Doktora Danışmadan Bilinçsiz İlaç Almak Sağlıktan Ediyor

Doktora danışmadan, nedeni , dozu ve süresi hakkında doğru bilgiye sahip olmadan kullanılan ilaçların yarar yerine zarar getirdiği bir gerçek. Habertürk’ten Ceyda Erenoğlu’nun haberine göre halk arasında, doktor önerisi olmaksızın en sık kullanılan ilaçların yol açabileceği sağlık sorunları düşünülenden çok daha fazla. Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, risk oluşturan ve bilinçsiz kullanılan o ilaç gruplarının yan etkilerine dikkat çekiyor

 Doktora Danışmadan Bilinçsiz İlaç Almak Sağlıktan Ediyor

ANTİ  ROMATİZMAL  AĞRI KESİCİ İLAÇLAR:  Bu  ilaçlar kas eklem  ağrılarında baş ağrılarında ya da vücudun  herhangi  bir  yerinde  oluşan  ağrılar ile doku  hasarlanmalarında   bazen de   ateş  yüksekliği durumlarında  doktor  önerisi  olmadan da kullanılabiliyor. Oysa bu ilaçların kullanımlarına  hastanın   eşlik eden  hastalıklarını  bilerek karar  verilmesi  gerekiyor. Aksi  halde  tansiyonda  öngörülemeyen yükselmeler,  böbrek fonksiyonlarında bozulma,  mide de erozyon, gastrit ve ülser  gibi sorunlarla karşılaşılabiliyor.

GRİPAL  İLAÇLAR: Grip semptomlarının giderilmesi ve  iyileşme   sürecinin  hızlandırılması  için doktora  danışılmadan da  kullanılan bu  ilaçlar; çarpıntı, baş ağrısı, sersemlik, uyku hali, dikkat bozulması ve  tansiyon  yüksekliği gibi sorunlara yol açabiliyor.

ANTİBİYOTİKLER:  Kesinlikle  doktor  önerisi ile  kullanılmaları  gerekiyor.   İhtiyaç   yokken  kullanılmaları,  vücudun   doğal  ve  faydalı   bakteri  florasının  bozulması,   bakterilerin   direnç kazanması,  antibiyotik  ishallerinin ortaya  çıkması ve alerjik  reaksiyonlar  gibi  sonlanmalara yol  açabiliyor.

MİDE  İLAÇLARI:  “Proton  pompası inhibitörü”  adı verilen  ilaçlar,  önerilen   süreden   daha  uzun süre hatta  önerilmediği halde  yıllarca  “mide  koruyucusu”  adı altında  kullanılıyor.  Doktor önerisi ile   gerektiği  doz  ve  süre  kullanılması halinde  midenin  bakteri  öldürme  özelliği  bloke  edilmiş  oluyor.  Sindirim  sistemi  ve  solunum  sistemi  enfeksiyonları  daha   sık  görülüyor.  Bazı vitamin   ve  minerallerin emilimi için asidik  mide  ortamı  gerekiyor. Bu ilaçlarla  asit  ortam  uzun   süre  bloke  edildiği için  emilim  noksanlıkları  ortaya  çıkıyor.  Ayrıca  kemik  erimesi  ve   böbrek  yetmezliğini hızlandırdıkları da  bildiriliyor.

*ANTİVİRAL İLAÇLAR:  Bu ilaçlar uygun   endikasyonda  doktor   tarafından  kullanıldığında   çok  faydalı olsalar da uygunsuz  kullanımları  halinde risk oluşturuyor. Gribin   arttığı   dönemlerde  doktor  onayı olmadan kullanılmasının en uygunsuz kullanım şekli olduğu belirtiliyor. Bu  ilaçların bilinçsiz kullanımına  bağlı  olarak  karaciğer fonksiyonlarında  bozulma,  bulantı, kusma ve ciltte   reaksiyonlar bildiriliyor.

D  VİTAMİNİ:  Son  yıllarda  bilinçsiz  kullanıldığına sık  şahit  olunuyor.  En  sık  yapılan  hatanın  doktor  önerisi  olmadan ve   kandaki  D  vitamini  düzeyini  bilmeden yüksek  dozda  D  vitamini kullanımı olduğu belirtiliyor. Kan düzeyi   bilinmeden  bir veya bir kaç tane D  vitamini  ampülü  kullanılmasının D  vitamini  zehirlenmesine  yol  açabileceği ve kalsiyum  yüksekliği  krizlerine neden olabileceğine dikkat çekiliyor. D  vitamini  gerçekten  eksik  ise bu ampuller doktor kontrolü  ile   ayda   1  defadan  fazla olmamak üzere 2  ve   3   ampül  olarak kullanılabiliyor. D   vitamini  seviyesi  zaten  normal ise   risk  gruplarında  düşük   doz  idame  tedavisi  yapılabiliyor. Bu noktada  günde  en  fazla 1000 ünite  kadar kullanılması  öneriliyor.

ANTİDEPRESAN  İLAÇLAR:  Doktor  önerisi olmadan  yaygın kullanılan ilaçlar arasında antidepresanlar da bulunuyor.  Bu  ilaçlar kullanılırken, doktor   eşlik eden  başka  hastalık  olup  olmadığını  sorgulayarak  uygun ilacı seçip reçete   ediyor.  Bu ilaçlara  bağlı olarak;  cilt  reaksiyonları,   dikkat  dağınıklığı,   kalpte   ritim  düzensizliği,  istemsiz   kas  hareketleri   bildiriliyor.  Bazen   bu ilaçlardan bir kaçının birlikte  kullanılması durumuna da rastlanıyor. Bu  durumda vücutta  aşırı  serotonin  salınımına  bağlı yüksek ateş, aşırı huzursuzluk, zihin bulanıklığı, titreme ve ani kas kasılması ile  seyredip “serotonin sendromu” adı verilen ciddi  yan  etkilerle  karşılaşılabiliyor.

KOLESTEROL  DÜŞÜRÜCÜ  İLAÇLAR:  Bu ilaçlar yerinde  ve zamanında  kullanıldığı  zaman   kalp  krizi   riskini  önemli  oranda  azaltıyor.   Ancak  bazı  yan  etkileri olduğunu  unutmamak  gerekiyor.  Kullanımları, konusunda  uzman bir  doktor  tarafından  önerilmediyse  bireylerin kendi  başlarına kullanmamaları  gerekiyor. Kas  güçsüzlüğü,  karaciğer  fonksiyonlarında  bozulma  ve  nadiren  kas  erimesi  gibi  yan  etkileri bulunuyor. Bu ilaçların yan etkileri tiroid  tembelliği  olan  kişilerde  daha fazla  görülüyor.

ANTİ DEMANS  İLAÇLARI:  Bu  ilaçlar nörologlar  tarafından, uygun  hastalarda  kullanılırsa  bilişsel  aktivitelerde   artışa   yol  açıyor.  Ancak  bazen  bilinçte   azalma  olmadığı halde   demanstan korunmak  ya da   demans  olduğu  düşüncesiyle çok   ileri  demans  hastalarında “belki faydası olur” diye  doktor  olmayan  kişilerin  önerisiyle   kullanılabiliyor.  Bu  gibi  durumlarda  ilaçların  zararı  faydasından   daha  fazla  oluyor.  Kardiyak etkileri nedeniyle kalp atışı üzerinde vagotonik etkiler (bradikardi gibi) oluşturabiliyor. Bu etkinin görülme potansiyeli, "hasta sinüs sendromu", “sinoatrial veya atrioventriküler blok” gibi diğer supraventriküler kardiyak iletim bozukluğu durumları bulunan hastalar için büyük önem taşıyor. Bu ilaçların kullanımları senkop ve konvülsiyonlara  idrar kaçaklarına  ve  inkontinansa da yol açabiliyor. Parkinson hastalığını düşündüren ekstrapiramidal belirtileri indükleme veya  artırma potansiyeli bulunduğu gibi  diyare, bulantı,  iştahsızlık ve baş ağrısı da yapabiliyor.

HABERTÜRK

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER