Fırat Türkiye’mizin en güçlü nehri olarak en fazla ikramını Urfa’mıza tüm bereketi ile sunup devam etmektedir yoluna. Birçok şehrimizin hayrını gördüğü Fırat Urfa’mıza en fazla tarım alanında bereket ve bolluğunu ikram etmiştir.

Bu nimetten elbette ki yararlanıyoruz. Suluyoruz tarım arazilerimizi bu kazanç bir kıvanç elbette. Yok mu problemler, çok. Aşırı ve dengesiz sulama, toprak kayıpları, tuzlanma ve çoraklaşma, yeraltı suları dengesizlikleri vb. tüm bunlar ayrı konular. Benim şu anki gündemim Suyla gelen hayatın şehre ulaşamaması.

Dün ve bugün de şehirleri şehir yapan sudur ve su gerçekten de medeniyettir. Denizlere kıyı olan şehirlerin yanında dünyada ve ülkemizde suyla sarmaş dolaş beldeler de hep hayat doludur çünkü su pozitiftir, su berraktır, su aydınlıktır. Sesi ayrı, görüntüsü ayrı enerji dağıtır insana ve doğaya…

Dünyada Venedik, Honkong, Stockholm, Amsterdam, Lizbon, Sydney vb. ülkemizde ise İstanbul Boğazı, Adana Seyhan, Malatya’da Erkenek, Eskişehir Porsuk Çayı, vb. şehrin ortasından geçerek şehre çok güzel güzellikler katar su. Tabi bunlar hatırladıklarımız. Dedik ya insanlar suya yönelir hep. Ankara’ya gidenler bilirler. Tüm Ankara ve yabancılar su görmek için ancak gençlik parkındaki yarım metre derinlikteki yapay gölete gidiyorlar.

Gelelim Urfa’mıza ve esas meselemize. Dünyayı ve birçok şehrimizi canlandıran bu olanak neden Urfa’mıza da hayat olmasın. Fırat’ı sadece tarım olarak düşündük. Oysaki bu su bir şekilde gidecekti bir yerlere. Bir kıvrım yapamaz mıydı şehre taraf? Şimdi geçmişe etkimiz olmayacaktır elbet. Öyleyse şu an neler yapılabilir. Şöyle etrafı canım piknik alanları ve veya lunaparklar, çocuk oyun alanları, genç spor alanları, yürüyüş parkurları, restoranlar vb. yani tüm yaşamımıza suyun enerjisini dahil etsek Urfa’mızda… Hayali bile heyecan verici.

Sulama kanalları diyorum şehre bir uğrasa akar veya göletler olarak. Güzel olmaz mı?

Yakında Allah muhafaza diyoruz ama maalesef insanlar bile bile ölüme gidecek yine. Haberler kanaletlerde boğulma vakalarını haber yapacaklar yine. Neden şehrin uygun yerlerinde ücretsiz havuzlar yaygınlaşmıyor. Geçen arkadaş bu belediyeninkine gittiğini ancak içeri alınmadığından bahsediyor. Sebebi aboneler kapatmış o saatleri ama birkaç abone tek gelmiş, iyide abone ne demek hem sadece parayı veren mi düdüğü çalmalı. Yaygınlaşsın, ücretsiz veya çok uygun olsun.

 E tabi şehirde alan sorunu ne olacak bu iş için yer de lazım. Bu esas sorun ama daima söylüyorum şehir içindeki güvenlik güçleri haricindeki tüm lojman ve sosyal tesisler, halka bu tür sosyal amaçlar için dönüştürülmeli. Maalesef tersi oluyor var olan da gidiyor. 11 Nisan stadı, kapalı spor salonu ve Olimpik havuz alanlarını alış veriş merkezlerine dönüştürdük. Toplumlar sadece parayla kültürün gelişmeyeceğini anlayana kadar başka kültürlere mahkûm olurlar maalesef.

Biz dünyada en hızlı çoğalan şehir olarak ün yapmışız ama bu insanlarımızın sadece ev problemine yoğunlaşmışız, sosyal içerikler çok arkalarda kalmış. Parklarımız hep kaçamak, okul bahçelerimiz minnacık ve bomboş, sosyal salonlara hiç ihtiyacımız yok zaten. Kutu kutu pense binalar bizi yerse yine kaçar mıyız köyümüze? Zannetmem kimse kalabalıkları bırakmıyor.

Böylesine güzel bir su imkânına sahipken yetki sahiplerimizden ricamız yılda bir yapılacak su yarışları için hazırlanan Sukay gibi projeler yerine 12 ay aktifçe yaşamlarımızı sarmalayacak, turizmi canlandıracak şehir içi su alanları imarı projeleri üretmeliler. Ki insanlar Birecik’e, Halfeti’ye, Çatak’a falan kilometrelerce yol gidip suya hasretini gidermesin ki buraların da hakkını vermiş sayılmayız. Yaz başlar başlamaz da Mersin’e gençlerimiz gitmek zorunda kalmasın.

Saygılarımla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
fevzi şahin 2017-04-07 09:37:53

s.aleykum çok yerinde ve doğru şeylere parmak basmışsınız teşekkürler hocam...