Şanlıurfa’daki Uyuşturucu Kullanımı Ne Durumda?

 Şanlıurfa İli Uyuşturucu ile Mücadele Faaliyetlerinin Güçlendirilmesi Projesi Kitapçığı yayınlandı.

Şanlıurfa’daki Uyuşturucu Kullanımı Ne Durumda?

Şanlıurfa Valiliği tarafından il genelinde uyuşturucu ile mücadele faaliyetlerini güçlendirme kitapçığı yayılandı. Özellikle içinde çok sayıda yabancı uyruklu yaşayan olmasından dolayı daha fazla hassasiyet gösteren Urfa Valiliği bunun için uyuşturucu ile mücadele kapsamında Nisan 2018 yılında başlattığı Şanlıurfa İlinde Uyuşturucu Kullanımı Sıklığı ve Risk Etmenlerinin Belirlenmesi Projesi yapıldı. Yaklaşık 6 ay süren projenin bitiş tarihi ise Eylül 2018 oldu. Bu proje kapsamında il genelinde uyuşturucu ile mücadele yapılan çalışmaların tüm verileri STK temsilcileri ile paylaşıldı. Urfa’da yapılan araştırmalar neticesinde bir kerisin mahsus uyuşturucu kullanımı sıklığı 2.7 ile 3.1 arasında değişmektedir. Bunun en büyük etkeni de 19.5 yaş ortalaması ile en genç nüfusuna sahip olmasından kaynaklanıyor.

İşte Urfa Valiliğin 6 Aylık Çalışması sonucu:

Şanlıurfa Mezopotamya'nın en eski yerleşim merkezlerinden biridir. Su kaynaklarına yakın olması ve ticaret yolları üzerinde bulunmasından dolayı tarih boyunca stratejik bir öneme sahip olmuştur. Kentin şu ana kadar bilinen 11-12 bin yıllık bir tarihi geçmişi vardır. Merkeze bağlı Örencik köyü sınırları içinde yer alan Göbekli Tepe’de yapılan kazılarda ele geçen buluntular bu tarihi geçmişi kanıtlamaktadır. Bu süreçte; Ebla, Akkad, Sümer, Babil, Hitit, Hurri-Mitanni, Arami, Asur, Pers, Makedonya, Roma, Bizans gibi uygarlıkların egemenlikleri altında yaşayan Urfa Halife Hz. Ömer zamanında İslam toprağı olmuştur. 1087 yılında Selçuklu topraklarına katılmış, 1098’de Haçlı Kontluğu idaresine girmiştir. Eyyubi, Memluk, Türkmen aşiretleri, Timur Devleti, Akkoyunlular, Dulkadir Beyliği, Safevilerden sonra da 1516 yılında Yavuz Sultan Selim Dönemi’nde Osmanlı topraklarına katılmıştır.

 1919 yılında İngilizlerin daha sonra da Fransızların işgaline uğrayan Urfa, 11 Nisan 1920’de işgalden kurtarılmıştır. 1924 yılında il olan Urfa, 1984 yılında TBMM tarafından çıkarılan 3020 sayılı Yasa ile Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği kahramanlık nedeniyle, “Şanlı” unvanını ve 6207 sayılı Kanun ile de 08.04.2016 tarihinde “Şeref Madalyası” almıştır. 

 Çeşitli kaynaklarda ve halk arasında Musevi, Hristiyan ve İslam peygamberlerinin atası olan Hz. İbrahim’in Şanlıurfa’da doğduğuna, Hz. Lut’un amcası Hz. İbrahim’in ateşe atıldığını gördüğüne ve bu sebeple Şanlıurfa’dan ayrıldığına, Hz. İbrahim’in torunu ve İsrailoğullarının atası Hz. Yakup’un bir dönem Harran’da bulunduğuna, Hz. Eyyüp’ün Şanlıurfa’da hastalık çektiğine ve burada vefat ettiğine, Hz. Elyasa’nın Hz.Eyyüp’ü görmeye geldiğine, ancak göremeden burada vefat ettiğine, Hz. Şuayp’in Harran’a 37 km mesafede yaşadığına, Hz. Musa’nın Soğmatar’da Hz. Şuayp ile buluştuğuna inanılmaktadır.  Bütün bunlardan dolayı Şanlıurfa “Peygamberler Şehri” ve “Kutsanan Şehir” adlarıyla tanınmaktadır.

 İdari yönden toplam 13 ilçe, biri büyükşehir olmak üzere toplam 14 belediye ve 1.407 mahalleden oluşmaktadır. Kültür ve medeniyet merkezi sayılan ‘Bereketli Hilal’ olarak adlandırılan bölgenin merkezinde yer alan Şanlıurfa Gaziantep, Adıyaman, Diyarbakır, Mardin illeri ve güneyinde Suriye Arap Cumhuriyeti ile çevrilidir. Şanlıurfa, ilk tarımın yapılmaya başlandığı, buğdayın kültüre alınıp yayıldığı, tahılların gen merkezi olan ve ilk yerleşik hayata geçilen bölgenin içinde yer alan bir şehirdir.

Şanlıurfa; 19.336 km²’lik alanı ile Türkiye’nin 7. , nüfus bakımından ise 8. büyük ilidir.

İlin %77’si plato ve ova, %22’si dağlık alandan oluşmaktadır.

Rakımı 518 metre olup en yüksek noktası 1.938 metre ile Karacadağ’dır. 

Şehirleşme oranı %55,5’tir. 

Şanlıurfa İlinde Uyuşturucu İle Mücadelede Önleme Faaliyetlerinin Güçlendirilmesi Projesi

1.Giriş ve Sorunun Tanımlanması

Uyuşturucu kullanımı sıklığı, yaptığı hastalıklar, ölümler, işgücü kayıpları, sosyal kayıplar ve en önemlisi önlenebilir olması nedeni ile bir halk sağlığı sorunudur. Bugün Dünya Uyuşturucu Raporu 2016 verilerine göre (WDR, 2016) dünyada 247 milyon kişi uyuşturucu kullanmaktadır, Avrupa’da ise bu sayı 88 milyondur ve her 4 erişkinden birisi, her 5 gençten birisi uyuşturucu kullanmaktadır (EDR, 2016). Ülkemizde 2011 yılında Emniyet Genel Müdürlüğü Türkiye Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi tarafından Türkiye örnekleminde yapılan araştırmaya göre (Türkiye Uyuşturucu Raporu, EGM-TUBİM, MN İlhan, 2011) toplumun %2,7’si en az bir kez uyuşturucu kullanmayı denemiştir. 2018 yılında 2011’de yapılan araştırmada saptanan sıklığa göre yine aynı metodoloji ile Türkiye örnekleminde yapılan araştırmada ise %3,1 olarak sıklık belirlenmiştir. Bu rakam günümüz projeksiyonu ile yaklaşık

1.5 milyon kişiye denk gelmektedir.

 Uyuşturucu kullanımındaki mevcut durum, ne önlem almayacak kadar az, ne de abartılacak kadar fazladır. Ancak toplumda bazı kesimler, STK’lar, medya bileşenleri sürekli uyuşturucu sorununu gündemde tutmakta, ülkemizde arz başta olmak üzere, talep azaltımı, tedavi, rehabilitasyon ile mücadele eden kuruluşların çabalarını, en önemlisi somut verileri görmezden gelmektedir. Bunun yanında sorunun sürekli gündemde olması en büyük risk grubu olan gençler için de uyuşturucunun ilgi çekici olmasını sağlayabilmektedir. Oysa iyi bilindiği üzere kanıta dayalı veriler olmadan bir sorunu tanımlamak, nedenlerini bulmak ve çözüm üretmek mümkün değildir.

Türkiye’de olduğu gibi, Şanlıurfa ilimizde de, konuya ilişkin güvenilir ve kıyaslanabilir veriler elde etmek, bağımlılık risklerinden korunmak için, Şanlıurfa’da halkın geneli arasında uyuşturucu ile diğer bağımlılık yapıcı tütün ve alkol kullanımının kapsamı, şekli,  tutum ve davranışların bilinmesi önem taşımaktadır. Bunun yanında Şanlıurfa ilimiz oldukça fazla bir göçmen nüfusa da ev sahipliği yapmaktadır. Ortaya çıkacak kanıta dayalı verilere göre il düzeyinde yapılan mücadele daha da geliştirilebilecektir. 

 Bu gerekçeler ile Şanlıurfa Valimizin talimatı ile il genelinde uyuşturucu, tütün ve alkol kullanımına yönelik sıklık ile tutum ve davranışların araştırılması için “Şanlıurfa İlinde Uyuşturucu Kullanım Sıklığı ve Risk Etmenlerinin Belirlenmesi Projesi” gerçekleştirilmiştir. Nisan 2018’de başlayan proje, Eylül 2018’de 6 ay gibi kısa bir zamanda tamamlanmış ve Ekim ayında proje sonuçları tüm kamu, STK ve medya paydaşlarına sunulmuştur. 

Projenin sonuçlarına göre, 

Şanlıurfa ilinde en az bir kez uyuşturucu kullanım sıklığı Türkiye’de yapılan çalışma sonuçlarının biraz üstünde tespit edilmiştir. Türkiye Uyuşturucu Araştırmasında (EGM NMDB TUBİM 2011, 2018) en az bir kez uyuşturucu kullanım sıkılığı  %2,7 ve %3,1’dir. Her ne kadar Türkiye’ye göre biraz yüksek bir sıklık gözükse de bunun uyuşturucu için en riskli grup olan genç nüfusun Şanlıurfa’da oldukça fazla olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. 

Uyuşturucu Kullanımı için Risk Grupları Değerlendirildiğinde, Cinsiyet için;

•TUBİM 2018 %94 Erkek

•Şanlıurfa Hane halkı %64 Erkek

Yaş Grupları için;

•TUBİM 2018 15-24 ve 25-34 

•Şanlıurfa Hane halkı 15-24 ve 25-34

Eğitim için;

•TUBİM 2018 Lise ve İlkokul Mezunları

•Şanlıurfa Hane halkı İlkokul ve Ortaokul mezunları

Medeni Durum için, 

•TUBİM 2018 Bekâr

•Şanlıurfa Hane halkı Evli Gelir için,

•TUBİM 2018 2001-3000 TL ve 1500-2000 TL 

•Şanlıurfa Hane halkı 1500 TL altı ve 1500-2000 TL

Yerleşim Yeri için,

•TUBİM 2011 Fark yok

•Şanlıurfa Hane halkı İlçe Merkezi 

Proje sonuçlarına göre Türkiye ile Şanlıurfa arasında bazı farklılıkların olduğu görülmektedir. Bu farklılığın yine ilin demografik yapısından kaynaklandığı düşünülmektedir. Bu gruplara yönelik koruma ve önleme faaliyetleri güçlendirilmesi önerilmektedir.

Geçmişte tütün, alkol, hekim önerisi dışında uyuşturucu/sakinleştirici ilaç kullanımı risk olarak değerlendirildiğinde, uyuşturucu kullananlarda;

Tütün Kullanımı

•TUBİM %3,6 daha fazla (2011) 

•Şanlıurfa Hane halkı %7,6 daha fazla

Alkol Kullanımı

•TUBİM %6,0 daha fazla (2011) 

•Şanlıurfa Hane halkı %16,7 daha fazla

İlaç Kullanımı

•TUBİM %3 daha fazla (2011)

•Şanlıurfa Hane halkı %23,9 daha fazla sonuçları          elde edilmiştir. Bu durum bize tütün, alkol ve hekim önerisi             dışında uyuşturucu/sakinleştirici ilaç kullanımı için de koruma ve önleme faaliyetlerine ağırlık verilmesi gerektiğini düşündürmektedir.

 2.Proje Sonuçlarına Göre Mücadele Stratejileri

 Arz için risk etmenlerine bakıldığında; uyuşturucunun en çok sokak ve parklardan temin edildiği belirlenmiştir. Bu kapsamda;

•Sokak ve parklar daha çok takip edilebileceği,

•MOBESE sayısının artırılabileceği,

•Narkotim sayısının artırılabileceği,

•Vatandaşın ihbar ve bildirim konusunda bilinçlendirilebileceği düşünülmektedir.

Tedavi ve tedaviye erişim için risk etmenlerine bakıldığında;

•Uyuşturucuya 1 kez başlayanların %90’a yakın devam etmesi,

•%90’dan fazlasının bırakmak istemesi karşılanmamış bir talep olduğunu düşündürmektedir.  Bu kapsamda;

•Aile Hekimleri, bağımlılık erken tanısı ve yönlendirme konusunda eğitilebilir, 

•Sağlık Bakanlığı, Üniversite, Özel Sağlık Kurumlarında Ruh Sağlığı Uzmanı sayısı ve Bağımlılık Poliklinik ve Yatak sayısı artırılabilir,

•Diğer Uzman Hekimlerin farkındalık konusunda eğitilebileceği düşünülmektedir.

İzleme faaliyetleri kapsamında;

•TÜBİM Türkiye Araştırmasında olduğu gibi 2-5 yılda bir yapılan araştırma yenilenip analiz edilerek, kullanım sıklığı ve trendlerdeki, risk gruplarındaki değişime bakılmalı, planlanan öneriler güncellenmelidir.

 Uyuşturucu bağımlıları rehabilitasyonu için;

•“Temiz” kalanlar Belediye, özel kuruluşlarda istihdam edilebilir,

•Bu kişilerin aynı olumsuz ortamlarına dönmemeleri için rekreasyon alanları sağlanabilir,

•STK desteği en çok bu alanda gerekli olacaktır.

 İletişim, Medya ve Kamuoyu ile Bilgi Paylaşımı için;

•Araştırma sonuçlarından görüleceği üzere, kullanım sıklığı çok fazla değildir ve ülkemiz ile benzer sıklıktadır. 

•Bunun yanında il genelinde bazı riskler değişebilmektedir.

•Oluşturulacak bir medya iletişim stratejisi ile Valilik ve Akademinin birlikte paylaşımda bulunacağı bir bilgilendirme toplantısı yapılmalı, il için kanıta dayalı ve güncel verilerin bunlar olduğu paylaşılmalı, özellikle farklı kişi/kurumların aynı kişiler üzerinden bağımlılık fazla imiş gibi “çarpan etkisi” ile toplumu yanlış yönlendirmelerine izin vermeyecek bir iletişim stratejisi geliştirilmelidir.

 Önleme Faaliyetleri Kapsamında;

Türkiye Araştırması ile çok benzer sonuçlar çıkan araştırmamıza göre;

•Erkekler, 15-24 ve 25-34 yaş grubu, düşük eğitim düzeyi, ilçe merkezlerinde yaşayanlar,

2000 TL ve altında geliri olanlara öncelik verilmelidir,

•2. aşamada tütün/alkol/ilaç kullananlara yönlenmeli, 

•Burada erişkin yaş grubu için uyuşturucunun zararları ve bağımlı yapma, kayıp yaşama potansiyeline ağırlık verilirken; genç ve okul grubu için sağlıklı yaşam, fiziksel aktivite konularına öncelik verilmelidir,

•Emniyet Müdürlüğü, Sağlık Müdürlüğü, Müftülük, Muhtarlar, Yerel Yönetimler, AÇSG Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünden ilçe bazında oluşturulacak birden fazla eğitim ve farkındalık eğitici grubu kurularak, farklı eğitim yöntem/teknikleri ile toplu olarak bulunulan camiler, kıraathaneler, eğitim salonlarında sıralanan konularda eğitici eğitimi yapılmalıdır,

•Eğiticiler sahaya çıktıktan sonra belirli sıklıklara (6 ay/1 yıl) performansları değerlendirilmeli,  buna göre eğitim içeriği güncellenmeli, yeni çalışanlar ekibe katılabilmelidir.  

3.Şanlıurfa İlinde Uyuşturucu İle Mücadelede Önleme Faaliyetlerinin Güçlendirilmesi Projesi

 1.Aşama

Proje kapsamında Şanlıurfa Valiliği, İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Başkanlığı, Proje yürütücüsü olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Psikiyatrist desteği için Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, projede görev alan ve bölgede göçmenler konusunda çalışan Dünya Sağlık Örgütü Türkiye Ofisi ve ilde etkin çalışma yapan bir STK tarafından Önleme Faaliyetlerinin Güçlendirilmesi için bir “Eğitim

Modeli” Geliştirilmesi ve Sahaya Uygulanması planlanmaktadır.

 Proje için metodoloji aşağıda yer almaktadır:  

Amaç: Uyuşturucu ile Mücadelede Önleme Faaliyetlerini güçlendirmek için ilçe ve kamp düzeyinde seçilecek kişilere eğitim verilerek, her bölgede uyuşturucu ile mücadelede çok sektörlü savunuculuk ve talep azaltılması etkinlikleri düzenlemek, uyuşturucunun zararları konusunda toplumda farkındalık oluşturmak.

Eğitilecek kişi sayısı ve seçim yöntemi: Şanlıurfa ilinde her ilçeden adı geçen kurumdan 2’şer adet olmak üzere ve her kamp için Suriyelilerden 4’er adet olmak üzere, 

Emniyet Müdürlüğü, Sağlık Müdürlüğü, Müftülük, Muhtarlar, Yerel Yönetimler, AÇSG

Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünden öncelikle gönüllülük esasına göre seçilen temsilcilerden, toplam 14 kişi x 13 ilçe = 182 kişi ve 4 kişi x 4 kamp = 16 kişi olacak şekilde toplam yaklaşık 200 kişinin eğitilmesi planlanmıştır.

 Bu kişilerin de kendi ilçe ve kamplarında önleyici faaliyetleri sürdürmeleri planlanmaktadır. 

Eğitim içeriği, süresi ve eğiticiler: 5 gün sürecek eğitimde 25’er kişilik gruplara 8 kez eğitim verilecektir. 

Proje İzlemesi: Eğitim başında ve sonunda, eğiticiler sahada çalışmaya başladıktan 6 ay ve 1 yıl sonra geliştirilecek ölçme aracı ile eğiticilerin bilgi ve tutumları değerlendirilecek, aynı zamanda sahadan gelen talepler doğrultusunda eğitim modülü güncellenecektir.

Proje Değerlendirmesi ve Performans Kriterleri: Projede ilçe bazında belirlenen ekip tarafından kaç eğitim verildiği, eğitim öncesi ve sonrasında eğitim alanların bilgi ve tutum düzeyleri ölçülecek ve buna göre görev alanların ve projenin performansı değerlendirilecektir.

Proje Eğitim Materyalleri: Materyaller ve sunumlar proje ekibince gerçekleştirilecektir.

URFANATİK

Güncelleme Tarihi: 13 Nisan 2019, 10:04
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER