28 Temmuz 2017 Cuma 08:11
Urfa’da Bakır Oyma Ustaları

Yıllardan beri bakırcılıkla uğraşan İsmail Bülbül Urfa’da bakırcılık ve tombak sanatına yetiştirecek usta olmadığından İstanbul da gidip bu sanatın çeşitli hocalarıyla çeşitli ders alarak tekrar memleketine gelip tombak ve bakırcılık mesleğini devam ettirdiğini belirti.

Mecbur kalıp zorla da olsa işe aldılar

Bülbül, “1985 yılında Şanlıurfa’da doğdum. Babamın işi dolayısıyla Gaziantep’e taşındık ve ilkokulu orada tamamladım. İlkokul birinci sınıfa giderken “bakır oyma sanatı” ile tanıştım. Bu sanatı öğrenmek istediğimi ustalara söyledim. Beni işe almalarını talep ettim. Fakat çok küçük olduğum için kabul görmedim. Hergün okul çıkışı gidip beni işe alın dedimse de almadılar. Son çare sırf işe alınmak için atölyenin camını kırdım. Baktılar olacak gibi değil mecbur kalıp zorla da olsa işe aldılar. Çıraklığım ve okul hayatım ilkokul dördüncü sınıfa  kadar Gaziantep’te geçti. Daha sonra memleketime döndüm ve atölye açtım. Boza boza değişik işler çıkarmaya gayret ettim ama birçoğu yarım kaldı. Çünkü başımda iyi bir usta yoktu. Çalışmaya devam ettim. Pes etmenin Müslümanlıkla bağdaşmayacağına inanıyorum. O şartlarda bir nebze de olsa “kalfalık” diyebileceğimiz konuma geldiğimi söyleyebilirim. İlerleyen dönemlerde Osmanlı tombak sanatını keşfettim. Osmanlıdaki saray işçiliğini görünce sırf bu işi öğrenmek için İstanbul’a geldim. Yaklaşık yüz yıldır babadan oğula geçen bir bakırcı dükkânında, Atilla Yanık Usta’nın atölyesinde  işe başladım. Burada Osmanlı tombak sanatını ve kalemkârlığını gerçek anlamda öğrenmeye başladım. Sonrasında tamamen Osmanlı usulü çalışmaya başladım. Ben geleneksel sanatlarımızın en cahiliyim. Ömrüm boyunca tek muradım İslâm üzere işler yapmaktı. Benim için  hüner, rıza-yı İlahîyi kazanmakladır. Ama ışıksız yol görünmez.  Önümüzde bize ışık olacak, kalbi bedeninden büyük  zatlar bulmak lazım.”dedi.

Kalemkârlık nedir? Kalemkâr kimdir?

Kalemkâr sıfatını farklı kalem ustaları da tarihte ve günümüzde kullanmıştır. Lâkin her kalemkâr aynı sanat tarzına ve çalışma sistemine mensup değildir. Benim icra ettiğim kalemkârlık metal oyma üzerinedir. Örneğin, sadekârlıkta (kuyumcu ustalığı) olan kalemkâr sadece gümüş ve altın gibi yumuşak malzemeyle çalışır. Her sadekâr da kalem işini bilmez. Sadekâr ve kalemkâr birbirinden ayrılmış, zamanla ayrı sanat haline gelmiştir.

Son Güncelleme: 28.07.2017 13:28
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.