banner112
banner54

Bakan Işık Urfa'da neler söyledi
Işık, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Şanlıurfa'da, Namet Entegre Besi ve Et Tesisi ile Teknokent'te incelemelerde bulundu. 

Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Işık, bir gazetecinin olaylarının yatırımlara etkilerini sorması üzerine, psikolojik olarak teslim olmayan iller bulunduğunu söyledi. Bu illerden bazılarının Şanlıurfa, Gaziantep ve Adıyaman olduğunu kaydeden Işık, "Bu illerde sanayicilerimiz bizden yatırım için yer istiyor. Biz de şimdi Şanlıurfa'da Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi için çalışma başlatıyoruz. Niye? Çünkü sanayicilerimiz bu konuda bizden yer istiyor. Biz de bu konuda bütün gücümüzle çalışıyoruz" dedi.

Bu illerde yapılan yatırımlara karşın Diyarbakır'da var olan organize sanayi bölgesini dolduramadıklarını ifade eden Işık, orada yatırım yapmış iş adamlarının yatırımlarını nedeniyle büyütmek istemediğini dile getirdi. Bölge halkına çağrıda bulunan Işık, şunları kaydetti:

"Halkımız kesinlikle teslim olmamalı, devletimizin verdiği mücadeleye destek vermeli. Bölge halkının başına en büyük bela olan PKK örgütünün buradan tamamen temizlenmesini sağlamamız lazım. Bunu yaptığımız zaman bu bölge tarih, turizm, doğal kaynaklar açısından, gerçekten insani açıdan ve her açıdan üretime, kalkınmaya, ihracata en uygun bölgelerimizden biri. Yani bölgemizdeki karışıklık sürüp gitmeyecek. Yarın bu bölgeler istikrar bulduğu zaman Şanlıurfa'nın stratejik konumunu düşünün. Bütün Ortadoğu'ya açılan kapımız. Dolayısıyla burada üretim yapmak büyük bir avantaj. Biz, Mardinimizin de Diyarbakırımızın, Şırnakımızın, Hakkarimizin, Siirtimizin, Batmanımızın da her ilimizin bu noktada potansiyelinin iyi şekilde değerlendirilerek bu illerin kalkınmasını sağlamak istiyoruz."

Şanlıurfa halkına olaylara prim vermediği için teşekkür eden Işık, hükümet olarak kentin büyümesi, gelişmesi için ellerinden geleni yapmaya çalışacaklarını vurguladı.

- Şanlıurfa'ya yeni yatırım müjdesi

Işık, Şanlıurfa'nın tarihte, bilim ve teknolojide her dönem olduğu gibi şimdi de önemli bir yerinin bulunduğuna dikkati çekedek, teknoloji ve bilim alanında kente yeni çalışmalar yapacaklarını kaydetti.

Bu kapsamda bakanlıklarının, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ve TÜBİTAK ortaklığıyla kente bilim merkezi kazandıracağını belirten Işık, "İnşallah birlikte çalışarak bu bölgemize önemli bir bilim merkezini kazandıracağız. Bunun yanında 2 sanayi sitesini Şanlıurfa'ya kazandıracağız. Bunlardan biri matbaa diğeri de kundura sanayi sitesini bu ilimize kazandıracağız. Yine Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'ni, mevcut organize sanayi bölgesini büyüteceğiz. Siverek'e yeni bir organize sanayi bölgesin kurulması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Üretimin altyapısını biz hazırlayacağız, yatırımcılarımız da üretecek" diye konuştu.

Daha sonra organize sanayi bölgesine geçen Işık, Pınar Süt Fabrikası'nda işçilerle birlikte öğlen yemeği yedi ve incelemede bulundu.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, "Biz barış istiyoruz, demokrasi istiyoruz, sorunların çözülmesini istiyoruz' deyip vatandaşın oyunu alanların adeta teşvik eden, destekleyen, himaye eden, yardım ve yataklık eden bir konuma düşmeleri bizi çok üzüyor" dedi.

Şanlıurfa Valiliği ve Büyükşehir Belediyesini ziyaret eden Bakan Işık, daha sonra Haliliye Belediyesi ile KOSGEB işbirliğinde düzenlenen girişimcilik kursu sertifika dağıtım programına katıldı.

Işık, partisinin il başkanlığını ziyaretinde yaptığı konuşmada, Ortadoğu'nun, İngiltere ve Fransa arasında 1916'da imzalanarak Osmanlı Devleti'nin parçalanmasını öngören Sykes-Picot Anlaşması'dan sonraki en büyük değişim ve türbülansın yaşadığı bir süreçte olduğunu söyledi.

Bu süreçten ister istemez Türkiye'nin de etkilendiğini belirten Işık, "Türkiye'nin bu süreçten olumsuz etkilenmemesi için elimizden gelen tüm tedbirleri almaya çalışıyoruz. Bir taraftan bizim medeniyetimizin bize yüklediği sorumluluğu yerine getirmeye çalışıyoruz, kapımıza gelen hiç kimseyi gere çevirmemek, hiç kimsenin can tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına müsaade etmemek, bunun yanında da ülkemizdeki iç huzuru bozmamak için ciddi bir gayret gösteriyoruz" dedi.

Bakan Işık, şu anda Türkiye'de barınan misafir sayısının 3 milyonu geçtiğini, bu misafirlerin 2 milyon 500'nün Suriyeli olduğunu ve bu konuda harcanan paranın 9 milyar doların üzerine çıktığına dikkati çekti.

Türkiye'nin kendine sığınan mültecilerin iaşesi ile barınmasını temin etmek için 9 milyar dolardan fazla para harcayan bir ülke haline geldiğini ifade eden Işık, Türkiye'nin artık IMF'nin 500 milyon, bir milyar dolarına muhtaç olmadığını vurguladı.

Bu örneklerin ülkenin nereden nereye geldiğinin önemli bir göstergesi olarak değerlendiren Işık, "Kobani olaylarında Türkiye hemen kapılarını açtı ve 200 binin üzerinde Kobani'den gelen kardeşimize kucak açtık. Birileri bunu istismar etti, siyasi rant sağlamaya çalıştı. Birileri bunu sanki Türkiye'nin kadirşinaslığı değil de başka bir şekilde taktim etmeye çalıştı. Sonuçta bu ülke zor durumda kalan tüm kardeşlerine kapılarını açmasını bilen ve bu konuda da hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan bir ülkedir" diye konuştu.

Bölgede devam eden türbülansın Türkiye üzerinde de güvenlik noktasında baskı oluşturduğuna dikkati çeken Işık, oluşan otorite boşluğundan PKK'nin beslendiğini söyledi.

- "Bu işe kalkışanlar kaderleriyle baş başa kaldı"

PKK'nın bazı kentlerde sözde "öz yönetim" hülyasıyla eylemlere başladığını belirten Işık, bazı bölgeleri kurtarılmış yapmaya çalışmalarına karşın, bölge halkının kesinlikle buna prim de destek de vermediğini ifade ederek, "Bu işe kalkışanlar kendi kaderleriyle baş başa kaldı" dedi.

AK Parti iktidarı olarak göreve geldikleri günden beri Türkiye'de bin yıldan bu yana yaşamış kardeşlik hukukuna azami ölçüde riayet etmeye çalıştıklarını ifade eden Işık, "Allah'a şükürler olsun AK Parti göreve geldiğinden bu yana Türkiye özgürlükler ülkesi oldu. Biriler bundan rahatsız oldu. Türkiye'de kardeşliğin güçlenmesinin, Şanlıurfa ile İstanbul'un, Gaziantep ile Kocaeli'nin, doğu ile batının bu kadar iç içe olmasını hazmedemediler. Çünkü onların hesapları iç içe değil karışıklıktı, bu bölgede yaşayan insanların arasına nifak sokmaktı. Bunu başaramadılar hamdolsun" diye konuştu.

Kendilerini bir şeyin çok üzdüğünü belirten Işık, şöyle konuştu:

"Biz barış istiyoruz, demokrasi istiyoruz, sorunların çözülmesini istiyoruz' deyip vatandaşın oyunu alanların adeta teşvik eden, destekleyen, himaye eden,  yardım ve yataklık eden bir konuma düşmeleri bizi çok üzüyor. Onlar 7 Haziran'da aldıkları oyları zannettiler ki bu halk onların fikriyatına destek verdikleri için bu oyları verdi. Hayır. Şanlıurfa'da, Diyarbakır'da, Güneydoğu'da aldıkları oylar da İstanbul'da, Ankara'da, diğer yerlerden aldıkları oylar da bu ülkede demokrasi daha güçlensin diye verilen oylardı ama bunlar onun kıymetini bilemediler. 20 Temmuz'da Suruç'taki hain saldırıyı fırsat bilip, nasıl olsa bölge karıştı, Türkiye'de de bir geçici hükümet var, siyasi istikrar yok, bu istikrarsız ortamda bana operasyon yapamazlar, ben bu arada olayların tırmandırayım, istediğim sonucu alırım hülyasıyla çözüm sürecini sabote ettiler ve iki tane polisimizi Ceylanpınar'da evlerinde hunharca şehit ettiler, Adıyaman'da bir askerimizi şehit ettiler. Onlar zannettiler ki Türkiye Cumhuriyeti buna karşılık vermez ama o gün başlayan operasyonlar o gün bugün aralıksız devam ediyor. Operasyonları yaparken bölge halkına, masum insanlara zarar gelmemesi için çok büyük bir titizlik gösteriliyor. Yoksa Sur şu ana kadar 10 defa temizlenirdi. 'Niye bu kadar gecikiyor' derseniz, orada masum insanların kılına zarar gelmesin diye çok büyük hassasiyet gösteriliyor."

- "Bu halk çatışmaya oy vermez"

HDP'nin PKK'ya destek verme yanlışından vazgeçmesi gerektiği belirten Işık, bu partinin aksine örgüte cesaret veren işler içerisine girmeye devam ettiğini dile getirdi.

PKK'nın, oluşturduğu çatışma ortamından hiçbir şey elde edemeyeceğini söyleyen Işık, şunları kaydetti:

"Şunu herkes çok iyi bilmeli ki Sur'da PKK'nın elde edebileceği bir sonuç olabilir mi, bugün olmasa da yarın bu temizlenecek değil mi? Oraya gönderilen 16, 18, 20 yaşındaki eline silah verilen PKK'nın kanından kim sorumlu olacak. Verdiğimiz şehitlerin kanından bunlar sorumlu ama aynı zamanda ölen PKK'nın kanından da bunlar sorumlu. Bu açıdan bunların akıllarını bir an önce başlarına almaları gerekiyor. Akıllarını başlarına almadıkları için 7 Haziran ile 1 Kasım arasında bir milyon oy kaybettiler. Şanlıurfa'da bile 5 milletvekilinden 3'e düştüler. İnanıyorum ki bugün seçim olsa 2'yi zor çıkarırlar. Bu halk çatışmaya oy vermez, bu halk ayrılıkçılığa, tefrika, nifaka oy vermez. Bu halk ancak birlik ve beraberliğe oy verir."

Seçimlerden önce birilerinin önce saz çalıp, barış, demokrasiden bahsettiğini, seçimden sonra da PKK propagandası yaptığını belirten Işık, sözlerini şöyle tamamladı:

"29 insanın canına kıymış bir PKK'lının taziyesine gideceksin, ondan sonra da bir fezleke geldi mi 'demokrasi' diyeceksin. Hepimiz şunu bilmeliyiz ki demokrasi ile şiddet, demokrasi ile PKK yan yana gelmez. Hiçbir demokratik ülke, devlet şiddeti ve PKK'yı asla kabul etmez. Bugün Avrupa Birliği Venedik Kriterlerinde demokrasi ile PKK arasında çok kalın bir çizgi vardır. İnşallah HDP bu yanlışından, halkın hiçbir şekilde destek vermediği PKK'ya suni teneffüs yapmaktan vazgeçer."

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, "Biz barış istiyoruz, demokrasi istiyoruz, sorunların çözülmesini istiyoruz' deyip vatandaşın oyunu alanların adeta PKK'yı teşvik eden, destekleyen, himaye eden, PKK yardım ve yataklık eden bir konuma düşmeleri bizi çok üzüyor" dedi.

Şanlıurfa Valiliği ve Büyükşehir Belediyesini ziyaret eden Bakan Işık, daha sonra Haliliye Belediyesi ile KOSGEB işbirliğinde düzenlenen girişimcilik kursu sertifika dağıtım programına katıldı.

Işık, partisinin il başkanlığını ziyaretinde yaptığı konuşmada, Ortadoğu'nun, İngiltere ve Fransa arasında 1916'da imzalanarak Osmanlı Devleti'nin parçalanmasını öngören Sykes-Picot Anlaşması'dan sonraki en büyük değişim ve türbülansın yaşadığı bir süreçte olduğunu söyledi.

Bu süreçten ister istemez Türkiye'nin de etkilendiğini belirten Işık, "Türkiye'nin bu süreçten olumsuz etkilenmemesi için elimizden gelen tüm tedbirleri almaya çalışıyoruz. Bir taraftan bizim medeniyetimizin bize yüklediği sorumluluğu yerine getirmeye çalışıyoruz, kapımıza gelen hiç kimseyi gere çevirmemek, hiç kimsenin can tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına müsaade etmemek, bunun yanında da ülkemizdeki iç huzuru bozmamak için ciddi bir gayret gösteriyoruz" dedi.

Bakan Işık, şu anda Türkiye'de barınan misafir sayısının 3 milyonu geçtiğini, bu misafirlerin 2 milyon 500'nün Suriyeli olduğunu ve bu konuda harcanan paranın 9 milyar doların üzerine çıktığına dikkati çekti.

Türkiye'nin kendine sığınan mültecilerin iaşesi ile barınmasını temin etmek için 9 milyar dolardan fazla para harcayan bir ülke haline geldiğini ifade eden Işık, Türkiye'nin artık IMF'nin 500 milyon, bir milyar dolarına muhtaç olmadığını vurguladı.

Bu örneklerin ülkenin nereden nereye geldiğinin önemli bir göstergesi olarak değerlendiren Işık, "Kobani olaylarında Türkiye hemen kapılarını açtı ve 200 binin üzerinde Kobani'den gelen kardeşimize kucak açtık. Birileri bunu istismar etti, siyasi rant sağlamaya çalıştı. Birileri bunu sanki Türkiye'nin kadirşinaslığı değil de başka bir şekilde taktim etmeye çalıştı. Sonuçta bu ülke zor durumda kalan tüm kardeşlerine kapılarını açmasını bilen ve bu konuda da hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan bir ülkedir" diye konuştu.

Bölgede devam eden türbülansın Türkiye üzerinde de güvenlik noktasında baskı oluşturduğuna dikkati çeken Işık, oluşan otorite boşluğundan PKK'nin beslendiğini söyledi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER