banner54

Baş Ağrılarını Ciddiye Almak Gerekiyor
Medical Park Gebze Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi bölümünden Op.Dr. Hasan Çelik, beyin tümörlerinin çeşitleri, belirtileri ve teşhisleri konusunda açıklamalarda bulundu. Bazen hafif, dikkate alınmayacak bir baş ağrısının beyinde oluşan tümörden kaynaklanabileceğini belirten Çelik, görme kaybı, işitme azlığı, uyuşmalar, baş dönmeleri, dengesizlikler ve kusmaların da beyin tümörü belirtileri olabileceğini söyledi. Bunlar oluşum mekanizmaları, meydana geliş şekilleri farklı olduğu için çok farklı belirtilerle karşımıza çıkabileceğini anlatan Çelik, şöyle konuştu: "Tümörler, çok basit bir baş ağrısından, gözde puslu görmeden, parmakta uyuşmadan ortaya çıkabileceği gibi, derin komada, şuuru kapalı bir şekilde ya da çok şiddetli baş ağrısı ile karşımıza çıkabiliyor. En çok karşılaştığımız belirti baş ağrısıdır. Baş ağrısı, silik bir baş ağrısı, ara ara olan baş ağrısı ya da sürekli baş ağrısı olarak karşımıza çıkabilir. Bu baş ağrısı bizim için önemli bir bulgudur. Şöyle ki; herkes hayatının belli bir döneminde baş ağrısı çekiyor. İster istemez her başımız ağrıdığında beyin cerrahına gitmiyoruz. Ama sonuçta çok basit bir baş ağrısı bile olsa bizim için çok değerli." Baş ağrısıyla gelen her hastanın tepeden tırnağa tüm nörolojik muayenesini yaptıklarını belirten Çelik, sözlerine şöyle devam etti: "Buraya sadece baş ağrısı ile gelen ve beyin tümörü saptadığımız bir sürü hasta vardır. Bazen silik bir baş ağrısı, hafif, dikkate alınmayacak bir baş ağrısı bile bir beyin tümörünün belirtisi olabilir. Özellikle yine beyin ve kafatasıyla ilgilendiğimiz için, çok yakın fonksiyonları birlikte yönettikleri için görme kaybı, işitme azlığı, uyuşmalar, baş dönmeleri, dengesizlikler tabi kusmalar olduğu zaman bunlar bizim için çok kuvvetli tümör belirtileridir." En çok görülen tümörlerin beynin kendi sinir hücrelerinden kaynaklanan glial tümörler olduğunu anlatan Çelik, tümörlerin ortaya çıkışlarının, seyir ve sonuçlarının çok farklı olduğunu belirtti. "Burada asıl önemli olan konunun, hangi belirtilerden nasıl şüpheleneceğiz? Şüphelendikten sonra nasıl bir yol izleyeceğiz?" olduğunu belirten Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun planlamasını yapmak çok önemli. Bu konuda, hastayı bize getiren her şikayet ve bulgu bizim için çok önemlidir. Bunların tek tek incelenmesi irdelenmesi gerekir. Beyin tümörleri, merkezi sinir sistemi dediğimiz, insanın tüm vücudunu yöneten sinirlerin toplandığı beynimizin herhangi bir yapısının birden dokularından gelişen tümörlerdir. Tümörleri, sinir hücrelerinden kaynaklanan tümörler, beyin zarlarından kaynaklanan tümörler ve beynin içindeki hipofiz bezi, pineal bezi gibi bazı özel organlardan kaynaklanan tümörler olarak sınıflandırabiliriz. En çok görülme sıklığına göre değerlendirecek olursak; tabiiki beynin kendi sinir hücrelerinden kaynaklanan glial tümörler en çok karşımıza çıkan tümörlerdir. Beyin zarlarından kaynaklanan tümörler ikinci sıklıkta görülen tümörlerdir. Beyinde hipofiz bezi gibi özelleşmiş organlardan kaynaklanan tümörler ise üçüncü sıklıkla görülür. Bunların ortaya çıkışları çok farklı olduğu gibi, seyirleri ve sonuçları da çok farklıdır. Örneğin, glial tümörler dediğimiz beynin kendi hücrelerinden kaynaklanan tümörler biraz daha agresif ve hızlı seyrediyor, çabuk ortaya çıkıyorlar, tedavilerinde biraz daha acele edilmesi gerekiyor, sonuçları da diğerlerine göre biraz daha farklı. Ama ikinci en sıklıkla gördüğümüz beyin zarlarından kaynaklanan tümörler ise yavaş büyüyor, yıllar içerisinde gelişiyor, bazen tespit edilmiyor, başka sebeplerden dolayı çekilen filmlerde görülmüş olabiliyor." Beyindeki tümörlerin tedavi çeşitleri ile ilgili de konuşan Op.Dr. Hasan Çelik, şu bilgileri verdi: "Beyin tümörünü merkezi sinir sistemi üzerinde yer kaplayan oluşum diye nitelendiriyoruz. Bu yer kaplayan oluşum beyine baskı yapıyorsa, damarlara temas ediyorsa, beyin dokusunu sıkıştırıyorsa, kafatası içerisinde beyni sıkıştırıyorsa, bu hastaların mutlaka ameliyatla tümörlerinin alınması gerekiyor. Bazı tümörler yerleşim yeri itibari ile bulgular veriyor ancak o yer kaplayan oluşum etkisi oluşturmayabiliyor. Bu tümörler de yerine ve tümörün çeşidine göre ameliyatla alınabileceği gibi, bazısı poliklinik kontrolü şeklinde yakın takip ediliyor, bazısı kemöterapi, radyoterapi hatta son günlerde lokalize ışın uygulamalarıyla tedavi edilebiliyor. Bazısına da beyin tümörlerinde daha çok yeni bir tedavi çeşidi olan bazı ilaçlarla, tümörü sınırlamak, büyümesini engellemek, bazen de yok etmek gibi tedavi çeşitleri uygulayabiliyoruz."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER