banner54

Hendek ve tank çözüm değil, çözüm meclis…

Umut DELİ

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Şanlıurfa il kongresine katılan Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, hendeklerin kazıldığı, sokağa çıkma yasağının uygulandığı bölgelerde tankların ve hendeklerin çözüm olmadığını ifade ederek Salı günü yapılacak olan Meclis görüşmelerinde yeni bir masada toplanıp beyaz bir sayfa açılması gerektiğini söyledi.

CENAZELER İÇİN BİZİ ARIYORLAR

 Doğal yollar ile hayatlarını kaybedenlerin cenazelerinin yerde kaldığını bu nedenle bölgeden sık sık telefon aldığını belirten Tanrıkulu şunları söyledi.“ Gerçekten zor bir dönemden geçiyoruz, Türkiye yakın tarihinin en derin krizini yaşıyor. Hem içerdeki meselelerden dolayı en derin krizini yaşıyoruz hem de dış politikalarla komşularımızla olan ilişkiler bakımında da yakın tarihimizin en derin krizlerinden birini yaşıyoruz. Bu güne nasıl geldik? İşte yanı başımızda Şırnak, Diyarbakır, Hakkari. Şimdi arkadaşlarım gördüler, sabah 8-9’dan buyana belki 100 telefona cevap verdim. Yurttaşlarımızın ölüleri evlerinde defin için bizleri aramak zorunda kalıyorlar. Doğal nedenler ile ölmüşler ama bizde cenaze yerde kalmaz bin yıllık geleneğimizde böyle. Ama cenazelerimizin yerde kaldığı, dışarı çıkamadığımız, çok ağır koşullardan geçiyoruz.” Dedi.

ANCAK İNSAN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ HAKİM YOKSUN KILAR

14 gün sokağa çıkma yasağı ile insanların hak ve özgürlüğünün elinden alındığını ve bunu da ancak hakim uygun görürse karar verebileceğini aktaran Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu: “ Hepimizin tanıklığıdır, sükûnetin hoşluklarını bu bölgede beraber yaşadık, olağan üstü hali beraber yaşadık, ben o dönemlerde avukatlıkta yaptım. Ama bu kadar çok ağır koşulların demokrasi adı altında yaşandığı başka bir döneme tanıklık etmedim. Darbe döneminde bile sokağa çıkma yasakları bu kadar ağır değildi, bu kadar çok insani dram yaşanmamıştı ve bu kadar çok ağır inşan hakları tablosu oluşmamıştı. Günlerce 14 gün sokağa çıkma yasağı var, 14 gün düşünün bir insan bir saat bile özgürlüğünden ancak hakim kararı ile yoksun kalabilir bir hakim ancak karar verir.  Ama kaymakamlar, Valiler yasalarda kendilerine verilmeyen yetkiler ile bir kenti 100 Bin nüfusu, 150 Bin nüfusu tutukluyor ve hapis edildiğini ifade etti.

BİZ DEMİŞTİK KELİMESİNİ HAYATTA SEVMEM

Gerçekleşen seçimlerin ardından AK Parti hükümetini suçlu bulan Tanrıkulu: “ Bu noktaya geldik, nasıl geldik? İşte 7 Hazirandan buyana aşağı yukarı biliyorsunuz, ikaz etmiştik. Ben şahsım adına hep şunu söylerim, “biz demiştik kelimesini hayatta sevmem“ kimsenin bu cümleyi kurmasını da istemem gerçekten ama maalesef söylemek durumdayız. Evet, Türkiye’nin Kürt meselesini Adalet ve Kalkınma Partisi icat etmedi, onlar icat etmedi 13 yıldır iktidardalar.  Ama bugün yakın tarihin en derin krizini onlar icat ettiler, onlar bu noktaya getirdiler. Ellerinde büyük fırsatlar olmasına rağmen, çözüm için fırsatlar olmasına rağmen ve ana muhalefet CHP olarak çözüm konusunda her koşulda destek vereceğimizi ifade etmemize rağmen bugün bu noktaya getirdiler” diye konuştu.

DARBE DÖNEMLERİNİN AYNISI YAŞANIYOR

Türkiye’nin içinde bulunduğu çatışma ortamı ve olumsuzluklar nedeniyle Darbe döneminin  yeniden yaşatılmaya çalıştığının altını çizen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu: “ Şimdi yeniden darbecilerin dilini kullanıyorlar. Temizleyeceğiz, süpüreceğiz, yok edeceğiz bu kavramlar sizden uzak mı? Kimlerden duymuştunuz bunları? Darbe dönemlerinde, aynı üslup aynı zihniyet, aynı derin devlet mantığı aynı. Derin devlet mantığı, derin devleti temizlemeye geldiler fakat şimdi aynı derin devleti kendileri kurdular. 7 Haziranda bir tablo oluştu Adalet ve Kalkınma Partisi tek başına çoğunluğunu yitirdi. Sayın Erdoğan Başkan olamayacağını aşağı yukarı hissetti ve bize ölümü göstererek bize sıkmayı razı ettiler 1 Kasım’da.

63 SORU ÖNERGESİNE CEVAP VERMEDİLER

IŞİD terör örgütü ve Suriye konusunda 63 soru önergesi Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM)ye verdiğini belirten Tanrıkulu: “ Korkuyla ve ölümle hepimiz biliyoruz yanı başımızda Suruç’ta, 5 Haziran’da Diyarbakır’da, 10 Ekim’de Ankara’da katliam yaptılar ve katliam yapacaklarını ilan ettiler. Göz yumdular, Urfa’dan söylüyorum eğer duyuyorsa beni Başbakan Parlamento da söyledim 3 gün önce. 63 tane soru önergesi verdim IŞİD konusunda ve Suriye konusunda ama 1 tanesine cevap vermediler. Esad rejimi nedeniyle Esad orda iken Esad’ın yaptığı insan ihlallerine, Suriyeli yurttaşlara yaptığı insan ihlallerine en fazla bir karşı çıktık. Ama onunla kol kola girmedik, fakat Esad rejimi nedeniyle IŞİD’e göz yuman, görmezden gelen bir tutum izlediler ve Suriye meselesini getirip bizim meselemiz haline dönüştürdüler. Urfa’da, 300 bin Suriyeli mülteci var, evet onlar bizim başımızın tacıdır insani nedenler ile gelmiştir onlara her türlü dostluğu göstereceğiz, her türlü yaklaşım içerisinde olacağız ama Suriye neden bu hale geldi, Suriye’de bağlantılı Türkiye’nin Kürt meselesi neden bu hale geldi bunun hesabını soracağız, sormalıyız” dedi.

KÜRSÜLER BİR NEVİ HESAP SORMA YERİDİR

Kürsülerin çok önemli olduğunu da sözlerine ekleyen Tanrıkulu: “  Bu kürsüler çok önemlidir, bu kongreler çok önemlidir hesap sorma yeri aynı zamanda. Türkiye’yi bu berbat noktaya getirdiler, 1984’ten buyana Türkiye’nin Kürt meselesi 80 öncesi de var Kürt meselesinin nereden kaynaklandığını, nereye geldiğini ve nerelere indiğini aşağı yukarı biliyorum. CHP olarak bundan emin olabilirsiniz ki gerçekten 2011’den 2015 yılına kadar üzerimize ne düşüyorsa yaptık. Parlamentoda Türkiye’de bu meselenin çözüm noktasında hangi yasa önergesi gerekiyorsa tümünü verdiklerini ifade etti.

3 EKSEN İLE KÜRT SORUNU ÇÖZÜMÜ SUNDUK

Türkiye’nin Kürt sorununun çözümü için 3 eksen sunduklarını belirten Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu: “ Biz Türkiye’nin Kürt meselesine üç eksenli baktık, bir içerik meselesi, yani demokrasi eksikliğini nasıl gidereceğiz, ana yasada, yasalarda ve diğer mevzuatlarda. Bunu nasıl yapacağız? Bununla ilgili olarak yaklaşık 50’ye yakın kanun teklifi verdik, 1 tanesi yasallaşmadı hep önümüze ret geldi. İkinci ekseni Türkiye’nin Kürt meselesinin yöntem meselesi yani biz silahı, şiddetti, çatışmayı Türkiye’nin Kürt meselesinde yöntem olmaktan nasıl çıkaracağız, yani çatışmayı nasıl sonlandıracağız, silahsızlandırmayı nasıl sağlayacağız, bir daha Türkiye’nin Kürt meselesinde silah ve şiddet kullanılmayacak yöntem meselesi. Üçüncüsü ise sorunun ekonomik, sosyal ve travma boyutu, bütün bu konularda en esaslı çalışmayı biz yaptık ve şimdi önerdiğimiz yöntem bunu HDP’li dostlarımıza da söyledik, bakın yanlış yapıyorsunuz dedik, siz Erdoğan’a güveniyorsunuz evet çatışma çözümlerinde siyasi aktörlerin rolü önemlidir bunu inkar etmiyoruz ama sadece siyasi aktörlere bağlı süreç her zaman başarısız olmaya mahkumdur dedik. O nedenle Erdoğan’a güvenmeyin, gelin parlamentoda bu işi güvence altına alalım dedik, hayır biz güveniyoruz dediler. Ne oldu? 7 Haziran’dan sonra Erdoğan e ben size bu kadar iyilik yaptım tırnak içerisinde siz bana bunu yaptınız değil mi, masayı da devirdi ve bugün yakın tarihte görmediğimiz kadar yıkım yaşıyoruz. Şimdi yine 7 Haziran’dan sonra hem AKP hem HDP CHP’nin önerdiği doğruydu biz doğru değerlendiremedik.

BU YIKIMIN SONU YOKTUR

Türkiye’nin birçok bölgesinde yaşanan çatışmaların sonu olmadığını da hatırlatan Tanrıkulu: “ Açıklamalara bakın hem HDP kanadından gelen açıklamalara bakın, hem de Cumhurbaşkanı, Başbakanın dediğine bakın. O nedenle buradan bir kez daha sesleniyorum, bu yıkımın sonu yoktur, bizler bugüne kadar yıkımla ölümle boyun eğmedik, bundan sonrada eğmeyiz hiç kimsenin endişesi olmasın. Hendekle barikatla Türkiye’nin Kürt meselesi çözülmez ama tankla, topla, 10 Bin askerle de çözülmez daha da derinleşir” diye konuştu.

TOP, TANK, HENDEK İLE ÇÖZÜM OLUNMAZ…

Çatışma bölgelerinde top, tank ve hendek ile barış olmayacağını da aktaran Tandırkulu, TBMM’de yeni bir sayfa açılması için çağrıda bulunarak şunları söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu: “Bu nedenle ifade ediyoruz 3. Yol mümkündür hendeğinde, barikatında, top’un da, tankın ’da karşısında 3. Yol mümkündür. Oda parlamentoda diyalog içerisinde bir birimizi anlayarak başlatacağımız bir masadır, bir diyalog sürecidir. Biz buna hazırız yöntemi önermişiz, Urfa’dan sesleniyorum eğer gerçekten barış istiyorsanız eşitlik içerisinde, kardeşlik içerisinde bir arada yaşayacaksak eğer parlamento yarından itibaren göreve başlamalıdır. Salı günü gündem var tek gündemimiz bu olsun başka bir şey olmasın. Sokağa çıkma yasaklarını kaldıralım, Tanklara, toplara da son verelim, barikat ve hendeklere son verelim ve yeni bir süreci bir beyaz sayfa açarak neyse hangi yaralar açılmışsa, hangi acılar yaşanmışsa onları telafi edecek bir şekilde yeni bir süreci başlatalım. Biz buna hazırız, bu kadar kendimize güveniyoruz” ifadelerini kullandı.

 

       

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER