banner54

1200 yıllık Urfa Kalesi'ne rezalet restorasyon!

Şanlıurfa Müze Müdürü, ortadaki renk farkını çamurla kapatacaklarını söyledi.

Geçen sene aşırı yağışlar nedeniyle çöken tarihi kaledeki çalışmalar devam ederken, bu çalışmalar büyük tartışmalar yarattı. Kalenin orijinal rengi ile bir cephesinin yeni restorasyonu arasında büyük fark olması tepkilere neden oldu.

İl Özel İdaresi tarafından 17 Aralık 2013 tarihinde ihalesi açılan proje 24 Ocak’ta başladı. 1200 yıllık kalenin 2013 yılının Nisan ayında aşırı yağışlar nedeniyle çökmesinin ardından başlayan restorasyon sürüyor. Ağustos ayının sonuna tamamlanması planlanan restorasyon çalışmaları, bölgede zaman zaman küçük çaplı toprak ve moloz kaymalarının yaşanması nedeniyle halkı tedirgin ediyor. Kaymalar, kalenin altında yer alan ve her gün binlerce kişinin ziyaret ettiği Balıklıgöl Yerleşkesi'ni tehdit ediyor.

Orijinal taşlar kullanılmadı, nedeni taşlar niteliğini kaybetmiş

Restorasyon adı altında yapılan çalışmalar, tarihi kaleyi adeta yeniliyor. Eski görünü ile yeni görünü arasında çok fark olması tepkilere neden olurken, kalenin orijinal taşları kullanılmadı. Müze Müdürü, Müslüm Ercan, orijinal taşları kullanmalarının gerekçesini ise, eski taşların niteliğini kaybetmesiyle açıkladı. 1200 yıllık duvarlarla örülü kalenin yıkılmış olan kısmı Çanakkale’de tartışma yaratan Apollon Tapınağı restorasyonundaki görünüme sahip. İl Kültür Müdürlüğü, mümkün olduğunca eski taşların kullanıldığını savunuyor, beyaz görünümün orijinal olarak kullanılan Urfa taşının neden olduğunu, zamanla duvarın geri kalanı gibi eski görünüme kavuşacağını belirtiyor. Şanlıurfa Müze Müdürü Müslüm Ercan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Urfa Kalesi'ndeki restorasyonda orijinal taş kullanılmadığı iddiasına ilişkin, "Görüntüyle ilgili bir sıkıntı olabilir ama bunu çamur ve toprakla kısmen eski görünümünü verip diğer tarafla uyumlu hale getireceğiz" dedi.

Ercan, yaptığı açıklamada, şiddetli yağış nedeniyle kaledeki bir surda 19 Nisan 2013'te yaklaşık 10 metre genişliğinde ve 15 metre yüksekliğinde çökme meydana geldiğini hatırlattı.

Olayın ardından surun arkasında kalan toprağın arkeolojik kazı niteliğinde boşaltıldığını ifade eden Ercan, çalışmalar sırasında yaklaşık 100 metrekarelik kapalı bir mekana ulaştıklarını söyledi.

Kalenin mimari malzemesinin kalker denilen yumuşak taştan oluştuğunu anımsatan Ercan, şunları kaydetti:

"Yıkılan bölümdeki taşların çoğu niteliğini kaybettiği için restorasyonda değerlendirilmedi. Aynı malzemeyi tekrar kullansaydık ikinci bir sıkıntı yaşanma riski vardı. Bunun yerine bölgemizden temin ettiğimiz ve aynı özelliği olan kalker kullanıldı. Şu anda görüntüyle ilgili bir sıkıntı olabilir ama bunu çamur ve toprakla kısmen eski görünümünü verip diğer tarafla uyumlu hale getireceğiz. Restorasyon bittikten sonra kalenin diğer duvarlarıyla uyum sağlaması için eskitme işlemi yapılacak."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER