TEFECİLİK

Yüksek faizler ile para kazanan yer altı ekonomisini yöneten kişilerdir. Tefecilik çok eski tarihten beri devam etmektedir. Osmanlı Devleti'nde de çeşitli düzenlemelere rağmen önlenemeyen tefecilik, Cumhuriyet döneminde de gündemde kalan bir sorundur. Tefecilik, 1933'te çıkarılan Ödünç Para Verme Kanunu'yla açık bir tanıma kavuşmuş ve yasaya göre izin almadan faiz karşılığı ödünç para verilmesi, yasanın öngördüğü biçim koşullarına uyulmadan, yasal faiz oranlarının üzerinde borç para verilmesi cezayı gerektiren tefecilik eylemi sayılmıştır. Bu kanun 1983 yılında 90 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilmiş, ödünç para verme işleri Maliye Bakanlığı'ndan alınacak izin belgesi ve saptanan faiz oranlarına uyulmak koşulu ile kısmen serbestleştirilmiştir. Buna göre Maliye Bakanlığı'ndan izin belgesi olmadan ve saptanan faiz oranlarına uyulmadan borç para verme işleri tefecilik sayılmıştır.

Tefecilik Suçunun Cezası (TCK 241)

Tefecilik suçunun cezası şu şekildedir:

•          Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. (TCK 241)

•          Tefecilik suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. (TCK 242)

Kanun maddesinde suçun cezası, hapis cezası ile adli para cezasının birlikte uygulanması suretiyle düzenlenmiştir. Yani, fail hem hapis cezasına hem de işlenen suçun vahametinin derecesine göre miktarı belirlenmek üzere adli para cezasına mahkum edilecektir.

Peki bu tefecilik çarkı nasıl dönüyor?

İşlek yerlerde açılan ve göstermelik yada özellikle kuyumcu, galerici, kafece  yada elektronikçi görünümlü işler yapan dükkânlarda pos makineleriyle bu iş açıkça yapılıyor. Zengin iş adamları ve varlıklı kişiler bilinçli bir şekilde önce borç batağına düşürülüyor.

Alacaklarını nasıl alıyorlar?

Gayri meşru yollarla ayaklı banka olarak bilinen  para satan bu Tefeciler alacaklarını resmi yollarla alıyor. Borç vermek suretiyle çaresiz kişilere yüksek oranla faiz veren tefeciler, ağlarına düşürdükleri kişilerin üzerine ait tapu ve arsalarını borçları karşılığında tazmin ettirip, Aldıkları çek veya senetleri icraya vererek bu şekilde alacaklarını alıyorlar. Halk arasında “Ayaklı banka, cücüktü, faizci olarak ta tabir edilen tefeciler, alacaklı oldukları kişiyi senede bağlayıp, günü geldiğinde ise icraya veriyor. Hal böyle olunca, borçlunun evi, arazisi, arabası neyi varsa bu şekilde elinden alınıyor.

Tefeciliği hangi aileler yapıyor?

Tefeciliği en çok aşiret sahibi olup, güç bakımından sırtı sağlam zanneden kişiler yapıyor.

2011 yılında Adana'da intihar eden bir kişinin cebinden şu not çıkmıştı' İçinde bulunduğum durum beni bu hale getirdi. Gerçekten en son intihar edecek adam bendim. Tefeciler beni yiyip bitirdi. Eşimden çocuğumdan ve sevenlerimden özür diliyorum. Beni affedin'

YORUM EKLE
YORUMLAR
urfa
urfa - 3 hafta Önce

urfada ne çok demi tefeci hemde herkes muslumanim diyerek bunu yapıyor. tefecilerin çoğu dışarıda serbest nasıl oluyorsa