01 Temmuz 2017 Cumartesi 09:36
Günde 200 Kişi Yardım İstiyor

Uyuşturucu bağımlılığı ile mücadele noktasında en önemli tedavi merkezi olan Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi’ne (AMATEM) İstanbul’da günde en az 400 bağımlı tedavi olmak için başvuruda bulunuyor. AMATEM’in uyuşturucu ile mücadele noktasında uyguladığı yöntemler, bağımlılara yönelik tedavi şekilleri ve aileleri bilinçlendirme noktasında yaptığı faaliyetleri, Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi ve AMETEM Kliniği Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Rabia Bilici ile konuştuk.

Uyuşturucu bağımlılarının tedavileri noktasında toplumda bazı yanlış algıların olduğunu söyleyen Bilici, vatandaşların iyi tedavinin ‘yatarak tedavi’ olduğunu düşündüğünü belirtti.

YATAKTA TEDAVİ DAHA İYİ TEDAVİ DEĞİL

AMATEM’de yatarak tedavi için başvurudan en az 3 hafta sonrasına randevu verildiğini doğrulayan Bilici, “Tedavi ekibi olarak şundan rahatsızız: Sanki iyi tedavi demek, yatarak tedaviymiş gibi bir algı var. İnsanların, bize 40 gün sonra randevu veriyorlar, dedikleri durum, yatarak tedavi randevusu. İstediğiniz AMATEM’e bugün başvurun, aynı gün tedaviniz başlar. Altını çizmek istediğim bir mesajım var: ‘İyi tedavi, yatarak tedavi değil.’ Bunu topluma anlatmalıyız” şeklinde konuştu.

DOLULUK YÜZDE 90

AMATEM kliniklerine gösterilen ilginin yoğun olduğunu vurgulayan Bilici, yapılan son başvurularla ilgili şu bilgileri verdi: “Günde ortalama 200 başvuru alıyoruz. Sadece bu çarşamba günü Erenköy AMATEM kliniğimize 300 bağımlı, perşembe günü ise 170 bağımlı başvurdu. Hastalar yardım alabileceği yerleri artık iyi biliyor. AMATEM’lerde servis doluluğu her zaman yüzde 90’ın üzerinde. Günlük en fazla 6,7 hasta yatışa kabul ediliyor. Çoğunun tedavisine ayakta başlanıyor.”

DAMGALANMA RİSKİ AZALIYOR

Ayakta tedavi usulünün daha olumlu sonuçları olduğunu belirten Bilici şöyle devam etti: “Yatış, kişinin lehine değil. Damgalanma riski fazla, ayakta tedavi ile bu risk azalıyor. Hastahanede diğer hastalar ile arkadaşlık ilişkisi kurulmasını önlemeye çalışıyoruz, fakat risk var. Daha sonra tedavi bitince, sosyal hayatta görüşmeye başlıyorlar. İçlerinden biri maddeye başlayınca, diğeri de etkileniyor. Tabii ki yatarak tedavi olması gereken hastalar var. Bunların çoğu defalarca ayakta tedaviyi denemiş fakat başarılı olamamış bağımlılar, sosyal desteği yetersiz olanlar ve hastahaneye mesafe olarak sorunu bulunanlar.”

YATAKLI REHABİLİTASYON MERKEZİMİZ EKSİK

Rabia Bilici, uyuşturucu bağımlısının AMATEM’de gördüğü tedavinin ardından normalleşme sürecinin tamamlanmadığına dikkat çekti. Bilici, “Ülkemizde yataklı rehabilitasyon alanının geliştirilmesi lazım. Bu konuda eksik kaldık. Kısır döngüyü kırmamız ve hastanın toplumdaki yerini geri alması için iyileşme ayağının geliştirilmesi gerekiyor. Bunun için de tedavi sürecinin ardından, rehabilitasyon merkezlerine yönlendirilmesi lazım. Bu noktada adım atılması zorunlu” diyerek eksikliğin giderilmesine dikkat çekti.


Tedbirler en üst seviyede

Başhekim Rabia Bilici, AMATEM kliniklerinde uyuşturucu tedavisi için yatmakta olan bağımlılara uyuşturucu temin etmeye çalışan zehir tacirlerine karşı tedbirlerin en üst seviyede olduğu söyledi. “Maddeye ulaşma riski dünyadaki bütün kliniklerde vardır” diyen Bilici, “Biz en üst seviyede tedbirleri alıyoruz. Hastaneye giriş çıkışlarda çok detaylı arama yapılıyor. İçeri girişlerde tarama sistemi var. Özellikle hasta yakınları titiz kontrollerden geçiyor. Görüşmeler net kurallar çerçevesinde yapılıyor. Kamera sistemimiz ile çevre kontrol ediliyor. Uyuşturucu madde içeriye giriyor demek haksızlık olur fakat bu risk olduğu için tedbirleri en üst seviyede tutuyoruz” diye konuştu.


Ailelere eğitim

AMATEM’de bağımlı ailelerine ve katılmak isteyen tüm ailelere çarşamba günleri uyuşturucu bağımlılığı ve ailelerin alması gereken tedbirler hakkında eğitim veriliyor. 6 haftalık eğitim günde 1 saat bilgilendirme yapılıyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.