Şanlıurfa’da Boşanma Davaları Had Safhada

Türkiye Barolar Birliği Şanlıurfa Delegesi Avukat Hikmet Delebe, Şanlıurfa’ya özel boşanmalarına yönelik yaptığı açıklamada, “Suriyeli sığınmacıların yol açtığı boşanma davaları Urfa için bir özel durumdur.” dedi.

Son yıllarda Şanlıurfa’da boşanma davalarında artış gözlemlenirken, özellikle feodal sistemin yoğun olduğu Urfa’da boşanma oranların yüksek olması beklenilmeyen bir durum. Şanlıurfa’da boşanma davaları, sebepleri, nelerin sebep olduğu konusunda Şanlıurfa eski baro başkanı ve Türkiye Barolar Birliği Şanlıurfa Delegesi Avukat Hikmet Delebe ile yaptığımız röportaj ile sorduk. Avukat Hikmet Delebe, yaptığı açıklama da Suriye iç savaşı ile birlikte Urfa’ya gelen mültecilerle birlikte boşanma davaların artış gösterdiğini söyledi.

Ekonomik sıkıntıların yanı sıra aile içi geçimsizliklerinde boşanma sebepleri arasında olduğunu vurgulayan Delebe, bundan 3-4 yıl önce araştırmalarda 370 civarında olan boşanma davalarının şimdilerde binlerin üzerinde olduğunu söyledi.

İşte Şanlıurfa’daki boşanmalar üzerine röportajın tamamı…

Şanlıurfa'da Boşanma Oranları Ne Durumda?

Yani gerçekten yetkili kurumların ve yetkili kişilere dikkat etmesi gereken bir konudur bana göre, çünkü boşanma davaları son dönemlerde Urfa'da korkunç bir şekilde artmış durumda. Yani mahkemelerde, adliyelerde boşanmak için dilekçe veren, duruşma için sıra bekleyen, şahitlik yapmak için kuyruk bekleyen, onlarca insanla karşılaşırsınız. Özellikle Şanlıurfa'da dediğim gibi boşanma oranları Türkiye ortalamasının çok üzerinde arttı bunu tabi ki belli başlı nedenleri var, yani Türkiye'nin tamamında boşanma davaları artmış ama Urfa'da biraz daha arttığı görülmektedir. Urfa’da özellikle boşanma nedenleri olarak öne çıkan durumlar ekonomik yetersizlikler, ekonomik sıkıntılar, Aile içerisinde başlayan ekonomik sorunlar şiddetli bir şekilde karşı karşıya gelmeleri birbirlerine hakaret etmelerine maalesef neden olur ve şiddetli geçimsizlik dediğimiz evlilik birliğinin temelden çökmesine yol açmaktadır. Ekonomiğin zayıf olması, ekonomik ihtiyaçlarının Gidenlerden bir tanesidir. Burada kredi söz konusu kimi ailelerde de mesele. Bize gelen bazı boşanma dosyalarında taraflar Kredi kullanmışlar fakat Kredi zamanı geldiğinde ödenememiş ya da boşanmışlar ticari ilişkilerinden dolayı borçlarımı ödeyemedim icralık olmuşlar icra takibi başlaması halinde bunlarda aile içindeki huzursuzluğu artırıp boşanma nedeni olarak önümüzde oluyor. Diğer taraftan sosyal medyanın çok yaygınlaşmış olması da özellikle Sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmama ödevini çoğu zaman eşler bakımından dilemektedir, sosyal medyayı sık sık kullanan, sosyal medya eşinin ona karşı şüphelenme yol açan davranışlar içerisinde bulunan eş yine boşanmayı tetikleyen bir vaziyet almaktadır. Yine Yargıtay’dan son zamanlarda çıkan kararlarından bir tanesi de sosyal medyaya sık sık kullanmak boşanma nedeni olarak kabul edilmektedir. Yine yakın zamanda yine Yargıtay ikinci Hukuk Dairesinin ilk çıkardığı vermiş olduğu bir işte Hatta diğer eşinin rızasını almadan oradan kredi kullanmak bankadan kredi çekmek, boşanma nedenidir, çünkü güven sarsıcı bir davranıştır. Yani kendi ailenin ihtiyaçlarını gidermek için bir çaba sarf edebilir gidip Kredi başvurusunda bulunabilir. Eşinin haberin olması gerekiyor eşinin haberi yoksa ve bunu da mahkemede ispatlarsa bunu boşanma nedeni olarak ileri sürebilir. Yine başka bir başlık özellikle Şanlıurfa'da boşanma davalarına boşanma davalarının artmasına yol açan nedenlerden bir tanesi Suriye'den gelen sığınmacılar. Elbette Türkiye'nin 81 vilayetinde böyle bir durum yok Ama özellikle Suriyeli sığınmacıların yoğun bir şekilde yerleştikleri illerde özellikle sınır illerinde boşanma davaları ciddi anlamda artış göstermiş durumda bunların bu illerin başında Şanlıurfa gelmektedir buna Gaziantep, Kilis, Hatay, Mardin Ve tabi ki sınırdaki ilçelerde olmak üzere boşanma davalarının ciddi anlamda artış gösterdiği söylenebilir. Urfa ile ilgili olarak da bizim baro başkanı olduğumuz dönemde ben bununla ilgili bir araştırma yapmıştım Suriyeli sığınmacıların Türkiye'ye Urfa gelmeye başlamış oldukları tarih olan 2012 den sonra boşanma davaları ciddi anlamda artış göstermiştir hafızam beni yanıltmıyorsa 2012'de açılan boşanma dava sayısı 370 civarındayken bu sayı iki yılda bine çıktı nerdeyse 3 katına çıktı evlilikler yapılmaktadır. Çünkü o Suriye'den zor koşullarında kaçıp Türkiye'ye sığınan özelikle Urfa’da ailelerinin başlarını sokacak bir ev aramak için Tutabilecek bir mekân aramakta ve geçimlerini sağlayabilecek bir olanağı peşine düşmektedirler. Dolayısıyla Suriye'de yani Birden fazla kadınla evlilik yapmak da resmi olarak olanaklı bir durum gibi yani kültür olarak da Suriye'den gelen insanlar İkinci evlilik yapmaya müsait bir kültür içerisinden gelmektedirler dolayısıyla burada da sırf hayatlarını idame ettirmek için yaşam koşullarına daha kolaylaştırmak için genç yaştaki kızların yaşça daha büyük olan erkeklerle evlendirmenin evlendirmek zorunda kaldılar. Elbette Suriye'den gelen genç bayanlarla evlenmek isteyenler her zaman bekâr insanlar değil, bazen bazı zamanlarda da evli olanlar da aynı zamanda bu yola başvurmaktadır. Dolayısıyla kuma tipi evlilik gerçekleştikten sonra da ilk eş bu durumu fark ettikten sonra aile mahkemesinde boşanma davası açmaktadır. Yani esasında kuma tipi evlilik ilk başta gizli kapaklı yürütülen bir süreç ama sonrasında ortaya çıktığında ve ilk eş de kocasının ikinci evlilik yaptığını fark ettiğinde gidip boşanma davası açmaktadır. Bu da Urfa'daki boşanma davalarına ciddi anlamda artış göstermesi ne neden olmuştur. Urfa üzerinde özellikle Suriyeli sığınmacıların gelmesi ile başlayan süreçte boşanma davalarının ciddi anlamda artış gösterdiğini rahat bir şekilde ifade edebiliriz. Mesela Karadeniz, Akdeniz, Ege’de Trakya'da boşanma davaları Bu anlamda artış göstermişse bile çok az göstermiştir. Ama sınır kentlerinde özellikle Urfa'da bu nedeni ciddi anlamda boşanmalara tetiklediğini buradan ifade etmek mümkün.

Şanlıurfa'da Boşanmada Tahmini Rakam İstatistikler Var Mı?

Türkiye İstatistik Kurumu Türkiye genelinde 81 vilayet içerisinde boşanma davalarının oranlarını çıkardı ve yapılan çalışmalar Gerçekten de çok ürkütücü sonuçları ortaya çıkardı. Urfa Çünkü 81 il içerisinde Bartın'dan sonra oransal olarak en çok boşanma davasını gerçekleştiği il olarak kayıtlara geçti. Tabi öyle çok ilginç bir sonuç Urfa özellikle feodal yapının da güçlü olduğu bir kent malum Diğer taraftan beni duygularımda son derece önde olduğu yani dindar olmasıyla da öne çıkan İl. Hal böyleyken feodal yapının güçlü olması hem dini duyguların önde olması ile birlikte Urfa'da Eğer boşanma davaları bu denli artıyorsa elbette bun da mercek altına alınması gerekiyor. Yetkililer özellikle Urfa'da üzerinde boşanma davalarına neden bu kadar arttığını araştırmak durumundadır buna karşılık alabilecekleri önlemleri de geliştirmek ve hayata geçirmek zorundadırlar.

Şanlıurfa'ya Özel Boşanma Nedir?

Urfa iline özel olarak boşanma, Suriyeli sığınmacılara yol açtığı boşanma davaları Urfa için bir özel durumdur. İzah ettiğim gibi yani Urfa'da resmi rakamlara göre bir milyon Suriyeli sığınmacı yaşamaktadır yani Biz bunu yakın zamanda resmi dilden öğrendik. Bir milyon civarında Suriyeli sığınmacının yaşadığı kentte haliyle koma tipi evliliklerde de ciddi anlamda artışlar baş göstermektedir, evlilikte boşanma nedenlerini artıran nedenlerden bir tanesidir.

Evlilikte Boşanma Nedir?

Evlilikte boşanma tarafları nasıl ki serbest iradeleriyle evlilik yapıyorlarsa belli şartların oluşması halinde serbest iradeleriyle de evliliği sonlandırmalarına boşanma denir. Boşanma hukukumuzda bazı ilkelere tabi kılınmıştır, her şeyden önce boşanmanın tarafların Özgür iradesiyle gerçekleşmesi gerekmektedir. Boşanmak isteyen tarafın mutlak suretle iradesini, düşüncesini, özgürce, ortaya çıkması belirginleşmesi gerekmektedir.

Evlilikte Boşanma Hangi Duygularla Baslar?

Medeni kanun bununla ilgili bazı nedenler saymıştır, bu nedenler: cana kast, pek fena muamele, Sadakat yükümlülüğüne aykırılık, evi terk etme ve evlilik birliğinin temelden sarsılması. Evlilik birliğinin temelden sarsılması toplumda şiddetli geçimsizlik olarak daha çok öne çıkar. Esnasında şiddetli geçimsizlik boşanma davasına yola acar. Sadece evlilik birliğinin temelden yol açan bir tanesidir. Bu nedenle mahkemeler şiddetli geçimsizlikten dolayı boşanma kararları vermezler, ancak evlilik birliğinin temelden sarsılmasından dolayı temelinden çökmesinden dolayı boşanma hükmü verebilirler. Bunlar kanunun saymış olduğu boşanma nedenleridir ama evlilik birliğinin temelden sarsan nedenler geniş bir alandır. Evliliği zedeleyen, evliliğe zarar veren, evliliği çekilmez bir noktaya getiren her neden boşanma nedeni olarak önümüze çıkar ve bu Medeni kanunun saymış olduğu evlilik birliğinin temelden sarsılması gerekçesine ve nedenine dayanır.

Boşanma Süreci Nasıl Baslar?

Boşanma süreci Öncelikle tarafların ya da boşanmak isteyen tarafın iradesini ortaya çıkarması gerekiyor. Bu iradesine Elbette Medeni Kanun gereğince mahkemelerde bir dava açmak suretiyle ortaya çıkması gerekir. Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemeleridir fakat aile mahkemesinin olmadığı ve küçük yerlerde özellikle ilçelerde Asliye hukuk mahkemeleri de boşanma davalarına yürütür. Bu bakımdan boşanma niyetinde olan tarafın önce Öncelikle gidip aile mahkemelerinde aile mahkemelerinin olmadığı yerlerde Asliye Hukuk mahkemelerinde boşanma davası açması gerekiyor. Boşanma davası açıldıktan sonra süreç başlamış olur dava açan kişinin dilekçesi, davalıya tebliğ edilir ulaştırılır ona da 2 haftalık süre zarfında savunmalarını yapması istenir davalı eşte 2 haftalık süre zarfında savunmalarını yaptıktan sonra o dilekçe tekrar Davacı yani dava açan eşe tebliğ edilir. Eşin tekrar buna karşı iki haftalık süre zarfında cevabı karşı cevap dilekçesi vermesi gerekiyor bu dilekçe de aynı şekilde karşı tarafa bir kez daha ulaştırılır, onun da tekrar iki haftalık süre zarfında iki savunmalarını yaparak boşanmaya karşı beyanlarını mahkeme iletmesi gerekiyor aşağı yukarı bu bahsettiğim şey yani 2 aylık süreç içerisinde gerçekleşmesi gereken dilekçeleri değişim has safhadadır. Dilekçeleri değiştirmesinden sonra mahkeme duruşma günü verir. Boşanma davaları Medeni kanuna göre ve aynı zamanda hukuk usulü muhakemeleri yasasına göre yazılı yargılama tabidir yazılı yargılama tabi olduğu için de öncelikle dört adet Dilekçenin karşılıklı değiştirilmesi gerekir bundan sonra da boşanma süreci artık başlamış olur.

Evlilikte Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Boşanma niyetinde olan Öncelikle dilekçesini hazırlar, kendisi açabileceği gibi bir avukat vasıtasıyla da boşanma dilekçesi hazırlayabilir. Dilekçesini hazırladıktan sonra adliye içerisinde bulunan Aile mahkemesine gider orada dilekçesini önce havale ettirir, daha sonra harcını yatırır, sonra direkt teslim eder bu noktada boşanma davası açılmış olur. Bundan sonrasını mahkeme kendiliğinden yürütür dilekçeleri karşı tarafa iletir.

Belli Başlı Boşanmalar Nelerdir?

Boşanma nedenleri Türkiye genelinde ortaya çıkan bazı nedenler var, yani daha doğrusu boşanma oranlarına etki eden boşanma oranlarının arttıran bazı nedenler var. Medeni Kanunu zaten saymış olduğu boşalma nedenleri yasada tek tek açıklanmış, bunlar dediğim gibi tek yani mesela ben bir tanesi hiçbir gerekçe ortada yokken evi terk edip giderse bu boşanma nedeni, Diğer taraftan evi terk eden eşine karşı boşanma davası açabilir. Örneğin çok kötü muamele, sürekli olarak hakaret sürekli olarak aşağılama, Hatta şiddet yapma, şiddete meyilli, diyelim ki bazı ihtiyaçlarını giderme ve ekonomik ihtiyaçlarını giderme ve ailesiyle Bağlarını kesmeye çalışmak bu tür nedenlerden dolayı boşanma durumları ortaya çıkabiliyor. Pek fena muamele de yine kapsamı olarak geniş bir kavram, kötü muamelenin her türlüsü bu madde kapsamında boşanma nedeni olarak ileri sürülebilir. Bunun dışında evlilik birliğine eşlerin birbirlerine karşı olan sadakat yükümlülüğüne aykırı davranma evlilik devam ettiği müddetçe bir eşi eşe karşı hem saygılı olmasını gerektiriyor, hem Sadık olmasını gerektiriyor yani hayatına başka bir insanın girmesi bu anlamda mümkün değil. Her bir kişi evliliğini sürdürmek niyetinde ise hayatına eşinin dışında başka bir insan alamaz seni özelden özel olarak alamaz böyle bir durumda Sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış olur Sadakat yükümlülüğüne aykırı davranan eş karşı tarafın dava açmasına neden olabilir bu da boşanma nedeni olarak öne çıkan durumlardan bir tanesi.

Artan Boşanma Davalarının Önüne Nasıl Geçilebilir?

Çok önemli bir konu bu, çünkü sosyolojik bir vaka olarak önümüzde duruyor boşanma. İnsanlara istemediği, uzak durmaya çalıştığı bir durumdur. Anayasamıza göre aile toplumun temelidir, aile toplumun çekirdeğidir, aile toplumun eğitim kurumudur, Çünkü İlk eğitim ailede başlar hesabım temelleri unutulmayan bir ailedir. Sağlıklı nesillerin yetişmesine olanak tanımaz. Bu bakımdan boşanmaların artış gösterdiği illerde bana göre yetkili insanların bazı tedbirlere sorumlu olması gerekmektedir. Urfa için konuşursak burada her şeyden önce Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Şanlıurfa İl Müdürlüğünün de etkin rol alması gerekmektedir. Yine önemli görevler Yani aslında cemaatlere ve camilere Cami imamları, müezzinleri önemli görevler onlara da düşmektedir. Çünkü kendi cemaatlerine evlilik birliğinin kutsallığının önemini vurgulaması gerekmektedir. Evlilik birliğinin zedeleyecek, evliliğin sıkıntıya sokacak, nedenlerini boş şekilde resmi kurumlar tarafından araştırıp nedenlerinin ortaya konulması gerekiyor nedenlerde tespit edildikten sonra elbette çözümlerin çözülmesi gerekiyor fakat dediğim gibi toplumu ayakta tutan ailedir, aileyi de ayakta tutan eğitimdir iyi bir eğitimden geçen aile bireyleri evliliği kolay kolay zor durma getirmezler ama aldıkları eğitim yetersiz ise buna ekonomik sıkıntılar da eklediği takdirde evliliğin kaçınılmaz bir olgu olarak önümüze çıkmaktadır. Bu bakımdan bütün kurumlara eş kütüm şeklinde çalışma yapma söz konusu yaratmıştır.

Boşanma Da Eşler Birbirlerinde Ne Talep Edebilir?

Eşlerden biri dava açtığında taleplerini sıralamak zorundadır, boşanmak istediğini açık olarak mahkemeye iletmesi gerekiyor. Daha sonra çocuk varsa çocuğun velayetini isteyebilir kendisi ve çocuğu için nafaka talep edebilir. Yine kendisi için dava açan eş kendisi için maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Yine eğer edinilmiş mallara bir katkısı olmuşsa edinilmiş mallardan katkı payı talep edebilir. Yine dava açan kişiler kadın ise Ziynet eşyalarını isteyebilir. Dava açan kişi bütün bu kararları boşanmanın kendi arabuluculuğa elverişli değil. Velayette aynı şekilde o zaman da arabuluculuğa elverişli olmaz çünkü Velayet ve kamu düzenine ilişkindir yani mahkemeler çocuğun anneden mi babadan mı kalacağına dosya kapsamına göre karar vermek zorundadır çocukların eğitimi geleceğini sosyal ve ekonomik durumunu dikkate alarak velayet ilgili kararını açıklamak zorundadır. Bunun dışındaki alanlar arabuluculuğa elverişli ve ziynet eşyalarının altın yine oturmuş içtihatlara göre Yargıtay kararlarına göre aldatılan kadının erkeğin üzerinde kapılar üzerinde hiçbir hakkı yoktur. Dolayısıyla boşanma halinde kadın kendi rızasıyla altınları eşine vermediği mürtetçe bütün altınlarına sahiptir. Altınlar arabuluculuğa elverişli alandır arabuluculuk faaliyeti burada yürütülebilir maddi ve manevi tazminatta insanlar gidebilirler. Orada çözüm ortaya çıkar edinilmiş mallara katkı yine bu da arabuluculuğa elverişli bir alandır. Arabuluculuk Burada da yürütülebilir bu edinilmiş mallara katkı önemli bir konu 1 Ocak 2002 yılından bu yana evlilik içerisinde alınan eşyalar alınan gayrimenkuller tarafları %50 %50 hakkıdır yani diyelim ki bir gayrimenkul eşin adına kayıtlı olsa bile evlilik birliği içerisinde alınmışsa ve evlilikte 2002 yılında sonra kurulmuşsa kadının da %50 hissesi vardır. Bu gayrimenkul üzerinden Ama eğer 2002'den önce ise evlilikler O tarihte de mal ayrılığı rejimi varsa mal ayrılığı rejiminde de herkesin malı kendi şahsına aittir bu paylaşıma girmiyor ama 1 Ocak'tan 2002'den sonra alınan bütün gayrimenkuller ve menkul mallar tarafların ortak malıdır onlarında aynı zamanda onlarda aynı haklarını isteyebilir.

Sorularımız Bitti Son Olarak Eklemek İstediğiniz Bir Şey Var Mi?

Boşanma davalarına bende yakından takip eden bir avukat olarak şunu ifade etmek istiyorum: boşanma davalarında bu denli artmasının nedeni kesinlikle araştırılmalı bu bir tahmin değil bu büyük olgudur bir vakadır. Aile mahkemesinde açılan boşanma davalarının sayısına bakıldığı zaman dahi bu rakamlara ne kadar ürkütücü olduğu ortaya çıkar. Her meslek grubundan insanların bugün aile mahkemesinde boşanma davası açmak için başvurduğunu görüyoruz. Yetkililere ciddi anlamda yükümlülükler düştüğünü ben buradan ifade ediyorum ve dolayısıyla Resmi kurumlardan başlamak üzere, STK’lar ve yine Eğitim Kurumları Bu anlamda etkin rol oynar oynamalıdır. Ben röportaj için bize geldiğiniz için ben size çok teşekkür ediyorum.

Röportaj: Ayhan Kesici/ Ahmet Durmuş

URFANATİK

Güncelleme Tarihi: 01 Kasım 2018, 12:37
YORUM EKLE
YORUMLAR
Doğru Söyleyen 9 Köyden Kovulurmuş
Doğru Söyleyen 9 Köyden Kovulurmuş - 9 ay Önce

Bu konun tek suçlusu vardır oda kanunlar ve çıkaranlardır. Evet gerçekten bu konu artık boşanma davası olmaktan çıktı, maalesef bazi kadınlar ve hatta aileler bu konuyu bir iş başvurusu gibi görüyor. Kadın 1 ay evli kalıyor ondan sonra boşanmak için türlü türlü bahanelerle mahkemeye başvuruyor. çünkü kanun ondan taraf. kadın hemen tazminat ve nafaka davası açıyor yüklü bir miktar tazminatını alıp, birde aylık kendisine maaş bağlatıyor. ve bundan sonraki hayatında çalışmasına gerek kalmıyor. çünkü kanunların açığını yakalamış, çünkü bu işi sadece aylık para olarak görüyor. Gerçektende bu işi sektör haline getiren insanlar ve hatta bazı ailelerde bulunuyor. kızının boşanması umrunda olmayan insanlar var . kızım boşansın önemli değil bana ne kadar para getirecek , ne kadar altın getirecek hesabı yapan insanlar mevcut. Hükümetimiz bir an evvel bu konuya çözüm bulmalıdır.

doğrusu bu
doğrusu bu - 9 ay Önce

devlet kadını ayağa erkeği çukura koydu sonra huzuru bozuldu kadın erkeği tehtit ediyor seni süründürüm diyor nasıl olsa devlet arkasında yalanmı..

bilirimm
bilirimm - 9 ay Önce

İnsanların artık birbirlerine tahammüleri kalmadı bu hep vardı fakat artık kadınlarda çalışmaya başlayıp kendi ayaklarının üzerinde durmaya başladılar.. Ataerkil bir toplumuz biz öncesinde ayıp etraf ne der korkusuyla bir çok kişi boşanmaktan çekinir haldeydi.. bi taraftanda olmuyorsa birseyler yolunda gitmiyorsa iki tarafında birbirinden çalmasına gerek yok.. dünya değişiyor.. şaşıracak şeyler değil aslında iki insan anlaşamıyor ve boşanıyor..

Urfalı
Urfalı - 9 ay Önce

Bazı erkeklerin ben erkeğim aldatsam ne olur ki başkası daha kötüsünu yapıyor katlan deyip bildiğini okuması kadını Allah'ın emaneti olarak görmemesi kadının erkeğin her türlü sosyal psikolojik şiddet ine katlanacagi düşüncesi 4 kadın dinimizde var düşüncesi

SIRADAKİ HABER