Şanlıurfa’da Gezilmesi Gereken Yerler

Tarihin sıfır noktası olarak nitelendirilen Şanlıurfa, var olduğu günden bu yana tarihe tanıklık etmiş ve içinde barındırdığı medeniyetler ile tarihin sıfır noktası olarak isimlendirilmiştir.

Şanlıurfa’da Gezilmesi Gereken Yerler

Şanlıurfa’nın doğa güzellikleri bir yana tarihi varlığı üzerinden yola çıkacak olursa birçok medeniyetlerin burada bulunduğunu görebiliriz. Şanlıurfa için bilinen tarih M.Ö. 2000 yıllarında Hurri-Mitanni ile başlar. Bu devletin başkenti Vaşugan (Resul Ayn)'di. Bu dönemde Şanlıurfa büyük bir kültür merkezi olmuştur. Konumu dolayısıyla Ortadoğu’da büyük bir geçit haline gelmiştir. Daha sonra büyük tarihi göçlerle bu bölgeye Sümerler ve Sümer Uygarlığı hakim olmuştur. Sümer, Akat ve Elam Uygarlıklarına tanık olan Şanlıurfa ve çevresinde Keldani, Hurri, Mitanni ve Asur uygarlıkları da egemen olmuştur.

Asur devletini kuran, devlet merkezi Asur Şehri'ni yaptıran I. Şemis Ruman'dır. Asur Devleti'nin M.Ö. 606 yılında yıkılmasından sonra M.Ö. 4. yy'da Keyhüsrev kumandasında İran orduları tarafından Pers egemenliği altına sokuluncaya kadar Şanlıurfa, ateşgede merkezi olarak yeryüzünde çok önemli bir uygarlık bölgesi sıfatıyla tarih boyunca ün ve önem kazanmıştır. Bu arada Asur Prensleri, başkenti Harran olan yeni bir Asur Krallığı kurmuşlardır. Bu devletin ömrü pek kısa olmuş, Harran, Pers kavimleri tarafından tahrip edilmiş ve son Asur Prensliği de tarihe karışmıştır.



Şanlıurfa M.Ö. 332 tarihine kadar Pers İmparatorluğu yönetiminde kalmıştır. Pers Kralı III. DARA (Daryus) İsos Savaşı'nda Mekadonya Kralı İskender'e yenilince, Yukarı Mezopotamya ve dolayısıyla Şanlıurfa, Makedonyalıların eline geçmiştir. Şanlıurfa bundan sonra Helen Uygarlığı'nın bir kültür merkezi olmuştur. Büyük İskender, Hindistan seferi dönüşünde ölünce, yönetimi altındaki ülkeler, generalleri arasında taksim edilmiştir. Şanlıurfa General Selefkos'un yönetimine girmiştir. Selefkos, Şanlıurfa'ya İskender'in Makedonya'da doğduğu şehrin adı olan 'Edessa' adını vermiştir. Helen yönetimi ve kültürü Şanlıurfa'da 237 yıl sürmüştür. Selefkoslar dönemi, Romalılar'ın Pompeus kumandasındaki ordularının Urfa'yı almalarıyla tarih sahnesinden silinmiştir. Bu olayla Şanlıurfa'ya Romalılar hakim olmuştur.

Rivayete göre eski Yunanlılar Enoch’un (Enoch=Hermes = İdris Peygamber = Uhnud, bu dört ismin aynı kimse olduğu kabul edilmektedir.) insanlara şehirler kurmayı öğrettiğini ve onun devrinde 180 şehir kurulduğunu, bunların en küçüğünün Urhai veya diğer bir okunuşla Orhay yani Urfa olduğu söylenilmektedir. Bu rivayete göre İdris peygamber Nuh peygamberden önce geldiğinden Urfa Nuh tufanından önce kurulmuştur. Nuh tufanında bütün dünya gibi Urfa’da harap oldu. Fakat tufandan sonra dünya yeniden kuruldu ve Urfa da tarihte ki yerini aldı. Yine anlatıldığına göre Nuh tufanından sonra Babil’de hüküm süren Nemrut üç şehir inşa etmişti. Bunlardan biri de Urfa şehridir. Bu şehir önce Arach ve daha sonra zaman süreci içinde Erech, Orhay, Edessa ve Ruha isimlerini almıştır.


Gümrük Hanı


Şanlıurfa’nın Eski İsimleri

Urhai veya Orhay ismi, Urfa’nın ilk sakinleri olan Arami – Süryanilerin verdiği isimdir. Daha sonra Urfa’ya gelen Helenler Edessa ismini verdiler. Helenlerin verdiği Edessa ismi “suyu bol” anlamına gelmektedir. Helenlerin verdiği Edessa ismi “suyu bol” anlamına gelmektedir. Urfa da içinden akan Karakoyun (Daysan) deresi ve kaynayan pınarlardan dolayı suyu bol bir şehirdi. Urfa’ya Edessa isminden başka yine suyu güzel çeşme anlamına gelen “Kaliruha” adı da verilmiştir. İslam’ın fethinden sonra Müslüman Araplar tarafından “Kaliruha”nın “Kali” heceleri atılmış ve sadece “Ruha” heceleri kullanılmıştır. İkinci bir rivayete göre Orhay kelimesinin hafif bir değişikliğe uğratılmasıyla Ruha denilmiştir. Böylece şehir, İslam’ın fethinden sonra Müslümanlar tarafından artık “Ruha” diye çağrılmıştır. Osmanlı devrinde Urfa denilmeye başlanmıştır. Başka bir rivayetle Orhay isminin Urfa’ya dönüştürülmesi daha uygun görülmektedir.

Şanlıurfa’ya Geldim, Nereleri Gezebilirim?

Göbeklitepe

İnsanlık tarihi hakkında bildiklerimizi yeniden düşünmemizi sağlayacak, yerleşik tarih anlayışını ve bilgilerini değiştirip, dinler tarihini sorgulatacak, bir kısmımızın varlığından haberi dahi olmadığı bir arkeolojik çalışma 1995 yılından beri Urfa Göbeklitepe'de devam ediyor. İnşası Milattan önce 10000 yılına uzanan Göbeklitepe tarihteki en eski ve en büyük ibadet merkezi olarak biliniyor. Göbeklitepe İngiltere'de bulunan Stonehenge'den 7000, Mısır piramitlerinden ise 7500 yıl daha eski. Ayrıca yerleşik hayata geçişi temsil eden kültür bitkisi buğdayın atasına da Göbeklitepe eteklerinde rastlanmıştır. İnşa edildikten 1000 yıl sonra üstleri insanlar tarafından kapatılarak gömülen bu tapınaklar yeniden gün ışığına çıkıyor.





Harran

Şanlıurfa’nın 44 km. güney doğusunda bulunan ve her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilen tarihi kent Harran, kendi adıyla anılan ovanın merkezinde kurulmuştur.

Tevrat’ta “Haran” olarak geçen yerin burası olduğu söylenir. İslâm tarihçileri kentin kuruluşunu Nuh Peygamber’in torunlarından Kaynan’a veya İbrahim Peygamber’in kardeşi “Aran”a (Haran) bağlarlar. XIII. yüzyıl tarihçilerinden İbn-i Şeddat, Hz. İbrahim’in Filistin’e gitmeden önce bu şehirde oturduğunu, bu nedenle Harran’a Hz. İbrahim’in şehri de denildiğini, Harran’da İbrahim Peygamber’in evinin, adını taşıyan bir mescidin, O’nun otururken yaslandığı bir taşın var olduğunu yazmaktadır. Geçtiğimiz aylarda Harran’da yapılan arkeolojik kazı çalışmaları sırasında bulunan Parfüm Dükkanı gündemde günlerce yer almıştır. Parfüm Dükkanının bin yıllık olduğu tahmin edilmektedir.




Balıklıgöl

Her yıl binlerce turistin akın ettiği diğer bir yer olan Balıklıgöl, hem tarihi açısında hemde İslamiyet’teki konumu açısından ayrı bir öneme sahiptir. Yurtdışı, yurtiçi binlerce turist zarafından ziyaretçi akınına uğrayan Balıklıgöl içinde bulundurduğu doğa güzelliklerini günümüz içerisinde gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Balıklıgöl çevresinde bulunan yer altı mağaraları, yer altı şehirleri ve mimarisi ile yakında ziyaretçilere açılması planlanan yeni bir yer altı şehri ile tarihe tanıklık etmeye devam ediyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan detaylı uğraşlar sonucu ve arkeolojik kazıların daha detaya indirilmesi üzerine bulunan tarihi yapılar hem turizm açısından hemde Şanlıurfa’lı vatandaşlar açısından oldukça şaşırtıcı olmayı başardı. Balıklıgöl, 150 metre uzunluğunda ve 30 metre genişliğindedir. Derinliği 3-5 metre civarındadır. İçinde efsanelere konu olan sazan türü balıklar bulunmaktadır. Bu balıklara halk tarafından saygı gösterilir ve yenilmez. Rivayete göre Hz. İbrahim ateşe atıldıktan sonra, bir mucize gerçekleşir ve etraf güllük gülistanlık olur. Bu mucizenin gerçekleştiği mekânın Balıklıgöl ve çevresi olduğuna inanılır. Dini bayramlar da ile Mevlit ve Kandil gecelerinde en yüksek ziyaretçi sayısına ulaşır.




Balıklıgöl - Görsel Sahibi: Abdullah İNAT

Balıklıgöl Platosunda Hz. İbrahim'in doğduğu mağara da bulunmaktadır. Üç semavi dinin atası olarak kabul edilen Hz.İbrahim'in doğduğu mağaranın ziyaretçisi hiç eksik olmaz. Her dinden her ülkeden ve her şehirden ziyaretçinin yılın her mevsiminde bu mağarayı ziyaret eder. Hz.İbrahim'in doğduğu mağaranın hemen yanında yaşadığı dönemin din âlimi olan Beddiüzaman Said Nursi'nin vefat ettikten sonra ilk defnedildiği mezarı da bulunmaktadır.

Şanlıurfa’da Diğer Gezilebilecek Yerler

Şanlıurfa Arkeoloji ve Mozaik Müzesi

Gümrük Hanı

Şanlıurfa Kalesi

Rizvaniye Camii

On İki Havari Kilisesi (Fırfırlı Cami)

Birecik Kelaynak Üretme İstasyonu

Urfa Kültür ve Sanat Merkezi

Mutfak Müzesi

Sumatar (Sogmatar)

Hediyelik ve Özel Eşya Dükkanları

Karahantepe

Tek Tek Dağları Milli Parkı

Hz. Eyüp Sabır Makamı

Şanlıurfa Kurtuluş Müzesi

Karacadağ Kar Sporları Merkezi

Halfeti - Karagül

Halfeti - Su Altında Kalan Eski Yapılar

Kaynak:

  1. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi
  2. Kültür Portalı

Haber Urfanatik Gazetesi

Güncelleme Tarihi: 14 Şubat 2018, 10:26
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER