Urfa’nın ’’Cinsel İstismar’’ Rakamları Utandırdı!

Tüm dünyada ve ülkemizde son yıllarda hızla artan çocuk istismarı ile ilgili basın toplantısı gerçekleştiren Şanlıurfa barosu, ‘’ bu utanç verici tabloyu aktif ve ivedi çözümler bulmak yerine sadece izlemekle yetinilmektedir’’ açıklamasında bulundu.

Şanlıurfa Baro Başkanı Abdullah Öncel ve Şanlıurfa Barosu Çocuk Hakları Merkezi Koordinatörü Avukat Esra Yurum Aktaş bugün gerçekleştirdikleri basın toplantısında Şanlıurfa’da ki 'cinsel istismar' rakamlarını gündeme getirerek rakamları açıkladılar.

Açıklanan tabloya göre cinsel istismara en fazla uğrayan çocuk yaşının 12 olduğu bildirildi. 25-60 yaş arası kişilerinde ‘’cinsel istismara’’ maruz kaldığını dile getiren Avukat Esra Yurum Aktaş şöyle konuştu; ‘’Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre çocuk ihmali ve istismarı; 18 yaşın altındaki çocukların sağlığını, sağ kalımını gelişimini veya ilişkilerdeki güven duygusunu olumsuz yönde etkileyen fiziksel/ duygusal/ cinsel istismar, ihmal ve diğer sömürü türleriyle sonuçlanan kötü davranışlardır.’’ Dedi.

“Çocuklarımızın İstismarı Kamu Vicdanını Derinden Sarsmıştır”

Aktaş; “Tüm dünyada ve ülkemizde son zamanlarda son yıllarda hızla artış gösteren ulusal ve uluslararası hukuk da hüküm altına alınmış ve menfaatleri kanunun dahi üzerinde tutulmuş çocuklarımızın istismarı kamu vicdanını toplumun temelini ve değerlerini derinden sarsmıştır. Şiddete uğrayan öldürülen, ihmal edilen, ticari ve cinsel sömürünün nesnesi olan alkol ve madden kullanan çocukların sayısı giderek artmakta ve bu utanç verici tabloyu aktif ve ivedi çözümler bulmak yerine sadece izlemekle yetinilmektedir.” Dedi

“12 Yaşından Küçük 418 Çocuk Cinsel İstismar Suçundan Mağdur”

Avukat Aktaş; “Çocuğun cinsel istismarı suçunda en fazla mağdur sayısını 12 yaşından küçük kendini savunamayacak derecede olan mağdurların oluşturduğu ve bu yaş aralığında CMK bürosu tarafından 418 mağdurun varlığı kayıt altına alınmış müdafii ataması yapılmıştır.” İfadelerini kullandı

Toplamda ise cinsel istismara maruz kalan 1292 çocuk kayıt altına alınmıştır.

“702 Cinsel İstismar Sanığı Kayıt Altına Alındı”

Aktaş sözlerinin devamında; “Yine büromuz cmk bürosu tarafından çocuğun cinsel istismar suçu için yapılan şüpheli müdafil atamaları verilerine göre 205 atamanın 18-25 yaş Aralığında; 259’unun ise 25-60 yaş aralığında bulunan (çocuk üzerinde tahakküm kurabilecek yaş aralığında olan)sanıklar oluşturmuş toplamda ise 702 cinsel istismar sanığı kayıt altına alınmıştır.” Dedi

Aktaş; ‘’Yine ülkemizde ve özellikle bölgemizde yaşanan ve engellenmesi için çok boyutlu ve kolektif bir çalışmaya ihtiyaç duyulan bir diğer konu ise; erken yaşta evliliklerdir. Erken yaşta evlilikler kadınların sırtına erken yaşta ve istenmeyen gebelikler, doğumda ve doğum sonrasında pek çok sağlık problemi, eğitimsizlik, işsizlik, güvencesizlik ve inisiyatifsizliği yüklemektedir. Erken yaştaki evlilikler ve beraberindeki sorunlar bazı tören ve geleneklere kendini yeniden ürettiği için; bir insan hakları ihlali ve halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmeli, çözüme de bütüncül yaklaşılmalı ve devlet eliyle kalıcı bir çözüm üretilmesi için etkin adımlar atılmalıdır.

“Kız ve erkek çocuklarına karşı cinsel şiddetin gerçek boyutları, ancak buzdağının görünen yüzü kadar bilinmektedir.” Dedi

“Suriyeli Çocuklar Dikkatle Takibe Alınmalı”

Özel gereksinimi olan çocuklar, evlilik dışı doğan çocuklar, savaş ve göç mağduru çocuklar özellikle son 7 yıldır ülkemize Suriye’den gelen geçici koruma altındaki Suriyeli çocuklar dikkatle takibe alınmalıdırlar diyen Avukat Aktaş; ‘’gebe annenin diğer çocuğu, sosyoekonomik düzeyi ve eğitim düzeyi düşük ailelerin çocukları, üvey anne/babayla yaşayan çocuklar, madde bağımlısı anne/babanın çocuğu, istenmeyen gebelik sonrası doğmuş çocuk ihmal ve istismara uğramak açısından yüksek risk altındadır.” Şeklinde konuştu

Aktaş; ‘’Çocukların her türlü fiziksel, zihinsel ve cinsel ihmal ve istismardan korunmasını içeren çocuk haklarına dair sözleşme Türkiye’nin de imzacı taraf devlet olduğu yaklaşık 197 ülke tarafından imzalanmış ve 2 Eylül 2010’da devletlerin iç hukukunda yasalar üstü bir statüde olması gerektiği Çocuğun Yüksek Menfaatinin Yegâne Ve Temel Gözetilmesi Gereken bir kavram olduğu belirlenmiştir.” Diye konuştu

Sözleşmede; Bu sözleşmeye taraf devletlerin çocuğun ana-babasının ya da onlardan yalnızca birinin, yasal vasi veya vasilerinin ya da bakımını üstlenen herhangi bir kişinin yanında iken bedensel veya zihinsel saldırı, şiddet veya suiistimale, ihmal ya da ihmalkâr muameleye, cinsel saldırı dahil her türlü istismar ve kötü muameleye karşı korunması için; yasal, idari, toplumsal, eğitsel bütün önlemleri alırlar” sözleşme bu maddesiyle çocuğun her türlü istismara karşı Korunmasını taraf devletlerin asli sorumluluğu olduğu belirtilmiş ve taraf devletler tüm eylem ve politikaların çocuğun yüksek yararı doğrultusunda geliştirmek ve uygulamakla yükümlü tutulmuştur.

“Avrupa konseyi çocukların cinsel sömürü ve istismara karşı korunması için işbirliği teşvik eder”

Aktaş; “Taraf olduğumuz Avrupa konseyi çocukların cinsel sömürü ve istismara karşı korunması sözleşmesinde; taraflardan her biri, çocukların cinsel sömürüsü ve istismarını daha iyi önlemek ve bunlarla daha iyi mücadele edebilmek için yetkili devlet makamları, sivil toplum ve özel sektör arasında işbirliği teşvik eder. Olarak hüküm altına alınmıştır.” Dedi

“Kamu Kuruluşları Ve STK’lar Üzerine Düşen Sorumlulukları Yerine Getirilmelidir”

Aktaş; “Yaşanan çocuk istismar ve ihmallerin tekrar yaşanmaması için, yaşanan ihmal ve istismar vakalarının idari ve adli organlar nezdinde titizlikle takibi gerekmektedir. İdari ve adli organlara yansıyan tüm toplumu ve geleceğimizi ilgilendiren çocukların istismarıyla ilgili vakalarda tüm kamu kurum kuruluş ve STK’larla görev paylaşımı yapılmalıdır. Devlet organlarının yardıma ihtiyaç duyduğu noktada tüm kamu kurum kuruluş VE STK’lara ve devletin diğer organlarına düşen sorumluluklar hassasiyetle yerine getirilmelidir.” Dedi

“STK’lar Ve Belediyeler Ortak İşbirliği Yaparak Aileleri Bilinçlendirmeli”

Aile ve sosyal politikalar Bakanlığının ve oluşa göre diğer ilgili bakanların bünyesinde çocuğun her türlü istismara yönelik somut ve etkin tedbirler alınmalıdır diyen Aktaş; ‘’ STK’lar ve belediyeler ortak bir işbirliği yapılarak aileleri bu konuda bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı, psikolojik eğitsel, maddi destek verilmelidir.” Şeklinde konuştu

“Tüm Çocuk İstismar Davalarının Titizlikle Takipçisi Olacağız”

Aktaş; “Şanlıurfa Barosu olarak çocukların hayatlarına kasteden zihniyeti tekrar lanetliyor; tüm devlet organlarını, meslektaşlarımızı, STK’ları, ilgili kurum ve kuruluşları ve tüm aileleri bu gibi acı ve ülkemizin hukuki, ahlaki ve toplumsal düzenine kasteden olayların karşısında olmayı, bu konuda topluma bilinç kazandırma konusunda vakit kaybetmeden işbirliğine davet ediyoruz. Her türlü şiddet ve kıyımın karşısında olduğumuzu belirtir, üstümüze düşen her türlü hukuki ve sosyal sorumluluğun bilincinde olduğumuzu tekrar vurgulayarak; Şanlıurfa Barosu ve çocuk hakları komisyonu olarak tüm çocuk istismar davalarının titizlikle takipçisi olduğumuzu bu tür olayların tekrar yaşanmadığı ve son bulacağı ana dek mücadele edeceğimizi belirtiriz.” Diye konuştu

URFANATİK

Güncelleme Tarihi: 23 Ağustos 2019, 18:15
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER