Acı Ama Gerçek, 740 Bin Mevsimlik Tarım İşçisi Bulunuyor

Milliyetçi Hareket Partisi MYK Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Özyavuz TBMM’de Bütçe görüşmelerinde MHP Grubu Adına Konuştu. Konuşmasında Mevsimlik tarım işçilerini gündeme getiren Özyavuz, Türkiye genelinde 740 bin geçici mevsimlik tarım işçisinin olduğunu belirtti.


 

GAP, mevsimlik işçiler, elektrik sorunları, sulama birlikleri, belediye hizmetleri ve toplum yararına projesi(TYP)çalışanları hakkında da konuşan Özyavuz Urfa genelindeki birçok sorun ve sıkıntıyı mecliste dile getirdi. Şanlıurfa’nın sulama, alt yapı, işsizlik gibi sıkıntılarını da dile getiren vekil Özyavuz, “Enerji dağıtım kurumları özelleştirilip devlet uhdesinden ayrıldıktan sonra ihaleyi alan şirketlerin tutumu vatandaşlarımızı devlete karşı kışkırtmakta ve düşman hâline getirmektedir.” dedi.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Şanlıurfa'mızın birçok alanda sorunları mevcut olup birkaçını çözüm önerileriyle gündeme getirmek istiyorum. Bunların en önemlilerinden biri de çok yüksek istihdamı olan mevsimlik tarım işçileridir. Seçim bölgem, peygamberler şehri Şanlıurfa'nın gerek coğrafi konumu gerekse ülke ekonomisindeki yeri ve potansiyeli sebebiyle eğitim, kültür ve iş alanlarında diğer illere göre bir ölçek de olsa geridedir. Bu sebeple iş sıkıntıları yaşanmakta, devlet kurumlarında siyasi erkin baskısıyla vatandaşa gidecek olan iş olanaklarını da sınırlandırmaktadır. Bu nedenle, peygamberler şehri Şanlıurfa'mda "mevsimlik işçi" sıfatıyla yüzü güneş yanığı, elleri nasırlı, gönlü ezelden yanık kardeşlerimiz yurdumuzun çeşitli yerlerine işçi olarak gitmeye mecbur bırakılmaktadırlar. Tabiri caizse işçi kardeşlerim gittikleri bölgeleri yurt yapmış, evleri gibi görüp namus ve şerefleriyle ekmeklerini taştan çıkarmaktadırlar

Ülkemizde sayıları net olarak bilinmese de yaklaşık olarak 740 bin civarında geçici tarım işçisi bulunmaktadır. Bu sayının yaklaşık 130 bini çocuk işçilerden oluşmaktadır. Bu rakamlar bize mevsimlik işçilerin iş zamanında aile bireyleriyle birlikte yurdumuzun çeşitli bölgelerine göç ettiklerini göstermektedir. Gittikleri bölgelerde mevsim şartlarına göre sosyal yönden yaşamlarını devam ettirmek için geçici barınma ihtiyaçları, yaşam alanları, sosyal donatı ve haklar sağlık, güvenlik, dinî ihtiyaçları gibi olmazsa olmaz hayati idame için gerekli şartların devlet eliyle sağlanması şarttır. Bu konuda hâlihazırda yetkilendirilmiş kurum valilikler olsa da bu sürecin yürütülmesi için Tarım Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, tarım işverenleri ve geçici yapı yönetim şirketleri gibi yan kurum ve kuruluşlar valiliklerle eşgüdümlü çalışarak "mevsimlik işçi" olarak tabir ettiğimiz kardeşlerimize devlet eliyle sahip çıkılmalıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; genel olarak düşünüldüğünde işçi işveren ilişkisi olarak değerlendirecek basit bir konu olarak görülebilir fakat ülkemizde evlerinden ve yurtlarından uzakta iyileştirilememiş, hâliyle yaşam kalitesi standartları altında 1 milyona yakın mevsimlik işçi vardır ve bunların sorunlarının çözülmesi gereklidir. Bu yapı kontrol edilmezse ekonomi adına kayıp iş gücü ve kazanç demektir. Çalıştıkları alanlarda eğitim almaları ve iş kalitesinin artması planlanmazsa verimi düşen tarım ülke ekonomisine çok büyük bir zarar demektir. Aileleriyle mevsimsel işçi olarak çalışmak zorunda kalan geleceğimizin teminatı çocuklarımız eğitimlerinden geri kalmakta, bu durum hem bu çocuklarımıza hem de geleceğimize büyük bir kötülüktür.

Yine, kontrolsüz ve sağlıksız yaşam alanları olması, mevsimlik işçilerimizin iş gücü sebebiyle oluşabilecek hastalıklara ve bulaşıcı hastalıklara yol açarak yaşamlarını riske atmaktadır. Bu bağlamda kontrolsüz olarak faaliyet yapan iş gücü çalışanları devletin destek ve himayesini çalıştıkları bölgelerde başta barınma, elektrik, su ve kişisel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri donatıları olarak görmezlerse devletimizle olan gönül bağları zarar görebilir. Ülkemizin siyasi alanının karmakarışık olduğunu düşündüğümüzde de bu işçi kardeşlerimizin sorunlarının bir an önce çözüme kavuşturulması gereklidir. Özünde mevsimlik işçi olarak tanımlanan bu kardeşlerimiz devletine ve milletine bağlı, emeği için mücadele eden, farklı unsurlardan uzak kıymetli vatandaşlarımızdır. Sayıları itibarıyla büyük bir ekonomik hareket, yurt içi göç hareketi ve sermaye yapısıdır. Afrika'dan Orta Doğu ülkelerine, Balkanlardan Kafkaslar'a yardım ve şefkat elini uzatan Türkiye Cumhuriyeti devleti, kendi öz vatanında gariplik çeken mevsimlik işçi kardeşlerimize de yukarıda saydığım önemli hususlardaki düzenlemeleri yaparak sahip çıkacak güç ve kudrete sahiptir.

Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; Şanlıurfa'da yaşanan elektrik kesintileri her kesimden vatandaşımıza sıkıntı yaşatmaktadır. Enerji dağıtım kurumları özelleştirilip devlet uhdesinden ayrıldıktan sonra ihaleyi alan şirketlerin tutumu vatandaşlarımızı devlete karşı kışkırtmakta ve düşman hâline getirmektedir. Dicle Elektrik Şirketi "10/12/2018 tarihine kadar elektrik borcunu ödeyen çiftçiler yüzde 65 devlet desteğinden yararlanır, yatırmayanlar ise yüzde 55 destekten yararlanır." diye duyuru yapmış. "Yasal tefeci" olarak nitelendirilen bankalar bile, son dönemdeki yağışlardan kaynaklı pamuk ve mısır hasatının yapılamamasından dolayı çiftçinin borçlarında faizsiz vade tanırken çiftçinin bu perişan gününde boğazını sıkan, perişan eden bu şirkete birileri "Dur" demelidir. En erken 28/02/2019 tarihine kadar çiftçiye süre tanınmalı ve bu şirkete "Dur" demek için de Enerji Bakanlığı ve dolayısıyla Hükûmete de çağrı yapmak istiyorum: Bu şirkete "Dur" demek için ne bekliyorsunuz? Çiftçimizi TEDAŞ'ın elinden hep birlikte kurtaralım. Bu bağlamda, Enerji Bakanlığının bu şirketleri uyarması ve insanlarımızın bu konudaki mağduriyetlerini önlemesi gerekmektedir. Vatandaşlarımızın yararına olacaksa, enerji özelleştirme ihale sözleşmelerinin yeniden gözden geçirilip ve gerekiyorsa feshi konusunda incelenmesini talep ediyor ve öneriyorum.

Şanlıurfa'mızın altyapı sorunları hâlen mevcut, devam ediyor. Belediyelerin bu konuda daha akılcı ve adil davranması sonucu çözülecek sorunlardır. Belediyeler, partili, partisiz, şehirlerimize ve kırsal mahallelerimize, yaşayan insanlarımızın günlük hayatlarını fark gözetmeden kolaylaştırmalıdır. Yıllardan beri her türlü vaatlere rağmen Akçakale-Harran, Ceylanpınar-Pekmezli Akçakale, Harran Şuayip Şehri-Halfeti, Halfeti-Birecik, Viranşehir-Ceylanpınar yolları ve kavşakları hâlen yapılamamıştır. Bu sorunların en kısa zamanda çözülmesi gereklidir; bu konuda Şanlıurfa Belediyesi ile Karayolları Bölge Müdürlüğü arasında bir koordinasyon kurulmalıdır.

Sulama birlikleri kapatılıp DSİ Bölge Müdürlüğüne devredildi fakat birliklerde çalışan personel hâlen bir statüye kavuşturulamadı. Bu kardeşlerimizin sorunlarının bir an önce çözülmesi ve yetkililerin devreye girmesi gereklidir.

 Değerli arkadaşlar, Tarım Komisyonundaki Milliyetçi Hareket Partili arkadaşlarımızın bütün direnmelerine rağmen, Cumhurbaşkanını yanlış bilgilendirdiniz ve birlikleri kapattınız. "Çiftçi yararına kapatıldı." dediniz ama önceden dönüme 40 kuruş ödeyen çiftçi bu yıl 85 kuruş ödemektedir.

  Bir yılda ne değişti de yüzde 100'ün üzerinde fark aldınız? Sulama birliklerini kapatmak bana göre bir hataydı. Denetleyemediğimiz her kurumu kapatmaya kalkarsak Türkiye'de kurum kalmaz.

    Kamu kurum ve kuruluşlarındaki personel açığını gidermek için başlattığınız TYP projesi kapsamındaki işçilerimiz de sizlerden düzenlemeler beklemektedir.

 Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu ülke bizim, bu vatan topraklarında yaşayan insanların tümü bizim ve her türlü hizmeti hak ettiklerine inanıyorum. Bu vesileyle, bütçemizin ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diler, Gazi Meclisi ve büyük Türk milletini saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. Dedi..

Haber Mehmet AYHAN

URFANATİK

Güncelleme Tarihi: 18 Aralık 2018, 10:12
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER