İnsanlar hayatında belirli zaman dilimlerini, belirli olayları fırsata dönüştürerek geri kalan hayatlarına katkılar sağlayabilirler. Ramazan da bir fırsattır insanlara. Bunu iyi değerlendirenler heybelerine doldurarak bayram yaparlar.

Bunu sadece hayır anlamında değerlendirmek isterdim ancak bazı fırsatçılar heybelerine şer de doldurmayı tercih edebiliyorlar. Önce olumsuz fırsatçılıklardan başlayalım.

Oruç tutuyorum diye agresif olan insanlar görürüz. Öfkelerini bileyleyen bu zatı muhteremler, açlık veya sigarasızlığın etkisi ile saldırgan ve kırıcı olurlar. Evde ailesine, trafikte diğer sürücülere hep negatif davranırlar. Özellikle, “zaten orucum” başa kakışı ile çevrede fark oluşturmaları tam da bir fırsatçılıktır. Hele işyerlerinde, Kamuda özellikle işi aksatma veya vatandaşa kötü muamele tam bir art niyettir.

Daha büyük bir olumsuzluk ise Ramazanı ranta dönüştürenler. Kesin bir veriye sahip olmamakla beraber Ramazan'da bazı ürünlerin fiyatının özellikle arttığını ve düşmesi gerekirken düşmediğini gözlemleyebiliyoruz bu fırsatçılık ve zulümdür. Mesela bazı yerlerde et fiyatları, süt ürünleri artabilmektedir. Özellikle sıcak bölgelerde karpuzun mevsimle beraber azalması gereken fiyatının inmemesi bir fırsattır birilerine. Bunu söylerken arka plandaki büyük komisyonculardan bahsediyorum özellikle.

Ramazan ayının başlaması ile birlikte muhtaç olmayıp ta insanların manevi duygularını kullanarak kucağına küçük bir çocuk kapıp bol kazançlı bir meslek olarak “istemeyi” fırsata dönüştürenler çoğalmakta. Bunlara en önemli eleştiri konusu kucaklarında sürekli! uyuyan (bunu nasıl sağlıyorlar acaba?) bebekler olmalı!!! Buda fırsatçılığa iyi bir örnek.

Kimi sahte inançlılar da içindeki vandallıklarını Ramazan’da fırsata dönüştürerek oruç tutmayanlara oruç tutmadıkları için saldırır veya saygısızlık yaparlar.

Bir de reklamları unutmayalım. Uluslararası dev kola veya dondurma vb. firmaları iftar, mütevazı bir aile, sıcak pide ve ney müziği eşliğinde fırsatları değerlendirirler…

Daha sayacağımız olumsuz fırsatçılıkları bırakıp olumlu fırsat değerlendirmelerimize gelelim. İnsanın dünyada en önemli etkinliklerinin başında boğaz faaliyeti gelir. Yeme içme çok bileşenleri bir araya getirdiği için özel bir konudur incelenmesi gereken. Mesela aile toplanır yemekle, arkadaşlar birde. Veya bir toplantıya aracılık eder veya bir çayla kırk muhabbet açılır dostlar arasında. Kimisi zengin buluşmalara aracılık eder onu, kimisi hava atar yediği içtiği ile…

Bu gibi birçok faaliyeti sonlandırmak insana bir süreliğine de olsa kafayı başka taraflara çevirme fırsatı verir. Tefekkür anlarımız artar. Böylece empati geliştirilir, açlık hissedilir, ihtiyaç sahipleri daha iyi anlaşılır. Ve nimetlerin değeri de açlıkta daha iyi anlaşılır, aşırı seçicilik şımarıklığı kalkar fırsatı değerlendirebilenlere.

On iki ay yapılması gereken infak konusu bu ayda daha fazla gündemde olduğu için bir fırsata dönüşebilir duyarlı insanlarda. Ramazan Kuranın anlaşılmasına, bol bol okunup idrak edilmesine de iyi bir fırsattır.

Hayırda fırsatçılıklar dışında her tür şerrin fırsatçılığından Allah hepimizi korusun.

Saygılarımla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.