27 Mart 2018 Salı 09:37 | URFANATİK
Her Şeyden Önce Şehrimizi Sevmeliyiz

Bir şehrin yapısı ve kalitesini ortaya çıkaran Kent Konseyinde Şanlıurfa uzun bir aradan sonra 26 Kasım 2017 tarihinde yapıldı ve başkanlığı Erkan Sözen kazandı. Uzun bir aradan sonra yapılan seçimlerle birlikte hemen iş başı yapan Kent Konseyi Başkanı Erkan Sözen ve yönetimdekiler Urfa’daki sorun ve sıkıntılar için el birliği ile çalışmalarına başladı.

Göreve geldikleri günden bu yana yaptıkları çalışmaları ve yapacakları hakkında Urfanatik Gazetemize açıklamalarda bulunan Şanlıurfa Kent Konseyi Başkanı Erkan Sözen, imar planlamasından, tarım arazilerine, sağlık sorunundan, turizm konusuna kadar birçok sorumuza cevap verdi. Bu bağlamda özellikle tarım arazilerinin imara açılmasından kendilerinin de rahatsız olduğunu ifade eden Sözen, Urfa’daki tarım arazilerinin imara açılmasının bundan 15 yıl önce gibi sürelerde yapıldığını ve Fakıbaba döneminde şimdiye kadar hiçbir tarım arazisinin imara açılmadığını belirtti.

Her şehrin sorun ve sıkıntıları olduğunu ifade eden Erkan Sözen, “Şanlıurfa’da da sorunlar var ama bunun yanında güzel olan şeylerde çok yani bizim güzel olanı görüp tebrik etmemiz lazım sorunlarında çözüme kavuşması için elimizden geleni yapmamız lazım” dedi.

İşte Şanlıurfa Kent Konseyi Başkanı Erkan Sözen İle Yaptığımız Röportajın Tamamı…

Bu Urfa’nın Kanayan bir yarası, biz her konu hakkında öneri verme hakkımız var bunun yanında daha sonra sosyal bir baskı kurarız. Doğru olan ve güzel olan şeyleri destekleriz yanlış olan her şeyinde karşısındayız. Urfa’daki tarım arazilerinin imara açılaması sürekli gündem de olan konu gözlerimizle görüyoruz. Bu Urfa’nın sorunudur peki bu sorun nerde kaynaklanmaktadır bunu iyi öğrenmemiz lazım. Benim araştırmalarımıza göre Urfa’da son 20 yıldan beri Urfa’da tarım arazileri tarıma açılmıyor. Fakıbaba’nın yaptığı dönemde de, Celalettin Güvenç döneminde ve Nihat Çiftçi Beyin döneminde tarım arazileri imara açılmadı. Yani belediyelerden bu geçmedi, merkez belediyeyi kast ediyorum büyükşehir belediyesi olarak. Ama bazı çevreler bit yolunu bulup gidip bunu bakanlıkta hallettiler. Yoksa bizim şuanda ki belediyemizde bundan önceki belediyelerimizde 3 veya 3 dönem geçiş yapılmadı. Özellikle biz görüyoruz ki özellikle bizim Harran Ovasına bakan bölgemizde hızlı bir ilerleme var. Ben bunu özellikle sordum bununla ilgili beledilerimizde geçen bir şey yok. Fakat bunu birileri Ankara’dan halletmişler hepsi organik tarım arazilerdir ama imara açılmıştır. Bir şekilde bunlar olmuş ben bunların teferruatına pek girmek istemiyorum.

Bize işin görmediğimiz yönü var ben Havalimanına inmeden önce uçak Harran Ovasında bir tur yaptı, inanır mısınız ben Harran Ovasını şehir zannettim. Her taraf ışık yani koca bir şehir gibidir Harran Ovası. Yani bizim köylerde bir yolunu bulup insanlarımız tarlalarının içine evlerini yapıyorlar nüfus artışımızda çok hızlı ve daha sonra çocuklar yetişkin olunca bitişiğine bir konut daha yapıyorlar. Ve hızla ovamız betonlaşıyor. Yani bir santim toprağın bir milyon yılda oluştuğun hesaplarsak, yani biz ne yapalım hepsini beton yığını yapıyoruz.

Bence hükümet ve devletle birlikte bu işe engel olunmalıdır ve oranın ıslahına dönük çalışmaların yapılması lazımdır. Uzun vade de böylelikle yerleşim yerlerin yeri değiştirilmelidir.  İki hafta önce bizim gıda tarım ve hayvancılık grubumuzun başında bulunan Ali Rıza Öztürkmen bu konuda çalışma yapmalarını istedik. Araştırmalarını yaptılar, belgelerini toparladılar ve evvel gün bana raporlarını yolladırlar. Bununla ilgili basın metin yayımladık vatandaşlarımızın bilgi sahibi olmaları için.

Şanlıurfa’daki eğitim sorunları ile ilgili bir rapor hazırladınız mı? Eğitimdeki problemler nasıl çözülecek?

Geçenlerde Milli Eğitim Müdürümüzde gelip ziyaret ettiler, bilgilendirdiler. Eğitimdeki sorunların çözüme kavuşması adına en zor illerden bir tanesi Şanlıurfa’dır. Şanlıurfa’ya her yıl 60 bin yeni nüfus ekleniyor. Bunlar 5 veya 6 yıl sonra eğitim hayatına girmeleri gerekiyor, eğitimi hayatına atılması lazımdır. Türkiye’de en fazla dersliğin yapıldığı il Şanlıurfa’dır. Gerek valiliğimiz, gerekse milli eğitim müdürlüğümüz, bakanlığımız gerekli çalışmaları yapıyor. Bundan 20 yıl önceki dersliklerin ve şimdiki dersliklerin arasında büyük fark var. Bende kendim öğretmen olduğum için biliyorum. Kendim köylere gittiğimde biz o zamanlar çok zor şartlarda öğretmenlik yapıyorduk. Ama şimdikilerde her imkân sağlanmış durumdadır. Taşımalı eğitim yapılıyor buda büyük bir problemdir.  Yani bir randıman vermiyor. İnşallah kısa zamanda bu taşımalı eğitimin değiştirilmesi ve düzeltilmesi gerekiyor. Ama Urfa’daki bütün kurumlarımızın Urfa’daki eğitim düzelmesi için ellerinden geleli yaptıklarını biliyoruz. Bunun yanında gelen öğretmenlerimizin görev süreleri dolar dolmaz, hemen gitmek istiyorlar. Buda büyük bir sosyal sorundur. Öğretmenlerimizin de bu bölgede daha sevdalı daha istekli çalışmalarını isteriz. Çok rahat şatlarda öğretmenlik yapıyorlar ama gelip hemen gitmek istiyorlar.

Çoğu öğretmen ev kiralarının çok yüksek olmasından dolayı kaçıp gidiyor bunun hakkında ne diyeceksiniz?

Köylerde görev yapan öğretmen arkadaşlarımızın böyle bir sorunları yok. Şehirlerde görev yapan öğretmen arkadaşlarımızın bu sorunlarına katılıyorum. Urfa’da ev kiraları yüksektir bunun sebebi de, yeni alanların imara açılmamasıdır. Yani buda milli eğitimi ilgilendiren bir problem değildir. Biz önümüzdeki dönemlerde yeni alanların imara açılmasını ve alt yapısının yapılıp arazilerin ucuzlamasını ve gerek TOKİ ile gerekse yerli müteşebbislerle çok sayıda konut yaparak emlak fiyatlarını düşmesini sağlayabilir. Bu doğrudan eğitime de yansıyacaktır çünkü öğretmenler rahatlayacaktır.

Peki, bunun için ne yapılabilir bizim aklımızdaki projelerden bir tanesi de Uydu kentlerin yapılmasıdır. Böylelikle yeni imar yerleri açılır, yeni yerleşim yerleri açılır şehirlerin üzerindeki baskı kalkar. Bu dediklerimiz önümüzdeki 10 yılda yapılması gereken şeylerdir. Yapılması gerekiyor, eğitim öğretime ev kiraların yüksek olması bir etki yapmaktadır, ama bana göre birinci derece de etki değildir bunun çözülmesi lazımdır sadece öğretmenler değil diğer memurlar için de geçerlidir. Mesela üniversiteye gelen öğrencilerimiz yutulamıyordu gidip ev kiralasalar bir dert, kiralar yüksek veya 3-5 arkadaş birlikte kaldıklarında yanlarındaki insanlar ne ev sahta olduklarını bilmiyorlardı ve sorunlar çıkıyordu. Şimdi yurt sayılarımız arttıkça bu sorun bitiyor ama ev kiralarımız çok yüksektir.

Şunu bilmemiz lazım ki önümüzdeki son 10 yılda Şanlıurfa bu bölgenin en önemli kentlerinden bir tanesi olacaktır. Bölge deyince ben sadece güneydoğuyu kast etmiyorum, Ortadoğu’da kast ediyorum. Yani sanayisi ile tarımı ile merkez olma yolunda Şanlıurfa bölgenin en önemli ili olacaktır. Şehircilik anlamında kurum ve tarım alanında bizlere gelen her türlü tedbiri yapmamız lazımdır. Tabi bunlar uzun vadeli planlardır. Yani10 yıldan bahsediyorum, 20 yıldan bahsediyorum. Biz kent konseyi olarak 2 milyonluk nüfus göre değil önümüzdeki dönemde çok geniş alanda şehircilik yapan şehircilik yaşamına katılan bir 5-6 milyonluk bir şehir olarak düşünmemiz lazımdır. Ona göre ünlemlerimiz almamız lazımdır.  Ondan dolayı biz tarım arazilerinin imara açılmasından telaşlanıyoruz. Ondan dolayı biz eğitim öğretimin daha iyi olmasını istiyoruz.

Şanlıurfa’daki sağlık sorunu oldukça büyük, özel hastanelerin kapatılmasından sonra bu sorun daha da büyük bununla ilgili ne gibi çalışmalarınız ve girişimleriniz bulunuyor?

Sizin dediğiniz gibi sorunsuz şehir veya kent yoktur. Ben eskiden görevim gereği, Anadolu’nun birçok yerini hem işim gereği hem de sosyal yaşantımda gidip görmeye, oradaki yaşama şehir olarak bakmak istiyorum. Her kentin sorunu vardır, yani bugün biz gıpta ettiğimiz Gaziantep’te bile sorunlar vardır. Ama yalnız şehir aklı diğer şehirlerden daha farklıdır, şehir aklı yani mesela bir kente gittiğiniz de o kentin insanların kentlerine faydalı gelece zaman faydalı bir şey yapılacağı zaman onun üzerine el birliği ile gidiliyor. Hangi siyasi partiden olursa olsun elbirliği onun üzerine giderler ve onun şehre kazandırılmasını sağlarlar. Urfa’nın da sorunları vardır, şimdi bakın son 10-15 seneden beri Urfa’mız bütün hızıyla eskiden gelen belediye başkanlarını hepsini çok yakından tanıdım. Urfa’ya nelerin yapıldığını gördüm, Urfa zor bir kenttir. Hemen kabullenen bir kent değildir. Buda bizim şehrimizin bir özelliğidir, fakat dikkat edecek olursak son 15 senden beri Urfa’da şehircilik anlamında çok güzel şeyler yapıldı. Mesela şuanda bu şehrin su sorunu yok, mesela bu şehirde ulaşım sorunu yok, zorluklarımız var ama düzeltilmesi için çalışılıyor. Ve bu peyzaj olarak şehrimiz güzelleşti. Mesela sizlere bir örnek vereyim Karaköprü’nün son durağında otobüse bindim belediye otobüsüne buraya geliyorum. Yanımdan bir aile oturuyordu Urfalı değillerdi. Kendi aralarında konuşuyorlar, dedikleri şu, burası ne kadar güzel bir şehrimiz, bize dediler ki Urfalılar mağaralarda yaşıyorlar, ne mağarası bunlar birçok şehirden daha modern ve daha lüks yaşıyorlar. Bizim oradan daha modern bir şehirmiş Urfa. Ya şu alt geçi üst geçilerek bak, çevre düzenlemesine bak, şu konut yapılarına bak ne kadar lük ve güzel. Ticaret yapan esnafların iş yerlerine bak. Urfalılar mağaralara yaşıyor tabirini bile biz çıkardık, gelen insanlar mağaralar kentine geleceklerini zannediyorlar. Aslında Urfa güzel ve modern bir şehirdir.

Urfa’yı bir defa bizim sevmemiz lazım. Az önce dedim ya sadece bardağın boş tarafını görüyoruz, dolu tarafını görmüyoruz. Güzelliklerimizde görmemiz lazım güzel şeylerde yapmamız lazım. Urfa’ya gelen her belediye başkanı bir şey yapmıştır.  Üstüne bir şey daha eklemiştir üstüne bir taş daha yüklemiştir. V belli bir seviyeye gelmiştir ve bunu bir defa görmemiz lazımdır. Güzel olan şeyleri de görmemiz lazım çok şikâyet etmemiz lazımdır. Geçen Kent Konseyi birliği ziyaretine Gaziantep’e gittim, baktım herkes ballandırıyor Antep’i. Ama Urfa’ya geldiğimiz zaman insanlar her zaman eksik tarafı söylüyorlar. Eksi şeyleri göreceğiz, eksik şeyleri yapacağız, yanlış şeyleri tamir edeceğiz ama güzel şeyleri de göreceğiz.

Mesela bir müzemiz var şurada bölgenin en güzel müzesidir. Şanlıurfa müzesidir. Yanında mozaik müzesi burada Kent Müzesi yani Urfa’ya ben sorayım kaç kişi gelip kent konseyini ziyaret etmiştir. Buraya insanlarımız getirmemiz lazım, bu güzellikleri getirmemiz gerekir,  Siverek gidip kaç kişi Takoran Vadisi gezmiştir. Şehrimizi bilmiyoruz ama işte hep şikâyet ediyoruz, bırakın bir taşla ben koyuyum bu kent için öyle bakıyoruz biz ne katkımız olur,  ne faydamız olur diye düşünmüyoruz. Şanlıurfa’daki hastanelerimizde cihazların bir hastanemizde olması gerekirken büyük bir çoğunluğu vardır. Yani sağlık bakanlığı tesisat gönderiyor, Şanlıurfa’ya gereken tesisatları ve cihazları gönderiyor, sağlık ekiplerini de gönderiyor, fakat nüfusumuz çok fazla bakın bizim yaklaşık, iki milyon nüfusumuz var. Ayrıca Beş yüze yakın Suriyelimiz var bunların hepsinin sağlık sorunlarıyla ilgilenmemiz lazım, hastaneler gittiğimiz zaman bunların hepsini görmekteyiz yani ne kadar ihtiyaç olduğunu görmekteyiz. Bir hekim günde yüz,  iki yüz hastayı bakması rekordur. Şuan da hastanelerimiz bize yeter, araç gereç olarak da mükemmel eksikler tabii ki vardır tıp devamlı ilerliyor

Özel Hastanelerin Kapanmasındaki Sorunlar için ne gibi raporlar hazırladınız?

Bizim yakın dönem sorunlarımız Şanlıurfa’daki özel hastanelerin kapanmasıdır.  Bizim sağlık çalışma kurulumuz bu konuda bir rapor hazırladı, sanıyorum önümüzdeki hafta yetişir,  bu özel hastanelerimizin kapanması ile ilgili, önümüzdeki hafta basınımıza Urfa halkına sunacağız, hemen yakınımızda iki tane hastane var; URSU ve Edessadır.  Şanlıurfa şunu söylüyor, biz halkımızla gidip konuşuyoruz, konu ile ilgili olanlarla da bu konuda istişare ediyoruz. Eğer bu hastanelerimizin SGK ile bir sorunu var ise SGK bunların sorunlarını çözsün. Eğer ceza verilmesi gerekiyorsa, ceza verilsin, ama bunun yerine Urfa cezalandırılıyor,  bina cezalandırılıyor, orada çalışan personelle cezalandırılıyor ve bir sürü insanımız işsiz kaldı. Eğer, iki hastanemiz çalışsaydı, devlet hastanelerimizde de yoğunluk azalırdı. Binaya veya halka ceza verme eğer ceza verilecekse hastane sahibine verilsin.  Kayyumu atarsın hastaneyi yönetirsin. Hastane kapatılacağına ya orayı kiralarsın yâda sağlık bakanlığı olarak orayı işletirsiniz. Hastane sahibeleri de açmak istiyor bırak açsınlar, bunu birilerinin çözmesi gerekir en başta çalışma bakanlığını el atması gerekir, milletvekillerimizle konuştum konuyla ilgilendiğini ve çalışma bakanlığıyla konuştuklarını söyledi.

Özellikle Şanlıurfa için büyük bir kazanım olan ve Tarihin İlk Yerleşim yeri olaraktan bilinen Göbeklitepe ile ilgili son zamanlarda çıkan haberler için ne diyeceksiniz?

Göbeklitepe Şanlıurfa için gerçekten çok önemli hem de Türkiye için çok önemli bir mirastır,  kültürel bir mirastır ve Göbeklitepe ile ilgili çok güzel şeyler yapıldı.  Gördünüz mü? Son dönem de bilmiyorum, üzerinin kapatılması çok güzel olmuş, biz bunları söylemek yerine yolu ne için beton yaptık diye, konuşmamız oradaki o güzelliği üstünü örmemiz anlamına geliyor. Bir konuyu eleştirmek sadece eksikleri ve yanlışları söylemek demek değildir. Göbekltepe’nin şuan durumu harikadır,  korunması harikadır ve biz bununla gurur duymalıyız ve Göbeklitepe’nin devamı da var.  Göbeklitepe korunuyor ve önemseniyor. Buraya gelen turistlerin hepsini Göbeklitepe’yi görmeleri için oraya yönlendiriyorum. Kandilleri de zaten bilgi sahibi ve seve seve gidiyorlar. Biz bu işi yaparken sadece Göbeklitepeyi değil, dergâhı ile Balıklıgölü ve Halfeti,  Harran Siverek ve Müzelerine yönlendirmemiz gerekir. Göbeklitepe ‘yi mutlaka halkımıza anlatacağız, öğreteceğiz, götüreceğiz ama Şanlıurfa’nın asıl temelinin peygamberler kenti olduğunu da unutmayacağız. Şanlıurfa’ya gelen turistleri diğer Urfa’nın tarihi yerlerine de gezdirmek gerekir. Gelen turistlerin çoğu geldiği gün Harran’a geçiyor daha Urfa’yı tam gezmeden ya ikinci gün gitsin Harran’a ovadaki diğer tarihi yerleri ondan sonra gitsinler. Turistlere bu eski Urfa evlerini gezdirmemiz gerekir, sanat sokağına ve müzeleri gezdirilsinler. Yani sadece yabancıları değil Urfa’nın yerlilerinde getirin, burada kuyruk olması gerekir inanın, bu kent müzesinde o kadar güzel bir yer o kadar önemli bir yer yani bizim gelenleri gezdirmemiz gerekir, getirmemiz gerekir.

Gecen yıl Şanlıurfa’ya sekiz yüz bine yakın turist gelmiş ve belediye başkanımız kendisinin ifadesi ne göre bunu bir milyon çıkarmak için gerekli çalışmaları başlatıldığını söyledi.  Peki, bu sekiz yüz bin turist ne kadar para harcadı, yani gelenlere para harcatmamız gerekir. Para harcamaları için bunlar Urfa ‘da bir gece kalıyorsa, bunu iki geceye çıkartmamız gerekir.  Eğer bir gece kalıyorsa bunları ertesi gün Mardin’e yollamamalıyız. Alacan Harran ovasına, Mağaralara yani daha sayamayacağımız bir sürü gibi tarihi yerleri gezdireceksin, Atatürk barajından,  Siverek Takoran vadisine götürün gezdirin yani bir günde bitmez, üç günde ancak bitter. Bu yüzden gelen turisti en az üç gün Şanlıurfa’da tutmamız gerekir. Bizim bu konuda çalışmalarımız var, inşallah esnafımıza bu konuda eğitip esnafımızın para kazanmasını sağlayacağız, çalışma gruplarımız çalışıyor ve hazırlıklarımız yapıyoruz, Esnaf odalar Birliğiyle birlikte çalışmalarımız sürüyor.

Röportaj: Mehmet Kaması/ Ayhan Kesici

Son Güncelleme: 27.03.2018 11:39
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.