Cemaat Kültüründen Dolayı Arabuluculuk Yaygın Değil

Avukat Hikmet Delebe, Şanlıurfa ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde cemaat kültüründen dolayı arabuluculuğun yaygın olmadığını söyledi.

Cemaat Kültüründen Dolayı Arabuluculuk Yaygın Değil

Arabuluculuk, hukuk sistemi gelişmiş ülkelerde yaygın olarak kullanılan bir "Alternatif uyuşmazlık çözümü" yöntemidir. Arabuluculuk; tarafların içinde bulundukları uyuşmazlığı tarafsız bir üçüncü kişi yardımı ile mahkemeye gitmeden ya da mahkeme yönlendirmesiyle çözmelerinde kullanabilecekleri bir yöntemdir. Son yıllarda da ülkemizde giderek artan arabuluculuk yönteminin Şanlıurfa ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde nasıl olduğunu Şanlıurfa Barosu eski başkanı Avukat Hikmet Delebe’ye sorduk.

Arabuluculuk konusunda, “Urfa’da da buna benzer bir eğilim var Ancak henüz yani beklentileri karşılayacak bir yaygınlık da değil. Aslında bizim Güneydoğu Anadolu bölgesinde malum cemaat kültürü çokta yatkındır yani insanlar en zor davalarda cemaat içinde çözüm bulunması için cemaatle iç içe olurlar. Mesela bir adam parasını batırır cemaatte götürülür, hatta bir cinayet dosyası dinlemeye gelir hatta o cinayet dosyası cemaatte götürülür ve uzlaşmaya gidilir ve bir daha bu kan davası yürümesin mantığıyla tarafların barışması sağlanmaya çalışır.” Dedi.

Kimler Arabulucu Olabilir, Şartları Nelerdir?

Arabulucu faaliyet üretebilmesi için, arabuluculuk Daire Başkanlığına, Daire Başkanlığı tarafından tutulan sicile kayıtlı olması gerekir. Bütün davalar arabuluculuğun faaliyet alanına girmiyor. Bazı dava tipleri arabuluculuğa elverişli, bazı tipleri ise arabuluculuğa elverişli değil. Bununla ilgili temel ilke tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri ihtilaflar arabuluculuğa elverişli tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri ihtilaflar yani uyuşmazlıklar ise arabuluculuğa elverişli değildir. Örneğin ceza hukukunu ilgilendiren alanlar arabuluculuğa elverişli değil,  kamu hukuku niteliğinde olan dava tipleri arabuluculuğa elverişli değil, ama bunun dışında tarafların serbestçe tasarruf edebilecekleri yani davalarını geri çekebilecek miktarına takdir ve tayin edebilecekleri bütün dava tipleri arabulucular elverişlidir.  Bazı örnekler vererek bunu biraz daha somutlaştırmak istiyorum. Öğreneğin boşanma davaları günümüzde Urfa'da son derece yaygınlık kazandı. Bu boşanma davaları, boşanma davasının kendisi arabuluculuğa elverişli değil, ama boşanma ile beraber istenebilecek olan nafaka arabuluculuğa elverişlidir. Mesela ziynet eşyası arabuluculuğa elverişli, ama velayet hakkı çocukların velayet hakkı arabuluculuğa elverişli değildir. Buradaki temel kriter ana ilke deminde bahsettiğim gibi tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir alan olması karar üzerinde serbestçe tasarruf edebilecek bir alanın olması,  taraflar üzerinde serbestçe tasarruf edebiliyorsa,  bu hukuk alanı arabuluculuğa elverişli, taraflar üzerinde serbestçe edemiyorsa, yani karar veren kişiler olarak taraflar yetkilerini ortaya koyamıyorsa, bu dava tipleri de arabuluculuğa elverişli değildir.

Hangi Davalar Arabuluculuk Kapsamındadır?

Dışarıda meydan gelen bir trafik kazasından dolayı ortaya çıkan tazminat arabuluculuğa elverişlidir. Ama adam öldürme cinayet dosyası arabuluculuğa elverişli değil. Dediğim gibi boşanmanın kendisi Velayet davası arabuluculuğa değildir. Arabuluculuk faaliyetiyle boşanmayı yapmasınız. Ancak mahkemeye gitmesi gerekiyor. Ama tazminat, nafaka, ziynet eşyası, alacağı edinilmiş mallara katkı prensibinden ortaya çıkacak olan alacak davaları arabuluculuk faaliyetine elverişli olanlardır.

Kişiler Ne Zaman Arabulucuya Başvurur?

Arabuluculuk Bu anlamda da kanunda da ikiye ayrılmış bir dava içi arabuluculuk iki dava dışı arabuluculuk. Dava dışı arabuluculuk demek taraflar daha dava açmadan kendi rızalarıyla kendi aralarındaki sorunları bir arabulucuya götürebilir. Arabulucunun hukuki faaliyetinde yardım talep edebilirler bu dava dışı olan arabuluculuk. Ama diyelim ki sizin bir mahkemeniz var zaten mahkemeniz yürüyor bu davada arabuluculuğa elverişli ise hâkimde talepte bulunabiliyorsun hâkim bey hâkime hanım biz bunu arabuluculuğa götürmek istiyoruz derseniz mahkeme zaten kendisi verilmiş yetki çerçevesinde dosyanızı arabuluculuğa gönderebiliyor. Bu konuda her zaman arabuluculuğa gidebilir dava açmadan da gidebilir dava sırasında da devam eden dosyalarını da arabulucuya götürebilir.

Arabuluculuğun Avantajlarını Nelerdir?

Arabuluculuk dediğim gibi dünya üzerinde 200 devlet var 200 devletin 160 zaten uygulanıyor Türkiye’ye geç getirilen uygulama aslında bunun çok daha önceki yıllarda Türkiye kazandırılması gerekiyordu Fakat 6325 sayılı arabuluculuk yasası 2012 yılında kabul edildi ve o tarihten bu tarihte de Türkiye’de uygulamaya başlandı. Arabuluculuğun pek çok faydası var Her şeyden önce bir defa arabuluculukta iki tarafta kazanıyor kaybeden yok çünkü verilen arabuluculukta teknik derslerinde de arabulucu arkadaşlarıma da sık sık anlatılır kazan kazan yöntemi ile arabuluculuk geliştirilir. Yani davacı tarafta kazanıyor davalı tarafta kazanıyor iki tarafta da masada el sıkışarak masadan kalkıyor. Şimdi bu bir defa Çok önemli çünkü arabuluculuk bir yanda toplumsal barışa da katkı sunuyor, mesela siz götürdünüz zaman mahkeme icabında yıllarca süren bir yargılama neticesinde bir taraf haklı buluyor ama diğer taraf mutsuz oluyor diğer taraf davayı kaybetmenin vermiş olduğu üzüntü ile karşı tarafı düşman olarak görmeye devam ediyor ama arabuluculukta masa etrafında birleşen taraflar kendi rızalarıyla anlaşma sağladıkları için birbirleriyle dost olarak ayrılıyorlar Zaten arabulucunun başka bir adı da dostane çözümdür. Birbirlerini incitmeden kendi rızalarıyla ayrılıyorlar. Bana göre bu arabuluculuğun en önemli faydası. Dediğim gibi mahkemeler tarafları birazda birbirini karşısına getirip Has bahane bir tutum içinde olmalarına neden olurken arabuluculuk tarafların dostça ayrılmasını sallayan bir alternatif Çözüm üretme sistemidir. Diğer faydası bir defa mahkeme göre çok ucuz, bugün siz bir mahkemeye başvurmak isterseniz başvuru harcını ödüyorsunuz, bir alçağınız varsa miktara bağlı harç ödüyorsunuz, daha sonrasında tebligat gideri yargılama masrafını ödemek zorunda kalıyorsunuz. Arabulucunun bu giderler yok bir kuruş ücret gitmiyor, arabulucu gidiyorsunuz faaliyetleri başlatıyorsunuz arabulucu çözüm sağladıktan sonra miktar üzerinden yüzde altılık bir alacağını tahsil ediyor. Yani diyelim ki Bir arabulucu tarafları on bin üzerinde uzlaştırdı arabulucuya gidecek olan miktar alt yüz liradır dolayıyla arabulucu faaliyetinin bir defa faydalı olması ve arabulucu faaliyeti biraz daha masrafsız olması ve arabulucu ödenecek miktarında daha az olması münasebetiyle mahkemeye göre çok daha faydalı bir yol. Diğer bir yol arabulucu kanun gereğince kendisine verilen ihtilafı 1 ay içeresinde çözmek zorunda çok kısa bir süre 1 aylık kısa bir sürede çözülmesi gerekiyor normalde siz bir dava açtığınızda bir ayda bile tebligat karşı tarafa ulaşmıyor ve mahkeme nereden bakarsanız 2 yıl 3 yıl 4 yılı da bulur. Mesela bir ticaret davası ortalama 5 yıl sürüyor ama arabulucu bunu hemen kısa bir süre içerisinde çözüyor bu çok önemli faydadır bu yolu kullanmakta faydası var. Diğer bir faydası sır saklama yükümlülüğü var arabulucu sonuçta Adalet Bakanlığı adına faaliyet yürüten resmi bir kişilik Dolayısıyla kendisine gelmiş olan bilgi ve belgeleri sağlamak ve dışarıda aksettirmemek zorunda. Yani dolasıyla sır saklama yükümlülüğü de arabuluculuğa getirilen ödev bu bakımda saydığım tüm hususlar dikkate alındığında arabulucunun ne kadar faydalı olduğunu rahat bir şekilde görülebilir.

Arabuluculuğun İlkeleri Nelerdir?

İş yoğunluğundan dolayı karar çıkartamıyor,  Arabuluculuk biraz daha alternatif dostane bir çözüm yöntemi olduğu için mahkemelerin yükünü azaltmaya dönük bir faaliyettir. Arabuluculuk eğitim çalışmaları sırasında hocalar şu örneği sık sık verir, İtalya’nın yargı mekanizması Türkiye’ye çok benziyor.  İtalya’da arabuluculuk faaliyete geçtikten sonra mahkemelere intikal etmesi gereken, iltifatların yarısı mahkemelerde çözüldü. Sadece yarısı mahkemelere gitti.  Yani bu o kadar başarı sağlayan bir ülke. Diyelim ki,  bir mahkeme yılda ortalama bin dosyaya bakıyorsa İtalya’da, bu bin olan rakam beş yüze düşüyor bu beş yüzü arabulucuda çözülüyor. Yüzde ellisi ancak mahkemelere intikal ediyor. Türkiye’de başarı daha yüksek özellikle 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren zorunlu hale getirilen arabuluculukta şu anda Daire başkanları da sık sık bu açıklamaları yapıyor. Mahkemelere intikal etmesi gereken dosyaların yüzde yetmişi mahkemelere artık gelmiyor, yüzde otuzu ancak mahkemelere geliyor.  Yüzde yetmişi arabuluculuk vesilesiyle bir şeklide sonlanıyor.  Bu rakam çok başarılı bir rakam, Adalet Bakanlığı da bu başarıyı gördükten sonra ilerde başka alanlarda arabuluculuğu faaliyetini açacaktır.  Çünkü mahkemelere özellikle iş mahkemeleri çok ciddi anlamada rahatlama sağladı. Geçenlerde adliyedeyken,   iş mahkemesi yazı işleri müdürüyle konuştum. Dedi ki, şuan baktığımız dava sayısı geçen yıllara oranla azaldığını söyledi. Yani dörtte üç oranında Urfa’daki iş mahkemelerinde iş yükü azalmış vaziyette, dolayısıyla arabuluculuğun bir başarısı olarak karşımızda duruyor. 

Arabuluculuk Sisteminin Yargı Sistemine Katkıları Nelerdir?

Genelde ben arabuluculuğu Türkiye genelinde inceliyorum. Bizim arabulucu arkadaşçalarımız başka illerde de çalışıyor.  Özellikle Daire başkanlarıyla olan temasların neticesinde en azında batı illerinde özellikle İzmir,  Bursa, Mersin Adana İstanbul Balıkesir gibi illerde arabulucuların çok daha başarılı olduğunu görüyorum, yani o taraflarda çözülen yani uzlaşma ile sonlanan dosyalarda oransal anlamda bir artış olmuş hem de arabulucu giden dosyalar da bir artış söz konusu. Elbette Urfa’da da buna benzer bir eğilim var Ancak henüz yani beklentileri karşılayacak bir yaygınlık da değil. Aslında bizim Güneydoğu Anadolu bölgesinde malum cemaat kültürü çokta yatkındır yani insanlar en zor davalarda cemaat içinde çözüm bulunması için cemaatle iç içe olurlar. Mesela bir adam parasını batırır cemaatte götürülür, hatta bir cinayet dosyası dinlemeye gelir hatta o cinayet dosyası cemaatte götürülür ve uzlaşmaya gidilir ve bir daha bu kan davası yürümesin mantığıyla tarafların barışması sağlanmaya çalışır. Bizim kültürümüz arabuluculuğa daha elverişli ancak ben arabuluculuk kurumunun Urfa'da yeteri kadar tanıtılmadı diye düşünüyorum. Medya ile STK'lar vasıtasıyla adliye üzerinde, baro üzerinde Şanlıurfa baro üzerinde, arabuluculuk çok daha ön plana çıkartılırsa inanıyorum ki insanlarımız arabuluculuğa daha çok meyil eder. Aralarındaki sorunları mahkemeden önce arabuluculuğa götürülür bu bakımda biraz reklama ve tanıtıma ihtiyaç var ve bu konu da tabi arabulucu arkadaşlarımıza da görevler düşüyor onlarda mutlaka etraflarına çevrelerine arabuluculuğu anlatmak durumundadırlar.

Arabuluculuğun maliyeti nedir?

Arabuluculukta bir defa tarafsızlık ilkesi var, arabulucu olan hukuk fakültesi mezunu kişi bir defa dosyada tarafsız olmalı Tarafsız olarak faaliyetleri yürütmeli İki tarafa da aynı Güven vermeli. İkincisi pratik ve hızlı bir yöntemdir Benim bahsettiğim gibi bir iş bir ticaret mahkemesi dosyası örneği 5 yıl sürüyorsa arabulucu bunu bir ayda iki ayda bilemedin üç ayda çözüyor bu büyük bir başarı. Diğer taraftan gizlilik şartı var arabulucu yürüttüğü faaliyetleri gizli olarak yürütüyor elde ettiği bilgi belgeleri başkasıyla paylaşamazsın paylaşması halinde cezai yaptırım var. Diğer tarafta arabuluculukta kullanılan bilgi ve belgeler, beyanlar, ikanlar bunlara dava açılması halinde o dosyada kullanılamaz Çünkü mahremdir çünkü bu masada kalması gerekiyor başkalarının tarafına gitmesi yasaktır. Diğer taraftan ucuza masrafsız bir yöntemdir dediğim gibi mahkemelerde dava açmak isteyen birisi bir kişi miktar masrafı gözden çıkarmak zorunda. Ama dosyayı götürdüğünüzde beş kuruş para ödemiyorsunuz şuanda özel arabulucu ya da dosya gönderirseniz yahut da Urfa'da bulunan arabuluculuk bürosuna da dosya götürseniz burada beş kuruş para alınmıyor. Doğrudan bedava bir yöntemi faaliyete sokmuş oluyorsunuz şu anda Türkiye ölçeğinde 108 adliyede arabuluculuk bürosu bulunmaktadır Urfa'da Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde kurulan Şanlıurfa arabuluculuk bürosu mevcuttur vatandaşlar gidip orada başvurularını yapabilirler.

Başarılı bir arabuluculuktan sonra taraflardan biri anlaşmaya uymazsa nasıl bir süreç izleniyor?

Buda zaten aynı zamanda halk arasında arabuluculuk yönetmeliğinde de ortaya çıkan bir durum arabulucu faaliyeti sonlandırıp tutanağı düzenledikten sonra bu belge icra edilebilir şehirde aldıktan sonra ilan niteliğindedir. Yani aynen mahkeme kararı gibidir taraflardan birisi uymazsa Diğer taraf bunu icra koyabilir arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen nihai tutanak dediğim gibi icra edilebilirlik mahkemeden icra edilebilirlik şerhi de aldıktan sonra ilan niteliğinde belgedir. Taraflardan birisine uymazsa Diğer taraf Aynen mahkeme kararı gibi götürüp bunu icraya koyabilir. Bu da aynı zamanda arabulucunun arabuluculuk faaliyetini önemini ortaya koyan durumdur. Çünkü arabuluculuğun temeli güçlü yürüttüğü işlemler hukuki işlem adalet bakanlığından bir anlamda da yetkilendiren kişilerdir ve bu bakımdan yürütülen arabuluculuk faaliyetti her yönüyle faaliyet sağlayan çok pratik ekonomik, ucuz hızlı bir alternatif çözüm yöntemidir.

RÖPORTAJ: AYHAN KESİCİ/ AHMET DURMUŞ

URFANATİK

Güncelleme Tarihi: 16 Ekim 2018, 13:04
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER