Peygamberler Şehir GAP’ın Başkenti Şanlıurfa’nın dört dağ içinde olup bunun şarkı ve türkülere bile konu olmuştur.   Bir çok türkülerde dağların ismin geçmesi açısından kent merkezine bulunan dağlara ziyaretçiler büyük ilgi göstermektedir.

Eskiler hep anlatırlardı. Bu hafta biz bu dağda piknik yaptı. Gelecek hafta ise başka bir dağa gitmek için hazırlık yaparlardı. Şanlıurfa’da her alan yaklaşık 6 dağlar arasında en büyük ilgiyi Şanlıurfa merkezine yakın Germuş dağı görmektedir.

İşte Şanlıurfa’nın meşhur 6 dağları. Siverek ilçesinde yer alan Karacadağ Şanlıurfa’nın en yüksek dağıdır.

KARACADAĞ: Şanlıurfa’nın en yüksek noktasıdır. Sönmüş bir yanardağ olan Karacadağ’ın  yapısı bazalttır. Karacadağ’dan püsküren lavlar çok geniş bir alana yayılmıştır. Karacadağ çevresinin su kaynaklarını da  beslemektedir. Siverek ve Diyarbakır sınırı arasında yer alan 1938 m yükseltiye sahip, Karacadağ’da kış aylarında kayak yapmak mümkündür.

TEKTEK DAĞLARI:  Tektek Dağları, Harran’la Viranşehir ovaları arasında kuzeyden güneye doğru uzanan kıvrım dağlarıdır. (Aktepe 449 m) Genel olarak basık bir plato görümünde olup kalkerli bir yapıya sahiptir.

TAKIRTUKUR DAĞLARI: Karacadağ’ın güney batısında yer alır. Kalkerli bir yapıya sahiptir. Çevresine hakim bir konumdadır.

YILANLI DAĞ: Takırtukur dağlarının batısında yer almaktadır. Viranşehir’in Güneydoğusunda Karatepe  dağ sırası ile Kepezli dağları bulunmaktadır.

SUSUZ DAĞLARI: Tektek dağlarının kuzey batısında yer alan bu dağlar oldukça geniş bir kütledir. En yüksek noktası 801 m’dir. Bu dağlarda su kaynağı olmadığı için bu dağlar susuz dağlar adını almıştır.

GERMUŞ DAĞLARI: İl merkezinin 10 km kuzeydoğusunda Germuş dağlarının, eteklerinde kurulan Germuş Köyü’nde yer alır. Köyün bugünkü ismi Dağeteği’dir. 19.yy’de yapıldığı tahmin edilmektedir. Kilise alanı, bir akarsu, bir kilise (Aziz Yakup Kilisesi) ve kilisenin toplantı meydanından oluşur. Kilise, taştan ve iki katlı olarak inşa edilmiştir. Bu köy, Atatürk tarafından Üceymi Sümer Paşa adında Irak kökenli Hamidiye Paşası bir şeyhe hibe edilmiştir. Birinci Dünya savaşında Osmanlı Devletinin Suriye cephesinde önemli yardımları görülen bu Paşa, savaştan sonra Türkiye’ye gelmiş ve buraya yerleşmiştir. Asıl ismi Üceymi Sadun Paşadır. 1934’ te yürürlüğe giren soyadı kanunuyla birlikte “Sümer” soyadını almıştır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.