‘Aile Hekimliği, Rapor Hekimliği Değildir’

Şanlıurfa Aile Hekimleri Derneği Yönetim Kurul üyesi, Hukuk Komisyonu Başkanı Doktor Harun Mesut Atmacaoğlu, “Aile hekimlerin temeli aslında koruyucu hekimdir, rapor hekimliği değildir. Ama geldiğimiz noktada aile hekimleri sağlıktaki açığı kapatma yönüne doğru gidiyor.” dedi.

Ülkemizde ve Şanlıurfa’da giderek artan sağlık raporu alma özelliği sağlık çalışanlarını ve hekimleri mağdur ediyor. Türkiye’de şuanda 230 üzerinde rapor istenme şeklinin oluşurken bu rakam her geçen gün artmaktadır. Özellikle sağlık raporu hakkında Aile Hekimlerinin iş yükünün arttırıldığını söyleyen Doktor Harun Mesut Atmacaoğlu, bazı kurumların istediği gereksiz raporlar yüzünden aile hekimlerinin ve vatandaşların mağduriyet yaşadığını söyledi.

Bu sistemin değişmesi gerektiğine vurgu yapan, Doktor Atmacaoğlu, “Sağlık raporları ile ilgili hastanelerde veya il merkezlerinde sağlık raporu düzenlemek yani uygundur veya değildir, gibi kararlar verecek yerler, sağlık üniteleri kurulması gerekiyor.” dedi. 

‘En büyük sorunlarımızdan bir tanesi gereksiz rapor istenmesidir’

Şanlıurfa Aile Hekimleri Dernek Başkanı Doktor Harun Mesut Atmacaoğlu, “Sağlık Raporların kesinlik Sağlık Bakanlığının onayı ve tabisi ile yapılması gerekiyor. Bu konuda adım atılmalıdır ve takibi yapılmalıdır. Lakin bakanlığımızın yaptığı uygulama sadece verilen raporların sistem üzerinden verilmesi ve rapor formatına dönüştürülmesi şeklinde oluyor. Bizim istediğimiz asıl nokta bu değildir, bu yeterli değildir. Bizim en büyük sorunlarımızdan bir tanesi gereksiz rapor istenmesidir. Rapor istemenin bir amacı var bu amaca yönelik istenebilme şekilleri var. Bunlarda konumlarımızda belirlenmiş uygulamalarda var. Kimse kafasına göre canı sıkıldığı için birine eziyet etmek için ve maliyeti arttırmak için rapor istememelidir. Bu kurumlar içinde şahsiyetler içinde geçerlidir. Bir raporu istemenin amacı olmalıdır. Mesela ben bu etkinliği yapacak kişiden şu, şu sağlık kriterlerini istiyorum. Bunun güzel bir örneği de var aslında, Özel Güvenlik görevlisi olabilmek için sağlık raporu isteniyor. Bu raporla ilgili amacı belli mi belli, kanunda var mı var, 5188 sayılı öze güvenlik hizmetlerine dayalı kanun. Bu kanuna dayalı olarak ilgili bakanlık kanun çıkarmış mı evet, ne yazmış yönetmenliğinde Psikiyatrik bir hastalık veya kişilik bozukluğu, uyuşturucu bağımlılığı olmaması Nörolojik olarak bu işi yapmaya engel olacak bir hastalığının olmaması, göz bulguları olarak körlük veya renk körlüğünün olmaması,  işitmede herhangi bir sıkıntısının olmamasıdır. Bakın şartlarını net bir şekilde belirtmiş. Yani biz bir insana sağlamsın şeklinde bir tabir kullanamayız, o işin o etkinliğin gerektirdiği, istendiği sağlık koşulları neyse bunların bizlere belirtilmesi, bunların istenmesi gerekiyor ki bu koşullara bakalım. Bu kişi bu şartları sağlıyor veya sağlamıyor. Son olarak da bu raporların verebileceği kurumların belirlenmesi gerekiyor. Yani bu istenilen raporları hangi kurum verebilir, hangi hekimler verebilir veya heyet mi verecek bunların net olarak belirlenmesi gerekiyor.” Dedi.

‘Kurumlar aksayan yönlerini aile hekimliği üzerinden sağlık raporu ile çözmeye çalışıyor’

“Evet, 200’ün üzerinde en son 230 civarında çıkarmıştık ama ilginç rapor taleplerini duymaya devam ediyoruz.” Diyen Doktor Harun Mesut Atmacaoğlu, “Yeni duyduğumuz bir şey İstanbul’da bir belediye yollarda bulunan üst geçitlerdeki asansörleri kullanabilmek için vatandaşlardan sağlık raporu istemiş. Yani şunu anlıyoruz o asansörün muhtemelen yoğun kullanılmasını, gereksiz kullanılmasını böyle bir şey yapıyorlar ama yanlış gereksiz rapor isteyebilme hakkının hakkı kimsede yok. Böyle işlerin çözümü sağlık raporu istemek değildir. Yani kurumlar aksayan yönlerini aile hekimliği üzerinden veya sağlık raporu üzerinden çözmeye çalışıyor. Bu uygulanabilir veya yapılabilecek bir şey değildir, bunun gibi istenmemesi gerektiği halde istenen rapor örneği var. Ve her geçen gün aklımıza gelmeyecek bir konuda bir rapor istenme ekleniyor. Yani bu iş artık tamamen hayal göcü ile sınırlanmaya başlandı. Ama kesinlikle birinci basamakta aile hekimliğinde hem hastanelerde iş yükünü çok fazla arttırıyor, gereksiz tartışmalara münakaşaları çıkartıyor.  Yani bir kişiye tamamen sağlıklısın diyemezsin, kriterler verilir o kriterlere göre uygunsunuz veya değilsiniz diyebiliriz. Ama bizden istenilen raporlar tek hekim raporu sağlıklıyım veya sağlıklı değilim yönünde karar verilmesi böyle bir uygulama maalesef yok.” Diye konuştu.  

‘Aile hekimleri sağlıktaki açığı kapatma yönüne doğru gidiyor’

“Böyle raporlar iş yükümüzü çok çok arttırıyor bir kere bir belirsizlik var.” Diyen Atmacaoğlu, “Hani vatandaştan o rapor istenilmiş oda o raporu almak için geliyor. Ama diğer taraftan raporun istenilmesinin hiçbir sebebi yok. Amacı yok, kanunu yok yönetmenliği yok. Yani bu durumda kimin verebileceği bile belli değil. Vatandaşta mağdur oluyor bizde mağdur oluyoruz. Aile hekimlerin temeli aslında koruyucu hekimdir, rapor hekimliği değildir. Yani koruyucu hekimlik dediğimiz gebelik izlenimleri, çocuk izlenmeleri bunlar aşıları, izlemleri erken tedavileri ile sağlıklı çocuklar, sağlıklı bireyler ve sağlıklı vatandaşlar oluşturmaktır. Ama geldiğimiz noktada aile hekimleri sağlıktaki açığı kapatma yönüne doğru gidiyor. Raporlarda buradaki en büyük sıkıntılardan biridir. Rapor sorunu belirsiz olduğu için hem vatandaşı hem de sağlık çalışanlarını mağdur etmektedir.” Şeklinde konuştu.  

‘Sağlık üniteleri kurulması gerekiyor’

“Peki, bunun çözümü çok mu zor aslında değil. Birincisi kurumlardan bu şartlara uyulması açık açık talep edilmesi gerekiyor. Yani bir etkinlik için sağlık raporuna ihtiyacın varsa, bunun sağlık bakanlığı ile görüşmesi gerekiyor. Sağlık bakanlığının onayından geçmesi gerekiyor. Ondan sonraki aşamada da yine olması gerektiği gibi kanunu, yönetmenliği istenilen kriterlerin neler olduğu ve hangi kurumlar tarafından verilmesi gerektiği belirtilmesi gerekiyor.  Bu sağlık raporları ile ilgili hastanelerde veya il merkezlerinde sağlık raporu düzenlemek yani uygundur veya değildir, gibi kararlar verecek yerler, sağlık üniteleri kurulması gerekiyor. Buda birinci basamak olan hastanelerdeki iş yükünü çok fazla azaltacak, hem de vatandaşı mağdur etmeyecek. Çünkü bide istenilen rapor formatı hangisi ise gidip oradan alabilir.

E Nabız üzerinde rapor düzenlemesi diye bir şey yok. E rapor formatına dönüyor. Yani rapor kâğıt olarak çıkarılmıyor da sistemden bir yere gönderiliyor. Kişi nasıl ilaçlarını E-Nabız üzerinden görebiliyorsa raporunu da o şekilde görebilecek. Bu bir kullanım kolaylığı olabilir lakin bir sorunun çözümü değildir.” İfadesini kullandı.  

‘Anayasal olarak işin farklı bir boyutu var’

Atmacaoğlu, “Anayasal olarak işin farklı bir boyutu var, bunun yapılabilmesi sadece geçerli sebeplerle mümkündür. Yani yapacağın işin veya etkinliğin kanunla bu raporu istemesi gerekmektedir. Bunun dışında istenilen bütün raporlar gereksiz ve geçersizdir. Hatta suç teşkil eder. Anayasa hakkı ihlaldir çünkü maalesef bu konuda gereksiz rapor isteyen kurumlar veya kişiler için herhangi bir işlem yapılmıyor. Bunu bir kanun maddesi ile veya uyarıcı olarak devletimizin dile getirmesi ile gereksiz raporların istenmesi engellenmesi gerekiyor.” Diyerek sözlerine tamamladı.  

HABER: AYHAN KESİCİ/ AHMET DURMUŞ

URFANATİK

Güncelleme Tarihi: 29 Ocak 2019, 10:36
YORUM EKLE
YORUMLAR
urfa
urfa - 4 ay Önce

yaptığınız birşey yok zaten otur denetimler yapılsın işe gelmeyenler vae

Urfa urfa
Urfa urfa - 4 ay Önce

Adamlar in yaptığı bir şey yok bir iğne bile vurmuyorlar sonra da rapor istiyorlar diyor sen önce bi kurumlara bak

SIRADAKİ HABER