18 Temmuz 2018 Çarşamba 08:50 | URFANATİK
Yavuz Siverekli Gazetecilerle Kahvaltıda Buluştu

Siverek ilçesinde gazetecilerle sabah kahvaltısında bir araya gelen Yavuz, 16 Nisan referandumunda gösterdikleri tavrı sürdürdüklerini dile getirerek, şunları söyledi: "Ben bir kez daha sen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a neden destek verdiğimizi kısaca izah etmek isterim. Malumunuz Türkiye 16 Nisan referandumu ile birlikte bir hükümet sistemi değişikliğine gitti. Bize göre parlamenter sistemdeki sorunlar o kadar birikmişti ki artık sistem tıkanmıştı. Başta Kürt meselesi olmak üzere memleketteki birçok sorun parlamenter sistemden kalma anlayışlardı, sorunlardı. Biz yeni bir söylemle hükümet sistemi değiştiği zaman bunların çözülebileceğini dair bir umut içerisinde olduğumuzdan dolayı 16 Nisan referandumunda evetten yana tercihimizi koyduk. Dolayısıyla bu sistemin değişmesi gerektiğini ifade ettik. Geldiğimiz aşamada Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde mevcut Cumhurbaşkanı adayları içerisinde sadece Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu sistemi devam ettireceğini ifade etti. Yani Biz 16 Nisan referandumunda ilkesel olarak nerede isek aslında 24 Haziranda da oradaydık. Çünkü Sayın Erdoğan 'ben bu sistemi sonuna kadar devam ettireceğim' diyordu. Diğer Cumhurbaşkanı adayları genel anlamda parlamenter sisteme geri dönüşü savunuyordu. Peki, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bu sorunların tamamını çözecek mi? Elimizde böyle bir kriter yok ama en azından denemeye değer, çünkü diğeri denendi fayda vermedi. Parlamenter sistem ile ilgili sorunlar olduğu gibi devam ediyor, katlanarak devam ediyor. Dolayısıyla yeni bir sistemin denenmeye değer olduğunu göz önünde bulundurarak 16 Nisan referandumunda ortaya koyduğumuz siyasi tavrı devam ettirdik. 2. gerekçemiz ise şudur Sayın Erdoğan bir siyasi partinin genel başkanının yanı sıra aynı zamanda devletin başı. Dolayısıyla vermiş olduğu talimatlarla, ortaya koyacağı icraatlar ile sorunları hal edebilecek bir konumdadır. Biz de memleketteki sorunların çözümü için ya çatışma yada uzlaşmadan başka alternatifin olmadığı bir zaman diliminde gerçekten çatışma yolunun bize ve halkımıza zarar verdiğini gördük. Evet, çatışma dili ve pratiği zarar verdi. O açıdan bir uzlaşma bir anlaşma ortaya koyarak memleketteki bütün sorunların çözümü noktasında böyle bir siyasi yol tercih ettik. Bu siyasi yol, bizim tercihimiz en ideal mi? Hayır, böyle bir şey söylemiyoruz. Elbette doğruları yanlışları ile birlikte bir siyasi tavırdır eleştiriye de açıktır. Türkiye toplumu bunu kendi içerisinde zaten değerlendirilmiştir."

-15 Temmuz FETÖ darbe girişimi

"Biz bunun kurbanları ve mağdurlarıyız"

15 Temmuz Fetullahçı Terör Örgütünün darbe girişiminde hayatını kaybeden şehitlere rahmet dileyen Mehmet Yavuz, "Yakın zamanda biliyorsunuz Pazar günü 15 Temmuz yıldönümü idi. Ben 15 Temmuz'da gerçekten bu memleketi işgal girişimine karşı hayatını ortaya koyan bütün insanları bir kez daha rahmetle anıyorum. Allah bir daha bu millete o günleri yaşatmasın. Biz bunun adını darbe girişiminin olduğu ilk saatlerde ortaya koyduk. Bu darbe girişiminin adı işbirlikçi emperyalist darbedir. Evet, ismini ilk saatlerde koyduk. Bu işbirlikçi bir emperyalist darbedir dedik. Bu darbeye karşı bizler de meydanlara çıktık. Siverek, Şanlıurfa, Diyarbakır, Batman, Şırnak, İstanbul, Ankara ve Konya, memleketimizin değişik meydanlarında tabanlarımızla birlikte ilk saatlerde dışarıya çıktık. Çünkü işbirlikçilik rolüne soyunan bu yapının ciddi anlamda mağduru olduk. Devlet gücünü ve imkânlarını arkasına alan bu yapı kendinden olmadığına inandığı her yapıyı tasfiye etmek istedi, pasifize etmek istedi ve en nihayetinde yok etmek istedi. Biz bunun kurbanlarıyız, mağdurlarıyız. Dolayısıyla darbenin başarılı olması halinde bu memlekette ne menem zulümlerin olabileceğini ön gördük, tereddüt etmeden dışarı çıktık. Memleketimizi bu işbirlikçi emperyalist darbe girişimine karşı koruduk, korumaya çalıştık imkanlarımız ölçüsünde. Bu işbirlikçi emperyalist bir darbedir, bu darbeye karşı millet bir zafer elde etmiştir. Millet derken biz Türkiye milleti, Anadolu milleti, İslam milleti diyoruz. Her kesimiyle bu millet bir zafer ortaya koymuştur ama şu anda geldiğimiz aşamada bu zafer çalınma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Yani daha öncede ifade etmiştik, bir kez daha ifade ediyorum, milletin devrimi çalınma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Dolayısıyla başta hükümet olmak üzere bu konuda söz sahibi olan, yetki sahibi olan herkesin darbe karşıtı cephenin zayıflatılmaması için bindiği dalı kesmemesi gerekiyor." diye konuştu.

-Yeni kabine

"Yeni kabine hakkında konuşmak henüz erken"

Kurulan yeni kabinenin hayırlı olmasını dileyen Genel Başkan Yavuz, şu ifadeleri kullandı: "Biz şu anda burayla ilgili herhangi bir değerlendirme yapmayı çok doğru bulmuyorum. Ortaya herhangi bir icraat konulmadan kişiler üzerinden yapılacak değerlendirmeleri sağlıklı bulmuyoruz. Yapılacak olan değerlendirme 'ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.' Ortaya koyacakları icraatları baz alarak siyasi anlamdaki değerlendirmelerinizi yapacağız ama temennimiz odur ki daha önce yapılan hatalar yapılmasın. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine destek vermemizin ana sebeplerini izah ettim, o sebeplerin alt başlıklarından biri ise parlamenter sistemde askeri bir vesayet ve bürokratik oligarşi oluşmuştu. Siz bu bürokratik oligarşik kurumlardan hesap soramıyordunuz çünkü bunlar millet adına bir yetki kullandıklarını ifade ediyorlar ve vermiş oldukları kararlar hiçbir şekilde hesaba yada mahkemeye dahil değil. Dolayısıyla şu anda gelinen aşamada yeni vesayet kurumlarının oluşmaması, yeni bir bürokratik oligarşinin oluşmamasına azami derecede dikkat edilmesi gerektiğini ifade etmek istiyorum."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.