Nerde O Eski Bayramlar…

Şanlıurfa’nın önemli değerlerinden olan Urfa'nın kültürel mirası Mehmet Fethi Göktepe, Urfanatik Gazetesine eski ve yeni bayramların arasındaki farkı, “Eskiden hayatlı evlerde kurban bayramına birkaç gün kala kurbanlıklar alınırdı, şimdi ise apartmanın altıncı yedinci katında hayvan mı beslenir ” sözü ile anlattı.

Nerde O Eski Bayramlar…

Kurban Bayramına sayılı günler kalması ile birlikte Şanlıurfa’da Kurban Bayramı hareketliliği yaşanıyor. Bizde Urfanatik Gazetesi olarak bayrama 1 gün kala eski bayram ve yeni bayram arasındaki farkı Urfa’nın kültürel mirası Mehmet Fethi Göktepe sorduk. Bizlere yeni bayramlar ve eski bayramlar arasındaki farkı anlatan Fethi Göktepe, eski Kurban Bayramlarının havası bir hafta önceden sezildiğini, söyleyerek,  “hayatlı evlerde Kurban Bayramına birkaç gün kala kurbanlıklar alınırdı büyükbaş olsun, küçükbaş olsun. Af edersiniz her evde ahır vardı yani hayvanların kalıp yemlendiği yer vardı şimdi ise apartmanın altıncı yedinci katında hayvan mı beslenir, şimdi hayvanı balkonda beslesek bütün komşular seni emniyete şikâyet eder; efendim sesten yatamıyoruz rahatsız oluyoruz derler” İfadelerini kullandı.

Urfanatik Gazetesi mikrofonuna konuşan Mehmet Fatih Göktepe eski bayram ile yeni bayramı şu şekilde anlattı;

“2 Dini Bayramımız Var”

Mehmet Fethi Göktepe; “Bizim iki tane dini bayramımız var; Ramazan Bayramı birde Kurban Bayramı var. Ramazan Bayramlarını biliyorsunuz kurban bayramlarında, onu da tekrar edeyim. Eskilerde Şanlıurfa’da apartman olmayan bir dönemi ele alacak olursak bayramların gerçek yüzünü daha iyi ele almış oluruz. Eski bayramların güzelliği oradan kaynaklanıyor.” Dedi

“Eski Bayramlarda Üç Kuruş Dört Kuruş Bayram Harçlığı Verirlerdi”

Fethi Göktepe; “Bizim hayati evlerimiz vardı hane, baba, anne, dört oğul, dört gelin hepsi bir evde oturdular onlar ramazanda oruç tutarlardı, akşamları iftar açarlardı, yatsıda teravihe giderlerdi, sabahları cüz okurlardı yani çok güzel bir havada geçerdi komşular gelirdi. Mesela bir evde cüz okunurdu, insanlar gelirdi orada otururlardı cüz dinlerlerdi, Kur’an-i Kerim okurlardı ve çok güzel bir şekilde akrabalık bağı içinde bunlar devam ederdi. Ramazan bayramına bir iki gün kala aileler kendi çocuklarına elbise ayakkabı alırdı şimdiki gibi hemen gidip altı yüz liraya ayakkabı alacak paramız yoktu. Babamız hükmüne göre, esnaf insanlardı birer ayakkabı birer cankurtaran ve bayramı o coşkuyla o hevesle geçirmeye çalışırdık. Bayram sabahı babalar erkek çocuklarını alıp bayram namazına giderdi eve döndüklerinde aile önce kendi aralarında bayramlaşırdı ondan sonra büyükleri ziyarete giderdi; dedelerimizin nenelerimizin bayramlarını kutlardık. Şimdi bunlara büyük baba büyük anne deniliyor eskiden neneyle dedeydi giderdik ellerini öperdik onlarda da küçük cüzdanlar vardı onların içinden üç kuruş dört kuruş alıp harçlık verirdi bayram günlerinde.” İfadelerini kullandı

“Şanlıurfa’da Eskiden Bayramlarda Leyliler Vardı”

Şanlıurfa’da leyliler vardı diye konuşan Mehmet Fethi Göktepe; “yani çocukların eğlenmesi için şimdi eski stadın yerinde kurulmuş şimdi tabi lunapark diye kullanılıyor. Urfa’da eskiden büyük yolda kalenin eteğinde Bağlarbaşı’nda kurulurdu çocuklar almış oldukları harçlıklarla üç gün bu bayramlarda akrabalarını ziyarete giderler şekerlerini harçlıklarını alırlardı.” Diye konuştu

“Bayramlarda En Önemli Şey; Külünçeydi”

Ramazan bayramlarında en önemli kültürü ‘’külünce’’ olduğunu ifade eden Göktepe; “bayramlarda külünce yapılırdı şimdi ise külünce yapan kimse yok. Bütün simitçilerde külünce yapılıyor adam gidip iki, üç kilo alıp eve götürüyorlardı misafirlere ikram edilirdi. Tabi önceden külünce neşesine yapılırdı, tabi o bayramlar kalktı herkes bir evde oturuyor gelin ayrı, oğlan ayrı, anne ayrı, baba ayrı yani dağıldık biz bu ailevi toplumu kaybettik.” Dedi

“Eskiden Kurbanlıklar Birkaç Gün Önce Alınırdı”

Fethi Göktepe; “Kurban bayramında: Hepimiz hayatlı evlerde kurban bayramına birkaç gün kala kurbanlıklar alınırdı büyükbaş olsun, küçükbaş olsun. Affedersiniz her evde ahır vardı yani hayvanların kalıp yemlendiği yer vardı şimdi ise apartmanın altıncı yedinci katında hayvan mı beslenir şimdi hayvanı balkonda beslesek bütün komşular seni emniyete şikayet eder efendim sesten yatamıyoruz rahatsız oluyoruz ama biz ne yapardık üç gün beş gün kala babalarımız dedelerimiz amcamlarınız kurbanlıklarını alırlardı getrilerdi çocuklar o pür neşe içinde kimi kurbanlıklarını yıkardı o zevki tadardı o neşeyi alırlardı süslerlerdi eğlenirlerdi şimdi öyle bir şey yok şimdi ne var alıyor kurbanı getiriyorlar hemen dışarda kesiyorlar.” Şeklinde konuştu

“Ne Zamanki Apartman Çoğaldı Hepimiz Bir Birimizden Koptuk”

 “Şimdiki zamanda fakirde yok adam yedi yüz liralık dairede oturuyor kurbanın yarısını kuşbaşı yarısını kıyma yapıp dolaba katıyorlar ve oturuyorlar böyle bir sistem yok kurban yardımlaşmak içindir. Kurbanlık üçe ayrılır; bir eşe dosta, iki fakire, üç kendine ayırırsın bunun güzelliğini tatmak için. O kurban kesilir yoksa herkes gidip et alabilir herkesin cebinde kırk eli lirası vardır amaç o değil o kutsal veya dini görevi yerin getirmektir hem de bu zevki tatmaktır. Şimdi götürüp balkonda kurban kesemesin ama bayram sabahı babamız bayram namazından sonra babamız gelip kurbanı getirirdik herkes kendi kurbanını kendisi keserdi kurbanı getirirdik ayaklarından bağlardık işi bilen ehli olan aileden biri kurbanı keserdi ailece tekbir getirirdik ve o büyük coşkuyla kurbanlar kesilirdi. Ondan sonra kurbanın eti kalmadan önce üçe bölünürdü kırk kapıya kadar bizim komşumuz vardı tabaklara doldururduk götürdük komşularımıza muhtaç olsun olmasın şimdi öyle bir şey var mı? Şimdi hiçbir şey yok yani şimdi görsellik yaptık bunu bu vazifeyi yaptık kasaba götürdük kime çektik getirdik buzdolabına koyduk. Böyle bir şey yok bunun tadını alacaksın fakirlere dağıtacaksın ya da samimi dostlar ve akrabalarla birinci gün toplanacaksın o ciğerlerden o etlerden kavurma yapacaksın yer mi otuz kişi gelecek evde o sofranın üstünde olacak o nimetten yararlanacak birbirileriyle bayramlaşacak. Ne zamanki apartman çoğaldı hepimiz bir birimizden koptuk, bayramlarımızda gitti akrabalıklarda gitti, büyüklere saygıda bitti. Allah hayırlı bayramlar nasip etsin.” Dedi

URFANATİK

Güncelleme Tarihi: 11 Ağustos 2019, 03:56
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER