banner112
banner54

Beyazgül, ilk kez Urfanatik'e anlattı
Gülizar Gülebak

15 Temmuzdan bu yana sokakları boş bırakmayan vatandaş ile demokrasi nöbetini sürdüren AK Parti Şanlıurfa İl Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, darbe gecesi neler yaşadığını ilk kez Urfanatik Gazetesine anlattı.

Darbe gecesi Ankara’da olduğunu söyleyen Başkan Beyazgül, Sikorsky’lerin bulundukları alanın üzerinde alçak uçuş yaparak rastgele etrafa ateş açtığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine hemen eşini aradığını aktaran Başkan Beyazgül eşine İl Başkanlığına giderek vatandaşlarla birlikte sokakları boş bırakmamalarını istediğini ve eşinin bunun üzerine vatandaşlarla birlikte darbeye karşı direndiğini vurguladı.

Darbe gecesi yaşananları ve darbe direnişi noktasında verilen mücadeleleri anlatan Başkan Beyazgül, Darbeye karşı direniş noktasında Şanlıurfa’nın “Şanlı” halkını kutladı.

İşte Şanlıurfa AK Parti İl Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül ile gerçekleştirdiğimiz röportaj şöyle;

-15 Temmuz gecesinde bir darbe girişimi yaşandı bu girişimde halk sokaklara dökülerek darbe girişimini önledi bu süreçte sizlerde vatandaşla birlikte sokaktaydınız ne söylemek istersiniz?

“Tabi bende sokaktaydım. Genel merkez binasındaydım Ankara’daydım. Ankara çok daha sıkıntılı süreç yaşadı. Burada hanım ve çocuklarımın il binasının önünde nöbet tutmalarını istedik. Ama Ankara zordu orada hem külliye çok yakınımızdaydı zaman zaman sabaha kadar ses sınırının ötesinde uçaklar uçtu. Ses bombaları atıldı bir defada bir Sikorsky bizim üzerimizde alçak uçuş yaparak bizi taradığını gördüm. Böyle bir günde bence bütün Urfa ve Türk halkımız gereken doğru şeyleri yaptığımıza inanıyoruz.  Halkımızda tabi biz bu arada gerek mesajlarla gerek tweetlerle gerekse de bire bir konuşmalarımızla Cumhurbaşkanımız gibi halkı darbeye karşı direnmeye davet ettik. Urfa halkının bu konudaki özverisi çok büyük oldu belediyelerimizin özverisi çok büyük oldu. Teşkilatımızın özellikle yönlendirme gayretleri çok büyük oldu. Böylelikle halkla iç içe birlikte bir darbe önlenmiş oldu.”

-Ankara’dan Şanlıurfa’ya döndünüz sokaklara dökülen vatandaşlarımızla bir araya geldiniz vatandaşın direnişini gördünüz o an neler hissettiniz?

“Urfa’da güzel bir direniş vardı ben Ankara’dan hemen ertesi gün bir arkadaşla Urfa’ya döndüm bizim il binamızdan Rabia meydanına kadar insanlar sokakları doldurmuşlardı. Bir ara ben abide de araçtan indim vatandaşlarla tokalaşarak il binasına kadar yaklaşık 1 kilometre yol oluyor. Ben o 1 kilometre yolu 5 saatte geçtim. Her bir vatandaşımızla tek tek hal hatır sorarak geçeyim dedim tam 5 saate oraya vardım. Vatandaşımız şunu diyor; ‘Biz bu vatanı Suriye’nin halini gördük. Suriye bölünmüş parçalanmış halde oradan gelen insanların halini gördük yani bun yapanlar Türkiye’nin bölünmesini isteyenler hani ne kötü gidiyor da bunu yapıyorlar. Ne olumsuzda bunu yapıyorlar’ vatandaş her şeyi idrak etmiş işte demokrasinin gideceğini görüyor demokratik yıllardır elde ettiğimi birimlerimizin gideceğini görüyor. Bunları bizden önce onlar söylüyordu yani bizim onlara bir şey izah etme ihtiyacımız olmadı. Konuştuğumuz zaman kendileri anlattılar. Dikkat ederseniz bütün alanlarda bayrağa çok müthiş bir sahiplenme çıktı. Neden? Bu ortak değerimizin bu bayrak düşerse topraklar parçalanacak bunu biliyorlar bu yüzdende vatandaşımızın gerçekten sağduyusu için ben bir daha buradan teşekkür ediyorum.”

-Birçok belediyemizin bu kapsamda çalışmaları oldu etkinlikler düzenlendi peki İl Başkanlığı olarak siz neler yaptınız?

“Biz İl Başkanlığı olarak organize editör görevindeydik. Yani Rabia meydanında belediye başkanlarımızla toplantı yaptık. Nasıl takip ederiz diye şimdi her bir belediye başkanlığımıza bir program verdik belediye başkanlarımız şimdi burada programları olmadığı gün dışarda görev yapıyorlar. Teşkilatımız tamamen burada görüyorsunuz çok önemli bir şey Cumhurbaşkanımızın bir gün canlı bağlantı yaptığı 5 ilden biri olduk. Yine dikkat ederseniz Atv, Ülke TV gibi televizyonlar programlarını yaparken 4 il verdiklerinde biride Şanlıurfa oluyor. Şanlıurfa bu konuda çok başarılı bir il çünkü doğru organizasyonları yaptık ve arkadaşlarımızın belediyelerimizin çok büyük bir fedakârlıkları var özverileri var bu konuda müşterek çalışmamızın bir sonucu biz burada AK Parti İl Başkanlığına geldiğimizde de şunu söylemiştik; ‘Bu memleket birlikte siyasetçisiyle, STK’ları ile kanaat önderleri ve aşiretleriyle birlikte çalıştığı zaman başarıya gider.’ Gördüğünüz gibi Urfa Türkiye’nin 4 ilinden biri oluyor. Biri Ankara oluyor biri İstanbul oluyor biri Urfa oluyor biride Gaziantep olabiliyor. Bu çok önemli bir şey her gece çok yüksek bir kalabalıkla ve çok güzel bir etkinlikle bu çalışmayı yürütüyorlar daha da çok önemli gelişmeler olacak bu konularla ilgili onu zamanı gelince ben söyleyeceğim.”    

Birlik demişken şunu söylemek istiyorum meydanlarda sadece Türk değil Kürt, Arap, Alevi, Zaza bunlarda Türkiye için sokaklara döküldü. Demokrasi nöbeti tutuldu. Bu konu ile ilgili ne söylemek istersiniz?

“Aslında bizim geçmişimizde bir millet bilinci çok fazla gelişmiştir. Yani biz kendi etrafımızda kimin Kürt kimin Arap kimin Zaza olduğuna bakmayız. Bizim Urfa’nın kendi ortak bir değeri oluşmuş ortak bir geleneği oluşmuş. Herkes bunda birleşmiş yani işte bu Kürt’te geliyor bu Arap’ta geliyor. Diye kimse buna bakmıyor. Kimse kimsenin kıyafetine bakmıyor. Bizim ortak değerimi nedir? Bayrağımız Ortak değerimiz nedir? Vatanımızın bütünlüğü ortak değerimiz nedir? İnsanlarımızın arasındaki güzel ilişki hoşgörü misafir perverlik onun dışında efendim bu ne kıyafet giyiyor bu başına ne koyuyor bu bizim çokta ilgi alanımıza girmiyor. Önemli olan gönlü. Gönlü güzel olsun.”

FETÖ terör örgütü operasyonları kapsamında birçok gözaltılar oldu ülke genelinde bu operasyonlar hakkında ne söylemek istersiniz?

“Devletin elinde dokümanlar var çalışmalar var tabi hukuk içerisinde devam eden bir çalışma hukuki olarak açık olduğu bir çalışma hak arama yolarının açık olduğu bir çalışma işte ceza mahkemesi kanununa uygun olarak yürütülen bir çalışma var. Bunu kendine görev düşen birimler yapmaktadır. Biz siyaset alanı yürütmekteyiz. Bizim siyasetin yapması gereken neyse o alanda kalırız.”

-Peki bu kapsamda sokakları, caddeleri boş bırakmayan vatandaşlara neler söylemek istersiniz?

“Elbette ki vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Dün akşam başka akşamlar oturan vatandaşlarımızda akşam etkinlik bittiği zaman biraz onlarla sohbet ediyorum. O kadar hoşuma gidiyor ki yani hala o bayrak ellerinde yorulmamışlar. Tabi ki biz liderimizi seviyoruz, başkomutanımızın emri olduğu için buradayız diyorlar. Vatanımız için buradayız, toprağımız bölünmesin diye buradayız diyorlar. Bu yüksek değerleri taşıyan vatandaşımıza elbette saygı duyuyorum. Dünyanın hayran kaldığı bir halkımız var. Şunu diyorlar ‘’bu halk olunca darbe olamaz.’’ Keşke böyle bir halk bizde de olsa diye gıpta ediyorlar. Gerçekten bu güzellikler için teşekkür ediyorum. Bir şey daha söylemek istiyorum bence Dünyada artık bir denge değişiyor. Dünyanın süper devleti Amerika’ydı. Dünyanın süper devleti Sovyet Rusya’ydı. Şöyle bir durum ortaya çıktı, siz de bakın etrafınıza dünyanın ülkeleri ne halde gözyaşı içerisinde, kan içerisinde, kadınlar dul kalıyor, çocuklar yetim, öksüz kalıyor. Böyle bir düzeni kuran süper devletlere artık bizim halkımızdan başlamak üzere dur deniyor. Bakın biz halimizde Dünyanın bütün mazlum ülkelerine yardım götürüyoruz. Onların haklarına sahip çıkıyoruz. Benim gördüğüm bir şey daha var halkımız bir müddet sonra bu mazlum devletlere de yardım konusunda sesini yükseltecek. Bir şey daha söyleyeyim, dünya mazlum devletlerinde yüzü Türkiye’ye dönecek. Yeter diyecekler siz nereye gittiniz de huzur getirdiniz Irak’a girdiler Irak’ta huzur var mı? Suriye’ye girdiler huzur var mı? Mısır’da darbe yaptılar Mısır’da huzur var mı? Nereye gittilerse kan var, gözyaşı var. Ama bu halk buna yeter diyor. Bakın işte medyada da çıkıyor, darbenin arkasında birtakım süper devletler olduğu söyleniyor. Halkımız bunu ilk gün gördü, uçaklar boşuna kalkmaz. O tanklar boşuna yürümez. Arkasında bir güç var. O güce de diyor ki hayır huzur getirmiyorsun. Ben seni tanıyorum diyor. O güçler çok zor duruma düştü. Hak ettikleri duruma düştüler. İnşallah ülkemiz için daha aydınlık daha mutlu bir gelecek bekliyorum.”

-Peki. Çok teşekkür ediyorum. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

“Ben şunu çok önemsiyorum. 13 gündür meydanlardayız, ilk günden bu yana halkımız meydanlarda, elbette ki katılım noktasında çok yüksek bir katılım var. Ama Başkomutanımız Cumhurbaşkanımız en tepe noktasında her şeyi çok iyi görebilen biri. O meydanlarda onun dediği için meydanlarda olmamız gerekiyor ama o meydanlarda olun demesinin çok önemli sebepleri muhakkak vardır. İşte bizim halkımız bunu diyor Okçular tepesini bırakmayalım, biliyorsunuz okçular tepesi Uhud savaşında okçulara deniyor ki, şurayı ne olursa olsun galip de gelsek bırakmayın denilen halk bu. Şimdi cumhurbaşkanımız da meydanları bırakmayın diyorsa bu halkımızın milletimizin selameti bakımından çok önemlidir. Rehavete gelinmemesi gerekir. Ben dün akşam gidiyorum, oturuyorum bir aile gördüm. Köyden gelmiş imam hanımı orada 3 tane çocuğu orada Cumhurbaşkanımız emretti biz buradayız diyorlar. 15 gün 20 gün bu demokrasi nöbetleri çok önemli demokrasi. Demokraside bir sekme olursa hiç kimsenin yeteneği hiç kimsenin kabiliyeti hiç kimsenin zenginliği hiçbir işe yaramaz özgür bir toplum olmaktan çıkarız. Güdümlü bir toplum haline geliriz. Şimdi şunu diyebiliyoruz ki insanlar isteği gibi yaşıyor istediği gibi giyiniyor. İstediği gibi konuşuyor teşebbüsün önü açık ticaretin önü açık hukuku hak arama yolları açık niye bu kazanımlarımızı kaybedelim. İşte 5 gün 10 gün neyse başkomutanımızın emri meydanlarda oluruz. Bizim bütün bu kazanımlarımızı daha öteye daha ileriye götürme şansına sahip oluruz. Ben halkımıza bu konuda rehavete düşmemelerini meydana ilk günkü gibi aynı sıcaklıkta gelmeye devam ediyorlar bundan sonrada devam etmelerini istiyoruz.”

 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER