16 Nisan 2018 Pazartesi 09:02 | HABER MERKEZİ
Nene Hatun ile Emine Erdoğan Aynı Kitapta Buluştu
banner23

1908-2017 yılları arasını kapsayan kitapta, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine damgasını vuran yüzlerce kahraman kadının savaşta ve barışta yaşamış oldukları hikâyeleri anlatılıyor.

Araştırmacı-Yazar Dr. Tayfun Atmaca’nın uzun süren bir çalışma sonucunda ortaya koyduğu “Savaşın Kadınları” adlı eseri okuyucu ile buluştu. Eser, 1908-2017 yılları arasını kapsıyor. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine damgasını vuran yüzlerce kahraman kadının savaşta ve barışta yaşamış oldukları hikâyeleri anlatılıyor.

Eserin araştırma süreci 2 yıla dayanıyor. Bu süre zarfında, Ankara Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü (TİTE) Arşivi, Atatürk Kitaplığı Fatma Aliye Hanım Evrakı, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Türk Tarih Kurumu Arşivi, Çocuk Esirgeme Kurumu Arşivi, Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı (ATASE) Arşivi, Kızılay Genel Müdürlüğü Arşivi, Mehmetçik Vakfı Arşivi, PTT Pul Müzesi Arşivi ve Özel Koleksiyonlardan (Bülent Yılmazer, Tuncer Yılmazer, Ekrem Buğra Ekinci, Onur Okur) istifade edilmiş.

Eser, 4 bölümden meydana geliyor. Birinci bölümünde, Balkan HarbindeTürk kadınının cephe gerisinde gösterdiği fedakârlıklar anlatılıyor. Ayrıca, kahraman kadınlarımızın Çanakkale Savaşı sürecinde; cephede erkekle omuz omuza düşmana karşı savaşırken cephe gerisinde de çeşitli faaliyetleri ile savaşa destek verdiği üzerinde duruluyor.

Türk milleti için en sıkıntılı dönemlerden birisi de kuşkusuz Millî Mücadele dönemi olarak kabul edilmektedir. Esaret altında yaşamayı bağımsızlık onuru ile bağdaştıramayan Türk halkı, Millî Mücadele döneminde ülkesini işgal etmek isteyen istilacılara karşı kadınlı erkekli silaha sarılarak ulusal bir Kurtuluş Savaşı başlatmıştır. Cephede ve cephe gerisinde erkeğinin bir adım arkasında kalmayarak ona destek veren Türk kadınının bağımsızlık mücadelesinin başarıya ulaşmasında da önemli bir paya sahip olduğu ve bu yönde yaptığı çalışmalar eserin 2. ve 3. bölümlerinde anlatılıyor.

Cumhuriyet döneminin ilk kadın ünlüleri

Cumhuriyet Döneminde Türk Kadınının anlatıldığı 4. bölümde ise ilklere imza atan kadınlarımıza yer veriliyor.

Bunlar arasında; İlk Alfabenin Yazarı: Melahat Uğurkan, İlk Avukat: Süreyya Ağaoğlu, İlk Bakan: Prof. Dr. Türkan Akyol, İlk Başbakan: Prof. Dr. Tansu Çiller, İlk Alfabenin Yazarı: Melahat Uğurkan, İlk Avukat: Süreyya Ağaoğlu, İlk Bakan: Prof. Dr. Türkan Akyol, İlk Belediye Başkanı: Müfide İlhan, İlk Büyükelçi: Filiz Dinçmen, İlk Danıştay Başkanı: Füruzan İkincioğulları, İlk Danıştay Üyesi: Şükran Esmerer, İlk Adalet Müfettişi ve Adalet Başmüfettişi: Nazmiye Kılıç, İlk Diş Hekimi: Ferdane Bozdoğan Erberk, İlk Doktor: Safiye Ali, İlk Dünya Güzeli: Keriman Halis, İlk Eczacı: Rukiye Kanat Arran, İlk Emniyet Müdürü: Feriha Sanerk, İlk Hâkim: Suat Berk, İlk Hazine Genel Müdürü: Aysel Gönül Öymen, İlk Hemşire: Esma Deniz, İlk Heykeltıraş: Sabiha Bengütaş, İlk jet Pilotu: Leman Altınçekiç, İlk Karakol Amiri: Nevlan Kulak, İlk Kaymakam: Özlem Bozkurt, İlk Kimyacı: Remziye Hisar, İlk Makinist: Seher Aytaç, İlk Millî Eğitim Müdürü: Güler Karakülah, İlk Millî Maç Hakemi: Lale Orta, İlk Muhtar: Gül Esin, İlk Müzeci: Seniha Sami, İlk Opera Sanatçısı: Semiha Berksoy, İlk Orman Mühendisi: Binnaz Zehra Sert, İlk Otomobil Yarışçısı: Samiye Morkaya, İlk Petrol Mühendisi: Halide Ural Türktan, İlk Pilot: Sabiha Gökçen, İlk Polis Memuru: Betül Diker, İlk Profesör: Dr. Fazıla Şevket Giz, İlk Radyo Spikeri: Emel Gazimihal, İlk Savcı: Tüzün Kan Koçhisaroğlu, İlk Sayıştay üyesi: Fehrunisa Etmen, İlk Senatör ve Elçi: Adile Ayda, İlk Sendika Başkanı: Dervişe Koç, İlk Subay: Ülkü Sema Toksöz, İlk TBMM Başvekili: Neriman Neftçi, İlk Türkiye Güzeli: Feriha Tevfik, İlk TV spikeri: Nuran Devres, İlk Vali: Lale Aytaman, İlk Veteriner: Sabire Aydemir, İlk Yargıtay Üyesi: Melahat Ruacan, İlk Yüksek Mahkeme Başkanı: Firdevs Menteşe, İlk Yüksek Mimar: Münevver Gözeler, İlk Yüksek Mühendis: Sabiha Ece Bilge yer alıyor.

Eserin son bölümünde ise15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişiminde şehit olandemokrasi kahramanı kadınlara yer veriliyor. Şehit olan kadınlarımızdan; Demet Sezen, Gülşah Güler, Kübra Doğanay, Zeynep Sağır, Cennet Yiğit, Selda Güngör, Ayşe Aykaç ve Türkan Türkmen Tekin’in destansı hikâyeleri anlatılıyor.

Öte yandan eserde, Türk kadını olmanın yanı sıra gösterdikleri fedakârlıkları ile de göz dolduran iki önemli şahsiyete de yer verilmiş. Nene Hatun ve Emine Erdoğan…

Nene Hatun

Tarihi kaynaklar bize göstermiştir ki Osmanlı Devleti’nin buhranlı yıllarında Türk milletine örnek olacak kadın kahramanlarımızın sayısında önemli artışlar olmuştur. Eserde, bu hususa dikkat çekilerek bu kadınlarımızdan biri örnek olarak gösterilmiş ve kahramanlık hikâyesi anlatılmıştır.

Bu kıymetli şahsiyet, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda düşmanla kahramanca çarpışan Erzurumlu Nene Hatun’dur. Ruslar, 4 Kasım’da Erzurum’un doğusundaki Deveboynu mevkiinde Muhtar Paşa kuvvetlerine taarruz etmiş, kırktan çok topun sürekli ateşiyle Osmanlı ordusunu önce merkezde, sonra kanatlarda bozguna uğratarak, düzensiz hâlde Erzurum üzerine atmışlardır.

9 Kasım gecesi Ruslar Aziziye Tabyası’nı hücum ederek zapt etmişlerdir. Bu sırada 22-23 yaşlarında olan Nene Hatun, Erzurum’un Pasinler ilçesine bağlı Çeperli köyü Ruslar tarafından istila edilince, kocası ve küçük oğlu Nazım’la Erzurum’a göç etmişti. Oraya geleli on beş gün kadar olmuştu. Eli silah tutan herkesin Ruslara karşı mücadeleye çağrılması üzerine kocasının ardından Aziziye Tabyaları’nı geri almak için yapılan savaşa katılarak büyük bir kahramanlık göstermiştir.

Emine Erdoğan

Cumhuriyet tarihine iz bırakan kadınlarımızın başında Emine Erdoğan gelmektedir. Cumhuriyet, ileriye gitmek isteyen bir toplumun ideallerinin adıysa, ‘Cumhuriyet kadını’ tarifinin de o boyutta olması lazım. Emine Erdoğan, o tarifi genişleten insanlardan biri.

Çünkü o tarifte Cumhuriyet kadınının aynı zamanda bir duruş olduğu da vardır. Sadece çok partili hayatı, demokrasiyi, ilkeleri savunmak değil, aynı zamanda inançları savunmanında Cumhuriyetçilik olduğunu ispat edenlerdendi.

Eserde, Emine Erdoğan’ın, ‘Cumhuriyet kadını’ tarifinin kapısını, başı örtülü kadınlara da açan kuşağın en önde gelen temsilcilerinden biri olduğu vurgulanmıştır. O tarifi bir başka şeye daha açtı: Bir kadın, evinin kadını olarak da ‘Cumhuriyet kadını’ olabilirdi. Oldu.

Evet, ön plana çıkıp, eşinden rol çalmadı. Ama geri planda da kalmadı. Siyasetteki yeri, sadece kürsüde kocasının yanında duran kadın olmadı. Birçok alanda tek başına çok önemli roller yüklendi. Bütün Türkiye’ye, ‘kocasının eşi olmanın’ toplumsal hayatta çok etkili bir figür olmaya mani olmadığını gösterdi. Bir de ‘Muhafazakârlıkla modernitenin’ birbirine zıt olmadığını ortaya koydu.

Yakın tarihimize iz bırakan bu nadide iki kadın eserin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Günümüz kadınlarına örnek olarak gösterilecek bu iki kadının hayat hikâyeleri, gelecek nesillere de ışık tutması açısından büyük önem taşıyor.

Son Güncelleme: 16.04.2018 09:04
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.