistem. Zaten hükümet sistemi 3 tanedir. Bu 3’nü dediğimiz zaman aklınıza rejim sistemi gelmesin, bu bir hükümet sistemidir, yönetim sistemidir. Ben bunlar içerisinde Parlamenter, Yarı Başkanlık ve Başkanlık sistemini değerlendirdiğim zaman, herkes farklı düşünebilir Akademisyenler olarak yani düşünmek zorundadır. Benim savunduğum hükümet, Başkanlık sistemidir, açık söylüyorum. Buraya gelen misafirlerimiz ve dostlarımızla konuştuğumuzda benden sürekli Başkanlık sistemini soruyorlar. Şuanda biz fiilen yarı Başkanlık sistemindeyiz, onu söylemek istiyorum. Yani, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi durumu yarı Başkanlıktır. Parlamenter sistemde Cumhurbaşkanı halkın oyu ile seçilmez, her ne kadar bizim yasa da parlamenter sistemi geçiyorsa da, biz Cumhurbaşkanını halkın seçmesiyle seçtiğimiz için fiilen yarı Başkanlık sistemine girmiş durumdayız. Bundan sonraki süreç nedir? Şuan da Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan’ın istediği nedir? Başkanlık sistemi, peki Başkanlık sistemi Recep Tayip Erdoğan’a mı ait? Yani diyelim ki, biz diyelim ki biz bugün Başkanlık sistemi için karar verdik, referandum yapıldı veya Mecliste çoğunluğu sağladık biz Başkanlık sistemi için karar aldık. Bu kararın hemen akabinde Sayın Recep Tayip Erdoğan gelip Başkanlık koltuğuna oturabilecek mi? Mümkün değil, bu demokrasinin bir geleneğidir. Başkanlık sistemini getirirsiniz, halkın seçmenin önüne sandık koyarsınız, dersiniz ki, sen Başkan olarak kimi görmek istiyorsun?  Diğer Muhalefet Partileri için söylüyorum, varsa gücünüz siz çıkın Başkan olun. Yani Başkanlık sistemini Recep Tayip Erdoğan Türkiye Cumhuriyetini yönetim sistemi haline getirdiği zaman, böyle bir karar yani alındığı zaman direk geçip oturmayacak. Babadan oğula geçen bir sistem değil. Demokrasinin en güzel şekli Başkanlık sistemidir. Varsa gücünüz seçmeninizi kazanırsınız, sandıklarda müdahale yoktur siz başkan seçilirseniz geçer oturursunuz.

Başkanlık sistemi gündeme geldiğinden buyana sizce bunu isteyen başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan ve AK Parti Hükümeti, sizce yeterince bunu halka anlatabildi mi?

 Bana kalırsa bu tamamen anlatılmadı, yani halka Başkanlık sistemi denildi fakat altını kimse doldurmadı. Başkanlık sisteminde hangi ülke örnek alınacak bu belli değil? Bu nedenle halka bunu anlatmak gerekli, gerek medya, gerek meydanlarda, gerek muhtarlar ve AK Parti İl Başkanlarına bu anlatılarak vatandaşlar bilinçlendirilmelidir. Ayrıca, Başkanlık sistemi öncesi eyaletler oluşur, bu eyaletlerde Türkiye’de kaç eyalet olur bilmem ama 32 etkin grup var. Siz bir tarafı Lazakistan, Zazakistan, Türkistan, Arabistan diye ayırırsanız Türkiye biter. O yüzden eyalet sistemine geçtiğiniz zaman etnik unsuru rafa bırakacaksınız, bölgesel olacaksınız. Batı eyaleti, Doğu eyaleti, İç Anadolu eyaleti gibi isimler vereceksin. Mesela geçen Sayın Cumhurbaşkanımızın bir açıklamasını dinledim, çok üzüldüm aslında. “Osmanlı İmparatorluğunda işte Kürdistan eyaleti ve Lazakistan eyaleti zaten vardı” dedi. Onların yaptığı hatayı biz yapmayalım, tamam eyalet olabilir ama eyalet sistemine kimsenin önüne geçtiği de yok ama siz etnik unsur olarak eğer eyaletleri anarsanız Türkiye’yi bölersiniz.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER