Siverekli Yazar İlk Romanını Yazdı

Siverekli yazar insan yaşamının duygusal ve gizemli dünyasını kalemiyle aydınlanmaya çalışıyor ilk romanı”  Ölümün Yaşamı”  yayımlayan yazar “kendisinden çok romanını tanınmasını ve kitleler tarafından okunup yorumlanmasını istiyor.

Siverekli Yazar İlk Romanını Yazdı

Siverekli yazar Vedat Kuşamaç romanıyla ilgili yaptığı açıklamada şunları kaydetti” Bir kitap nerden anlatır ve olay örgüsü nasıl anlatılır diye hemşerilerime en sade dile anlatmak istiyordum yaşam ve ölümü kapsayan kitabımda arkadaşlık, karşılıksız aşk, bunalım, çocuk psikoloji, iş hayatlarındaki buhranlar, dostlukların tarihsel süreçte ki yeri ve daha değinemediğim birçok konuyu açıklamaya çalıştım ama bunların yanı sıra en önemli soruya cevap arıyordum kitapta ölüm ve yaşam arasındaki ince çizgide ki değer meselesi bu konuda ilham veren üç büyük düşünür vardı: nietzche, franz kafka, oğuz Atay yanı sıra birçok büyük düşünür olmasına rağmen bu düşünürlerin yaşarken anlaşılmaması toplumdan soyut korku dolu veyahut dışlanma içine kapanma meseleleri beni düşündürüyordu yılarca geçirilen zaman ve düşünceden sonra ölümün bir son olmadığını yaşamın amaçsız olduğunu ve amaçsız olan hayatın bu tarz değerli düşünürlerin kendince anlam katığını fark ettim adana da özel öğretmenlik ve yaşam koçu olarak görev yaparken bir öğrenci ile tanışmam ve bunun okuma yazma bilmemesi yaşının on üç olmasına rağmen hala harfleri ayırt edemiyordu bu öğrenci ile değişen düzen ve değerin güncel olduğunu fark ettim ve güncel olaylar karakterler ile tarihsel süreci yoğurmaya çalıştım bu çalışmamda karşılaştığım farklılıkları olayları biçimlendirip roman haline getirdim iki yılık bir çalışma ve emekten sonra böyle bir eser ÖLÜMÜN Yaşam’ının elimde olduğunu gördüm gönderdiğim eleştirmenlerden olumlu şeyler duymaya başladığım ve basıma hazır hale getirene kadar başta değerli dostlarım psikolog Büşra eleştirmen olarak Yusuf Ağırağaç fikirleriyle ışık olan Cebrail Buğday baştan sona romanı inceleyen Ahmet Buğday diğer desteklerini esirgemeyen dostlarım ve kitap haline dönüştürmede desteklerini esirgemeyen Rizom dergisi ekibine buradan teşekkür ederim.

İşte böyle bir yol inceleyen roman büyük düşünce ve sorulara cevap arayışı aynı zamanda değerler ve anlamlar silsilesi olarak tasarlamak istedim ama karakterlerin ölümü bazen beni derinden sarstı bazen de hayata kattıkları değerlerle sevindirdi ilk dağıtımı memleketim olan Siverek’ten ve Siverek halkın gelişimi geliştirilmesine adadım memleketimden geçen değerli ve kaybolan ruhlarına adadım başta Mehmed Uzun olmak üzere Yılmaz Güney gibi ilim bilim ve edebi anlamda dünya çapında oluşturdukları değerleri memleketlerinde sadece ismi kalmasının verdiği üzüntüye karşı olarak yeniden memleketimiz için bir adım daha ve bir güzellik değer oluşturmayı hedefledim gerisi verdiğimiz emekle mücadele ruhu ve okuma okuma üzerinde harcadığımız zamanla başaracak 

Zihniyetimizden düşünce sistemine kadar değişim gelişim anlam ve değer ancak okumakla olur ünlü sosyolog Ali Şeriatının şu sözü her zaman kulağımızda küpe olmalı; okuyun mürekkebin akmadığı yerde kan akıyor. İşte bizim mesele bundan ibaret okumaya ihtiyacımız var hem memleket olarak hem de toplum olarak. sosyolojik olarak meselemiz anlayış meselesi empati ve kardeşlik sevgi meselesi olmadır anlayışın bittiği yerde bütün düşünce yöntemleri sorunludur yürekten anlayışı kavramalıyız toplumsal olarak ancak bu şekilde gelişebiliriz hedeflediğim başarıyı yakalamasam da bu hedef doğrultusunda yavaş adımlar ve sükunetle üzerine gitmekte kararlıyım.” Dedi.  

URFANATİK

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER