banner54

"Parlamentodan çekilme gibi bir kararımız"
HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, DTK Eş Başkanları Hatip Dicle ve Selma Irmak, DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek ve HDP milletvekili Ertuğrul Kürkçü, yaşanan gelişmeler ile ilgili basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Selahattin Demirtaş, HDP'nin hem parti programında, Meclis'te ve meydanlarda Türkiye'de yönetim modelinin ne olması gerektiğini açıkça ifade ettiğini belirterek, "O da özerkliktir. Öz yönetimdir" dedi. Halkın bugün oraya koyduğu bu talebe karşı hükümetin tavrını eleştiren Demirtaş, "Hükümetin bir iç savaş görüntüsünün çok ötesine geçen işgal görüntüsü, işgal algısı uyandıran bu müdahalesine karşı partimiz çok net bir karşı tutum içindedir. HDP bütün yönetimiyle AKP hükümetinin bugün Kürt halkına karşı açmış olduğu savaşta Kürt halkının yanındadır" diye konuştu. 

"KÜRT HALKINA GELİNCE Mİ KABADAYI KESİLİYORSUNUZ?"

Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu eleştirerek şöyle dedi:

"Putin'e bir iki gün meydan okuyup sonra süt dökmüş kediye dönen Başbakan ve Cumhurbaşkanı, Musul'a asker gönderdikten sonra bir iki gün dünyaya meydan okuyup arkasından pısırık pısırık askerlerini oradan çeken Cumhurbaşkanı ve Başbakan. İsrail'e 'one minute' diye meydan okuyup dün gece 20 milyon dolara o değerleri pazarlayan Başbakan ve Cumhurbaşkanı, sıra Kürt halkına gelince mi kabadayı kesiliyorsunuz? Sıra Cizre'ye gelince mi kabadayı kesiliyorsunuz? Şimdi Cizre'de 20 PKK'lı var diye 6 General, 36 Albay, 10 bin askerle oraya operasyon yapmak mıdır kahramanlık? Bu mudur sizin temizlik operasyonu anlayışınız? Şunu bilerek ve inanarak söylüyorum. Siz ne kadar aciz, ne kadar zavallı olduğunuzu ortaya koydunuz sadece."

Selahattin Demirtaş, güvenlik güçlerinin operasyon yaptığı yerlerde korku ve panik havası değil coşku olduğunu öne sürerek, "Zaten o insanlar daha ilk günden kazandıklarından o kadar eminler ki onurlu, şerefli bir davanın savunucularıdır. Kendi toprağında özgürce, insan gibi yaşamak istiyorlar. Bu kadar" dedi. 

"HAYSİYETLİ DİRENİŞ VAR"

Kentlerin sokaklarına tankların sokulduğunu, tanklarla cami yıkıldığını öne süren Demirtaş, "Yetmiyor, akşam sizin kanallarınızda 'Hendek kazanlar cami yaktı' diye yalan haberlerinizi izliyor buradaki insanlar. Türkiye'nin yarısı size inanıyor olabilir, arkanızda olabilir. Peki diğer yarısı? Operasyon katliam yaparak buradaki insanları AKP'li mi yaptınız? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne daha da yakınlaştırdınız mı? Böyle mi oldu zannediyorsunuz? Bugün, Erdoğan ve AKP darbesine karşı haysiyetli bir direniş var" diye konuştu.

Olayın 'hendek- barikat' olmadığını, halkla birlikte direnişi büyüteceklerini söyleyen Selahattin Demirtaş, 26- 27 Aralık günlerinde Diyarbakır'da olağanüstü toplanacak Demokratik Topluk Kongresi'nde (DTK) 'özerklik ilanı' için önemli kararlar alacaklarını söyledi. Demirtaş, "Öz yönetimin, özerkliğin inşası ve içinin doldurulması ve sürecin siyasi zeminde daha güçlü şekilde ilerletilmesi için çok yoğun tartışmalar yapacağız ve önemli kararlar alacağız. Bunların hepsini de hayata geçireceğiz" dedi. Demirtaş sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz ölüm korkusunu çoktan aştık. Halkımız 7'den 70'e artık ölüm korkusunu aştı. Allah'tan başka kimseden korkusu yoktur. Bu işi ya böyle kabul edeceksiniz ve bu zulmü durduracaksınız, sokağa çıkma yasakları kalkacak, infazlar duracak, özerkliğin, öz yönetimin müzakere edildiği üçüncü gözlemci gücün masada olduğu Dolmabahçe mutabakatı üzerine tartışmanın başlayacağı sağlıklı bir müzakereye dönülecek. Bizim istediğimiz bu." 

"BAŞKA YOL GÖSTERİN GENÇLER ONU YAPSIN"

Valilerin sokağa çıkma yasağı koymakla suç işlediklerini ileri süren Selahattin Demirtaş, "Kanun dışı davranan devletin kendisi. Polis, savcı, Başbakan, Cumhurbaşkanı kanun dışı iş yapıyor. Ne Anayasa'yı tanıyorlar ne yasayı. Ne yapacak halk peki? Kusura bakmasınlar. Gençler hendek kazıyormuş, halk barikat kuruyormuş. Başka bir yol gösterin onu yapsınlar. Nereye şikayet etsinler? Kimse küçümseyerek bu darbeye karşı onurlu duruşu hiçleştirerek bu halkın tarihi mücadelesini durduracağını zannetmesin" dedi.

Selahattin Demirtaş, bir gazetecinin operasyonların sürmesi halinde HDP'nin Meclis'ten çekilip sine-i millete döneceği tartışmaları hatırlatması üzerine "Zaten milletin sinesindeyiz. Parlamentodan çekilme gibi bir kararımız yok" dedi.

HATİP DİCLE'NİN KONUŞMASI

DTK Eş Başkanı Hatip Dicle ise, çözüm sürecinin gelişimini anlatarak, bu sürecin Suriye'nin Rojava bölgesindeki gelişmeler, PYD'nin uluslararası meşruiyet kazanması, Rojava'daki iki kantonun birleşmesi ve HDP'nin seçimde aldığı sonuçlarla ilgili görüşlerini açıkladı.

Dicle, "Bir diğer konu bu savaş konsepti kuralsız, ahlaksız ve hukuksuz devam etmektedir. Türkiye’de hukuk yoktur. Bu tür durumlar en azından Meclis'in devreye sokulması gerekir. Ama hükümetin de Meclis'i devre dışı bıraktığı bir özel savaş hukuku devreye sokulmuştur" dedi.

"KAN DÖKMEK ÇARE DEĞİL, KAN KAN İLE TEMİZLENMEZ"

DTK Eş Başkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Selma Irmak da yüz yıldır Kürt sorunun çözümü için askeri yöntemlere başvurulmasını eleştirerek, "Kan dökmek çare değil, kan kan ile temizlenmez" dedi.

Kürt sorununun masada çözüleceğini belirten Irmak, "Bu savaş 30 yıldır devam etti, 30 yıl daha devam etse eninde sonunda masaya oturulacaktır. Alanlara çatışma ve kanla çözülmedi ve çözülmeyecektir. Sorun ancak masada müzakere ile çözülecektir" diye konuştu.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek de 34 belediye başkanının görevden alınmasını eleştirdi. Yüksek, "Parti üyelerimiz tutuklandı. Bu ülkede demokratik özerklik olmalı diyenleri idam cezasıyla yargılıyorsun. İnsanlar buna direnmeye başladı. İnsanlar bundan sonra sesini yükseltti. Statüsüz olmayacaktır. Onun için devletin politikalarını gözen geçirmesi ve sayın Öcalan'ın paradigması doğrultusunda bir çıkış yolu bulmaya çalışmalıdırlar" dedi.

"SİZ ANCAK KANALİZASYONUNU TEMİZLERSİNİZ"

Kendilerinin savaşı büyütmek istemediklerini, hep barışın yolunu gösterdiklerini söyleyen Selahattin Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunlar ne yapıyorlar peki? Özel harp, psikolojik savaş yetmedi, özel kuvvetleri gönderdiler. Yetmedi, jandarma özel kuvvetleri geldi. Yetmedi, kara kuvvetleri geldi. Her gün savaşı büyütecek açıklamalar yapıyorlar. Gazetelerine bir bakın. Büyük temizlik operasyonuymuş, silip süpürme operasyonuymuş. Siz kimsiniz? Siz kimi nereden süpürüyorsunuz? Siz ancak bu toprakların kanalizasyonunu temizlersiniz başka da bir şey temizleyemezsiniz. Bunu da buraya yazın, not edin. Tarihte defalarca yaşandı. Bir defa daha sizin hezimetinizi göreceğiz. AKP'nin bu darbesi Kürt halkının bendine çarpmıştır. Tuzla buz olmuştur."

Bölgede direnişin durmayacağını ileri süren Demirtaş, "Geri adım atmak bu tarihi dönemin onuruna yakışmaz. Biz kimsenin malını çalmadık. Kimsenin toprağını işgal etmedik. Kimsenin hakkını gasp etmedik. Kimsenin dilini yasaklamadık. Biz kendi toprağımızda, ana vatanımızda onurlu ve özgür bir halk olarak yaşamak istiyoruz. Bu kazanılana kadar direniş asla ama asla durmayacaktır. Ben bir kez daha bu direnişi ortaya koyan herkese partim adına teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER