Yasakçı Zihniyetlerin Devri Bir Daha Açılmamak Üzere Kapanmıştır

Eğitim Bir Sen Şube Başkanı İbrahim Coşkun, yaptığı basın açıklamasıyla yasakçı zihniyetin kapandığını söyledi.

Yasakçı Zihniyetlerin Devri Bir Daha Açılmamak Üzere Kapanmıştır

Eğitim Bir Sen Şanlıurfa Şube Başkanı İbrahim Coşkun, gündemdeki konularla ilgili yazılı açıklama yaptı. Coşkun, yaptığı yazılı açıklamada, “Eski nizamın yasakçı, dışlayıcı zihniyetini ve uygulamalarını tarihin çöplüğüne gömen Yeni Türkiye’yi bu millet nice bedeller ödeyerek, tırnaklarını kanatarak tesis etmiştir. Buna karşın eski nizamın karanlık yüzleri, ‘bilimsellik ve çağdaşlık’ ambalajında sattıkları köhne fikirleri, ayrımcı ve dışlayıcı tutumları ile gerici zihniyetlerini dışa vurmaktan; akademik unvanların, popüler kimliklerin, yüksek mevkilerin gizleyemediği bu cehalet ve karanlığı kusmaktan geri durmuyorlar. Milletten her seferinde yedikleri şamara rağmen, maalesef kâh yüksek yargıda, kâh akademik alanda, bir gün tıp dünyasında, diğer gün bir kafede milleti ve değerlerini aşağılamaktan vazgeçmiyorlar” dedi.

“Bu aymazlığın son örneği”

Din eğitimine ve başörtüsüne laf söyleyenlere de seslenen Eğitim Bir Sen Şube Başkanı İbrahim Coşkun, “Henüz birkaç gün önce, İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde bir diş hekimi, sıra bekleyen çarşaflı üç hastanın fotoğrafını çekmiş, bu kişilerin özel hayatlarına müdahale etmekte bir beis görmeyerek sosyal medyada paylaşmıştı. Bu aymazlığın son örneği, Sakarya İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nün düzenlediği bir programa katılan Prof. Dr. Üstün Dökmen tarafından sergilenmiştir. Dökmen, “Nasıl bir pilot sarhoş olmamalı, bir Hıristiyan psikolog haç takmamalı ise rehberlik öğretmeni de başörtülü biri olmaz!”, “Meslek icra edilirken İnşallah, Maşallah, Hayırlısıyla gibi cümleler sarf edilmemelidir!” diyerek başörtülülere karşı ayrımcı, inanca karşı da hayattan dışlayıcı bir tavır ortaya koymuştur. Dökmen’in bu hezeyanları maalesef ilk de değildir. Antalya’da düzenlenen bir sempozyumda, “Ülkemde ya bilgide ya da ölçme değerlendirmede hata var. Herkesin din dersi 5’tir. Ama bunca hırsız uğursuz nereden çıkıyor? Örneğin Van depreminde din ve ahlak dersinden herkes 5 aldı. Ama kolonları kesen hırsızlar da 5 aldı” diyerek Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerini hedef almıştı. Aynı şahıs, 2015 yılında benzer bir tutumu da Ankara’da göstermiş ve o tavrını da “bilimsel eleştiri” kılıfıyla savunmuştu” diye konuştu.

Coşkun sözlerini şöyle tamamladı; “Ön yargılarını bilimsellik maskesiyle gizlemeye çalışan bu köhne kafalara, hezeyanlarını kusabilecekleri kürsülerin, soyu tükenmiş gayrimeşru uygulamaların ruhunu çağırabilecekleri meşru zeminlerin devlet imkânlarıyla sunulmasını, üstelik bir de taltif edilmelerini anlamak mümkün değildir. Milletin kurumları, milletin değerleriyle çatışan, yasakçı zihniyetin temsilcisi olan, özgürlük ve adalet sicili bozuk kişilere devlet imkânıyla milleti aşağılama fırsatı sunmamalıdır. Eğitim-Bir-Sen olarak, bir kez daha diyoruz ki, hiç kimse eski Türkiye rüyaları görmesin. Kararlı bir mücadeleyle ortadan kaldırdığımız ayrımcı, dışlayıcı, yasakçı zihniyetin yeniden tesis edilmesine bu millet ve bu milletin en büyük sendikası olarak müsaade etmeyeceğiz. Zalimler için komedi, mazlumlar için trajedi olan bu tiyatronun perdeleri sonsuza kadar kapanmıştır ve bir daha da açılmayacaktır.”

HABER MERKEZİ

YORUM EKLE
YORUMLAR
Abdullah
Abdullah - 8 ay Önce

İşte bu. Meydanları da, söz meydanlarını da boş bırakmamak lazım. Müslümanların da o kepazenin kitaplarına boykot uygulaması lazım. Dahası bu alanı da boş bırakmamak lazım. Biz eserlerimizle konuştuğumuz zaman herkes istemese de hakkı bir gün teslim edecektir.

SIRADAKİ HABER