banner54

ALDIĞINIZ KURBANLIK NE KADAR SAĞLIKLI?

 Yaklaşık 12 yıldır Şanlıurfa’da görev yapan ve özellikle öğrencilere faydalı bilgi birikimini aktaran Harran Üniversitesi Veteriner Fakültesi Farmakoloji ve Toksikoloji Ana bilim dalı Başkanı Doç. Dr. Füsun Temamoğulları, halkın merakla beklediği soruları gazetemize açıkladı.

-Hocam, önümüzdeki günlerde Kurban bayramını idrak edeceğiz, fakat Şanlıurfalı vatandaşların hayvan sağlığı ile ilgili bilmedikleri konular var. Bununla ilgili neler söyleyeceksiniz?

” Benim asıl uzmanlık alanım ilaçların gıdalardaki kalıntıların belirlenmesi, halkımızın birçok gazetelerde, televizyonlarda kalıntı ifadesi ile karşı karşıya gelindiğini görüyoruz. Kalıntı terimi nedir diye başlarsak eğer, kalıntı normalde hayvanların var olduğu hastalıkların engellenmesi ya da tedavi sağlanması amacıyla yahut besin performansını yani daha fazla et daha fazla süt verme amacıyla hayvanların dışardan yani enjektör ile ya da yemle hayvanlara verilen ilaçlar belli bir süre hayvan vücudunda kalıyor.  Ama her canlıda olduğu gibi bu ilaçların vücuttan atılması için gereken bir süre var, yani vücuttan arınması için gereken bir süre var. Eğer bu arınma süresine dikkat etmeden hayvanı kesime verirsek yahut sütünü sağarsak elde ettiğimiz gıda da, Ette, sütte, gıda da, yumurtada biz o kullanılan ilacın bir miktar kalıntısını, içeriğini görebiliyoruz, bulabiliyoruz. Peki, bu bulduğumuz kalıntı insan sağlığını nasıl etkiliyor diye baktığımızda özellikle son zamanlarda ciddi anlamda Türkiye’de, kanser olgusunun ortaya çıkması ya da üreme problemlerinin ortaya çıkması en büyük sorun olarak görülmesi ve bununda açıkça anlaşıldığı üzere ilaç verilen hayvanların vücudundan atması gereken süreyi beklemeden kesilmesinden kaynaklanan sorunlar olduğu bilinmektedir. Biz öncelikle bu bekleme süresini çok ciddiye alıyoruz, şimdi kurban bayramı yaklaşırken kurbanlarımızın uygun bir şekilde kesilmesi ve sağlıklı bir şekilde insanlara bu gıdaların tüketimi sağlanması için bizim hekimlerimiz çok ciddi sorumluluklar üstlenmektedir. Bununla ilgili belediyelerimizle uzman veteriner hekimlerimiz çalışmaktadır. Veteriner hekim gözetiminde belediye kesim alanlarında hekim gözetimi altında kesimler gerçekleşmektedir. Her kurban bayramı başlangıcında televizyonlarda gördüğümüz kurbanlıkların kaçışı ile ilgili görüntüler medyada uzun soluklu yer almakta. Bununla ilgilide hekim arkadaşlarımızın uyuşturucu iğne kullanması söz konusu. Bu uyuşturucu iğneler ile uyutulmuş veya sakinleştirilmiş hayvanların insan tüketimi için sakıncası var mıdır diye sorduğumuzda var olan kullanılan iğneler insan sağlığı açısından sorun oluşturmadığı için rahatlıkla belediyede görevli hekimler tarafından kontrollü bir şekilde yapılmaktadır. Türkiye’de bu konuyla ilgili hekim arkadaşlara söylediğimiz şey, mümkün mertebe gıdalarda çok az veya kalıntı oluşturmayan ilaçlar kullanılmasıdır. Bununla ilgili birçok ilaç piyasada bulunmaktadır.”

-Bilindiği üzere her yıl basında da yer veriliyor hayvanların kaçışı söz konusu. Bu kaçan hayvanlara birden fazla uyuşturucu iğne yapılmakta olup etkisizleştirilmeye çalışılıyor. Hayvanın veya gıdanın zarar görmemesi için en fazla kaç tane iğne yapılabilir? Sizin yaptığınız araştırmalarda ne sonuç elde ettiniz?

“Şimdi piyasada var olan madde miktarı örneğin bir hayvana mg olarak verilecek miktar 0.09 diyoruz. Yani 400 kiloluk bir hayvan için verilecek miktar 36 mg. gibi bir miktardır, son derece düşüktür. Bizim verdiğimiz ilaç miktarı çok azdır ve bir tane yapılır. Birden fazla iğne yapmanın hiçbir şekilde yararı yoktur, üstelik var olan ilacın son derece zararları söz konusudur. Sonuçta o verdiğiniz ilaç bir şekilde uygulandığı noktada, vücudun diğer yapılarında bir kalıntı riski doğurma söz konusudur. Yani uzman kişilerin bu ilaçları uygulaması gerekir, uzman olmayan insanların bilmedikleri ilaçları kesilecek olan hayvanlara kullanması ve uygulaması son derece yanlıştır. Kesinlikle birden fazla ilaç yapılmamalı çünkü biz bunu gerçekleştirebiliyoruz. Uygun dozu edindikten sonra bu konuda kullanılan uyuşturucu iğneler kesinlikle görevini gerçekleştirecektir, onun dışında yanlış uygulamaya girilmiş olunur.”

-Hocam kesim esnasında hayvanlara ne yapılmalı aynı ortamda kesim ne kadar doğru?

 “Şuan düşündüğüm konular içerisinde hayvanları rahatlatan özellikle mümkün mertebe hayvanları kesimhaneye götürürken kesim işlemlerini yani kesilen hayvanları diğer hayvanların görmemesinde fayda var. Biz bunu çok insani bulmuyoruz, bu hayvanları strese soktuğu gibi aynı zamanda hayvanların kaçmasına da sebebiyet veriyor. Kesimlerin ayrı ortamlarda yapılmasında büyük fayda vardır. Dünyada bu konuyla ilgili birçok kas gevşetici, yatıştırıcı maddeler kullanılması söz konusu ama bizim ülkemizde Müslüman olduğumuz için ilaç verilme miktarı minimum düzeydedir.   

Örneğin ketamin denilen bir ilacımız var, çok önemlidir. Hekim arkadaşlarımıza söylediğimiz gıda amaçlı üretilen hayvanlarda asla kullanmayın. Maalesef ketamin dediğimiz etken maddeyi içeren ilaçların içerisine baktığımızda bir kısmı firmaların arınma süresinin sıfır olarak gösterdiğini prospektüslerinde var olduğunu gördüm ben.”

-Her yıl Kurban bayramında rastladığımız daha küçük yaşta hayvanın kurban kesimi yapılıyor. Dini olarak küçük yaşta hayvanı kesmek haram kılınmış ama sağlık açısında insanlara zararı var mı?

“Bizim için aylık olan hayvan kesimlerine çok az ilaç bulunmasından yani hastalanmamış olması nedeniyle ergene göre az ilaç bulunduğu için tavsiye edilebilir ama insani olarak bakıldığında kabul edilen bir şey değildir. Biz daha çok erkek hayvanların kesilmesini daha uygun buluyoruz, erkek hayvan mı ya da dişi hayvan mı daha et bakımından iyidir diye bakıldığında aynı ama erkek hayvanlar besin için daha çok kullanılıyor. Dişi hayvanlarda da üreme konulu olduğu için ciddi kalıntılar söz konusu. Dişi mi erkek mi ilaç bakımından baktığımızda ise beside kesim için erkek hayvanları daha uygun görüyoruz, ilaç kalıntı noktaları göz önünde bulundurulduğunda.”

-Yine her yıl rastladığımız dişi hayvan kesimlerinde sözde alıcının bilgisi dışında olduğu fakat kesim esnasında bilindiği dişi hayvanların kesiminde karnından yavru çıktığı ve hamile oldukları görülüyor. Bu hamile hayvanların satımı noktasında ne kadar önlem alınıyor ya da bilinçli mi satılıyor? Bunların önlenmesi için ne yapılması gerekli?

“Bu konuda insan yetiştiricisinin sorumluluğu en çok önem arz ediyor. Gebe hayvanların daha geniş yani kilolu olarak görüldüğü için daha yüksek fiyat ile satmaya çalışıyorlar. Bizim burada yapmamız gereken Belediyelerin kesim alanlarında hekim arkadaşlarımızın gözetiminde kontrolünde kesimlerin yapılması daha uygun olacaktır. Gebe hayvanların kesimi gerçekten ne insani olarak, ne de dini olarak kabul edilecek bir durum değil.”

-Hocam, kurbanlık hayvan alırken hayvanın küçük mü veya büyük mü olduğunu nasıl anlayabiliriz. Küçük olabilir ama kilo nedeni yani etli olması nedeniyle büyük görünmesi mümkün, halk nasıl bunu ayırt edecek?

“Biz kurbanlık hayvan alırken veya yaş kontrolüne baktığımızda özellikle dişlerini kontrol ederiz, onun dışında hayvanda eğer bir sakatlık var ise bunun kurbanlık olarak kesimine asla izin vermeyiz. Genellikle bizim kurbanlık kesim için erkek hayvanlardan yana seçim yapılması uygun olur ve seçeriz. Hayvanın derisini tutup kavradığımızda elinize tok gelmesi son derece arz eder. Yine dişlerine bakıldığında ön dişlerinin büyüklüğü ve kalınlığı yaş bakımından önem arz eder. Boynuzu kırık kurbanlıkları biz kullanmayız, mümkün mertebe genel olarak hayvanın vücudunda sakatlık olmayacak, yapısı düzgün olacak şekilde biz seçimi gerçekleştiririz.”

-Kesim esnasında veya kurbanlık alımında halk hayvanda sağlık açısında nelere dikkat etmeli? Kurbanlık hayvanın sağlıklı olduğunu vatandaşlar nasıl bilecek?

“Şimdi çok çok önemli bir şey var, özellikle sarılık dediğimiz bir bulgu var. Hayvanların göz içerisine bakarak sarılık olup olmadığına bakmakta fayda var. Hayvanda kansızlığın olup olmadığı son derece önemlilik arz eder. Hayvanın tüylerinin parlak olması, tüylerin çok karışık olmaması, bir hayvan eğer hasta ise hayvanda aşırı sıvı kaybı var ise yani ishal olursa arka tarafı daha kirli olur ve dışkılı olur. Bu gibi görünen rahatsızlıklar alınacak kurbanlıklarda var ise bu hayvanları almamakta fayda var.  Onun dışında hayvanda ağız dişlerinin tam olması ve dış parazitin olmaması dikkat etmekte fayda var. Kurbanlık hayvanlarda gebe olup olmadığı mutlaka baktırılmalı ve bilinmesi gerekli,  tercihen biz böyle bir riske girmek istemiyoruz diyorsanız erkek hayvan kesiminde fayda var.” 

- Hayvanlarda en çok neye dikkat edersiniz ve neye dikkat edilmeli?    

“Genelde biz hayvanlarda ağız konusunda dikkat ederiz yara olup olmadığına, yine dilinde renk değişikliği olup olmadığını dikkat edilmeli. Yine hayvanların memelerinde yara gibi rahatsızlık ve hastalıkların olmaması gerekli, hayvanın arka kısmının dışkıyla bulaşık olup olmadığına bakarız. Biz uzmanlar olarak hayvanlarda bu konulara çok dikkat ederiz.”

- Kurban kesim ve satım alanlarında küpeli hayvanlar söz konusu. Küpe nedir? Küpeli hayvanın faydası var mı? Yoksa zararlı mı, bu konu hakkında bilgi verimisiniz.

“Küpeli hayvan devlet tarafından kontrol edilmiş hayvanlara takılan bir kimlik aslında. Yani biz insanların nasıl ki kimliği var ise hayvanlarında kimlikleri vardır. Bu küpe bu nedenle kimlik görevi yerine geçiyor. Nasıl mı? Şimdi hayvanda küpe var ise uzman hekimlerimiz bu küpe sayesinde söz konusu hayvanın en son ne zaman hasta olduğu, ne ilaç kullandığı, hiç hastalık geçirdi mi? bilgisine sahip olmasında büyük önem arz ediyor. Devletimiz bu konuda çok titizlikle çalışıyor fakat ne yazık ki, bazı hayvan sahipleri kaçak yollar ile getirdikleri hayvanlara küpe takmamakla birlikte aşı veya yanlış  ilaç uygulaması yapması söz konusu. Kısacası küpe demek hayvanların bir nevi kimlik kartıdır.” 

- Uzun yıllardır Şanlıurfa’da görev yapıyorsunuz. Göreviniz esnasında ve öğrencilerinize verdiğiniz ders ve bilgilerde hayvanlarda yaptığınız incelemelerde hiç ciddi bir salgına rastladınız mı?

“Harran üniversitesi hayvan hastanesine gelen hastalıkların başında dış ve iç parazitlere bağlı oluşan hastalıklar ve salmonella, özellikle meme hastalıkları ve yanlış beslenmeye bağlı asidoz ve timpani vakalarını görüyoruz. Bizim en büyük sıkıntımız hastalık bakımından aşıların yapılmamasından kaynaklanan problemlerdir. Yani aşıyı yapmamış buna bağlı olarak ta enfeksiyon çıkmış. Bunun dışında çok ciddi bir enfeksiyon olgusu görmüyoruz. Yani genelde kişinin yapmış olduğu ihmallerden kaynaklanan rahatsızlıklar oluşmaktadır. Örneğin koyunlarını yaymaya Pamuk tarlasına götürüyor. Pamuk tarlasında toplanan pamukların ardından bırakılan yaymada pamuk bitkisinde bir madde söz konusu o madde hayvanı zehirliyor. Üretici sonra diyor hayvanlarım ölmeye başladı, ne yaptın diye sorduğumuzda ise işte hocam hayvanları pamuk tarlasında yaymaya sürdüm. O şekilde gelen oluyor ve bize müracaat ediyorlar bizde gerekli uyarıları ve önlemleri almaları için destek ve bilgi veriyoruz.  Bunun dışında şuana kadar çok ciddi bir hastalık hayvanlarda söz konusu olmadı ve görmedik.”

-Hocam, son olarak Kurban bayramını idrak edeceğiniz duygu, düşünce ve temenniniz nedir?

“Her iki tarafında annelerinin ağlamamasını ümit ediyoruz. Bayramda akan kanların son bulmasını temenni ediyorum, ülkenin daha refah, daha huzurlu, daha eşit, aydınlık günlere kavuşmasını umut ediyorum. Aslında bizim hepimizin bir olduğunu, birimizin ayrı olmadığını her iki taraftaki insanlar anlarlar umudunu taşıyorum. Ülkeme bolluk, bereket, huzur getirmesi dileğiyle tüm Şanlıurfalı vatandaşlarımın Kurban Bayramını en içten dileklerimle kutlarım.”

 

 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER