(OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK )

   Halk dilinde sürekli olarak bahsedilen takındı hastalığı tıptaki  adıyla obsesif-kompulsif bozukluktur. Takıntılara sebep olan nedenler hem genetik hem çevresel olaylardır .
Aslında hem çevresel olaylarla vücudumuzdaki bazı hormonları, hem de genetik olaylarla çevreye bakışımız değişebilir. Takıntı, kendiliğinden gelen ve kişi değiştirmek istese de değiştiremediği bir düşüncedir. Takıntılar bilinç seviyemizde bir düşünce gibi gözükse de, aslında bilinçaltımızın kontrolünde çalışır.Takıntı ile ilgili merkezlerdeki elektrik akımının değişimi ve bozukluğuyla ortaya çıkar. Takıntı durumlarına sayısız örnek bulunabilir ki bunlardan en bilineni ve yaygın olanlarından biri, evden çıkarken sayısız kere ocağı kontrol etmek ya da kapıyı kapatıp kapatmadığını düşünerek sürekli kontrol etmek olabilir. Aynı zamanda takıntılı insanlarda bir nesnenin eğri ya da düzgün olmayan duruşu da sinir bozucu bir hale gelebilir. Obsesif–kompulsif bozukluk gösteren kişiler takıntılarını tekrarladıklarında içlerindeki sıkıntıyı da hafifletirler ve rahatlama hissederler. Pek çok kişide görülen yıkama ya da temizleme takıntısı da zaman zaman kişinin kendinde zarar verme durumuna ulaşabilir.

    Takıntıların kişinin hayatını ne kadar zorlaştırabildiği ve hatta hayatın bütün gayesinin bu takıntılara uygun davranmak olarak şekillenebildiği ortada... Zaman zaman bu hastalığa depresyon gibi kişiyi daha da umutsuz, mutsuz, hayatdan zevk almaz, bezgin hale sokan hastalıklar eklenebilmekte...

         Takıntılar sadece bu rahatsızlığı yaşayanı değil yakın çevresini de çok rahatsız edebilmektedir.

Takıntılı düşüncelere sahip olanlar dikkat!

•Yapacakları işlerde bir başkasına güvenmezler .Sürekli yapılan işi kontrol etme durumları vardır.

 • Takıntısı olan çalışanlar diğer çalışanlara nazaran daha uzun saatler çalışsalar da yine de yeteri kadar çalışmadıklarını düşünürler.

• Çok çalışkan, düzenli, mükemmeliyetçi olarak tanımlayabilirsiniz. • Eğlenceye ve ilişkilere çok zaman ayırmak istemezler.

• Diğerler insanlar onlar için hep dikkatsizdir ya da işlerini tam yapmazlar. "Her işi ben yapmalıyım, ben başarmalıyım, benim kadar kimse çalışmıyor" diye düşünürler.

• Takıntılı kişi devamlı başarı arar.

• Para harcamaktan çok hoşlanmazlar.

• Karar vermekte çok zorlanırlar.

           Hastalığın kendisi ve muhtemel sonuçlarını göz önüne aldığımızda tedavisinin en kısa zamanda yapılması kaçınılmaz görünmektedir. Bir psikiyatristin üstlenmesi gereken bu tedavide; ağırlık ilaçlarda olmakla birlikte, takıntılı hale gelmiş düşüncelerin ve davranışların üstüne gitme şeklinde yapılan alıştırma tedavileri de kişiler için çok yararlı olmaktadır. Doktorla kurulacak iyi diyalog ve bu takıntılardan kurtularak normal hayatına geri dönebileceklerine dair hissettikleri güvence, tedavinin ilk adımıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.