Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Flaş Güvenli Bölge Açıklaması

Milli Savunma Üniversitesi Harp Okulları Diploma ve Sancak Devir Teslim Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "ABD ile konuşuyoruz. Yaşanan gelişmeler güvenli bölge kavramı konusunda bizimle ABD arasındaki makasın çok açık olduğuna işaret ediyor. Askerlerimizin kontrolü dışında çözüme rıza gösteremeyiz. Güvenli bölge ile ilgili çok fazla zaman ve sabrımız yok" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Flaş Güvenli Bölge Açıklaması

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

Dünyanın her alanında adeta yeniden yapılandığı bir dönemde bizim de savunma stratejilerini gözden geçirmemiz kaçınılmaz hale gelmiştir. NATO hala bizim ve müttefiklerimiz için savunma işbirliği vazifesini koruyor. Müttefiklerimizle dayanışmayı hala değerli görüyoruz. NATO üyeliği ve müttefiklerimizden vazgeçme niyetimiz yoktur. 18 yıl önce yerli ve milli savunma sanayiine yönelik ürünlerimizi üretirken bugün yüzde 70 üretir hale geldik.

"ÇOK FAZLA ZAMAN VE SABRIMIZ YOK"

Artık hiç kimse karanlık eller tarafından bir proje olarak sürüldüğü belli olan DEAŞ bahanesiyle kimseyi kandırmaya kalkmasın. Bölgedeki bir takım güçlerin çıkar savaşıdır. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı ile ilk adımları attık. Münbiç'te bize verilen sözlerin tutulmamasıyla güvenliğe ilişkin kaygılar giderek artıyor. ABD ile konuşuyoruz. Yaşanan gelişmeler güvenli bölge kavramı konusunda bizimle ABD arasındaki makasın çok açık olduğuna işaret ediyor. Müşterek harekat merkezinin kurulması gibi müspet gelişmeler var. Askerlerimizin kontrolü dışında çözüme rıza gösteremeyiz. Birkaç hafta içinde askerlerimiz fiilen bu bölgeyi kontrol etmeye başlamazlarsa kendi harekat planımızı devreye almaktan başka çaremiz kalmayacaktır. Fırat'ın doğusundaki tüm sınırlarımız boyunca kurulacak güvenli bölgeyle ilgili çok fazla zamanımız ve sabrımız yoktur.

"ELİMİZ KOLUMUZ BAĞLI BEKLEYECEK HALİMİZ YOK"

Hava savunma sistemi ihtiyaçlarımız için bizim açımızdan S400 ile Patriot arasında bir fark yoktur. Patriot satışı bize karşı bir baskı aracı haline getirilir ve bu şekilde güvenlik ihtiyaçlarımız zaafa uğratılmaya kalkılırsa tercihimizi diğer sistemden yana kullanmaktan çekinmeyiz. Nitekim de öyle yaptık. Gündemde F-35 meselesi var. Parasını ödediğimiz uçaklar bize teslim edilmiyor. 1,35 milyar dolar ödeme yaptık. Pilotlarımızın eğitimi sona erdiriliyor. Bu durumda elimiz kolumuz bağlı bekleyecek halimiz yok. Gereği neyse yaparız.

Fırat'ın doğusunda kendi belirlediğimiz şartlar dahilinde kendi askerlerimizle fiilen güvenli bölgeyi oluşturmaya başlamazsak varsın gerisini karşımızdakiler düşünsün.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER