04 Aralık 2017 Pazartesi 23:39
Hükümetten Kılıçdaroğlu'na: Kendi Yalancılığını İspat Eden Başka Bir Siyasetçi Yok

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Bakanlar Kurulu sonrası açıklamalarda bulundu.

İşte Bozdağ'ın açıklamalarından satır başları:
Her türlü para transferi de bu maksatla yapılabilir. Türkiye'de bu alanda herhangi bir sınırlama söz konusu olmamıştır, bundan sonra da sınırlama söz konusu olmayacaktır. Cumhurbaşkanımızın herhangi bir talimatı olmamıştır. Cumhurbaşkanımızın dikkat çektiği husus sadece kendi ülkesine güvenmediği için sermayesini başka yerlere aktarmak isteyenlere yönelik bir sitem olduğunu ifade etti. İş adamlarımız küresel finans sistemine dahil bir şekilde faaliyetlerini öyle devam ettireceklerdir. Bunların teminatı bizim yasalarımız, anayasalarımız, bankacılık sistemimiz ve hükümetimizdir. Türkiye'de serbest piyasa ekonomisi vardır.

SİYASET TARİHİNDE BAŞKA ÖRNEĞİ YOK
CHP'nin yarın açıklayacağı belge, kağıt parçası, yeni bombalar nedir bilmiyorum. Kılıçdaroğlu üst üste ekranlar önünde bir iddiada bulundu. Man Adası var, 1 sterlinlik şirketler var. Cumhurbaşkanının akrabası, ailesi para transfer ettiği iddialarında bulundu. İspat olarak da dekontları gösterdi. Sayın Cumhurbaşkanımız benim ve yakınlarımın para göndermesi söz konusu değildir, siyaseti ve Cumhurbaşkanlığını ispat edersen bırakırım dedi. CHP, Cumhurbaşkanımızı Cumhurbaşkanlığından indirmek için terör örgütleri ile aynı hedefe koşma konusunda çalışma içerisinde. Türkiye karşıtları ile işbirliği çok açık. Eline altın bir fırsat vermiş oldu sayın Cumhurbaşkanımız. İsim isim saydı, onun üzerine avukatlar açıklama yaptı ve Cumhurbaşkanımızın açıklamaları ortada. Yurt dışına giden tek kuruş para yoktur. Kağıt parçaları da sahtedir. Bir banko görevlisinin bile bilebileceği bir şeyi, öğrenmesi gereken Kılıçdaroğlu bunu yapmıyor. İncelediğimizde şunu gördük, burada sayın Cumhurbaşkanımızın ve ailesinden herhangi bir kimsenin Man Adası'nda bir şirkete tek bir kuruş para göndermediğini bu dekontlar ispat etmektedir. Dışarıya, Cumhurbaşkanının ailesinden şunlar ve yakınlarından şunlar şu kadar para havale ettiler iddia ediyor. Havale edilen para yok, dışarı aktarılan para kesinlikle söz konusu değil. Bu dekontlar sayın Kılıçdaroğlu'nun müfteriliğini kesinlikle ispat etmiştir. Yalancı olduğunu ispat eden kanıtlardır. Herhalde dünya siyaset tarihinde kendi salladığı belgelerle kendi yalancılığını ispat eden başka bir siyasetçi yoktur. Hiçbir tartışma burada yok.

ALÇAK KİM, MÜFTERİ KİM, YALANCI KİM?
Onun için bizim Kılıçdaroğlu'ndan beklediğimiz şu. Onurlu davranmak. Ben de buradan soruyorum. Gösterdiğin dekontlar sizin müfteriliğinizi ispat eden belge olduğu ortaya çıktı. Sayın Kılıçdaroğlu, söyler misin? Alçak kim, müfteri kim, yalancı kim? Bunu net bir şekilde ifade etmesi lazım. Onurlu bir insan gibi yapması gereken CHP Genel Başkanlığı'ndan istifa etmektir. İstifa etmeye davet ediyorum. İstifa etmeyeceğini bilerek davet ediyorum. Sizi göreve getiren baronlar, FETÖ'cüler sizin gitmenize karar vermişler. Baronlar artık Kılıçdaroğlu'nun gitmesini istiyorlar. Karanlık güçler Kılıçdaroğlu'nun son kullanma tarihinin dolduğuna karar vermişler. Yarın da başka belge açıklayacağını söylüyor. Ben de merakla bekliyorum. Hangi yalancılığını ortaya koyacak, hep beraber göreceğiz. Kılıçdaroğlu elinde patlayan Man Adası'nın bombalarından sonra konuyu değiştirip yeni bombalar ortaya koyarak başka tartışma ile günü kurtarmaya çalışacaktır. Yalan üzerine kurulan siyasetin CHP'ye de Kılıçdaroğlu'na da faydası yoktur.

KUDÜS'LE İLGİLİ YOĞUN HABERLER VAR
Kudüs'le ilgili son günlerde çok yoğun haberler var. Kudüs'ün İsrail'in başkenti yapılması hususunda adım atılacağına ilişkin iddialar dolaşıyor. Kudüs'ün statüsü bellidir. Kudüs'ün statüsünü korumak, bölgedeki huzur ve barışı korumak bakımından tarihi öneme sahiptir. Kudüs'ün uluslararası anlaşmalarla koruma altına alınan statüsü kaldırılarak başka adımlar atılırsa büyük bir felaket olur. Bölgede yeni çatışmalara, kavgalar yol açar. Hiç ön göremediğimiz, ne zaman biteceğini bilemediğimiz olayların ortaya çıkmasına yol açabilir. İsrail'e, başka ülkelere, bölgeye faydası yoktur. Bu adımı atmak bölgeyi yeni bir felakete sürüklemek için yeni kapılar açmaktan başka bir işe yaramaz. Türkiye, Kudüs'ün bu anlaşmalar çerçevesindeki statüsünün korunmasını hep müdafaaa etmiştir. 1967 sınırları dahilinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti kurulmasının son derece önemli olduğunu hep ifade ettik. Türkiye bu politikasından sapmış değildir. Türkiye gelişmeleri takip etmektedir, edecektir.

OPERASYONDA TEREDDÜT EDİLMEYECEK
Suriye'deki her hadise Türkiye'nin ulusal güvenliğiyle doğrudan ilgilidir. Türkiye çatışmaların sona ermesi barış ortamının tesis edilmesi Suriye'nin toprak bütünlüğünü koruyacak barış tesisine önem vermektedir. Bunu yaparken meşru olan bütün çevrelerle birlikte yapılmasını önemsemektedir. Terör örgütlerinin muhatap kabul edilmesini reddediyoruz. Afrin'de PYD/YPG teröristlerini yer aldığını biliyoruz. Buradan yönelecek her türlü saldırıya karşılık verilmektedir. Bundan sonra da tereddüt edilmeyecektir.

KILIÇDAROĞLU'NUN DURUŞU YERLİ VE MİLLİ DEĞİLDİR
Kılıçdaroğlu'nun ilk parlatılmaya çalışıldığı Almanya'daki Deniz Feneri davasıdır. Şimdi ABD'deki bir dava devam ediyor. Görülmeye başladığı hafta eş zamanlı şekilde Cumhurbaşkanımız ve ailesi hakkında itibar suikastına teşebbüs etti Kılıçdaroğlu. Buradan şunu demesini beklerdim, hiçbir ülke Türkiye hakkında yargı yoluyla karar veremez. Türkiye'nin çıkarları konusunda hiçbir ülkenin takdit yetkisi yoktur. Sayın Kılıçdaroğlu'nun duruşu yerli ve milli değildir. Zarrab hadisesi 17-25 Aralık'ta FETÖ terör örgütünün yargı darbe teşebbüsünün bir parçasını oluşturmaktadır. Türkiye bu konuyu araştırdı. Hem yargı yoluyla hem yasama denetimi yoluyla. Zarrab ile ilgili konunun üzeri örtülmedi. Gerekli soruşturmalar yapıldı. Şu anda New York'ta devam eden davanın yargıcı 17-25 Aralık sürecinde Türkiye'ye karşı açıklamalarda bulunmuş ve FETÖ'nün sözcülüğünü yapmış bir kişidir.
Bilirkişi de FETÖ'cü, tanık da FETÖ'cü, yargılamayı yapan hakim FETÖ organizasyonuna katılan bir kişi. Burada devam eden dava FETÖ, ABD yargısı işbirliğinde 17-25 Aralık sürecinde Türkiye'de başarılamayanın ABD'de tekrarlanmasından başka bir şey değildir. Türkiye İran ile ticaretini uluslararası hukuka uygun yapmıştır. Türkiye hakkında herhangi bir ülkenin yargılama yapması ve mahkumiyet kararı vermesi mümkün değildir. Türkiye bu hadiseleri yakından takip etmektedir. Buradan çıkacak bir kararın bizim açımızdan bir kıymeti yoktur. Böyle bir yargılamadan biz adalet beklemiyoruz. Türkiye'yi suçlamak için büyük bir çaba var. Rıza Zarrab'ın üzerine kurulan baskı ve ceza tehdidi ile yaptırılan iftiralar var. Bunlar bir komplonun ortaya konmasından ibarettir.

TAŞERON KONUSU ELİ KULAĞINDA
Taşeron konusu eli kulağında dersek yanlış olmaz. Çalışmalar tamamlanmış durumda. Bu hafta Bakanlar Kurulu'na gelmedi ama önümüzdeki Bakanlar Kurulu'na gelebilir. Bütçe görüşmelerinden sonra parlamentoya gelecek. Yasa çıkmadan parlamentoya ara verilmeyecek.

.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
halil 2017-12-05 09:50:19

EEEEE BOŞUNA DEMEMİŞLER ESKİLER YAVUZ HIRSIZ EV SAHİBİNİ BASTIRIR DİYE