Eski Bayramların Simgesi Avlulu Evlerdi

Şanlıurfa’nın önemli değerlerinden olan Urfa'nın kültürel mirası, Mehmet Fethi Göktepe, bizlere eski ve yeni bayramlar arasındaki farkı, “Eskiden bayramlar eş dostlarla birlikte avlulu evlerin bahçelerinde geçerdi” sözü ile anlattı.

Kurban Bayramına sayılı günler kalması ile birlikte Urfa genelinde bir insan hareketliliği yaşanıyor. Bizde Urfanatik gazetesi olarak bu eski bayramlar ve yeni bayramlar arasındaki farkı okuyucuya aktarmak için Şanlıurfa’nın yetiştirmiş olduğu ender insanlardan, Urfa'nın kültürel mirası, Mehmet Fethi Göktepe ile ele aldık. Bizlere yeni bayramlar ve eski bayramlar arasındaki farkı anlatan Fethi Göktepe, eski bayramların havasının bir hafta önceden sezildiğini, söyleyerek,  “Kurbanlıklar erkenden alınır ve bayram günü bütün hazırlıkların yapılırdı. Eş, dost, akraba ve komşu kim varsa eskide bizlerin yaşadığı avlulu evlerde bir araya gelerek bayramı birlik ve beraberlik içinde geçirirdik” dedi.

Şimdiki bayramların hiç öyle olmadığını söyleyen Göktepe, insanların şimdi birbirlerine eskisi gibi samimi davranmadıklarını akraba bağlarının giderek kaybolması ile birlikte güzel ve neşeli geçen bayramlarında giderek geride kaldığını söyledi.

Urfa'nın kültürel mirası, Mehmet Fethi Göktepe Eski ve yeni bayram arasındaki farkı şöyle anlattı;
 

Öncelikle bizlere biraz kendinizden ve yaşantınızdan bahseder misiniz?

Ben Mehmet Fetih Göktepe 1952 Urfa doğumluyum. İlk ve Ortaokul tahsilimi Urfa’ da yaptım 1976’da Bayındırlık ve İskân Müdürlüğünde başladım. 37 yıllık hizmetimden sonra 2013 yılında emekli oldum. Urfa’mızın tanıtımı için kültür evi kurdum buraya gelen misafirlerle birlikte Urfa’nın kültürünü, geleneklerini, göreneklerini, örfünü ve âdetini birlikte anlatıyoruz istişare ediyoruz. Birbirimizle bilgi alışverişinde bulunarak böyle güzel geçirerek gidiyoruz. Gayemiz, vatandaşlarımıza daha fazla faydalı olmak

Eski Bayramları yaşayıp gören birisiniz eski bayram ile yeni bayram arasındaki farkları anlatımısınız?

Şimdi biliyorsunuz iki tane dini bayramımız var Ramazan ve Kurban Bayramı eskiden Urfa bugünkü gibi gelişmemişti. Urfa’da eskiden bu kadar bina, daireler yoktu. Bizim Urfa’nın hepsi avlulu yani hayatlı evlerde otururdu. Komşularımız, dostlarımız, ahbaplarıyız vardı. Hep beraber otururduk bayramlarda bayramlaşmalara giderdik. Birbirimizi severdik sayardık. Ramazan Bayramında örneğin avlulu evlerde bahçesinde sofralar kurardık komşular evlere yemek ikramında bulunurduk güzel bir atmosfer içinde o günleri geçirirdik.

Kurban Bayramına gelince bir hafta kurban bayramına kala babalarımız kurbanı alırlardı evlere getirirdi evlerimizde yerler (ahır-zerzembe) vardı. Bir hafta öncesinde aldığımız hayvanları beslerdik Kurban Bayramın atmosferini öncesinden yaşardık. Büyüklerimiz Arife günü bayramlık alırlardı. Senede bir defa alınırdı bayramlığımız ne zorluklarla alınan bayramlıklarımız arife akşamı yatağımız başucuna koyar o sevinçle şevkle biran önce sabah olmasını beklerdik ki kalkıp alınan kıyafetlerimizi giymek için sabırsızlanırdık. Bayram sabahı babalarımız bizi bayram namazına götürürlerdi namaz çıkışı eve gelip bayramlıklarımızı giyerdik. Büyüklerimizin ellerini öperdik daha sonra mezarlıklara gidilir onlara ziyaretlerde bulunurduk. Kuranı Kerim okurduk güzel bir bayram sabahı geçirirdik. Daha sonra kesilen kurbanı üçe ayırırdık biri ev halkına biri kolu komşuya biri de akrabalara dağıtılırdı. Şimdiki gibi millet kurbanını kestikten sonra kasaba götürür kıyma vurup dolaplara saklanmazdı. Herkes birbirine dağıtırdı Kurban Bayramında ki gaye Müslümanların birbiriyle daha yakınlaşması, milletin sorunlarını dertlerini birbirleriyle daha iyi aktarması yoksa kurban her zaman et vardır. Amaç birbirimize daha yakın olmak sevmek sevilmek.

Kurban kesildikten sonra kavurmalar yapılırdı misafirler gelirdi yemekler yenilirdi yemekten sonra aile büyükleri ile birlikte evleri uzak ya da yakın olsun tek tek ziyaret edilirdi gidip onlarla bayramlaşıp ellerini öperdik onlarda bize harçlık(5-10 kuruş) verirdi. Bizde toplanan harçlıklarımızı alıp Urfa her semtte ‘’leyli’’ dediğimiz salıncaklar kurulurdu Şimdiki çocuklar internet kafe köşelerinde geziniyorlar. Bayanlara ait ‘leyli’lerde vardı. Aldığımız harçlıklarla eğlenirdik kitap alırdık sakız alırdık sinemalara giderdik yani bayramı bir neşe içeresinde kutlardık. Şimdi öyle bir şey yok herkes evinde tv karşısında oturuyor. Ne bir dost ziyareti ne bir akraba ziyareti var yani kültürümüz gün gittikçe yok oluyor. Şehir olarak gelişme sağladık ama mutluluğumuz insani duygularımız onlarla birlikte yok oldu

Az önce anlattığınız gibi bayramın heyecanın artık eskisi gibi geçmesinin sebebi ne olabilir?

Şimdi az önce anlattığım gibi akraba bağlarının komşuluk bağlarının kaybolması yani insanlık değeri kayboldu. Her zengin olan ailelerden kendinden fakir olan ailelerden elini çekti yani Urfalıların tabiriyle kan su oldu. Bizde eskiden babamızın çok uzak akrabasına bile dayı amca der bayramlaşırdık. Köylerde, köyden köye giderlerdi bayramlaşmaya ziyafetler davetler verilirdi o heyecanlar kalmadı sebebi de zengin olduk kültürümüz örfümüz adedimiz yok oldu. Şimdi bir çarşıya çıkın kurban bayramın heyecanı var mı eskiden 15 gün kala sokaklarda çarşılarda inek koyun sesinden geçilmezdik. Her taraf bir güzellik içindeydi bir coşku vardı.

Bayramı nasıl görünüyorsunuz?

Bayramın bir gayesi de yakınlık küs olanların barışması 25 yıl küs olan kardeşler bulunuyor komşusuyla küs olanlar var Dinimizde diyor ki üç günden fazla küslük kalmak haramdır. Bayramlar bize barışmamıza vesile oluyor. Barışma günü kardeşlik günü anlaşma günü bunları kutlamamız lazım her insan elbette ki kabahat işler. Bunu en asgariye indirmemiz lazım ben bir hata yapmışsam gidip özür dilerim elini yüzünü öperim saygı gösteririm. Kardeşim ben bu hatayı yaptım özür dilerim diye orta yolu bulurum işte bayramın asıl gayesi

Onun için birbirimize sevgi saygı kardeşlik muhabbet içerisinde olmalıyız. Bunları yapmadık müddetçe biz toplum olarak da birbirimizden ayrı bir hale geliyoruz parçalanıyoruz aileler bireyler parçalanıyor kimse kimseyi tanımıyor hale geldik.

RÖPORTAJ: ERHAN SUBAŞI/ AHMET DURMUŞ

URFANATİK

Güncelleme Tarihi: 18 Ağustos 2018, 11:58
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER