07 Aralık 2017 Perşembe 09:34 | URFANATİK
Çoraklaşma, Betonlaşma Geleceğimizi Tehdit Ediyor

Şanlıurfa Ankara, Konya’dan sonra Türkiye’nin en büyük 3’ncü tarım şehridir. 1995 yılında faaliyete geçen Harran Ovası Sulama sistemlileri ve daha sonrasında gelen Suruç Ovası sulama projelerinin hayata geçilmesi ile birlikte oldukça ürün çeşitliliği ve verim konusunda Şanlıurfa her geçen gün büyüme gösteriyor. Ama bunların yanında tehlike çanları da çalmaya başlandı. Özellikle tarım arazilerinde bulunan anızların yakılması, erozyon, çoraklaşma ve betonlaşma Şanlıurfa tarımı için büyük tehlike arz ediyor. Konu ile ilgili konuşan Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Rıza Öztürkmen bunun için gereken ünlemlerin alınması gerektiğini ve çiftçilerin bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Özellikle Suruç bölgesinin damlama veya yağmurlama sulama sistemleri ile sulanması gerektiğinin altını çizen Öztürkmen, bunun sebebinin ise Suruç Ovasının kapalı sulama sistemi ile sulandığı ve bundan dolayı toprağa büyük zarar verdiğini söyledi.

Öte yandan en büyük sıkıntı olan betonlaşmanın önüne geçilmesi gerektiğinin vurgusunu yapa Ali Rıza Öztürkmen, bu konu ile ilgili de çıkarılan toprak kanunun olduğunu bu doğrultuda belediyelerin ve devletin üzerine düşenini yaptıklarını söyledi. Çiftçilerin bu konuda artık bilinçlendirildiği ve tarım arazilerine gelişi güzel evlerin yapılamayacağını da belirtti.

‘Fazla Tarım Arazisine Sahip İliz’

Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, “Şanlıurfa ilimiz toprak kaynaklar bakımından Türkiye’nin en fazla tarım arazisine sahip üçüncü il konumunda yer almakta Ankara, Konya ve Şanlıurfa çok kıymetli topraklarımız var ama ülkemiz çok fazla arazisi olan ülke değil aslında yani topraklarımız çok iyi değil ama Şanlıurfa bu alanda çok fazla tarım arazisin sahip bir ildir. İlimiz normal şartlar altında en fazla üretime ve sulu tarımım bakımından pamuk, buğday ve mısır kuru tarım bakımından mercimek, arpa ve buğday ve bahçe bakımında da en fazla üretimimiz Antep fıstığındadır.” dedi.

‘Tarım Arazisi Bakımından Türkiye’nin yüzde 5’ne Sahiptir’

“Şanlıurfa da yaklaşık 60 bin çiftçisi olan Türkiye’nin 2,1 çiftçisinin olduğu bir il ve tarımı alanı bakımında Türkiye’nin yüzde beşine sahip yani yirmide biri toplam arazi alanı on sekiz bin beş yüz seksen dört dekar on iki bin iki yüz beş dört yüz dört dekarda tarım arazisi var.” Diyen Ali Rıza Öztürkmen, “Şuanda ilimizde sulanan arazi yaklaşık olarak beş milyon dekardır. GAP projesi bittiğinde 8,3 dekar arazi sulanacak.” diye konuştu.

‘Çoraklaşma, Betonlaşma Tarım Arazilerimiz tehdit ediyor’

“İlimizde en fazla üretim yani pamuk, mısır, buğday ve arpa var ve ilimiz her yıl Türkiye’nin tarımım ürünlerinde yaklaşık olarak yedi milyar yardımda bulunuyor.” Cümlesi kuran Rıza Öztürkmen,“İlimizin toprakları iyi ve verimli ancak son dönemlerde aşırı sulama, çoraklaşma, betonlaşama, erozyon ve anız yakma sebeplerinden dolayı topraklarımız zarar görmekte ve gelecekte üzülerek söylüyorum gelecekteki nesiler parlak bir gelecek bırakmıyoruz çünkü bu betonlaşma ve çoraklaşma yüzünde gelecekte insanlar nasıl tarımdan ürün elde edecekler, nasıl gelir elde edecekler o bir soru işaretin olarak kalıyor. o yüzden topraklarımızın kıymetini bilmek zorundayız.” diye konuştu.

‘Robot yapılır her şey yapılır ama tarım arazisi yapılmaz’

Toprağın dünyada insanoğlunun beyni olduğunu söyleyerek toprağın önemine vurgu yapan Rıza Öztürkmen,”kalp yapıyor, robot yapıyor birçok şey yapıyorlar ama bir gram toprak yapamazlar mümkün değildir. İnsanoğlu yaşadığı dünyada bir santim toprak doğa tarafından üç yıl ile bin yol arasında oluşmakta ortalama beş yüz yılda bir santim toprak oluşuyor yani toprak çok kıymetli bir varlıktır. Dolayısıyla bunun kıymetini bilmek zorundayız.” İfadelerini kullandı.

‘Zamanında bilinçsiz sulamadan tarım arazilerimiz çoraklaştı’

“Şuan ilimizi Türkiye ve dünyada çok önemli bir avantaja sahip durumdayız yani yanı başımızda Atatürk barajı var ve Fırat nehri var oradan su alıyoruz.” Diyerek suyun bolluğunu dile getiren Öztürkmen, “Tarım alanında aldığımız ürün verim her yükselmekte gelir düzeyi yükselmekte. Dolayısıyla bunun kıymetini bilmemiz gerekir gelecekte gıda ihtiyacı gittikçe artacaktır. Buda büyük kıtlıklara neden olacaktır. Dünyada yaşanıla savaşların birçok nedeni su ve topraklardır ülkemiz gibi verimli topraklara ve denizlere sahip yereler göz dikmektedirler. En son Suruç ovası sulamaya açıldı haran ovası ise 1995’te sulamaya açıldı hatırladığım kadarıyla. Bazı hatalar yapıldı tabi biz çok su verirsek çok iyi verim alırız gibisinden öyle bir şey yok bir bitkinin suya ne kadar ihtiyaca varsa o kadar havaya da ihtiyacı var ama haran ovasında bu hataya düştük ama şuanda biraz daha bilinçlendi çiftçilerimiz o zaman fazla su verdik fazla suyumuz hep boş akıp gitti Suriye ye doğru ve tarlarımız hep çamurlaştı, çoraklaştı son dönemlerde yaklaşık olarak beş kilo metre uzunluğunda kanal yapıldı ve birazda olsun Harran ovasında o sorunlar azaldı birazda çiftçi öğrendi. Bu aşamada Suruç çiftçileri pamuk ve fıstıkta verimi bu yıl iyiydi bu yüzden Suruç çiftçisi mutlaka damlama sulama ve yağmurlama sulamaya geçilmeli ve kullanılmalı aksi takdirde çamurlaşma ve çoraklaşma olur Suruççun sistemi kapalı bir sistem olduğu için tarlaya yeteri kadar su verilmeli ve akılı sulama yapılmalı.” İfadelerini kullandı.

‘Artık betonlaşmaya ve çoraklaşmaya karşı toprak koruma kanunu var’

“Devletimiz bu konuda ne yapıyor aslında bu tür sulamada yüzde eli kadar hibe veriyor yani çiftçi bir an önce bunları alabilir.” Diyen Öztürkmen, “Başka ne yapıyor beş bin dört yüz üç sayılı toprak koruma kanunu ili geçerli değildi bu kanun bakanlarımız tarafında yürüdüğe konuldu ve toprak kanunu kurulu toplanıyor bende bir üyesiyim artık ilimizde büyük ova statüsü geçerli büyük ovalarımız hep işaretlendi herkes topraklarını istediği gibi kullanmayacak ve ovalarda betonlaşma yapmaları için mutlaka izin almaları gerekmektedir.” Şeklinde konuştu.

Haber: Mehmet Kaması

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.