banner54

Baydemir, "güvercinler katledildi"

Umut DELİ

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)'de gerçekleşen grup öneri görüşmelerinde konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir, karanlık dergizlerden çıkan algı bu ülkenin aydınlık bir yüzünü, bir güvercinin canına kas etti, diyerek yaşanan sürece ilişkin önemli açıklamalarda ve çağrıda bulundu.

 TBMM'de gerçekleşen grup görüşmelerinde kürsüye çıkan HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir önemli açıklamalarda bulunarak hükümete seslendi. Baydemir konuşmasında şu ifadelere yer verdi. 

“CUMHURİYET TARİHİ AYNI ZAMANDA FAALİ MEÇHUL CİNAYETLER TARİHİDİR “

Türkiye’de tarihin sürekli olarak faali meçhul cinayetler ile olduğunu belirterek Hırant Dink ve Tahir Elçi’yi anan HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir: “Doğrusunu ifade etmek gerekirse bugün grubumun sunmuş olduğu önerge adaletin tecellisi, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve bir kez ama bir kez daha birlikte yaşam duygusunun perçinleşmesinin bir adımı olarak ele almak, bir adımı olarak okumak gerekiyor. Maalesef Cumhuriyet tarihi aynı zamanda faali meçhul cinayetler tarihidir. Maalesef Cumhuriyet tarihi aynı zamanda hak arayışının, adalet arayışının bir boyutuyla yine devletin erkleri tarafından ortadan kaldırıldığı tarihtir. Bugün bir kez daha barışın, özgürlüğün, kardeşliğin, bir arada eşitçe özgürce yaşama arzusu sembollerinden olan Hrant Dink’i saygı ve hürmetle anıyorum” dedi.  

“ÜLKEDE İNSANLAR GÜVERCİNLERE DOKUNMAZ”

 Bölgelerdeki çatışma ortamına Tahir Elçi ve Hırant Dink cinayetine de değinen Baydemir: “ Şuan burada müsaadenizle barışın elçisi olan Tahir Elçi ve Hrant Dink’in sesini bir kez daha getirmek istiyorum. Ne diyordu Hrant Dink, muhtemelen 2007 benim açımdan daha zor bir yıl olacak, yargılamalar sürecek ve yenileri başlayacak. Kim bilir daha ne hasutlarla karşı karşıya kalacağım ama tüm bunlar olurken şu gerçeği de tek güvencem sanacağım. Evet, kendimi bir güvercin ruhu tedirginliği içerisine girebilirim ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içinde insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler. Maalesef bu ülkede bir kez daha devlet adına, bir kez daha devlet adına o karanlık dergizlerden çıkan algı bu ülkenin aydınlık bir yüzünü, bu ülkenin bir güvercininin canına kast etti. Ve bu kasıt onunla da sınırlı kalmadı, bu kasıtlar devam etti. Yine Tahir Elçi, bu ülkenin, bu coğrafyanın, Kürdistan halkının adeta barış elçisi idi olan Tahir Elçi. Ne diyordu Tahir Elçi? 4 ayaklı minarenin manevi huzurunda nasıl hitap ediyordu? Bu tarihi bölgede bir çok medeniyete eşitlik etmiş, ev sahipliği yapmış bu kadim bölgede insanlığın bu ortak mekanında silah, çatışma, operasyon istemiyoruz. Savaşlar, çatışmalar, silahlar, operasyonlar bu alanlardan uzak dursun. Ama maalesef bir kez daha tamda aydınlıktan, tamda barıştan, tamda birlikte yaşamdan korkanlar kaosu derinleştirmek isteyenler hedeflerinde aydınlık yüzü, barışın dilini, barışın sembolünü koydular ve faali meçhul cinayete bir cinayet daha eklediler” diye konuştu.

“KİMSE HRANT DİNK’İN KATİLLERİ BULUNDU DEMESİN”

Hırant Dink’in cinayet zanlıların yakalandığı söylemlerine ilişkin çarpıcı açıklamalarda da bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir: “Doğrusunu ifade etmek gerekirse toprağa düşen, yere düşürülen sadece Hrant Dink’in bedeni değil, sadece Tahir Elçi’nin bedeni değildir. Bu toplumun haysiyetidir, bu toplumun onurudur ve bu toplumun birlikte yaşama arzusunun ta kendisidir. Hiç kimse kalkıp Hrant Dink’in katilleri bulundu demesin. Bulunanlar sadece maddi tetikçilerdir, esas filler, esas vezirler yeni katliam planlarını, yeni cinayet planlarını maalesef sürdürmeye de devam ediyorlar ve öyle bir şekilde devam ediyorlar ki, bir kez daha o katiller, bir kez daha o filler, bir kez daha o vezirler üçüncü sınıf mafyaya oluk oluk kan akacak dedirtiyor, dedirtebiliyorlar. Gerçek manada bir yüzleşme için mutlak suretle ama mutlak suretle hakikati araştırma komisyonu bu meclis bünyesine almalıdır, bu meclis hakikati bulma komisyonu çıkarmalıdır” partililere seslendi.

“GELİN BU GÜÇ ODAKLARINI ORTAYA ÇIKARALIM”

Siyasi parti Milletvekillerine çağrıda bulunan HDP Şanlıurfa Milletvekili Baydemir: “Bugün burada bu parlamentoda adına konuşma yapmış olduğum HDP, CHP ve AKP sıralarından Hrant Dink cinayetine yönelik eleştiriler ve bu cinayetin kabul edilemeyeceğine dair kınamaları dinledim büyük bir memnuniyet ile.  O halde gelin bu cinayetin arkasında ki güç odaklarını açığa çıkarırsak o zaman samimiyet testinden hepimiz geçmiş oluruz ve gerçekten karanlığın üzerine o karanlık odaklarının bu topluma dayatmak istediği korku imparatorluğu üzerinden perdeyi de açmış oluruz, toplumun gerçekler ile yüzleşmesine de vesile olmuş oluruz” diyerek çağrıda bulundu.

“ADALETİ ŞAŞMIŞ OLAN BİR TOPLUM, ADALETİ ŞAŞMIŞ OLAN BİR DEVLET OKYANUSUN ORTASINDA ADETA PUSULASINI YİTİRMİŞ BİR GEMİYE BENZER”

Başta Şanlıurfa ve Ankara’da gerçekleşen saldırılara da değinen Baydemir: “ Bundan 9 yıl önce Hrant Dink’i katledenler ve zihniyet bundan 4 yıl önce Roboski katliamını gerçekleştirdi. Ama aynı zihniyet aynı şekilde Suruç’u, Ankara katliamını, Diyarbakır katliamını gerçekleştirdi ve Tahir Elçi suikastı bunlar aydınlatışmış olsaydı gerçekleşmeyecekti. Bir kez daha ifade etmek isteriz ki, karanlıkta bırakılan üstü örtülen her cinayet mutlak suretle yeni cinayetlerinde habercisidir, yeni cinayetlerinde zemin hazırlayıcısıdır. Bir kez daha bir konuya dikkatini çekmek istiyorum oda şu ki, bir toplumu toplum yapan ve bir arada tutan adalet duygusudur. Adaleti şaşmış olan bir toplum, adaleti şaşmış olan bir devlet okyanusun ortasında adeta pusulasını yitirmiş bir gemiye benzer. Şuan da maalesef bu ülke 78 Milyon insanı ile okyanusun tam ortasında pusulasını şaşırmış bir şekilde yol alıyor. Yapacağımız tek bir şey var, biran önce bu girdaptan çıkmanın yol ve yöntemlerini aramak, yol ve yöntemlerini açığa çıkarmaktır. Bu vesile ile bugün ki önergemize verilecek her bir evet oyu emin olun ki, Berfo anaların, Roboski annelerin, Rakke Dink’in ve aynı zamanda Türkan Elçi’nin ahını almamak anlamına geliyor. Aynı zamanda yine Cizre’de, Silopi’de, Sur’da ve Çınarda katledilen bebelerimizin çocuklarımızın ahının hesabının sorulması anlamına geliyor. Gelin burada her birimiz bir ile bir adıma, her birimiz vicdanımızın sesine kulak verelim ve bu gerçeğin karanlıkta kalmaması konusunda bir çabanın parçası olalım” diyerek konuşmasına son verdi.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER