Kılıçdaroğlu: Erdoğan'ı Artık Cumhurbaşkanı Olarak Görmüyoruz

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Bugün bir referandum olsa 'Hayır' oyları yüzde 60'ın üzerine çıkar" dedi.

Kılıçdaroğlu: Erdoğan'ı Artık Cumhurbaşkanı Olarak Görmüyoruz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti'ye üye olmasını eleştirerek "Tarafsız davranacaktı, halka verdiği sözü de tutmadı. Bütün bunları anlattım. Onlar meydan meydan dolaşıp 'Kılıçdaroğlu doğruları söylemiyor' dediler. Şimdi gerçek ortaya çıktı" diye konuştu. Erdoğan'ı Başbakan Binali Yıldırım ile aynı seviyede göreceklerini anlatan CHP lideri, "Cumhurbaşkanı olarak görmüyoruz artık. Bugün bir referandum olsa hayır oyları yüzde 60'ın üzerine çıkar" dedi.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları;

DENİZ GEZMİŞ'İ ANDI

"Onlar kendi ülkeleri için ve kendi insanları için çalıştılar. Bu cennet ülkede herkes huzur içinde yaşasın diye. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bize emanet ettiği ülkeyi çağdaş uygarlık düzeyine yükseltmek için mücadele ettiler ama idam edildiler. Onlar bizim gönlümüzün kahramanlarıdır. Onları saygı ile anıyoruz. Deniz Gezmiş'i ve arkadaşlarını ifade ettim."

"NASIL YARATIKLAR BUNLAR"

"Tarihte kalıcı izler bırakan komutanlar vardır, devlet adamları vardır. Bunlardan birisi de Atatürk'tür. Bütün hayatı savaş meydanlarında geçti. Filistin'de, Trablus'ta, Anadolu'nun değişik yerlerinde bir mücadele sürdürüldü. Öldüğünde bütün mal varlığını Türkiye Cumhuriyeti'ne bıraktı. Düşmanları bile onu barış ödülüne aday gösterdiler. Bu kadar değerli, kıymetli bir insan. Daha 1912 yılında Çocuk Esirgeme Kurumu'nu kurarken, sosyal devletin temellerini atıyordu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e bazı televizyon kanallarına uygulanan haksız uygulamayı sindiremiyorum. Derinliği kafalarının derinliğinden kaynaklanan onursuz insanların Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün annesini karalamalarını içime sindiremiyorum. Bunlar asla ve asla insan değildir. Onur ve şeref yoksunu olan insanlara insan denmez zaten. Oturmuşlar televizyon kanallarının başına Atatürk'ü, annesini, Afet İnan'ı kötülüyorlar. Ne söylenebilir? Nasıl yaratıklar bunlar." 

"ENGELLİLER ASLA VE ASLA SADAKA İSTEMİYORLAR"

"Engellilere de pozitif ayrımcılık sağlamak gerekiyor. Engelliler asla ve asla sadaka istemiyorlar. Engelliler, çalışmak üretmek istiyorlar. Engelliler kimseye muhtaç olmadan onurlu bir birey gibi Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşamak istiyorlar. Bunun adresi CHP." 

"FİYATLARI UÇURDULAR"

"Hani insanın onuru ve gururu dedik ya, işten bunlar isimsiz kahramanlardır. Çalışırlar ama bir iş kazasında hayatını kaybederler bu Türkiye'nin kara tablosudur. Demek ki mevcut iktidar iş güvenliğini sağlayamıyor. İş kazalarından hayatını kaybedenlerin sesi sadece ve sadece CHP'dir. Onların haklarını savunan tek parti, sadece ve sadece CHP'dir. Türkiye'yi uçuracaklardı. Bütün dünyada birinci olacaktı. Bunların havuz medyasını izlediğiniz zaman da bunlardan habersiz vatandaş, Türkiye dünyada da birinci diyordur. Vatandaşa doğru bilgiler aktarmıyorlar. Domatesi biliyorlar, etin fiyatını, çayın fiyatını biliyorlar. Ülkeyi uçuracaklar, neyi uçurdular, fiyatları."

İŞSİZLİK ORANLARI

"İktidar olanlar acaba işsizliğin ne olduğunu biliyorlar mı? Bütün kötülüklerin anası olduğunu biliyorlar mı? Emin olun haberleri bile yoktur. Ankara'da oturan beylerin çocukları iş aramıyor. Sanıyorlar ki bütün gençler öyle. Bu yılın ilk 2 ayında 139 bin 576 kişi bireysel kredi borcunu ödeyemedi bankalara. Sadece ilk 2 ayda. Bu çerçeveden baktığımızda ekonominin durumu parlak değil." 

"YSK'DAKİ ÇETE BÜTÜN MİLLETE KUMPAS KURDU"

"Türkiye'nin durumu da parlak değil. Liyakat sona erdi. Ya bir partiye mensup olacaksınız, ya bir cemaate mensup olacaksınız bir yerlere gelebilmek için. İnsanlar sandığa gittiler, oylarını kullandılar, vatandaş görevini yaptı. Hayır çıktığını görünce YSK'daki çete bütün millete kumpas kurdu. Ben onlara çete dedim diye suç duyurusunda bulunmuşlar. Kim olursanız olun, nereden gelirseniz gelin, yetkiniz ne olursa olsun bunun hesabını size soracağım. Kendisini TBMM'nin üstünde gören kişiye hakim denmez, onurlarını satan hakime hakim denmez. Şerefini satan insana hakim denmez. Kanunun açık hükmünü çiğneyeceksiniz ve biz ses çıkarmayacağız. Gerdan kıracaksınız, iki büklüm eğileceksiniz. İki büklüm eğilen adama hakim denmez, onursuz adam denir."

"YSK'DAKİ ÇETE ORDUSUNU YARGININ BÜTÜN AŞAMALARINA TAŞIMAK İSTİYORLAR"

"Bir grup insan bir araya geldiniz, tam kanunsuzluğu yaptınız sizden daha iyi çete mi olur. Örnek ise; YSK. Çete. YSK'daki çete ordusunu yargının bütün aşamalarına taşımak istiyorlar. Bir hakim, savcı, diyelim ki seçime girdi herhangi bir partiden. Görevinden istifa eder ve seçime girer. Hakim, savcı istifa edip seçime giderse görevine geri dönemez. Çünkü hakimin siyasi kimliği ortaya çıkar. Adalet dağıtamaz, güven veremez. Bu nedenle yasa bu önlemi alır." 

"İKTİDAR PARTİSİNİN MENSUPLARI HAKİM, SAVCI OLARAK ATANIYORLAR"

"Yapılan sınavlarda ve atamalarda farklı bir atama görüyoruz. İktidar partisinin mensupları hakim, savcı olarak atanıyorlar. 7 Haziran seçimlerinde AKP Adana Milletvekili adayı, İstanbul Millletvekili adayı, Adıyaman Milletvekili adayı, Nevşehir Milletvekili adayı, bunları getirip hakim yapacaklar. Bir partinin kimliğini taşıyıp, onu getiriyoruz, hakim yapıyoruz. HSYK'ya seslenmek istiyorum. Siz yargının itibarını korumak istiyorsanız  ve her biriniz onurlu bir görev yapıyor ve düşünüyorsanız bu tabloya izin vermemeniz lazım. Yargı siyasetten arındırılmalı. Adalet dağıtamaz. Toplumun temeli adalettir. Ankara'daki beylerin istediği olur, vatandaşın değil."

"AYNI POZİSYONDA OLANLAR NEDEN TAHLİYE EDİLMİYOR?"

(İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı'nın tahliyesi) "Bizi diğerlerinden farklı kılan eşitlikçi tavrımızdır. Bir kişi hapisteyse, sağlık sorunu varsa, kimliğine bakmaksınız eğer tahliye edilmesi gerekiyorsa tahliye edilmelidir. Kimliğine bakar kararı ona göre verirse o hakim hakim değildir. İstanbul Büyükşehir Belediye başkanımızın bir yakını hasta diye doktordan bir rapor ve tahliye edildi. 'Niçin tahliye edildi?' diye sormuyorum. Aynı pozisyona olanlar neden tahliye edilmiyor? Onu soruyorum ben. Şu an cezaevlerinde ağır hastalığı olan 841 kişi bekliyor. Neden bunlar için geçerli değil."

"Fatih Hilmioğlu. Bir kumpas sonucu aylarca içeride kaldı. Doktor raporu vardı ama talimat gelmediği için hakimler de korktukları için gereğini yapamadılar. Anayasa Mahkemesi tahliyesine karar verdi. Hilmioğlu, "Cezaevinde hasta tutuklulara yapılan muamele aslında cinayettir" dedi."

"Tek adam 'Bırakın' diyor, bırakıyorlar; 'Tutuklayın' diyor tutukluyorlar. Tek adama bakan bütün yargıçlara sesleniyorum; siz yargıç değilsiniz. Yargıda adamına göre muamele yapılır mı, böyle bir şey olabilir mi? Sağlık sorunu varsa, tahliye edilmesi gerekiyorsa tahliye edeceksin."  

"ERDOĞAN'I CUMHURBAŞKANI OLARAK GÖRMÜYORUZ"

"Çürüyen bir devlet yapısıyla karşı karşıyayız. Bir kişi devleti istediği gibi babasının çiftliği gibi yönetiyor. Böyle bir devlet olamaz. Bu bir kişi TBMM'de yemin etti, büyük Türk milleti önünde tarafsız davranacağına dair namusu ve şerefi üzerine ant içti. Ben meydanlarda 'Biz tarafsız bir cumhurbaşkanı istiyoruz' diyordum. Gitti, partiye üyelik kaydını yaptı. Tarafsızlığından söz edilebilir mi? Bir partinin üyesi. Tarafsız davranacaktı, halka verdiği sözü de tutmadı. Bütün bunları anlattım. Onlar meydan meydan dolaşıp 'Kılıçdaroğlu doğruları söylemiyor' dediler. Şimdi gerçek ortaya çıktı. Partinin genel başkanı olacak, o da böyle her salı günü konuşacak, diğer günler de yetmiyormuş gibi. Binali Bey nasılsa o da bizim için öyle artık. Cumhurbaşkanı olarak görmüyoruz artık. Bugün bir referandum olsa hayır oyları yüzde 60'ın üzerine çıkar. Bütün yalanları bir bir ortaya çıktı."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER