11 Ağustos 2017 Cuma 13:19 | İHA
Çobanlıktan Üniversiteye Uzanan Yaşam Öyküsü

20 yaşındaki Ahmet Dağ yedi çocuklu ailenin en küçüğü. İlkokulu yaşadığı köyde okuyan Ahmet, maddi imkansızlıklar nedeniyle ilçeye gidip okuyamadı, çobanlığa başladı. Okumayı çok seven çoban Ahmet, açık öğretimden kaydını yaparak ortaokul ve lise sınavlarına ise koyun otlattığı sırada çalışmaya başladı. Sınav tarihlerinde koyunları babasına emanet eden Dağ, sınavları tamamlayıp ortaokul ve liseden başarıyla mezun oldu.

Okuma azmiyle üniversite sınavlarına hazırlanmaya başlayan Ahmet Dağ, gündüzleri koyun otlatırken, gece saatlerinde ise sabahlara kadar ders çalıştı. Diğer kardeşlerinin evlenip aileden ayrılması üzerine anne ve babasıyla yalnız kalan Dağ, üniversiteye hazırlandığı sırada ailesinin ısrarıyla evlendi ama okuma ve öğrenme azminden vazgeçmedi.

Yüksek Öğretime Geçiş Sınavına (YGS) giren Ahmet, ilk sınavı başarıyla tamamladı, Lisans Yerleştirme Sınavı’na (LYS) ise imkansızlıklar nedeniyle katılamadı.

10 yaşındayken çobanlık yapmaya başladığını söyleyen Ahmet Dağ, "Okumayı çok seviyordum ve okumaya azmettim. İlkokulu bitirdikten sonra açık öğretime kaydoldum. Liseyi açıktan bitirdikten sonra üniversite sınavlarına hazırlanmaya başladım. Sınav günlerinde koyunlarımı babama teslim ediyordum. Maddi imkansızlar nedeniyle açık öğretimde okumak zorunda kaldım ve şuan ilahiyat fakültesini kazandığım için çok mutluyum. Azmettim ve azmimin sonucuna ulaştım, şu an gerçekten çok mutluyum" dedi.

Oğlu Ahmet’i her zaman desteklerini belirten baba Mehmet Emin Dağ, "Ahmet kış aylarında koyun otlatmaya giderdi. Defteri eline alıp ders çalışıyordu. Bazen hayvanlara bakamıyor ama ders çalışmayı ihmal etmiyordu. Akşam eve gelince yemek yemeden kitaplarını alarak odaya geçip gece yarılarına kadar ders çalışıyordu. Bu zamana kadar hep kendisi gayret etti ve Allah’a çok şükür kazandı. Ben her daim arkasındayım ve kendisini desteklemeye devam edeceğim" diye konuştu.

Ahmet Dağ’ın çoban arkadaşı Remzi Kocaman, koyunları genellikle beraber otlattıklarını belirterek şunları söyledi:

"Beraber büyüdük, koyunlarımızı da genellikle beraber otlatırız. Biz diğer çobanlarla beraber sohbet ederken Ahmet elinde kitaplarla ders çalışırdı. Azmiyle fakülteyi kazandığını duyunca çok sevindik."

Örgün eğitim için maddi imkanı olmadığını belirten Ahmet Dağ, ilahiyat fakültesini de açık öğretimden tamamlayacağını söyledi.
 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Imran 2017-08-11 23:37:28

Türkiyede her dalda oldugu gibi egitimde ve ögretimde de hic adalet yoktur bu gecmiste böyleydi bugün ise aynidir. Egitim ve ögretim bir halkin en önemli gerek duydugu unsurdur. Özellikle egitim ve ögretimde adaletin hak ve haksizliklarin görünmesi sarttir istanbul,izmir antalyada okuyan bir ögrenci ile dogu ve anadolunun en zor Imkansizliklarla savasan birde ögretmenlerin yetersiz bilgi konusunda yeterince kilavuzun olmamasi bu sartlarda okuyan ögrencilerin sonunda eli bos sirtini duvara asmasi kadar büyük ceza olamaz .nerde hak nerde adalet
Siz