banner54

Çatışma ortamı devam ederse....

Umut DELİ

Bazı illerde yaşanan çatışma ortamlarının son bulmaması halinde hükümete seslenen HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir, "Çok önem arz eden bir konu daha var, eğer bu atmosfer böyle devam ederse bunun bir diğer adımı aynı parlamento çatısı altında bulunamamayı beraberinde getirecektir " dedi.
Baydemir: "Çok önem arz eden bir konu daha var, eğer bu atmosfer böyle devam ederse bunun bir diğer adımı aynı parlamento çatısı altında bulunamamayı beraberinde getirecektir. Aynı parlamento çatısı altında bulunamamanın bir sonraki adımı, aynı ülke içerisinde de yaşayamayacağını getirmektedir. Bu tehlikeli, bu faşist politikadan Ankara’nın biran önce vaz geçmesi lazım" Dedi.

Hakların Demokratik Partisi (HDP)'nin düzenlediği "Yarını bugünden kuruyoruz" konferansında HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir yaptığı konuşmada Şırnak olaylarını anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı.

Öğretmenler evi toplantı salonunda gerçekleşen konferansa HDP Şanlıurfa İl Eş Başkanları Sevda Çelik Özbingöl, Rıdvan Yavuz, HDP Milletvekili Osman Baydemir, DBP İl Eş Başkanı Leyla Coşkun, HDP eski Milletvekili Ziya Çalışkan, sendika üyeleri, partililer ve davetliler katıldı.

Yaklaşık bir haftadır Şırnak’ta bulunan ve Şırnak’ta yaşanan olayları anlatarak göz yaşlarına hakim olamayan HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir: “ Öyle bir şehirde yaşıyoruz ki, Evliyalar, enbiyalar, Peygamberler şehri. Öyle bir şehirde yaşıyoruz ki Halil İbrahim Şehri, bu şehrin mayası zalime, zalimin zulmüne boyun eğmemiştir. Öyle bir şehirdir ki, ucunda yanma olsa dahi zalime sen zalimsin, münafıka sen münafıksın diyen bir şehirde yaşıyoruz. Aradan binyıllar geçti, aradan on bin yıllar geçti maalesef nemrudilerin ruhu, nemrudilerin felsefesi, başka maskeler altında halen meşruiyetini sürdürüyor bu kadim coğrafya. Öncelikle konferansımızın bu noktada kürdistan coğrafyasında Kürt halkına dayatılan bu kırım politikalarının, faşist politikaların ortadan kaldırılacağı onurlu bir barışın tesis edileceği sürece katkı sunması temennisinde bulunuyorum” dedi.

“ÖCALAN BUGÜNLERE İŞARET ETMİŞTİ!”

Birçok ilde yaşanan olayların daha önceden Abdullah Öcalan tarafından belirtildiğini dile getiren Baydemir: “HDP projesi bugün orta doğu coğrafyasının tümünü yakıp kavuran mezhepler arasındaki çatışmayı, etnik kimlikler arasındaki çatışmayı, şehirlerin, kasabaların, kültürel mirasların yakılıp yıkılması sürecine dur demenin engel olmanın felsefesi projesinin ta kendisidir. Bundan 3 yıl önce, 4 yıl önce bu projenin sahibi ve barış elçisi Sayın Öcalan, bugünlere işaret etmişti. Orda doğu coğrafyasının böylesine bir vahşeti, böylesine bir kıyım sürecini yaşayabileceğini ön görmüştü, bunun önünde bir engel teşkil etme adına orta doğu coğrafyasının bütün kadim illerini, kadim kültürlerini, kadim etnik kimliklerini farklılıklarını aynı çatı altında toplama, bir birini tanıma, bir birini ret etmeme üzerine yeni bir yaşam, yeni bir duruş mümkündü ispatı idi HDP” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN HDP’LEŞMESİNDEN KORKTULAR”

7 Haziran’dan sonra Türkiye’de HDP’nin büyüdüğünü ve bu nedenle HDP’den korkulduğunu sözlerin ekleyen HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir: “Bu proje Anadolu Mezopotamya halkları tarafından 7 Haziran’da kabul görüldü. Halklarımız, Araplar, Kürtler, Türkler, Emekçiler, Dindarlar, Demokratlar, Liberaller, halkımız, halklarımız birlikte yaşam arzusunu en görkemli bir şekilde bütün olanaksızlara rağmen yüreğinin kapısını açtı. Maalesef Türkiye’nin HDP’leşmesi süreci, Türkiye’nin HDP’ye kapısını açması 70 yıldır, 80 yıldır bu coğrafyayı çoraklaştıran, tekleştiren, tek bir etnik kimliğe, tek bir şahısın yönetimine tabi kılmak isteyen anlayış, Türkiye’nin HDP’leşmesinden korktu. Türkiye’nin HDP’leşmesinden korkanlar bir kez daha tek başına iktidar olma uğruna bu coğrafyayı ateşin içerisine attılar. Bu coğrafyanın insanlarını katliamın eşiğine ittiler. İşte bugün yaşadığımız katliamların nedenlerinden bir tanesi de AKP darbe pratiğinin tek başına ülkede iktidar olma hırsı, iktidar olma arzusudur. Şüphesiz ki bir diğer neden de 70 yıldır, 80 yıldır, 90 yıldır, bu Devletin Ankara’da değişmeyen Kürt düşmanlığı politikasıdır. CHP’de, MHP’de, DYP’de, ANAP’ta, AKP’de, hükümet kim olursa olsun bu coğrafyada Kürtlere dahil, Kürdistan’a dahil devlet politikası düşmanlıktır, yok etmedir, baskı altına almadır, asimle etmektir, kendisine köle etmektir” dedi.

“KÜRT STATÜ SAHİBİ OLMASIN DİYE HARİTALAR ÇİZİLDİ”

1920 yıllarında Kürt halkına sorulmadan harita çizildiğini söyleyen Baydemir, konuşmalarını şöyle sürdürdü. Baydemir “Orda doğu coğrafyasında yeni bir gelişme yaşanmaktadır, o da 1920 yılların Kürt halkına, Kürdistan halklarına sorulmadan sınırlar çizilmiştir. 1920’lerin çizilen sınırları orta doğu coğrafyasında bütün halklarımıza, inançlarımıza barışı değil, esareti getirdi. Barışı değil, mezhepler arası etnik kimlikler arası savaşı ve çatışmayı getirdi. 1920’lerin harita oluşturucuları, 1920’lerin mimarları Kürdistan coğrafyasını dört parçaya bölerken Kürt halkına sormadılar. Bize demediler, siz nasıl yaşamak istiyorsunuz? Şimdi orta doğu coğrafyasında bir kez daha sınırlar belli oluyor, tam bu noktada Kürt halkı Rojova’da statüsünü istedi. Arap halkıyla birlikte, oradaki bütün etnik kimlikler ve bütün yaşayanlar ile birlikte kendi coğrafyasında barış içerisinde kendi statüsünün inşa etme çabasını ortaya koydu. İşte bu devlet bir kez daha Kürtler komşum olmasın, Kürtler statü sahibi olmasın, ne olursa olsun anlayışıyla barbarlık örgütü IŞİD’in yanında yer alındığını belirtti.

HEM AĞLADI, HEMDE AĞLATTI!

Şırnak’ta yaşadığı olayları anlatırken göz yaşlarına hakim olamayan HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir: “Kardeşlerim, bir hafta sizler adına, sizlerin barış duygusu adına, sizlerin zulme boyun eğmeyeceğiz talebiniz ve duruşunuz adına Şırnak’ta idim. Morglar morgların kapasitesi katledilen cenazeleri kaldırmıyor. 60 yaşındaki, 70 yaşındaki, 86 yaşındaki, 3 yaşındaki, henüz anne karnındaki bebek katlediliyor. 19 gündür, 20 gündür Cizre, çocuklar, yaşlılar, kadınlar top atışlarıyla dövülüyor. Tanklar ile dövülüyor, sokağa çıkma yasağını bir kenara bırakın pencerenin kenarına çıkan insanlar katlediliyor. Sağlık emekçisi kan kaybeden bir yaralı kadını sokaktan çıkarıp hastaneye götürmek isterken faşistler tarafından katlediliyor. Çıkıp bizden teslim olmamızı istiyorlar, çıkıp bizden boyun eğmemizi istiyorlar. Ey Urfa halkımız, 7’den 70’e şahit ol, ey Kürdistan halkları 7’den 70’e şahit ol, ey dünya halkları 7’den 701’e şahit olun ve tarihe not düşün. Bu faşist devlete teslim olan namerttir, asla ve kata teslim olmayacağız, asla boyun eğmeyeceğiz” dedi.

 “BU ATEŞE SU DÖKMENİN ÇABASINI GÖSTERMEK LAZIM”

Çatışma ortamlarının yerine ateşe su dökülmesi gerektiğini sözlerine ekleyen HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir: “Dolayısıyla ilk önce yapmamız gereken buna karşı durmaktır, bu ateşe su dökmenin çabası içerisinde olmaktır. Hiç kimsenim şüphesi olmasın, susmak, boyun eğmek zalimin suçuna ortak olmaktır. Asla ve kata zalimin zulmüne karşı susmayacağız, boynumuzu eğmeyeceğiz ve katile sen katilsin demeye devam edeceğiz. Zalime sen zalimsin demeye, diktatöre sen diktatörsün demeye devam edeceğiz.  Çok önem arz eden bir konu daha var, eğer bu atmosfer böyle devam ederse bunun bir diğer adımı aynı parlamento çatısı altında bulunamamayı beraberinde getirecektir. Aynı parlamento çatısı altında bulunamamanın bir sonraki adımı, aynı ülke içerisinde de yaşayamayacağını getirmektedir. Bu tehlikeli, bu faşist politikadan Ankara’nın biran önce vaz geçmesi lazım” olduğunu söyledi.

“BİZİN İÇİ EN BÜYÜK ÖLÜM, ÇOCUK TABUTUNU TAŞIMAKTIR”

Dokunulmazlık olaylarına ilişkin de konuşan Baydemir: “ Ne diyor Sayın Cumhurbaşkanı? HDP’nin dokunulmazlığını kaldıracaklarmış. Hırsızın yalancıların, dolandırıcının dokunulmazlığı var. Eğer 550 parlamenter içeri sinde bugün dokunulmazlığı olmayan varsa oda 59 Milletvekilinin ta kendisidir. Ben sorarım size, gaz bombasına maruz kalmayan HDP Milletvekili var mı? Dövülüp sövülmeyen Milletvekili var mı? Hakarete uğramayan Milletvekili var mı? Sayın Cumhurbaşkanı, sen bizim dokunulmazlığımızın kalkmasıyla tehdit edemezsin. Biz zaten her gün sokakta, her gün meydanlarda, zaten senin öldürmekle yetkilendirdiğin, görevlendirdiğin insanlar tarafından zaten tehdit ediliyoruz. Bizim için en büyük ölüm nedir biliyor musunuz? İnsanlarını, kendi halkını, kadınlarını, çocuklarını koruyamamaktır. Benim için Cizre’de, Şırnak’ta, 70 yaşındaki, 5 yaşındaki, çocuğun tabutunu taşımak ölümlerin en ağırıdır” dedi.
Yapılan konuşmaların ardından Hakların Demokratik Partisi (HDP)'nin düzenlediği "Yarını bugünden kuruyoruz" konferans basına kapalı devam etti.

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER