Barodan İşkence İddialarına Yönelik Açıklama

Şanlıurfa Barosu Halfeti’de şehit edilen komiser yardımcısı olayı ile ilgili gözaltına alınanların işkence gördüğü iddialarına yönelik basın açıklaması yaptı.

Geçtiğimiz günlerde Halfeti ilçesine bağlı Dergili kırsal mahallesinde iki teröristin geldiği ihbarını alan ve operasyona çıkan Özal harekât polisleri ile teröristler arasında köyde çatışma çıktı. Çıkan çatışmada 1 komiser yardımcısı şehit olurken 2 poliste yaralanmıştı. İki teröristte etkisiz hale getirilmişti. Yaşana olay sonrası köyde yoğun güvenlik önlemleri alan jandarma ve polis ekipleri, yaptığı operasyonda PKK/KCK terör örgütüne yardım ve yataklık yaptığı iddia edilen 47 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltı ardından bazı iddialara göre bazı gözaltıların işkenceye maruz kaldığı öne sürüldü. Konuyla alakalı Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı yaptığı yazılı açıklamada öyle bir durumun söz konusu olmadığını söyleyerek iddiaları yalanladı. Konuyla alakalı Şanlıurfa Barosuda bir açıklamada bulundu. Şanlıurfa Barosu önünde yapılan açıklamaya baroya üye avukatlar, işkence gördüğü iddia edilen gözaltıların akrabaları ve Urfa Baro Başkanı Abdullah Öncel katıldı.

‘Avukat görüşmeleri kısıtlanmıştır’

Açıklamayı ’da grup adına Baro Başkanı Öncel okudu. Önce yaptığı açıklamada, “İlimiz Halfeti ilçesine Bağlı Dergili Mahallesi’nde 18 Mayıs günü çıkan çatışmalar ve sonrasında Halfeti ve Bozova ilçelerinde çok sayıda kişi gözaltına alınmıştır. Baromuza gelen ihbarlar ve baromuz üyesi avukatlar tarafından müvekkillerinin işkence ve kötü muamele gördüklerini ve görevli kolluk tarafından, her bir şüpheli ile yalnızca bir avukatın görüşebileceği, görüşme için vekâletnamelerinin olması gerektiği beyan edilmiş, avukat görüşmesinin kısıtlandığını, kısıtlama kalkınca da CMK 154. Maddede belirtildiği şekilde müvekkilleri ile görüşmelerin özel yapılmasının hukuka aykırı bir şekilde engellenerek, polis nezaretinde görüşme yapılabileceği tarafımıza iletilmiştir.” Dedi.

‘İzlerinden işkenceye uğradıklarına yönelik izlenimler edinilmiştir’

“Bunun üzerine başsavcılık nezdinde yapmış olduğumuz girişimler sonucunda, kısmen de olsa bu sorunlar aşılmış, yönetim kurulu üyeleri tarafından gözaltına alınan bazı şahıslarla görüşme yapıldığında; gözaltındaki kişilerin vücutlarındaki darp izlerinden işkenceye uğradıklarına yönelik izlenimler edinilmiştir. Yine sosyal medyaya da yansıdığı gibi, Bozova Yaylak Jandarma Karakolunun bahçesinde çekilen görüntülerde, gözaltındakilerin ters kelepçe ile yere yatırıldıklarını ve bazılarının sırtlarında ayakkabı izlerinin olduğunun görülmesi, işkence ve kötü muamelenin iddia boyutunun çok üzerinde olduğunu göstermektedir.” Dedi.

‘Kolluk birimlerinde birçok soruşturmanın parçası haline getirilmiştir’

“İnsan varlığına ve onuruna karşı yapılan en aşağılık saldırı olan işkence ve kötü muamele, sorgulama ve cezalandırma yöntemi olarak ne yazık ki kolluk birimlerinde birçok soruşturmanın parçası haline getirilmiştir. Yetkili birimlerin yalanlamaları, üstünkörü geçiştirip bu konuyu soruşturma gereği dahi duymamalarına karşın, işkencenin varlığı tartışma götürmeyen bir olgu haline gelmiştir. Gerek somut olayda gerekse de daha önce yaşanmış vakalarda kolluk birimlerinde işkence yapıldığının tespit edilmesine rağmen yapılan suç duyuruları sonuçsuz kalmış ve işkenceyi yapanlarla ilgili herhangi bir hukuki girişim ve yaptırım gerçekleşmemiştir." Diye konuştu.

‘Onur kırıcı ceza veya işlemlere tabi tutulamaz’

"Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin İşkence Yasağı Başlıklı 3.Maddesinde belirtildiği gibi "Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya işlemlere tabi tutulamaz", bu nedenle açıkça belirtiyoruz ki; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 95. Maddesinin 2 fıkrasının 21. Bendinde belirtildiği üzere hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla mükellef olan Şanlıurfa Barosu olarak işkenceyi bu coğrafyadan söküp atana dek hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz.” Şeklinde konuştu.

‘Herkesi göreve davet ediyoruz’

“İşkenceyi yapanların yargı önünde hesap vermesi için her türlü hukuki girişimlerde bulunacağımızdan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Varlığımızın temeli olan hukukun üstünlüğünü bu kentte hakim kılana dek durmadan çalışacağımızı belirtiyoruz. Bu sebeple konuyla ilgili başta Adalet Bakanlığı olmak üzere İçişleri Bakanlığını ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları Kurulunu,  tüm siyasi parti ve temsilcilerini, Şanlıurfa Valiliği ve Başsavcılığını göreve davet ediyoruz. Ve yine başta Türkiye Barolar birliği olmak üzere Tüm Baroları ve üyelerini devam eden işkence ile ilgili duyarlı olmaya çağırıyoruz" ifadesini kullandı

URFANATİK

Güncelleme Tarihi: 21 Mayıs 2019, 17:54
YORUM EKLE
YORUMLAR
Urfalılar
Urfalılar - 5 ay Önce

İşte öyle bir urfada yaşıyoruzki ben hukukçuyum diyen insanlar bile güvenlik güçlerimize saldıran ve şehit eden kimseleri dahi destekliyorlar.Hakiki bir hukukçunun ve toplumun savınacağı bir şey değildir.Gelgelelim bu şehidin evine düşen ateşi sündürmeye çalışmaları gereken avukatların böyle bir şey yapmalarını kınıyoruz.Adam öldürülmüş mağdur olduğu halde iki tokat yemişi savunanlarda hukukçuymuş.Ayıptır çıkmayın bu milletin karşısına.size yapılmış olsaydı aynı şeyi savunurmuydunuz.yazıklar olsun size

Metin
Metin - 5 ay Önce

Ölen komiser için de bir şey söylemişler mi ? Hiç söylerler mi . Bari başınız sağolsun falan deseydiniz.

SIRADAKİ HABER